KÜNYE
9. Hukuk Dairesi 2020/1718 E., 2020/8220 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Eylül 2020
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Dava türü
- MENFİ TESPİT
Karar Metni
618 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davacı-karşı davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı-Karşı Davalı İsteminin Özeti:
Davacı, asıl dosyadaki davasında 1994 yılından beri davalı işveren nezdinde çalıştığını, ...'taki görevi nedeniyle kendisine 49.432,00 TL zimmet çıkarıldığını, maaşından bu miktarın 21.100,00 TL'sini kestiklerini, kusurlu olmadığından zimmet çıkarılmasının hatalı olduğunu, neticeten bu miktarın tamamından borçlu olmadığının tespiti ile maaşından kesilen ve haricen ödediği toplam 49.432,00 TL'nin tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı- Karşı davalı, Bakırköy 9. İş Mahkemesi'nin birleşen esas 2011/46 sayılı dosyasında davalı sıfatıyla yaptığı savunmada davanın reddini talep etmiştir.
Davalı-Karşı Davacı Cevabının Özeti:
Davalı, asıl dosyadaki savunmasında davacı işçinin ... Şubesi Müdürlüğü yaptığı sırada kendi yakınlarına sanki personelmiş gibi indirimli bilet kullandırması, acentelere usulsüz şekilde indirimli ve ücretsiz bilet kullandırması ve yurt dışı giriş çıkış harçlarını yatırtması, kendi insiyatifindeki ikram biletlerini usulsüz kullandırması nedenleriyle davacıya zimmet çıkarıldığı, bu miktarın bir kısmının maaşından kesildiği, bakiye kısmının ise davacının eylemleri nedeniyle yargılandığı Bakırköy 33. Asliye Ceza Mahkemesi'nin esas 2012/658 esas sayılı dosyasında verilen süre üzerine suçtan doğan zarar namı ile işverene ödeyip bu sayede lehine hükümlerin uygulanmasını sağladığını, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı-Karşı Davacı, Bakırköy 9. İş Mahkemesi'nin birleşen esas 2011/46 sayılı dosyasında davacı sıfatıyla açtığı davada ise iş akdinin sona ermesi nedeniyle zimmet tutarından bakiye kalan (ancak davalı işçinin dava açıldıktan sonra eylemleri nedeniyle yargılandığı ceza davasında suçtan doğan zarar namı ile ödediği) miktarın tahsilini talep etmiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece 05.05.2016 gün ve 2010/252 esas, 2016/187 karar sayılı ilamla; toplanan kanıtlara ve bilirkişi raporuna dayanılarak; asıl davada 17.902,00 TL'nin davalı işverenden alınarak davacı işçiye verilmesine fazlaya ilişkin talebin reddine, Birleşen Bakırköy İş Mahkemesi'nin 2011/46 esas sayılı dosyasında ise ceza yargılaması sırasında davalı işçi tarafından dosyaya konu miktar tamamen ödendiğinden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş,
Dairemizin 22.04.2019 gün ve 2016/23904 esas, 2019/9361 karar sayılı bozma ilamı ile asıl davanın tamamen reddi gerektiği, bu hususun birleşen davaya etkisinin mahkemece değerlendirilmesi gerektiği gerekçeleri ile hüküm bozulmuştur.
Mahkemece bozma ilamına uyularak asıl davanın reddine, birleşen davanın kısmen kabulüne ilişkin hüküm kurulmuştur.
Temyiz:
Kararı davacı-karşı davalı temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacı-karşı davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dosyadaki bilgi ve belgelerden; davacı ...'in ... Şubesi müdürlüğü yaptığı sırada davalı ...'nı uğrattığı zarar maaşından kesilmekte iken emekli olup borçlu olmadığının tespiti ve maaşından kesilen miktarın iadesi için asıl davayı, davalı/karşı davacı ...
Yollları Anonim Ortaklığı 'nın ise bakiye zarar için birleşen dosyada görülen davayı açtığı, davacı ...'in zararın dayanağı olaylar nedeniyle hakkında açılan ceza davasında birleşen dosyada talep edilen bakiye zararı tamamen ödediği, Mahkemece asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına ilişkin verilen hükmün Dairemizce asıl davanın tamamen reddi gerektiği, bu hususun birleşen davaya etkisinin mahkemece değerlendirilmesi gerektiği gerekçeleri ile bozulduğu ve Mahkemece bozmaya uyularak bu sefer asıl davanın reddine, birleşen davanın ise kabulüne karar verildiği anlaşılmaktadır.
Mahkemece bozmaya uygun olarak asıl davanın reddine karar verilmesi yerindedir. Ancak yargılama sürecinde talep edilen bakiye zararın davacı ... tarafından tamamen ödendiği sabit olduğundan birleşen davada karar verilmesine yer olmadığına ilişkin hüküm kurulmalı, birleşen davanın açıldığı tarihten fiili ödeme gününe dek işlemiş faiz bilirkişiye hesaplattırılarak hüküm altına alınmalı, dava açılmasına sebebiyet verildiğinden yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı/karşı davalı ...'den alınmasına karar verilmelidir. Asıl davanın reddine yönelik hükmün birleşen davaya etkisinin kapsamı bundan ibarettir. Mahkemece hüküm altına alınan miktar gerekçe ve dosya kapsamına göre denetime elverişli olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2020/1718, K. 2020/8220, 17 Eylül 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama