İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /9. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 9. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2022/8268 K.2022/11089

Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Esas2022/8268Karar2022/11089Tarih4 Ekim 2022Okuma7 dk · 1.442 kelime

KÜNYE

9. Hukuk Dairesi 2022/8268 E., 2022/11089 K.·Bölge Adliye İlk Derece

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
4 Ekim 2022
Mahkemesi
Kayseri 7. Hukuk Dairesi
Dava türü
ALACAK
Mahkemesi
Kayseri 3. ... Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.442 kelime·7 dk okuma·12 bölüm

Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

1.Davacı vekili asıl davada dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı işyerinde 2011 yılı Haziran ayından 31.03.2018 tarihine kadar temizlik işçisi olarak 3.325,00 TL brüt ücretle çalıştığını, ... sözleşmesini emeklilik nedeniyle haklı fesihle sonlandırdığını, davacıya bir kısım tazminat ödemelerinin yapıldığını, davacının sendika üyesi olduğunu ancak ücretinin sendikalı işçilerin seviyesine getirilmediğini, toplu ... sözleşmesinden kaynaklanan alacaklarının ödenmediğini, fazla çalışma yapmasına rağmen kanundan ... alacaklarının ödenmediğini iddia ederek kıdem tazminatı farkı, yıllık ücretli izin alacağı, fazla çalışma ücreti,

ulusal ... ve genel tatil ücreti, asgari geçim indirimi, ilave tediye, ücret farkı, aile yardımı, çocuk yardımı, yemek yardımı, yol yardımı, giyim yardımı, ek gıda yardımı, yakacak yardımı, pazar çalışması, ek gıda yardımı, bilet yardımı, temizlik yardımı, eğitim yardımı, ... yardımı ve ücret yardımı alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

2. Davacı vekili birleşen davada dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı işyerinde 2011 yılı Haziran ayında çalışmaya başladığını, 31.03.2018 tarihine kadar aralıksız çalıştığını, ... sözleşmesini emeklilik nedeniyle sonlandırdığını, ödenmeyen alacakları için dava açtığını, asıl dava dosyasına ibraz olunan bilirkişi raporunda alacaklarının tespit edildiğini, ancak ikinci kez ıslah talebinde bulanamayacağı için yeniden birleştirme talebi ile dava ikamesi zorunda kaldığını belirterek asıl davada aldırılan bilirkişi raporunda belirlenen tutarlarda yıllık ücretli izin, hafta tatili ücreti, çocuk yardımı, ulusal ... ve genel tatil, giyim yardımı, aile yardımı, yakacak yardımı, ek gıda yardımı, pazar mesaisi alacaklarının hüküm altına alınmasını talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı def'inde bulunduklarını, husumet itirazlarının olduğunu, davacının Belediyeden hizmet alım işi üstlenen firmalarda firma işçisi olarak çalıştığını, dolayısıyla ihbar olunan Şirketlerin işçisi olduğunu, davaya konu taleplerin muhatabının diğer ihbar olunan Şirketler olduğunu ve davacının fazla çalışma yapmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile;

"...Davacının 02/12/2013 tarihinde Hizmet-... sendikasına üye olduğu görüldü.

Tüm dosya kapsamı incelendiğinde; davacının davalı asıl işveren olan Belediye'de değişen alt işverenlerin işçisi olarak temizlik işlerinde çalıştığı, davalı ile taşeron şirketler arasındaki asıl işveren-alt işveren ilişkisinin muvazaaya dayanmadığı, dolayısıyla davalının alt işveren olan taşeron şirketlerin işçisi olarak sendika ile taşeron şirketler arasında yapılan TİS'lere tabi olduğu, hesaplanan işçilik alacaklarından asıl işveren olan davalı Belediye'nin de sorumlu olduğu,

..." gerekçesiyle asıl davanın ve birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ve bilirkişi raporu ile hesaplanan alacaklar hüküm altına alınmıştır.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

1.Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, muvazaa konusundaki kabulün eksik incelemeye dayalı olduğunu, tanıkların yeniden dinlenmeleri gerektiğini, belediyelerin bir kısım işleri alt işverenlere devretme yetkisi bulunmasının alt işveren asıl işveren ilişkisinde muvazaanın varlığının araştırılmasına engel teşkil etmediğini, salt işçi teminine yönelik bir ... ilişkisinin bulunduğu durumlarda muvazaanın kabulü ile işçinin asıl işveren işçisi gibi kabul edilerek işçilik alacaklarının hesaplanması gerektiğini,

davacı işçi ve onun gibi çalışan birçok işçi ilk işe girerken davalı Belediye tarafından işe alınmış olmasına rağmen alt işveren şirketler bünyesinde çalışıyor gibi gösterildiklerini, ancak alt işveren şirketlerin değişmesine rağmen işçilerin aynı işi yapmaya devam ettiğini ve şirketin ihale süresi dolduktan sonra da hizmet ilişkisinin sürdüğünü, konunun emsal yargı karaları ile de değerlendirilip muvazaa olgusunun sübut bulduğu,

Mahkemenin redde ilişkin karar gerekçesinin yetersiz olduğunu, otobüs şoförü olarak çalıştırılan işçilerle diğer işçiler arasında bir ayırım gözetildiğine dair herhangi bir yargı kararı bulunmadığını, bilirkişinin alacakları eksik hesapladığını, muvazaa iddialarının kabulü gerektiğini, müvekkilinin asıl işveren Belediyenin işçisi olduğunu, muvazaalı olarak alt işveren işçisi olarak gösterildiğini, ret vekâlet ücretinin de hatalı hesaplandığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasını ve tüm talepleri yönünden tam kabul kararı verilmesini talep etmiştir.

2. Davalı Belediye vekili istinaf başvuru dilekçesinde; davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, dava konusu yapılan alacakların zamanaşımına uğradığını, davacının müvekkili Belediyeden ihale ile ... alan şirketler nezdinde bu şirketlerin işçisi olarak çalıştığını, bu nedenle dava konusu yapılan alacaklardan sorumlu olmadıklarını, söz konusu alt işveren Şirketlerle yapılan sözleşmelerde muvazaa bulunmadığını, davalı Kuruma husumet yöneltilemeyeceğini, davacının kıdem tazminatı almaya hak kazanmadığını, sair alacak kalemlerinin ise ispat edilemediğini ileri sürerek davanın reddi gerektiğini belirtip İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile;

"...Somut olayda; davacı 09.05.2001 - ....07.2018 tarihleri arasında değişik alt işverenler nezdinde ve sulh sözleşmesi - taahhütnamede imzalayarak 375 sayılı KHK'nın geçici 24. Maddesi uyarınca kadroya alınarak en son davalı belediyenin şirketinde çalışmıştır. Davacı malulen aylık şartlarını Kurumdan aldığı belge ile taşıdığını belirterek ... sözleşmesini ....07.2018 tarihi itibariyle fesih etmiş ve davacıya 19.300,78 TL kıdem tazminatı ödenmiştir.

Yukarıda bahsi geçen içtihat uyarınca kadroya geçmeden önceki çalışmalardan sulh sözleşmesi uyarınca davalı belediyenin sorumluluğu yoktur. Davalı belediye kadroya geçişten sonra, yalnızca kendi nezdinde geçen çalışma süresi ile sorumlu olduğundan tüm çalışma süresi boyunca asıl - alt işveren arasındaki ilişkinin muvazaalı olduğuna ve diğer yönlere ilişkin istinaf sebeplerinin incelenmesine gerek bulunmamaktadır. Bu durumda davacının talebinin belediye şirketi nezdinde kadroya geçiş öncesi olan 31.03.2018 tarihine kadar olan çalışma süresi olduğu için asıl işveren belediyeye karşı açılan davanın reddine karar verilmesi gerekirken, aksi kabul yerinde olmadığından ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak davanın reddine karar verilmiştir.

... bu davada ve 08.01.2020 tarihinde açılan birleşen davada 31.03.2018 tarihine kadar davacının çalıştığı belirtilmiştir. Yine yargılama sırasında davacının ....07.2018 tarihine kadar çalışmasına rağmen sevhen 31.03.2018 tarihine kadar çalıştığını ifade ettiklerine yönelik beyan yoktur. Bu durumda taleplerin 31.03.2018 tarihine kadar değerlendirilmesi yerinde görülmüştür.

..." gerekçeleriyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353 ncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (2) nci alt bendi uyarınca, kararın kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle asıl ve birleşen davanın ayrı ayrı reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde; müvekkilinin muvazaalı şekilde alt işveren işçisi olarak gösterildiği iddiası ispatlanmasına karşın Mahkemece muvazaa iddiasının kabul edilmemesi ihtimaline göre yapılan hesaplama doğrultusunda karar verilmesinin yerinde olmadığını, asıl işveren alt işveren ilişkisi muvazaalı olup davacının baştan itibaren davalı Belediyenin işçisi sayılarak işlem görmesi gerektiğini, muvazaa iddiaları reddedilmesine rağmen bu yönde herhangi bir gerekçeye de yer verilmediğini, Yargıtay nezdinde esas alınan hususun davacının hangi işte çalıştığı değil, muvazaanın var olup olmadığının araştırılması olduğunu,

bu tip dosyalarda davacıların temizlik işçisi, ... ve bahçe işçisi, büro işçisi veya şoför olmasının da tek başına muvazaanın delili mahiyetinde olmadığını, dolayısıyla yalnızca otobüs şoförleri yönünden muvazaa ihtimaline göre karar verileceği düşüncesinin herhangi bir hukuki dayanağı olmadığı gibi hukuk düzenine de aykırı bir düşünce olacağını, bu şekilde ayrım yapmanın eşitlik ilkesine de aykırılık teşkil edeceğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunun da kanuna ve usule aykırı olduğunu, müvekkilinin tüm dosya kapsamı ve toplu ... sözleşmeleri gereği alacaklara hak kazandığını,

696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kadroya geçen işçilere imzalatılan sulh sözleşmesinin şarta bağlı feragat mahiyetinde olduğundan geçersiz olduğunu, aynı işyerinde çalışmaya devam eden bir işçinin önceki haklarından feragat etmesinin de hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, dolayısıyla hukuki geçerliliği bulunmayan bu sözleşmenin dikkate alınması mümkün olmadığını, müvekkilinin emekli olmadan yalnızca 4 ay önce haklarından feragat edeceğinin düşünülemeyeceğini, iradesinin sakatlandığını, dosyaya sunulan bir sulh sözleşmesi de bulunmadığını,

Mahkeme kararının bu yönüyle de yerinde olmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, davalı İdare ile ihbar olunan Şirketler arasındaki asıl işveren alt işveren ilişkisinin muvazaalı olup olmadığı, buna göre davacının davalı Belediyenin işçisi olarak kabul edilmesi hâlinde ilave tediye ile birlikte dava konusu alacaklara hak kazanıp kazanmadığı noktalarında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk

6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 4857 sayılı Kanun'un ilgili hükümleri.

3. Değerlendirme

1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

SONUÇ / HÜKÜM

Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 04.10.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2022/8268, K. 2022/11089, 4 Ekim 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
  8. B. İstinaf Sebepleri
  9. C. Gerekçe ve Sonuç
  10. V. Temyiz
  11. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  12. B. Temyiz Sebepleri
  13. C. Gerekçe
  14. VI. Karar
  15. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
9. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/8268
Karar No
2022/11089
Tarih
4 Ekim 2022

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2022/8270 K.2022/16992
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2022/8270 K.2022/7709
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2022/8271 K.2022/11808
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2022/8271 K.2022/8230
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2022/8271 K.2022/16582
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2022/8272 K.2022/11040

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.