KÜNYE
9. Hukuk Dairesi 2019/1663 E., 2019/15401 K.·Mahkemesi : Bölge Adliye Mahkemesi 29. Hukuk Dairesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Eylül 2019
- Dava
- Davacı, feshin geçersizliğine, muvazzaa nedeni ile davacının ... işçisi olduğunun tespiti ile Belediye nezdinde işe iadesine ve yasal sonuçlarına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
Karar Metni
526 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Yerel mahkemece, muvazzaa iddiasının reddine, feshin geçersizliğine, davacının Şirket nezdinde işe iadesine ve yasal sonuçlarına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı davacı ve davalılardan ... avukatları istinaf başvurusunda bulunmuşlardır. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 29. Hukuk Dairesi davacı ve davalılardan ... avukatlarının istinaf başvurularını ayrı ayrı esastan reddetmiştir. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 29. Hukuk Dairesi'nin kararı süresi içinde davalı ... avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında yazılı gerekçelere göre, İlk Derece Mahkemesince, davalılar arasındaki ilişkinin asıl-alt işveren ilişkisi olduğuna, feshin geçersizliğine ve davacının davalı şirket nezdinde işine iadesine karar verilmesi ve Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi'nin buna ilişkin istinaf başvurularını reddetmesi yerindedir.
Ancak, davada birden fazla davalı olup, ilk derece mahkemesinin karar gerekçesinde davalılar arasındaki ilişkinin asıl-alt işveren ilişkisi olduğuna ilişkin doğru saptamaya rağmen ilk derece mahkemesince, boşta geçen süre ücretine ilişkin sorumluluğun belirlenmemesi, karar-ilam harcı, yargılama giderleri ve vekalet ücretine ilişkin hangi davalının sorumlu olduğu açıklanmadan "...davalıdan..." şeklinde hüküm kurulmasının HMK.nın 297/2. maddesine aykırı olduğunun ve infazda tereddüde yol açacağının düşünülmemesi, vekalet ücretinin davacı yerine vekil lehine hüküm altına alınması ve bu hususların Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi'nin istinaf incelemesi sırasında gözden kaçırılması hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
4857 sayılı İş Yasası'nın 20/3 maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2019/1663, K. 2019/15401, 9 Eylül 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama