İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /9. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 9. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2020/5258 K.2020/8386

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya…

Esas2020/5258Karar2020/8386Tarih17 Eylül 2020Okuma7 dk · 1.488 kelime

KÜNYE

9. Hukuk Dairesi 2020/5258 E., 2020/8386 K.·Bölge Adliye İlk Derece

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
17 Eylül 2020
Mahkemesi
İzmir 15. Hukuk Dairesi
Dava türü
SENDİKA KANUNLARINDAN KAYNAKLANAN
Mahkemesi
Aydın 2. İş Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.488 kelime·7 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

YARGITAY KARARI

Davacı İsteminin Özeti:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davalı Bakanlığın 20/03/2018 tarih ve 23855 sayılı yetki tespit yazısında, müvekkili şirkette 19/03/2018 tarihi itibarı ile 2050 sayıda çalışan bulunduğunu ve bu çalışanların 855 tanesinin davalı sendika üyesi olduğunu, sendikanın toplu iş sözleşmesi akdetmek için çoğunluğu sağladığının bildirildiğini, yazının 27/03/2018 tarihinde tebliğ edildiğini, yetki tespit yazısında müvekkili şirketin işletme olarak nitelendirildiğini ve yetki tespit çoğunluğunun buna göre hesap edildiğini ancak müvekkili şirketin tek bir işyerinden müteşekkil olduğunu,

bir birimin ayrı bir işyeri olarak Çalışma Müdürlüğüne ve SGK’ya bildirilmesinin onun ayrı bir örgütlenme içinde yer aldığı ve ayrı bir işyeri olduğu anlamına gelmediğini, aynı işverene bağlı aynı teknik amaca yönelmiş, aynı yönetim altındaki birim veya birimlerin, tek bir iş organizasyonu ve tek bir işyeri sayılması gerektiğini, zira işyerinin, bağlı yerler, eklentiler ve araçlar ile oluşturulan iş organizasyonu kapsamında bir bütün olduğunu, bağlı yerin tespitinde, hukuki bağlılık, amaçta birlik, yönetimde birlik kriterlerinin dikkate alınması gerektiğini, tespit konusu birimlerin .../... adresli işyerine bağlı olduğunu,

her iki birimin özlük işlemlerinin tek elden yapıldığını, bu konuda keşif yapılması gerektiğini, bu hali ile Bakanlık değerlendirmesinin hatalı olduğunu, Bakanlık tespitindeki çalışan işçi sayısı ile sendika üye sayısının da doğru olmadığını, bu konuda inceleme yapılması gerektiğini, sendikanın bağlı bulunduğu işkolunda % 1 üye çoğunluğunu sağlayıp sağlamadığının da araştırılması gerektiğini, son olarak 6356 sayılı yasanın 43/2. maddesinde bahsi geçen dava dilekçesinin yetkili makama kaydettirilmesine ilişkin hükmün Anayasa’ya aykırı olduğunu, iptali için Mahkemece Anayasa Mahkemesi’ne başvurulması gerektiğini ileri sürerek Aile,

Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının 20/03/2018 tarih ve 23855 sayılı yetki tespitinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı Cevabının Özeti:

Davalı Bakanlık vekili cevap dilekçesinde, Bakanlığın 6356 sayılı yasanın 41. maddesi kapsamında işverenler tarafından SGK’ya yapılan işyeri ve işçi bildirimleri ile Bakanlığa e-devlet üzerinden yapılan sendika üyelik ve istifa bildirimlerine göre değerlendirme yaptığını, aynı işverene ait aynı işkolunda birden fazla işyerinin bulunması halinde işletme olarak tespit yapılacağının düzenlendiğini, bu inceleme çerçevesinde davacıya ait işyerlerinde toplam işçi sayısının 19.03.2018 tarihi itibari ile 2050, sendikalı işçi sayısının ise 855 olduğunun tespit edildiğini,

sendikanın işkolunda % 1 çoğunluğunun bulunduğunun 31.01.2018 tarihli Resmi Gazete’de yayınlanan Tebliğ kapsamında anlaşıldığını, sendika üyesi işçilerin başka sendikaya üye oldukları veya rızaları hilafına üye olduklarına dair somut bir veri bulunmadığını, davacı işverene ait 3 farklı işyerinin mevcut olduğunu ve bu iki işyerinde de üretim yapıldığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.

Davalı sendika vekili cevap dilekçesinde, işyerlerinin işletme oluşturup oluşturmadıklarının işyerine yürütülen işin amacına göre değerlendirilmesi gerektiğini, bir işverenin idaresi altında bulunan fakat ayrı ayrı yerlerde yapılan işler ekonomik yönden bir bütün oluşturacak nitelikte birbirinin mütemmimi ve eki iseler hepsinin birlikte bir işyeri olarak kabul edilmesinin gerekeceğini, yani yapılan işin niteliği ve yapılma şekli gereği, işyerlerinin birbirine sıkı surette bağlı ve tabi olması,

birinin faaliyetinin durması halinde diğerinin de çalışmaması ve bağımsız olarak iş yapmaması gerektiğini, davacının iddialarını destekler somut veri bulunmadığını, e-devlet sistemi uyarınca işçilerin aynı anda birden çok sendikaya üye olmalarının mümkün olmadığını, sendikanın işkolunda % 1 çoğunluğu sağladığının 31.01.2018 tarihli Resmi Gazete’de yayınlanan Tebliğ uyarınca sabit olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.

İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti:

Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.

İstinaf Başvurusu:

İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı davacı vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur.

Bölge Adliye Mahkemesi Kararının Özeti:

Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Temyiz:

Bölge Adliye Mahkemesinin kararına karşı davacı vekili temyiz kanun yoluna başvurmuştur.

Gerekçe:

Toplu iş sözleşmesi yetkisi, toplu iş sözleşmesi ehliyetine sahip kuruluş veya kişinin belli bir toplu iş sözleşmesi yapabilmesi için Kanunun aradığı niteliğe sahip olmasını gösterir.(Günay, Cevdet İlhan: İş Hukuku Yeni İş Yasaları, Ankara 2013, s.942.)

6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu'nun “Yetki” başlıklı 41. maddesinin birinci fıkrasına göre “Kurulu bulunduğu işkolunda çalışan işçilerin en az yüzde birinin üyesi bulunması şartıyla işçi sendikası, toplu iş sözleşmesinin kapsamına girecek işyerinde başvuru tarihinde çalışan işçilerin yarıdan fazlasının, işletmede ise yüzde kırkının kendi üyesi bulunması hâlinde bu işyeri veya işletme için toplu iş sözleşmesi yapmaya yetkilidir.”

6356 sayılı Kanun'un “Yetki Tespiti İçin Başvuru” başlıklı 42. maddesine göre ise “Toplu iş sözleşmesi yapmak isteyen işçi sendikası Bakanlığa başvurarak yetkili olduğunun tespitini ister. İşveren sendikası veya sendika üyesi olmayan işveren de Bakanlığa başvurarak yetkili işçi sendikasının tespitini isteyebilir.

Bakanlık, kayıtlarına göre başvuru tarihi itibarıyla bir işçi sendikasının yetkili olduğunu tespit ettiğinde, başvuruyu, işyeri veya işletmedeki işçi ve üye sayısını, o işkolunda kurulu işçi sendikaları ile taraf olacak işveren sendikası veya sendika üyesi olmayan işverene altı iş günü içinde bildirir.

İşçi sendikasının yetki şartlarına sahip olmadığının ya da işyerinde yetki şartlarına sahip bir işçi sendikasının bulunmadığının tespiti hâlinde, bu bilgiler sadece başvuruyu yapan tarafa bildirilir. Sigortalılığın başlangıcı ile sona ermesine ilişkin bildirimlerden yasal süresi içinde Sosyal Güvenlik Kurumuna yapılmayanlar, yetkili işçi sendikasının tespitinde dikkate alınmaz…”

Yine aynı Kanun'un “Yetki İtirazı” başlıklı 43. maddesine göre de, “Kendilerine 42 nci madde uyarınca gönderilen tespit yazısını alan işçi veya işveren sendikaları veya sendika üyesi olmayan işveren; taraflardan birinin veya her ikisinin yetki şartlarına sahip olmadığı veya kendisinin bu şartları taşıdığı yolundaki itirazını, nedenlerini de göstererek yazının kendilerine tebliğ edildiği tarihten itibaren altı iş günü içinde mahkemeye yapabilir.

İtiraz dilekçesi görevli makama kayıt ettirildikten sonra mahkemeye verilir. Kurulu bulunduğu işkolunda çalışan işçilerin yüzde üçünden daha az üyesi bulunan işçi sendikası, yetki itirazında bulunamaz. İtiraz dilekçesinde veya ekinde somut delillerin yer almaması hâlinde itiraz incelenmeksizin reddedilir. İşçi ve üye sayılarının tespitinde maddi hata ve süreye ilişkin itirazları mahkeme altı iş günü içinde duruşma yapmaksızın kesin olarak karara bağlar.

Bunların dışındaki itirazlar için mahkeme, duruşma yaparak karar verir ve karar temyiz edildiği takdirde Yargıtay tarafından on beş gün içinde kesin olarak karara bağlanır. 42 nci maddenin üçüncü fıkrası uyarınca kendisine yetki şartlarına sahip olmadığı bildirilen işçi sendikası, altı iş günü içinde yetkili olup olmadığının tespiti için dava açabilir.

Mahkeme açılan davayı o işkolunda çalışan işçilerin en az yüzde üçünü üye kaydeden işçi sendikaları ile işveren sendikası veya sendika üyesi olmayan işverene de bildirir. Mahkeme davayı iki ay içinde sonuçlandırır. İtiraz, karar kesinleşinceye kadar yetki işlemlerini durdurur.”

Bu genel açıklamalar ışığında temyiz itirazlarının değerlendirilmesi gerekmektedir.

Somut uyuşmazlıkta, Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının 20/03/2018 tarih ve 23855 sayılı yetki tespiti kararı ile davacıya ait (...), (...) ve (...) sicil numaralı üç birimin işletme teşkil ettiği kabul edilerek 19/03/2018 başvuru tarihi itibariyle işletmede toplam 2050 işçi çalıştığı ve 855 sendika üyesi bulunduğu ve davalı sendikanın toplu iş sözleşmesi yapabilmek gerekli çoğunluğu sağladığı tespit edilmiştir.

İşveren tarafından temel olarak tespite esas alınan birimlerin tek bir işyeri niteliğinde olduğu gerekçesiyle itiraz edilmiştir.

Öncelikle belirtmek gerekir ki tespite esas alınan (...) sicil numaralı birimde başvuru tarihi itibariyle çalışan işçi bulunmadığından söz konusu birimin işyeri niteliği bulunmamaktadır.

Bununla birlikte aynı işkolunda yer alan tespite konu birimlerin iş organizasyonu kapsamında tek bir işyeri niteliğinde olup olmadığı hususunun duraksamaya yer vermeyecek şekilde tespiti gerekmektedir. Bu konuda mahkemece yapılan araştırma eksik olduğu gibi işin niteliğine göre uzman olmayan hukukçu bilirkişiler tarafından düzenlenen rapor da yetersizdir.

6356 sayılı Kanun'un 2. maddesinin üçüncü fıkrasında işyeri kavramı yönünden 4857 sayılı Kanun'a atıf yapılmıştır. 4857 sayılı İş Kanunu'nun 2. maddesinin gerekçesinde, işyeri, teknik bir amaca, diğer bir deyişle mal ve hizmet üretimine yönelik ve değişik unsurlardan meydana gelen bir birim olarak belirtilmiştir.

İşyerinin sınırlarının saptanmasında “işyerine bağlı yerler” ile “eklentiler” ve “araçların” bir birim kapsamında oldukları belirtildikten sonra özellikle bir işyerinin mal ve hizmet üretimi için ayrı bir alanı da kullanması halinde bunların tek işyeri mi yoksa birbirinden bağımsız işyerleri mi sayılacağı konusunda “amaçta birlik”, aynı teknik amaca bağlı olarak üretimde bulunma, nitelik yönünden bağlılık ile “yönetimde birlik”, aynı yönetim altında örgütlenmiş olma şartlarının aranacağı düzenlenmiştir.

Öte yandan, teknolojik ve ekonomik gelişmeler doğrultusunda, bir işyeri çerçevesinde mal ve hizmet üretimi, pazarlama ve müşterilere sunum hususlarının çok yönlü bir yapısal değişikliği gerektirmesi sebebiyle, bir işyerinin amacının gerçekleşmesinde işlerin görülmesi işyerinin kurulu bulunduğu “yerin” dışına taşmış, özellikle “iş organizasyonu” içerisinde, işyeri niteliğinde olmayan irtibat bürolarına veya yurt genelinde veya ilin içinde işlerin yürütüldüğü örgütlenmeye kadar genişletmek ihtiyacı duyulmuştur.

Bu bağlamda 4857 sayılı Kanun'un 2. maddesinde “İşyeri, işyerine bağlı yerler, eklentiler ve araçlar ile oluşturulan iş organizasyonu kapsamında bir bütündür.” hükmü düzenlenmiştir.

Mahkemece tespit konusu birimlerde aralarında endüstri mühendisi ile makine mühendisinin de yer aldığı işin niteliğine göre uzman bilirkişiler aracılığı ile keşif icra edilmeli, yukarıda belirtilen ilkeler ışığında tespit konusu birimlerin iş organizasyonu kapsamında tek bir işyeri niteliğinde bulunup bulunmadığı duraksamaya yer vermeyecek şekilde tespit edilmeli ve oluşacak sonuca göre karar verilmelidir.

Anılan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme sonucunda İlk Derece Mahkemesince yazılı şekilde hüküm tesisi ve bu karara karşı yapılan istinaf başvurusunun esastan reddi kararı hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.

Sonuç:

SONUÇ / HÜKÜM

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının yukarıda yazılı sebeplerle BOZULMASINA, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 17/09/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2020/5258, K. 2020/8386, 17 Eylül 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
9. Hukuk Dairesi
Esas No
2020/5258
Karar No
2020/8386
Tarih
17 Eylül 2020

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 16. Ceza Dairesi E.2020/5258 K.2020/3743
  • Yargıtay 17. Ceza Dairesi E.2020/5258 K.2020/13126
  • Yargıtay 17. Ceza Dairesi E.2020/5259 K.2020/13127
  • Yargıtay 17. Ceza Dairesi E.2020/5260 K.2020/13128
  • Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2020/5261 K.2020/7926
  • Yargıtay 17. Ceza Dairesi E.2020/5261 K.2020/13129

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.