KÜNYE
9. Hukuk Dairesi 2018/1755 E., 2018/19994 K.·Mahkemesi : ... Bölge Adliye Mahkemesi 29. Hukuk Dairesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Kasım 2018
- Mahkemesi
- İŞ MAHKEMESİ
- Dava
- Davacı, feshin geçersizliğine, işe iadesine ve yasal sonuçlarına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
Karar Metni
645 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Yerel mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin kabul kararına karşı davalı avukatı istinaf başvurusunda bulunmuştur. ... Bölge Adliye Mahkemesi 29. Hukuk Dairesi davalı avukatının istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir. ... Bölge Adliye Mahkemesi 29. Hukuk Dairesi'nin kararı süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili; davacının davalı şirkette 01/12/1993 tarihinden itibaren makineci-ayakcı olarak çalışmakta iken 08/03/2016 tarihinde iş akdinin feshedildiğini, davacının davalının taraf olduğu Bursa 10. İş Mahkemesi'nin 2015/286 esas sayılı davasında 07/03/2016 tarihinde tanık olarak dinlendiğini, ertesi gün işyerine gittiğinde ilgili müdürün davacıya "dün tanıklık yapmışsın, yapmayacaktın" dediğini ve 08/03/2016 tarihinde muhasebeye çağrılarak iş akdinin feshedildiğini, feshin geçersiz olduğunu, davacının çalıştığı süre içinde iş akdinin haklı ve geçerli bir sebeple feshine neden olabilecek herhangi bir davranışı olmadığını,
davacıya işi ile ilgili herhangi bir ihtar ya da uyarı yazısı tebliğ edilmediğini, iş akdinin davalı işveren tarafından hiçbir sebep gösterilmeksizin ve haksız olarak hukuka aykırı bir şekilde sonlandırıldığını, fesih sebebinin açık ve kesin olarak belirtilmesi gerekirken belirtilmediğini ileri sürerek, feshin geçersizliğinin tespiti ile müvekkilinin işe iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili; davacının müvekkil işyerinde çalışmakta iken işyerinde işlerdeki azalma nedeniyle yaşanan ekonomik sıkıntı ve daralma sonucu iş akdinin 4857 sayılı İş Kanunu'nun 17.maddesi uyarınca ihbar süresi kullandırılarak 18/04/2016 tarihinde feshine karar verildiğini, dava tarihinde iş akdinin henüz sonlanmadığını, dava tarihinde ve halen davacının iş akdi devam etmekle ihbar önelini kullandığını, iş akdinin 18/04/2016 tarihinde sonlanacağını, dava tarihi itibari ile iş akdi sonlanmadığından açılan davanın konusunun olmadığını, davalı şirketin işlerdeki daralma nedeni ile davacının iş akdini sonlandırmak zorunda kaldığını,
bütün işletmesel tedbirlerin alındığını fakat işlerdeki daralma sonucu oluşan ekonomik sıkıntıya engel olunamadığını, feshin son çare olduğunu savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece; davalı işverence yapılan feshin geçersiz olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Ç) İstinaf başvurusu :
İlk derece mahkemesinin kararına karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
E) Bölge Adliye Mahkemesi Kararının Özeti :
Bölge Adliye Mahkemesince özetle; “...Gerekçeli kararın davalı tarafa tebliğ edildiği 21/08/2017 tarihi ile gerekçeli istinaf dilekçesinin davalı vekilince sunulduğu 05/10/2017 tarihleri dikkate alındığında gerekçeli istinaf dilekçesinin 8 günlük yasal süre içerisinde sunulmadığı...kamu düzenine aykırılık durumunun bulunmadığı...” gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
F) Temyiz başvurusu :
Bölge Adliye Mahkemesi’nin kararına karşı davalı vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur.
G) Gerekçe:
Somut uyuşmazlıkta, dosyadaki bilgi ve belgelere göre feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine karar verilmesi yerindedir. Ancak işe başlatmama tazminatına ve boşta geçen süre ücretine yönelik olarak tespit hükmü yerine tahsil hükmü kurulması ve bu hataya rağmen istinaf başvurusunun reddi isabetsizdir. Dairemizce 4857 sayılı İş Kanunu’nun 20/3. maddesi uyarınca aşağıdaki gibi karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2018/1755, K. 2018/19994, 8 Kasım 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama