İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /9. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 9. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2022/5439 K.2022/6730

Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Esas2022/5439Karar2022/6730Tarih30 Mayıs 2022Okuma11 dk · 2.111 kelime

KÜNYE

9. Hukuk Dairesi 2022/5439 E., 2022/6730 K.·Bölge Adliye İlk Derece

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
30 Mayıs 2022
Mahkemesi
... 28. Hukuk Dairesi
Dava türü
ALACAK
Mahkemesi
... Anadolu 9. İş Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.111 kelime·11 dk okuma·12 bölüm

Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davacı ve davalı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalının istinaf başvurusunun esastan reddine, davacının istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı tarafından temyiz edilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince 25.03.2022 tarihli ek karar ile temyiz dilekçesinin miktardan reddine karar verilmiştir.

Ek karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Temyiz istemi, temyiz konusu miktar veya değerin kesinlik sınırının altında olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin temyiz dilekçesinin reddine yönelik Bölge Adliye Mahkemesinin 25.03.2022 tarihli ek kararına ilişkindir.

Miktar veya değeri temyiz kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.

Dosya içeriğine göre fazla çalışmanın reddi, ücret miktarı ve buna bağlı alacakların hesabı temyiz konusu yapılmakla reddine karar verilen ve temyize konu edilen miktarın Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibariyle kesinlik sınırı olan 107.090,00 TL'nin üzerinde olduğu anlaşılmakla;

Temyiz dilekçesinin reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesince verilen 25.03.2022 tarihli ek karar, yukarıda anılan Kanun hükümlerine aykırı olduğundan ek karara yönelik temyiz isteminin kabulü ile bu kararın bozularak ortadan kaldırılması gerekir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda asıl karara yönelik temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; 2005-2013 yılları arasında davalıya ait işyerinde çalışan davacının iş sözleşmesinin işveren tarafından haklı bir sebep olmaksızın feshedildiğini, davacının en son 1.750,00 USD net aylık ücret aldığını, işyerinde 07.00-21.00 saatleri arasında çalıştığını, iki haftada bir hafta tatili günlerinde çalıştığını, ulusal bayram ve genel tatil günlerinde de çalışmasının devam ettiğini ancak karşılığının ödenmediğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatları ile fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının 11.11.2005–12.04.2006, 28.07.2006–01.06.2007, 02.08.2007–20.10.2008 ve 22.04.2011-20.10.2012 tarihleri arasında çalıştığını ve iş sözleşmesinin istifası ile sonuçlandığını, aylık ücretinin 1.200,00 TL olduğunu, kıdem ve ihbar tazminatlarına hak kazanmadığını, ücretlerinin ödendiğini, yemek ve barınma masraflarının işverence karşılanmadığını, iddia edilen çalışma sürelerinin ve fazla çalışmaların hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, Türkiye ve Rusya’nın resmî tatil günlerinde davacının izin yaptığını ve alacakların zamanaşımına uğradığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının, davalı işyerinde aralıklı olarak toplam 3 yıl 11 ay 24 gün çalışmasının bulunduğu, son ücretinin aylık net 1.666,39 USD olduğu, davalı işverenin davacının iş sözleşmesinin kıdem tazminatı ödenmesini gerektirmeyecek şekilde son bulduğunu ve davacıya ihbar önellerini kullandırdığını ispat edemediği, davacının ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığını ispatladığı ancak davalı işverenin bu çalışmaların karşılığı olan ücretleri tam ve eksiksiz olarak ödediğini ispatlayamadığı, ispatlanamayan fazla çalışma alacağı talebinin ise reddi gerektiği gerekçeleriyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

1.Davacı Tarafın İstinaf Sebepleri

Davacı vekili; özetle 2012 yılında davacının emsali olan işçinin yurt içinde 3.400,00 TL ücret aldığını ve bu tutarın 1.888,57 USD'ye denk geldiğini buna göre yurt dışında çalışan davacının 1.750,00 USD ücret ile çalıştığının kabul edilmesi gerektiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunda hesap hataları bulunduğunu, davacı tanıklarının beyanına itibar edilmesi ve 15.12.2011-20.10.2012 tarihleri arasındaki dönem için fazla çalışmanın haftada 18 saat üzerinden hesaplanması gerektiğini, dilekçe ekinde sunulan emsal dosyada da hesaplamanın belirtilen şekilde yapıldığını,

19.12.2016 tarihli tensip tutanağının 4 üncü maddesinde davalı işverenden tüm bilgi ve belgeleri sunmasının istendiğini ancak davalı işveren tarafından hiç bir belge sunulmadığını, davacının fazla çalışma yaptığının tanık beyanları ile ispatlandığını bu sebeple 6100 sayılı Kanun'un 220 nci maddesinin ikinci ve üçüncü fıkraları kapsamında işlem yapılması gerektiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının bozularak ortadan kaldırılması ve davanın talep gibi kabulüne karar verilmesi istemi ile istinaf yoluna başvurmuştur.

2.Davalı Tarafın İstinaf Sebepleri Davalı vekili; özetle savunma hakkının kısıtlandığını, tanıklarının dinlenmediğini, davacının istifa ettiğini, kıdem ve ihbar tazminatı alacaklarından yasal kesintilerin yapılması gerektiğini, iş sözleşmesinde belirtilen ücretin dikkate alınmamasının hatalı olduğunu, ıslahtan sonra zamanaşımı definin dikkate alınmamasının doğru olmadığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının ortadan kaldırılması ve davanın reddine karar verilmesi istemi ile istinaf yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile hükme esas alınan bilirkişi raporunda belirlenen aylık ücret miktarının dosya kapsamına uygun olduğu, davacının çalışma saatlerini gösteren puantaj kayıtlarının dosyaya sunulmadığı, dinlenen davacı tanıklarından ilkinin 2007 senesinde davacı ile çalıştığını belirttiği ve bu dönemin zamanaşımına uğraması sebebiyle hesaplanamadığı, diğer tanığının ise 2005-2013 senelerinde davacı ile birlikte çalıştığı ancak 24 saat çalışıldığı şeklinde genel ve soyut bir beyanda bulunduğu, bu açıklamalara ve dosya kapsamına göre davacının fazla çalışma yaptığını ispatlayamadığı,

ihbar tazminatının hesabında ise hata yapıldığı gerekçeleriyle davacının istinaf başvurusunun kısmen kabulü, davalının istinaf başvurusunun esastan reddi ile İlk Derece Mahkemesi kararı ortadan kaldırılıp yeniden yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili; özetle 2012 yılında davacının emsali olan işçinin yurt içinde 3.400,00 TL ücret aldığını ve bu tutarın 1.888,57 USD'ye denk geldiğini buna göre yurt dışında çalışan davacının 1.750,00 USD ücret ile çalıştığının kabul edilmesi ve ihbar tazminatının da iddia edilen ücrete göre yeniden hesaplanması gerektiğini, hafta tatili ve ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacakları kabul edilmesine karşın fazla çalışma ücreti alacağının reddedilmesinin çelişkili olduğunu,

davacı tanıklarının beyanına itibar edilmesi ve 15.12.2011-20.10.2012 tarihleri arasındaki dönem için fazla çalışmanın haftada 18 saat üzerinden hesaplanması gerektiğini, dilekçe ekinde sunulan emsal dosyada da hesaplamanın belirtilen şekilde yapıldığını, 19.12.2016 tarihli tensip tutanağının 4 üncü maddesinde davalı işverenden tüm bilgi ve belgeleri sunmasının istendiğini ancak davalı işveren tarafından hiç bir belge sunulmadığını,

davacının fazla çalışma yaptığının tanık beyanları ile ispatlandığını bu sebeple 6100 sayılı Kanun'un 220 nci maddesinin ikinci ve üçüncü fıkraları kapsamında işlem yapılması gerektiğini ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, ücret miktarına ve fazla çalışma yapılıp yapılmadığına ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 1.4857 sayılı İş Kanunu'nun 32 nci ve 41 inci maddeleri

2. Dairemizin 16.02.2022 tarihli ve 2022/1179 Esas, 2022/1841 Karar sayılı kararında aylık ücret miktarının belirlenmesine yönelik ilkesi şu şekilde açıklanmıştır:

"...İş sözleşmesinin tarafları, ücretin miktarını, asgarî ücretin altında kalmamak kaydıyla sözleşme özgürlüğü çerçevesinde serbestçe kararlaştırabilirler. İş sözleşmesinde ücretin miktarının açıkça belirtilmemiş olması, taraflar arasında iş sözleşmesinin bulunmadığı anlamına gelmez.

İş sözleşmesinde ücretin kararlaştırılmadığı hallerde ücretin miktarı, işçinin kişisel özellikleri, işyerindeki ya da meslekteki kıdemi, meslek unvanı, yapılan işin niteliği, iş sözleşmesinin türü, işyerinin özellikleri, emsal işçilere o işyerinde ya da başka işyerlerinde ödenen ücretler, örf ve adetler göz önünde tutularak belirlenir.

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 401. maddesinde de, işverenin işçiye sözleşmede veya toplu iş sözleşmesinde belirlenen; sözleşmede hüküm bulunmayan hallerde ise asgari ücretten az olmamak kaydıyla emsal ücreti ödemekle yükümlü olduğu düzenlenmiştir.

4857 sayılı Kanunun 8 inci maddesinde, işçi ile işveren arasında yazılı iş sözleşmesi yapılmayan hallerde en geç iki ay içinde işçiye çalışma koşullarını, temel ücret ve varsa eklerini, ücret ödeme zamanını belirten bir belgenin verilmesi zorunlu tutulmuştur. Aynı Kanunun 37 nci maddesinde, işçi ücretlerinin işyerinde ödenmesi ya da banka hesabına yatırılması hallerinde, ücret hesap pusulası türünde bir belgenin işçiye verilmesinin zorunlu olduğu hükme bağlanmıştır. Usulünce düzenlenmiş olan bu tür belgeler, işçinin ücreti noktasında işverenden sadır olan yazılı delil niteliğindedir. Kişi kendi muvazaasına dayanamayacağından, belgenin muvazaalı biçimde işçinin isteği üzerine verildiği iddiası işverence ileri sürülemez.

Çalışma belgesinde yer alan bilgilerin gerçek dışı olmasınında yaptırıma bağlanmış olması, belgenin ispat gücünü arttıran bir durumdur. Kural olarak ücretin miktarı ve ekleri gibi konularda ispat yükü işçidedir. Ancak bu noktada, 4857 sayılı Kanunun 8 inci ve 37 nci maddelerinin, bu konuda işveren açısından bazı yükümlülükler getirdiği de göz ardı edilmemelidir.

Bahsi geçen kurallar, iş sözleşmesinin taraflarının ispat yükümlülüğüne yardımcı olduğu gibi, çalışma yaşamındaki kayıt dışılığı önlenmesi amacına da hizmet etmektedir. Bu yönde belgenin verilmiş olması ispat açısından işveren lehine olmakla birlikte, belgenin düzenlenerek işçiye verilmemiş oluşu, işçinin ücret, sigorta primi, çalışma koşulları ve benzeri konularda yasal güvencelerini zedeleyebilecek durumdadır.

Çalışma belgesi ile ücret hesap pusulasının düzenlenerek işçiye verilmesi, iş yargısını ağırlıklı olarak meşgul eden, işe giriş tarihi, ücret, ücretin ekleri ve çalışma koşullarının belirlenmesi bakımından da önemli kolaylıklar sağlayacaktır. Bu bakımdan ücretin ispatı noktasında delillerin değerlendirilmesi sırasında, işverence bu konuda belge düzenlenmiş olup olmamasının da araştırılması gerekir.

Çalışma yaşamında daha az vergi ya da sigorta pirimi ödenmesi amacıyla zaman zaman, iş sözleşmesi veya ücret bordrolarında gösterilen ücretlerin gerçeği yansıtmadığı görülmektedir. Bu durumda gerçek ücretin tespiti önem kazanır.

İşçinin kıdemi, meslek unvanı, fiilen yaptığı iş, işyerinin özellikleri ve emsal işçilere ödenen ücretler gibi hususlar dikkate alındığında imzalı bordrolarda yer alan ücretin gerçeği yansıtmadığı şüphesi ortaya çıktığında, bu konuda tanık beyanları gözetilmeli ve işçinin meslekte geçirdiği süre, işyerinde çalıştığı tarihler, meslek unvanı ve fiilen yaptığı iş bildirilerek (sendika üyesi olması halinde) sendikalarla, ilgili işçi ve işveren kuruluşlarından emsal ücretin ne olabileceği araştırılmalı,

ayrıca Türkiye İstatistik Kurumunun resmi internet sitesindeki "kazanç bilgisi sorgulama" kısmından da faydalanılabileceği göz önüne alınarak emsal ücret araştırması yapılmalı, bu araştırma sonucunda elde edilen verilerle, tüm deliller birlikte değerlendirilerek bir sonuca gidilmelidir. ..." ( Bkz. Dairemizin 15.03.2022 tarihli ve 2021/13293 Esas, 2022/3412 Karar sayılı. 15.02.2022 tarihli ve 2022/1004 Esas, 2022/1761 Karar sayılı.

18.01.2022 tarihli ve 2021/12188 Esas, 2022/522 Karar sayılı kararlarında ücret miktarının ispatına yönelik ilkelere yer verilmiştir.)

3. Dairemizin 16.03.2022 tarihli ve 2022/2056 Esas, 2022/3490 Karar sayılı kararının fazla çalışmanın ispatına yönelik bölümü şöyledir:

"...Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.

Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.

İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille yapılabilir. Bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda, işçinin bordroda belirtilenden daha fazla çalışmayı yazılı belge ile kanıtlaması gerekir.

İşçiye bordro imzalatılmadığı halde, fazla çalışma ücreti tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda ise işçinin ihtirazi kayıt ileri sürmesi beklenemeyeceğinden, ödenenin üzerinde fazla çalışma yapıldığının her türlü delil ile ispatı mümkündür..."

4. Dairemizin 14.06.2021 tarihli ve 2020/8185 Esas, 2021/10188 Karar sayılı kararında fazla çalışmanın ispatına yönelik tanık beyanları şu şekilde değerlendirilmiştir. "...Fazla çalışmanın yazılı delil ya da tanıkla ispatı imkân dâhilindedir. İşyerinde çalışma düzenini bilmeyen ve bilmesi mümkün olmayan tanıkların anlatımlarına değer verilemez. Bunun gibi tanıkların soyut beyanları da ispat açısından yeterli değildir. Tanık beyanlarının soyutluktan uzak, günlük çalışma süresinin başlangıç ve bitiş saatleri ile ara dinlenmesi konusunda net ve kesin olması gerekir. ..."

3. Değerlendirme

1.Yukarıdaki paragraflarda özetlenen İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi gerekçeleri, ilgili hukuk bölümünde açıklanan mevzuat ve Dairemizin yerleşik hâle gelen ilkeleri, davacı tanıklarının ücretin bankaya yattığı yönündeki beyanları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacının aylık ücret miktarının daha fazla olduğu yönündeki temyiz itirazı yerinde bulunmamıştır.

2. Diğer yandan her dava dosyasının kendi içindeki delil durumuna göre değerlendirilmesi gerekmektedir. Fazla çalışma yapıldığının ispat yükü davacı üzerindedir. Dosya kapsamındaki hesaplamaya elverişli olmayan, soyut ve genel nitelikteki tanık beyanı karşısında bu iddianın ispatlanamadığı anlaşılmakta olup fazla çalışma alacağı talebinin reddinde isabetsizlik bulunmadığı değerlendirilmiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; 1.Bölge Adliye Mahkemesince verilen 25.03.2022 tarihli ek kararın BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,

2.Bölge Adliye Mahkemesince verilen asıl karara gelince; Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

30.05.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2022/5439, K. 2022/6730, 30 Mayıs 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
  8. B. İstinaf Sebepleri
  9. C. Gerekçe ve Sonuç
  10. V. Temyiz
  11. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  12. B. Temyiz Sebepleri
  13. C. Gerekçe
  14. VI. Karar
  15. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
9. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/5439
Karar No
2022/6730
Tarih
30 Mayıs 2022

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2022/5440 K.2022/6061
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2022/5441 K.2022/6381
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2022/5441 K.2022/7921
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2022/5443 K.2022/6092
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2022/5444 K.2022/6232
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2022/5444 K.2022/6113

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.