İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /9. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 9. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2019/3888 K.2019/12197

Yerel mahkemece feshin haklı nedene dayandığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin ret kararına karşı davacı avukatı istinaf başvurusunda bulunmuştur. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 28. Hukuk Dairesi feshin geçerli…

Esas2019/3888Karar2019/12197Tarih27 Mayıs 2019Okuma10 dk · 1.952 kelime

KÜNYE

9. Hukuk Dairesi 2019/3888 E., 2019/12197 K.·Mahkemesi : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 28. Hukuk Dairesi

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
27 Mayıs 2019
Dava
Davacı, feshin geçersizliğine, işe iadesine ve yasal sonuçlarına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.952 kelime·10 dk okuma·1 bölüm

Yerel mahkemece feshin haklı nedene dayandığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin ret kararına karşı davacı avukatı istinaf başvurusunda bulunmuştur. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 28. Hukuk Dairesi feshin geçerli nedene dayandığı anlaşıldığından, ilk derece mahkemesinin gerekçesini değiştirerek davacı avukatının istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 28. Hukuk Dairesi'nin kararı süresi içinde taraflar avukatları tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

YARGITAY KARARI

A) Davacı İsteminin Özeti:

Davacı vekili özetle; müvekkilinin davalıya ait işyerinde 11.02.2013 tarihinde mobilya ustası olarak çalışmaya başladığını, işyerinde ağır kaldırmaktan dolayı belini incittiğini, bu olayın iş kazası olarak gösterilmediğini, omurgasından iki diskin attığını ve iki ay tedavi gördüğünü, fabrika müdürü ...' ın davacıya bir yıldan beri diğer işçilerden farklı, onu dışlayıcı şekilde davranmakta olduğunu, bütün işçiler fazla mesaiye bırakılırken müvekkile fazla mesainin yasaklandığını, müvekkil proje ekibinde olmasına karşın onun projeye bakmasının istenmediğini,

müvekkil usta olmasına karşın çırak konumundaki işçiler ile aynı işi yapmasının istendiğini, ... tarafından müvekkiline kasıtlı olarak kendi isteği ile işten ayrılması için psikolojik baskı ve yıldırma uygulandığını, istifaya zorlandığını, uygulanan baskıların sona ermediğini, iş sözleşmesinin 16.04.2015 tarihinde İş Kanunu'nun 25/11. bendine göre feshedildiğinin bildirildiğini, 08.04.2015 tarihindeki konuşmanın 10.04.2015 tarihinde olmuş gibi gösterildiğini fesih nedenlerinin gerçeği yansıtmadığını, amirlerine karşı saygısız davranışı, küfürlü konuşmasının olmadığını,

feshe temel olarak gösterilen tutanağın gerçeğe aykırı olarak tanzim edildiğini iddia ederek işe iadesini talep etmiştir.

B) Davalı Cevabının Özeti: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının fazla mesaiye kalmak istememesi üzerine tüm personelin yanında fabrika müdürü ...'a hitaben, "Yalan söylüyorsun bunu kim söyledi ise sülalesini gelmişini geçmişini sinkaf edeyim" şeklinde hakaret ettiğini, bunun üzerine iş sözleşmesinin haklı nedenle sona erdirildiğini savunarak, davanın reddini talep etmiştir. C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:

Mahkemece, davacı işçinin amiri konumunda olan ...’ın davacıya fazla mesaiye neden kalmadığını sorduğu davacının “yasak koymuşsun o yüzden kalmıyorum” şeklinde cevap verdiği daha sonra “benim hakkımda kim çalışmıyor diyorsa sülalesini sinkaf edeyim” diyerek küfür ettiği bu konuşmaların işçilerin de bulunduğu bir yerde olduğu olay hakkında tutanak düzenlendiği tutanak imzacılarının tanık olarak dinlendiği tutanak içeriğini doğruladıkları davacı tanıklarından birinin olaydan önce işten ayrıldığı, diğer tanığın ise davalı şirketle aralarında dava bulunduğu,

bu nedenle davacı tanıklarının beyanlarına itibar edilmeyerek olayın tutanakta belirtilen şekilde cereyan ettiği ve işçinin davranışlarının iş ortamında işçinin işverenin başka işçisine sataşması niteliğinde olduğundan davalı şirketin davacının iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Ç) İstinaf başvurusu : İlk derece mahkemesinin kararına karşı, davacı avukatı istinaf başvurusunda bulunmuştur. D) İstinaf Sebepleri:

