İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /9. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 9. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2022/4971 K.2022/6925

Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Esas2022/4971Karar2022/6925Tarih1 Haziran 2022Okuma10 dk · 2.012 kelime

KÜNYE

9. Hukuk Dairesi 2022/4971 E., 2022/6925 K.·Bölge Adliye İlk Derece

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
1 Haziran 2022
Mahkemesi
... 51. Hukuk Dairesi
Dava türü
ALACAK
Mahkemesi
... Anadolu 13. İş Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.012 kelime·10 dk okuma·12 bölüm

Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davacı ve daval...İnşaat Ticaret A.Ş. vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince daval...İnşaat Ticaret A.Ş.'nin başvurunun esastan reddine, davacı vekilinin başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı daval...İnşaat Ticaret A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 02.10.2009 tarihinde davalılardan ... İnş. Tic. Ltd. Şti. bünyesinde şantiye şefi olarak çalışmaya başladığını, daha sonra ... İnş. Tic. Ltd. Şti. ile...İnş. Tic. Ltd. Şti-...

İş Ortaklığı nezdinde 15.12.2013 tarihinde kadar kesintisiz olarak çalışmaya devam ettiğini ve proje müdürlüğü yaptığını, işçilik alacaklarından davalıların tamamının müştereken müteselsilen sorumlu olduklarını, iş sözleşmesinin adi ortaklık işveren davalılar tarafından haksız ve geçersiz olarak feshedildiğini, hak ettiği işçilik alacakları ve kıdem ve ihbar tazminatlarının ödenmediğini, 15.12.2013 tarihine kadar fiilen çalışmasına rağmen sigorta çıkışının daha önceki bir tarihte Kuruma bildirildiğini ve son 5 aylık ücretinin ödenmediğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatları, yıllık izin, fazla çalışma, ulusal bayram genel tatil,

hafta tatili ücretleri ile fiili çalışması karşılığı ödenmeyen ücret alacaklarının davalılardan tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalılar davaya cevap vermemişler, davalılardan...İnş. Tic. Ltd. Şti ile ... ortak vekili yargılama aşamasındaki beyanlarında, davacının 15.12.2013 tarihine kadar çalıştığı iddiasının doğru olmadığını, iddia olunan ücret miktarının gerçeği yansıtmadığını, davacının kendi isteği ile işten ayrıldığı ve herhangi bir alacağının bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile;

"...

Davacı taraf iş akdinin 15/12/2013 tarihinde fesih edildiği iddia edilmiş ise de; işverene gönderdiği 29/11/2013 tarihli mail içeriği ve kurum kayıtlarının aksini ispat edecek delil sunamadığı anlaşılmakla davacının bu iddiasına itibar edilmemiştir.

Davacının hizmet döküm cetveli, tanık anlatımları, Toki geçici kabul belgesi dikkate alındığında davalılar müflis ... şirketinde 02/10/2009 - 29/08/2013, diğer davalılar asıl işveren bünyesinde ise nezdinde toplam 21/09/2011 - 29/08/2013 tarihleri arasında kesintisiz olarak çalıştığı anlaşılmıştır.

Davacının, emsal işçi ücretleri ve tanık anlatımları bir arada değerlendirildiğinde davalılar nezdinde en son aylık net 3.750,00-TL ücret ile çalıştığı anlaşılmıştır.

Dosya kapsamında dinlenen tanık beyanları bir arada değerlendirildiğinde, davacının haftada 18 saat fazla mesai yaptığı ve karşılığının ödenmediği, davacının dini bayramların 1.günü dışında kalan ulusal bayram ve genel tatillerde ve hafta tatillerinde çalıştığı karşılığının ödendiğinin işveren tarafından ispatlanamadığı, fazla mesai, hafta tatili ve UBGT konusunda bilirkişi 2.ek raporunun usul, yasaya uygun, denetlenebilir ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, fazla mesai, hafta tatil ve UBGT alacağının tanık anlatımlarına dayanması nedeniyle %30 oranında takdiri indirim uygulandığı ancak bu indirimden dolayı davalı taraf lehine yargılama gideri ve vekalet ücretinin hükmedilmemesi gerektiği hususları göz önünde bulundurularak karar verilmiştir.

Davalı tarafın ıslah ile artırılan miktarlara karşı süresinde ile zamanaşımı defiinde bulunduğu, ücret, fazla mesai, ulusal bayram ve genel tatil alacağının doğduğu tarihten itibaren beş yıllık zamanaşımı süresine tabii olduğu ıslah tarihinin 08/02/2017 olduğundan 08/02/2012 tarihinden önce doğmuş bulunan dava dilekçesi ile talep edilmeyen miktarlar dışında kalan fazla mesai, hafta tatili, ubgt alacağının zamanaşımına uğradığı anlaşılmıştır.