Davacı vekili istinaf başvurusunda; yetkisizlik kararı veren Bakırköy 15. İş Mahkemesi’nin kanunun açık hükmüne karşın davalı lehine vekalet ücreti takdir etmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, 08.04.2015 tarihinde, müvekkili ile fabrika müdürü ... arasında fazla mesaiye bırakılma konusunda tartışma yaşandığını, ...’ın , müvekkiline son bir yıldır diğer işçilerden farklı, onu dışlayıcı şekilde davrandığını, bütün işçiler fazla mesaiye bırakılırken müvekkiline fazla mesainin yasaklandığını, müvekkilinin proje ekibinde olmasına karşın onun projeye bakmasını istemeyip, müvekkili usta olmasına karşın,

çırak konumundaki işçiler ile aynı işi yapmasının istendiğini, bu kişinin, birçok kez, müvekkilin gıyabında müvekkili tazminatsız işten çıkartacağını söylediğini, bu fazla mesai ile ilgili konuşmada müvekkilin müdüre hakaret ve küfür etmesinin söz konusu olmadığını belirterek kararın düzeltilmesini talep etmiştir.

E) Bölge Adliye Mahkemesi Kararının Özeti :

Bölge Adliye Mahkemesince,ilk derece mahkemesi, her ne kadar davacının eylemini "işverenin başka bir işçisine sataşma" şeklinde değerlendirmiş ise de, davacının amiri olan ...'a yönelik direkt bir sataşması olmayıp, kendisinin çalışmadığını söyleyenler için genel olarak ortaya söylenen bir söz niteliğinde olup, haklı fesih nedeni olabilecek ağırlıkta değilse de işyerinde olumsuzluklara neden olduğundan İş Kanunu 18.madde gereğince işverene geçerli nedenle fesih hakkı verdiğini kabul ederek sonucu itibari ile doğru olan ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinin "feshin geçerli nedene dayandığı" şeklinde düzeltilerek davacının istinafın başvurusunun reddine karar verilmiştir.

F) Temyiz başvurusu :

Bölge Adliye Mahkemesi’nin kararına karşı davacı vekili ve davalı vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur.

G) Gerekçe:

1- Dosyadaki bilgi ve belgelere, delillerin takdirinde isabetsizlik görülmemesine göre davacı ve davalı vekilinin temyiz sebepleri dikkate alınarak yapılan temyiz incelemesinde tarafların aşağıdaki bendin dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,

2- Taraflar arasındaki ihtilaf, davalı tarafça yapılan feshin haklı veya geçerli nedene dayanıp dayanmadığıdır.

4857 sayılı İş Kanunu’nun 18. maddesi işverene, işçinin davranışlarından ve yeterliliğinden kaynaklanan nedenlerle iş sözleşmesini feshetme yetkisi vermiştir. İşçinin davranışlarından kaynaklanan fesihte takip edilen amaç, işçinin daha önce işlediği iş sözleşmesine aykırı davranışları cezalandırmak veya yaptırıma bağlamak değil; onun sözleşmesel yükümlülükleri ihlale devam etmesi, tekrarlaması rizikosundan kaçınmaktır.

İşçinin davranışları nedeniyle iş sözleşmesinin feshedilebilmesi için, işçinin iş sözleşmesine aykırı, sözleşmeyi ihlal eden bir davranışının varlığı gerekir. İşçinin kusurlu davranışı ile sözleşmeye aykırı davranmış ve bunun sonucunda iş ilişkisi olumsuz bir şekilde etkilenmişse işçinin davranışından kaynaklanan geçerli bir fesih söz konusu olur. Buna karşılık, işçinin kusur ve ihmaline dayanmayan sözleşmeye aykırı davranışlarından dolayı işçiye bir sorumluluk yüklenemeyeceğinden işçinin davranışlarından kaynaklanan geçerli fesih nedeninden de bahsedilemez.

İşçinin davranışlarından ve yeterliliğinden kaynaklanan nedenler, aynı yasanın 25. maddesinde belirtilen nedenler yanında, bu nitelikte olmamakla birlikte, işyerlerinde işin görülmesini önemli ölçüde olumsuz etkileyen nedenlerdir. İşçinin davranışlarından veya yetersizliğinden kaynaklanan nedenlerde, iş ilişkisinin sürdürülmesinin işveren açısından önemli ve makul ölçüler içinde beklenemeyeceği durumlarda, feshin geçerli nedenlere dayandığını kabul etmek gerekecektir.

İşçinin davranışlarına dayanan fesih, herşeyden önce, iş sözleşmesinin işçi tarafından ihlal edilmesini şart koşmaktadır. Bu itibarla, önce işçiye somut olarak hangi sözleşmesel yükümlülüğün yüklendiği belirlendiği, daha sonra işçinin, hangi davranışı ile somut sözleşme yükümlülüğünü ihlal ettiğinin eksiksiz olarak tespit edilmesi gerekir. Şüphesiz, işçinin iş sözleşmesinin ihlali işverene derhal feshetme hakkını verecek ağırlıkta olmadığı da bu bağlamda incelenmelidir. Daha sonra ise, işçinin isteseydi yükümlülüğünü somut olarak ihlal etmekten kaçınabilip kaçınamayacağının belirlenmesi gerekir. İşçinin somut olarak tespit edilmiş sözleşme ihlali nedeniyle işverenin işletmesel menfaatlerinin zarar görmüş olması şarttır.

İşçinin yükümlülüklerinin kapsamı bireysel ve toplu iş sözleşmesi ile yasal düzenlemelerde belirlenmiştir. İşçinin kusurlu olarak (kasden veya ihmalle) sebebiyet verdiği sözleşme ihlalleri, sözleşmenin feshi açısından önem kazanır. Geçerli fesih sebebinden bahsedilebilmesi için, işçinin sözleşmesel yükümlülüklerini mutlaka kasıtlı ihlal etmesi şart değildir. Göstermesi gereken özen yükümlülüğünün ihlal edilerek ihmali davranış ile ihlali yeterlidir.

İşçinin, işverenin başka bir işçisine sataşması 4857 sayılı İş Kanunu’nun 25/II, d hükmü uyarınca haklı fesih nedeni sayılmıştır. Sataşma niteliğinde olmadığı sürece, diğer işçilerle devamlı ve gereksiz tartışmaya girişmek, iş arkadaşları ile ciddi geçimsizlik göstermek geçerli fesih nedenidir.

Buna karşılık bir darp veya hakaret söz konusu olmaksızın işçinin, yasanın gerekçesinde de belirtildiği gibi "amirleri veya iş arkadaşları ile ciddi geçimsizlik göstermesi, sıkça ve gereksiz yere tartışmaya girişmesi" gibi davranışlarda bulunması, işyerinde olumsuzluklara yol açması halinde, geçerli bir fesih nedenidir.

Gerçekten işçinin işverenle, işveren vekilleriyle veya diğer işçilerle geçimsizliği işyerinin normal işleyişine zarar veriyorsa işveren süreli fesih hakkını kullanabilir. İş Kanunu’nun 25’inci maddesi kapsamında değerlendirilecek ağır sözleri, işçi, işverenin veya vekilinin tahrikleri sonucu söylemesi, geçerli fesih nedeni sayılmalıdır.

İş Kanunu’nun 25’inci maddesi kapsamında değerlendirilecek ağır sözleri, işçi, işverenin veya vekilinin tahrikleri sonucu söylemesi, yada tahrik kapsamında savunma sınırlarını aşarak darp veya hakarette bulunması geçerli fesih nedeni sayılmalıdır.

İşverenin tahrik eden veya sataşmayı başlatan işçinin iş sözleşmesini feshetmemesi, eşit işlem borcu kapsamında sataşılan ve cevap veren işçinin iş sözleşmesinin feshin haksız kılsa da, davranış işyerinde olumsuzluklara yol açmış ise geçerli nedeni ortadan kaldırmayacaktır.

Belirtmek gerekir ki Dairemizin kararlılık kazanan uygulaması gereği işverenin haklı nedenlerle fesih hakkının bulunduğu durumlarda, fesih hakkının 4857 sayılı İş Kanunu’nun 26. maddesi uyarınca hak düşürücü süre içinde kullanmaması veya fesih için Toplu İş Sözleşmesinde Disiplin Kurulu kararının öngörülmesine rağmen, Disiplin Kurulu kararı olmadan fesih hakkının kullanılması halinde, feshin haksız olacağı kabul edilmekte, ancak bu olgu geçerli feshi ortadan kaldırmamaktadır. Zira işçinin davranışı işyerinde olumsuzluklara yol açmış ve işveren açısından iş ilişkisinin önemli ölçüde devam ettirilmesinin beklemeyeceği durumlarda, feshin geçerli nedene dayandığı kabul edilmektedir.

Dosya içeriğine göre 11.02.2013 - 16/04/2015 tarihleri arasında davalıya ait işyerinde çalışan davacının iş akdi, imalat müdürünün davacıya işlerin neden yetişmediğini sorması sonrasında davacının ...’ın kendisinin fazla mesai yapmasına izin vermediğini söylemesi üzerine tarafların yüzleştirildiği esnada davacının “benim hakkımda kim çalışmıyor diyorsa sülalesini sinkaf edeyim” diyerek amirlerine aleni olarak hakaret ettiği gerekçesiyle feshedilmiştir.

Davacı her ne kadar savunmasında amirine hakaret etmediğini ve saygısızlık yapmadığını belirtmişse de yargılama sırasında dinlenen davalı tanıkları ... ve ...’in davacının hakaret ettiği iddiasını doğruladıkları ve davacının “benim hakkımda kim çalışmıyor diyorsa sülalesini sinkaf edeyim” diyerek hakaret ettiği sabittir.

Söz konusu olayda davacının amiriyle tartışarak olumsuzluğa neden olduğu ve sinkaflı küfürler ettiği, bu davranışların doğruluk ve bağlılıkla bağdaşmadığı ve feshin haklı nedene dayandığı anlaşıldığından, davanın bu gerekçe ile reddi yerine geçerli nedenle feshedildiği gerekçesi ile reddi hatalıdır.

3- Taraflar arasında yetkisiz mahkemece verilen yetkisizlik kararı nedeni ile vekalet ücretine hükmedilip edilemeyeceği hususu uyuşmazlık konusudur.

1086 Sayılı HMUK.’nın yürürlükte olduğu dönemde görevsizlik yada yetkisizlik kararı verilmesi halinde Mahkeme tarafından 1086 Sayılı HMUK. nın 7. maddesindeki “Mahkeme vazifedar veya salahiyettar olmadığından dolayı dava arzuhalinin reddine karar verdiği takdirde…” düzenlemesi nedeni ile “ Dava dilekçesinin REDDİNE, “ karar verilmek ve buna bağlı olarak ret nedeni ile harca, yargılama giderlerine ve vekille temsil edildiği taktirde davalı/davalılar lehine vekalet ücretine hükmedilmesi yasal zorunluluktu.

6100 Sayılı HMK.’ nın yürürlük tarihinden sonra görevsizlik yada yetkisizlik kararı verilmesi halinde verilecek karar HMK. nın 20. maddesine göre dava dilekçesinin reddi olmayıp, görevsizlik yada yetkisizlik kararıdır. Bu karar nihai bir karar değildir.

6100 sayılı HMK. nın "Esastan Sonuçlanmayan Davada Yargılama Gideri" başlığı altındaki 331. maddesinin 2. fıkrasındaki "görevsizlik, yetkisizlik veya gönderme kararlarından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmesi halinde, yargılama giderlerine o mahkeme hükmeder. Görevsizlik, yetkisizlik veya gönderme kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmemiş ise talep üzerine davanın açıldığı mahkeme dosya üzerinden bu durumu tespit ile davacıyı yargılama giderlerini ödemeye mahkûm eder". hükmü yer almaktadır.

6100 sayılı HMK. nın yukarıda belirtilen 331. maddesinin 2. fıkrasındaki düzenleme karşısında görevsizlik yada yetkisizlik kararı veren Mahkemece yargılama giderlerine ve ortada bir ret kararı olmadığından vekalet ücretine hükmedilmeyecektir.

Görevsizlik yada yetkisizlik halinde dava dosyası iki haftalık yasal sürede görevli yada yetkili mahkemeye gönderilmediği taktirde taraflardan birisinin talebi halinde görevsizlik yada yetkisizlik kararı veren Mahkemece 6100 Sayılı Kanun’ un 331. maddesinin 2. fıkrasının 2. cümlesi uyarınca davanın açılmamış sayılmasına karar verilerek, aynı karar ile yargılama giderlerine ve gerekiyorsa vekalet ücretine hükmedilecektir.

Somut uyuşmazlıkta, davacının Bakırköy 15. İş Mahkemesi’nde açtığı davada Bakırköy 15. İş Mahkemesi’nin 2015/257 esas ve 2015/242 karar nolu ve 07/07/2015 tarihli kararıyla yetkisizlik kararı verilmiş, yetkisizlik kararıyla davalı vekili lehine 750.00 TL vekalet ücretine hükmedilmiş, dava dosyası davacının 6100 Sayılı HMK. nın 20. maddesinde belirtilen iki haftalık yasal süre içerisinde yaptığı talep üzerine yetkili İstanbul 29. İş Mahkemesine gönderilmiş, yetkili mahkemede yapılan yargılama sonunda, dava esastan reddedilmiş ve mahkemece davanın esastan reddine bağlı olarak yasaya uygun şekilde vekille temsil edilen davalı lehine ret vekalet ücretine hükmedilmiştir.

Yukarıda açıklandığı üzere HMK. nın 20 ve 331. maddesinin 2. fıkrası birlikte değerlendirildiğinde görevsizlik yada yetkisizlik kararı üzerine dava dosyasının süresinde talepte bulunularak görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesi halinde bu görevsizlik yada yetkisizlik kararı nedeni ile davalı lehine ayrıca vekalet ücretine hükmedilmesi de hatalı olup, bozma sebebidir.

Bu sebeple İş Kanunu'nun 20/3 maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.

H) Hüküm:

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 28. Hukuk Dairesi’nin 2017/4152 E. ve 2018/2568 K. sayılı kararı ile Bakırköy 15. İş Mahkemesi’nin 2015/257 E. ve 2015/242 K. Sayılı kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,

2) Feshin haklı nedene dayandığı anlaşıldığından DAVANIN REDDİNE,

4) Alınması gereken 44,40 TL karar-ilam harcından davacının yatırdığı 27,70 TL peşin mahsubu ile bakiye 17,70 TL karar-ilam harcının davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,

5) Davacının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 77,40 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,

6) Davalı vekil ile temsil edildiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT. sine göre belirlenen 2.725,00 TL. ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

7) Önceki yetkisizlik kararı nedeni ile davalı lehine ayrıca vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,

SONUÇ / HÜKÜM

8) Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, dava dosyasının İlk Derece Mahkemesi'ne, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesi'ne gönderilmesine 27.05.2019 tarihinde kesin olarak, oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2019/3888, K. 2019/12197, 27 Mayıs 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
9. Hukuk Dairesi
Esas No
2019/3888
Karar No
2019/12197
Tarih
27 Mayıs 2019

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 22. Hukuk Dairesi E.2019/3888 K.2019/10841
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2019/3889 K.2019/11513
  • Yargıtay 22. Hukuk Dairesi E.2019/3889 K.2019/12209
  • Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2019/3889 K.2019/5443
  • Yargıtay 22. Hukuk Dairesi E.2019/3890 K.2019/12311
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2019/3890 K.2019/11191

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.