Dinlenen tanık anlatımları, davacının 29/11/2013 tarihli mail içeriği dikkate alındığında, davacının 15/07/2013 tarihinden sonra fazla mesai yaptığını, hafta tatillerinde ve ulusal bayram ve genel tatillerde çalıştığını ispat edemediği, bu alacakların hesaplamasının 15/07/2013 tarihine kadar yapılması gerektiği anlaşılmıştır.

..." şeklindeki gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve daval...İnşaat Ticaret A.Ş. vekilleri tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde; takriri indirim uygulanarak hüküm altına alınan alacaklar yönünden %30 oranında indirim yapılmasının hakkaniyetli olmadığını, davalılar tarafından ıslahtan sonra yapılan zamanaşımı def'inin ve süresi içinde sunulmayan delillerin hükme esas alınmasının hatalı olduğunu, davalılar...Şirketi ile ...’nin sadece 21.09.2011-29.08.2013 döneminden sorumlu tutulmalarının hakkaniyetli olmadığını, davalıların tümünün iş ortaklığı şeklinde çalıştıkları için çalışma süresinin tamamından sorumlu olmaları gerektiğini,

davacının hizmet süresinin 29.08.2013 tarihinde bitmiş olduğu değerlendirilerek hesap yapılmasının hatalı olduğunu, davacının 15.12.2013 tarihine kadar davalılar nezdinde çalışmasını sürdürdüğünü, dosyaya sunulan 20.11.2013 tarihli tutanaklar ile fiili çalışma olgusunun sübut bulduğunu savunarak İlk Derece Mahkemesi kararının müvekkili lehine kaldırılmasını talep etmiştir.

2. Daval...İnşaat Ticaret A.Ş. gerekçeli istinaf dilekçesinde; davacının 26.06.2013 tarihli e-postayla istifa ettiğini ve işten ayrıldığını, kendisi istifa ettiği için kıdem ve ihbar tazminatı talep edemeyeceğini, davacının daha sonra ...İnşaat San. ve Tic. Ltd. Şti. yetkilisi B. Ş.'ye gönderdiği 29.11.2013 tarihli e-postasıyla işten Temmuz ayında ayrıldığını teyit ettiğini ve ekinde hesap kesimi adı altında gönderdiği excel dosyasında ...İnşaat San. ve Tic. Ltd.

Şti' den bakiye alacağının 2.169,01 TL olduğunu bildirdiğini, yazılı istifasına istinaden işten ayrılmak için ihbar süresi sonunda 29.08.2013 tarihinde işten çıkışının bildirildiğini, davacının, Kurum kayıtlarından da görüleceği üzere...İnşaat Ticaret Ltd. Şti. ve ...' nin çalışanı olmadığını, dava dışı taşeron ...İnşaat San ve Tic. Ltd.

Şti.' nin çalışanı olarak 17.07.2012 - 29.08.2013 tarihleri arasında inşaat teknikeri sıfatıyla davalı işyerinde çalışan davacının şantiye şefi olarak çalıştığı iddiasının doğru olmadığını, iddia olunan aylık ücret tutarının gerçeği yansıtmadığını, geçmiş yıllara ilişkin işçilik alacaklarından müvekkili Şirketin de tarafı olduğu iş ortaklığının sorumlu tutulamayacağını, hükme esas alınan bilirkişi raporunun hatalı hesaplamalar içerip denetime elverişli olmadığını belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile;

"...

SGK kayıtlarına göre davacının 02/10/2009-20/09/2011 tarihleri arasında ..., 21/09/2011-29/08/2013 tarihleri arasında ...inşaat isimli şirketlerde çalıştığının görüldüğü, 30/08/2013-15/12/2013 tarihleri arasında sigortalı çalışmasının bulunmadığı, 29/08/2013 tarihli işten ayrılış bildirgesinde ayrılış nedeninin istifa kodu ile bildirildiği, işverenin İlk Yapı-...ı iş ortaklığı olduğu, davalı tarafından davacının gönderdiği 26.06.2013 ve 29.11.2013 tarihli mailler sunularak davacının ihbar süresinin sonu olan 29.08.2013 tarihinde istifa ettiğinin savunulduğu,

ancak dosyaya sunulan tutanak başlıklı 20/11/2013 tarihli belgede, davalı şirket adına davacının imzasının bulunduğu, davacının duruşmada alınan beyanında 'Bana göstermiş olduğunuz mailleri ben attım, bu mailleri işveren benden istediği bende bu nedenle attım , firmanın muhase müdürü maillerin bu şekilde atılmasını istedi, atmadığım takdirde alacaklarımın verilmeyeceği söylendi, o maillerden sonra yaklaşık 6 ay daha çalıştım, buna ilişkin belgeleri sunuyorum.' dediği, dosya delil durumu ve mail içeriklerine göre mahkemenin kıdem ve ihbar tazminatının kabulünde ve gerekçesinde bir isabetsizlik bulunmadığı,

davalının bu yöne ilişkin istinaf talebinin yerinde olmadığı, bununla birlikte davacının beyan ve iddiaları ile yukarıda bahsi geçen tutanak içeriğine göre iş akdinin 20/11/2013 tarihinde sona erdiği, davacının bu yönü kapsayan istinaf talebinin kısmen yerinde olduğu, 02/10/2009 tarihinden itibaren çalışmasının aralıksız sürdüğü, sgk ve banka kayıtları ile tanık beyanlarına göre ...İnşaat isimli şirket ile daval...İnşaat Ltd. şirketi-...ı iş ortaklığı tarafından davacının birlikte istihdam edildiği, böylelikle iş akdini devralan davalı ortakların davacının tüm çalışma süresinden sorumlu oldukları, mahkemenin aksi kabulünün hatalı olduğu,

davacının bu yöne ilişkin istinaf sebebinin yerinde olduğu, aynı gerekçe ile davalının istinaf sebebinin yerinde olmadığı, bu esaslarla 17/01/2017 ve 11/04/2018 tarihli bilirkişi raporlarının dosya kapsamına uygun olduğu ve hükme esas alınması gerektiği belirlenmiştir.

..." gerekçeleriyle davalının istinaf başvurusunun 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) inci alt bendi uyarınca esastan reddine, davacının istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 Sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (2) nci alt bendi uyarınca kaldırılmasına ve esas hakkında yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde daval...İnşaat Ticaret A.Ş. vekili tarafından temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı ...İnşaat Ticaret A.Ş. vekili temyiz dilekçesinde; istinaf başvuru dilekçesindeki sebeplerle ve Bölge Adliye Mahkemesinin ortadan kaldırma kararında belirtilen hizmet süresine ilişkin kabulün hatalı olduğunu, karar gerekçesine dayanak yapılan tutanakların fiili çalışma olgusunu ispatlayamacağını, söz konusu tutanakların sadece evrak eksikliğini tamamlamak adına düzenlendiğini, davacının 20.11.2013 tarihine kadar müvekkili Şirkette çalışmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, yargılamada taraf teşkilinin ve davalıların tamamı yönünden yöntemince dava ve duruşmalara katılımının sağlanıp sağlanmadığı noktasında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 114 üncü ve 115 inci maddeleri.

2. 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 191 inci maddesi

3. Değerlendirme

1.Kural olarak, 2004 sayılı Kanun'un 191 inci maddesi gereğince borçlunun iflas açıldıktan sonra masaya ait mallar üzerinde her türlü tasarrufu alacaklılara karşı hükümsüz olup müflisin masa malları üzerindeki tasarruf yetkisi iflas ile kısıtlandığından, aynı Kanun’un 226 ncı maddesinde adi tasfiyede masanın kanuni mümessilinin iflas idaresi. 218 inci maddesinde ise basit tasfiyede iflas dairesi olduğu hükmü kabul edilmiştir.

İflas, limited şirketler için bir infisah sebebidir (Türk Ticaret Kanunu (TTK), Resmî Gazete 27846, (14.02.2021), Kanun No. 6102, md.549, f.3). İflas kararı ile birlikte limited şirketin tüzel kişiliği sona ermeyip, diğer infisah hallerinde (TTK, md. 549) olduğu gibi, tasfiye aşamasına girer. Tasfiye aşamasındaki bir limited şirketin tüzel kişiliği ise tasfiye sonuna kadar sürer.

İflasın açılması ile şirket hak ve fiil ehliyetini kaybetmez; ancak fiil ehliyeti, tasfiye sonuna kadar, tasfiye amacıyla sınırlı olarak devam eder (TTK'nın 552 nci maddesi yollamasıyla md. 439, f. II, md. 450 ve 208). Başka bir anlatımla, limited şirket tasfiyenin sonuna dek bir hak sujesi olarak kalır, hak ve yükümlülükler limited şirket tüzel kişiliğine ait olur.

Ancak, limited şirketin mal varlığı üzerindeki tasarruf yetkisi, 2004 sayılı Kanun'un 191 inci maddesi uyarınca, iflas masasına ilişkin olan konularda, basit tasfiyede iflas dairesine, adi tasfiyede ise iflas idaresine geçer. Buna göre iflasın açılmasıyla dava takip yetkisi (ve taraf sıfatı), artık müflise değil, iflas idaresine ya da iflas dairesine aittir.

Müflisin iflas masasına giren mal ve haklara ilişkin davalarda taraf sıfatı olmadığından, müflis iflastan sonra masaya giren mal ve haklara ilişkin davaları açamaz ve dava edilemez.

2. Öte yandan, taraf sıfatı (husumet) ise maddi hukuka göre belirlenen, bir subjektif hakkı dava etme yetkisini ya da bir subjektif hakkın davalı olarak talep edilebilme yetkisini gösteren bir kavramdır. Taraf ehliyeti; davada taraf olabilme, usuli hukuki ilişkinin süjesi olabilme ehliyetidir. Taraf ehliyetine sahip olan kişi, davada davacı veya davalı olabilecektir. Bu nedenle, taraf ehliyeti usuli bir kavramdır.

Taraf ehliyetine sahip olabilmek için medeni hukuktaki hak ehliyetine sahip olmak gerekir. 6100 sayılı Kanun'un 50 nci maddesine göre medeni haklardan yararlanma ehliyetine sahip olan, taraf ehliyetine de sahiptir. Buna göre tüm insanlar, hak ehliyetine ve dolayısıyla taraf ehliyetine sahiptir. 6100 sayılı Kanun'un dava şartlarını düzenleyen 114 üncü maddesinin birinci fıkrasının (d) bendindeki dava ehliyeti, fiil ehliyetinin medeni usul hukukunda büründüğü şeklidir.

Dava ehliyeti ise medeni hakları kullanma ehliyetine göre belirlenir. 6100 sayılı Kanun'un 114 üncü maddesinin birinci fıkrasının (e) bendindeki dava takip yetkisi, davada taraf olan kişinin o davayı kendi adına yürütebilme ve talep sonucu hakkında kendi adına hüküm alabilme yetkisidir. Davayı takip yetkisi, maddi hukuktaki tasarruf yetkisinin usul hukukundaki karşılığını oluşturur.

Ayrıca bu kavram, davada taraf olmadığı hâlde kanun gereği taraf gibi davranmakla görevli kılınmış olanların hukuki konumlarının açıklanmasında başvurulan bir kavram konumundadır. Kural olarak taraf ehliyeti ve dava ehliyeti bulunan kişinin dava takip yetkisi vardır. Ancak bazı istisnai durumlarda davada taraf olarak gösterilen kişinin taraf ve dava ehliyeti olmasına rağmen dava takip yetkisi olmayabilir.

Örneğin, hakkında iflas kararı verilen kişinin taraf olduğu hukuki davalarda da istisnai durumlar dışında davayı takip yetkisi basit tasfiyede iflas dairesine, adi tasfiyede ise iflas idaresine aittir. Taraf ehliyeti, dava ehliyeti ve dava takip yetkisi davanın taraflarının kişilikleriyle ilgili olduğu hâlde, taraf sıfatı dava konusu subjektif hakka ilişkindir.

Davacı tarafta yer alan taraf için aktif dava sıfatı, davalı tarafta yer alan taraf için pasif taraf sıfatından söz edilebilir.

3. Yukarıda yapılan açıklamalar ışığında somut uyuşmazlığa bakıldığında; dosya içeriğine göre davalı ... hakkında yargılama devam ederken Bucak 1. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 10.12.2015 tarihli ve 2014/70 Esas, 2015/470 Karar sayılı ilâm ile iflas kararı verildiği görülmektedir.

4. İflas eden şirketin, bütün hak ve borçları kanun gereği olarak iflas masasına intikal ettiğinden ve müflisin bu hak ve borçları üzerinde tasarruf ehliyeti kalkacağından husumetin iflas masasına yöneltilmesi gerekmektedir. Bu nedenle Mahkemece belirtilen iflas kararı getirtilerek iflas idaresi davaya yöntemince dâhil edilmeli, bu şekilde taraf teşkili sağlandıktan sonra hüküm kurulmalıdır. Taraf teşkili sağlanmadan yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeple ; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Bozma sebebine göre diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,

Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

01.06.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2022/4971, K. 2022/6925, 1 Haziran 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
  8. B. İstinaf Sebepleri
  9. C. Gerekçe ve Sonuç
  10. V. Temyiz
  11. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  12. B. Temyiz Sebepleri
  13. C. Gerekçe
  14. VI. Karar
  15. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
9. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/4971
Karar No
2022/6925
Tarih
1 Haziran 2022

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2022/4972 K.2022/5930
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2022/4972 K.2022/6704
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2022/4973 K.2022/5996
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2022/4973 K.2022/9179
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2022/4973 K.2022/8375
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2022/4973 K.2022/5742

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.