İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /9. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 9. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2022/8380 K.2022/9722

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraf vekillerince istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hâkimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi,…

Esas2022/8380Karar2022/9722Tarih19 Eylül 2022Okuma6 dk · 1.291 kelime

KÜNYE

9. Hukuk Dairesi 2022/8380 E., 2022/9722 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
19 Eylül 2022
Mahkemesi
... Mahkemesi
Dava türü
ALACAK
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.291 kelime·6 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraf vekillerince istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hâkimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

YARGITAY KARARI

Davacı İsteminin Özeti: Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının davalıya ait işyerinde 01.11.2006 tarihinden 18.01.2013 tarihine kadar kesintisiz şekilde Saha Operasyon Bölge Müdürü olarak resmî ve dinî bayramlar ile genel tatil günlerinde fazla çalışma da yapmak suretiyle çalıştığını ve ... sözleşmesinin davacı tarafından onayı alınmadan görev yerinin değiştirilmesi ve işyerindeki statüsü düşürülerek ücret ve diğer özlük haklarının kötüleştirilmesi nedeniyle haklı sebeple feshedildiğini ileri sürerek kıdem tazminatı, fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı Cevabının Özeti: Davalı vekili, davacının alacaklarının zamanaşımına uğradığını, yetki itirazında bulunduklarını, davacı tarafından gerçekleştirilen feshin haklı sebebe dayanmadığını, davacının çalışma saatlerini kendisi belirlediğinden fazla çalışma ücretine, genel tatil ve bayram tatili ücreti ile hafta tatili ücretine hak kazanmasının mümkün olmadığını ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir.

Mahkeme Kararının Özeti:

... 5. ... Mahkemesinin 01.10.2013 tarihli ve 2013/671 Esas, 2013/552 Karar sayılı kararı ile davacının çalıştığı işyerinin ...’de bulunduğu, davalı Şirket merkezinin de ...’da olduğu; bu sebeple mahkemenin yetkili olmadığı, davacının fiilen çalıştığı ...'deki ... mahkemelerinin yetkili olduğu gerekçesiyle mahkemenin yetkisizliğine ve kararın kesinleşmesinden itibaren süresi içerisinde başvuruda bulunulması hâlinde dava dosyasının yetkili ve görevli ... ... Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

Kararın davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 22. Hukuk Dairesinin 02.12.2013 tarihli ve 2013/34879 Esas, 2013/27626 Karar sayılı kararı ile davacının son görev yerinin tereddüte yer bırakmayacak şekilde belirlenmesi gerektiği gerekçesi ile söz konusu Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Bozma sonrası yapılan yargılamada, ... ... Mahkemesinin 05.02.2014 tarihli ve 2013/874 Esas, 2014/39 Karar sayılı kararı ile dosya kapsamında yer alan belgelere göre davacının son görev yeri olan ...’de fiilen göreve başladığı, yaklaşık 3 ay çalıştığı, yetki durumunun tespiti yönünde eksik araştırmanın bulunmadığı gerekçesiyle Yargıtay (Kapatılan) 22. Hukuk Dairesinin 02.12.2013 tarihli ve ... Karar sayılı kararına direnilmesine karar verilmiştir.

Direnme kararının davacı tarafça temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 08.02.2017 tarihli ve .... Karar sayılı ilâmı ile davacı işçinin görevlendirildiği ...’deki işyerinde görevine başlayıp başlamadığı hususunun açıklığa kavuşmadığı, dolayısıyla davacının son defa çalıştığı işyerinin nerede olduğu konusunda taraflar arasındaki ihtilafın çözümlenmemiş olduğu,

oysaki davalı işverenin ikametgâhının bulunduğu yer mahkemesinin yanında davacı işçinin son defa çalıştığı işyerinin bulunduğu yer mahkemesinin de yetkili olduğu ve bu iki mahkemenin hangisinde dava açılacağı hususunda tercih hakkının davacıya ait olduğu hususunun gözetilmesi gerektiği, Hukuk Genel Kurulunca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, eksik araştırma ve hatalı kabulle önceki kararda direnilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğu gerekçesiyle direnme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Bozma sonrası yapılan yargılamada, davacı vekilinden seçimlik hakkı sorulmuş olup seçimlik hakkın ... ... Mahkemeleri olarak kullanılması sebebiyle ... . ... Mahkemesinin 09.11.2017 tarihli ve ... Karar sayılı kararı ile mahkemenin yetkisizliğine, kararın kesinleşmesinden itibaren süresi içerisinde başvuruda bulunulması hâlinde dava dosyasının yetkili ve görevli ... ... Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

Söz konusu kararın davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine de, Yargıtay (Kapatılan) 22. Hukuk Dairesinin 2017/46679 Esas, 2018/489 Karar sayılı kararı ile Hukuk Genel Kurulu tarafından yapılan bozmada seçimlik hakkın işçiye ait olduğu açıkça belirtilmesine ve yetkili mahkeme konusunda işçi vekili tarafından seçimlik hakkın ... ... Mahkemeleri yönünde kullanılması üzerine Mahkemece ... ... Mahkemesine yetkisizlik kararı verilmesine rağmen, ... ... Mahkemelerinin yetki olduğu iddiasıyla hükmü temyiz eden davalının temyizinin kötüniyetli olduğu gerekçesiyle ... 5. ... Mahkemesinin 09.11.2017 tarihli ve 2017/268 Esas, 2017/562 Karar sayılı kararının onanmasına ve davalı tarafın 3.000,00 TL disiplin para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

Yetkili ... ... Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının istifa etmek suretiyle işten ayrıldığı, kıdem tazminatına hak kazanamadığı, dinî ve millî bayramlar ile hafta tatillerinde çalıştırıldığı hususlarını ispatlayamadığı, ancak davacının ödenmeyen fazla çalışmalarının mevcut olduğu gerekçesi ile, kıdem tazminatı, hafta tatili ücreti ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının reddine; fazla çalışma ücreti alacağının ise kabulüne karar verilmiştir.

Temyiz: Karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.

Gerekçe: 1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle, kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davacının tüm, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.

2-Taraflar arasında davacının fazla çalışma ücretine hak kazanıp kazanmadığı hususunda uyuşmazlık bulunmaktadır.

İşyerinde üst düzey yönetici konumda çalışan işçi, görev ve sorumluluklarının gerektirdiği ücretinin ödenmesi durumunda, ayrıca fazla çalışma ücretine hak kazanamaz. Bununla birlikte üst düzey yönetici konumunda olan işçiye, aynı yerde görev ve talimat veren bir başka yönetici ya da şirket ortağı bulunması halinde, işçinin çalışma gün ve saatlerini kendisinin belirlediğinden söz edilemeyeceğinden, yasal sınırlamaları aşan çalışmalar için fazla çalışma ücreti talep hakkı doğar.

O halde üst düzey yönetici bakımından şirketin yöneticisi veya yönetim kurulu üyesi tarafından fazla çalışma yapması yönünde bir talimatın verilip verilmediğinin araştırılması gerekir.

İşyerinde yüksek ücret alarak görev yapan üst düzey yöneticiye işveren tarafından fazla çalışma yapması yönünde açık bir talimat verilmemişse, görevinin gereği gibi yerine getirilmesi noktasında kendisinin belirlediği çalışma saatleri sebebiyle fazla çalışma ücreti talep edemeyeceği kabul edilmelidir.

Somut olayda, davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkilinin bölge müdürü olması sebebiyle çalışma saatlerinin düzensiz olduğunu, gün içinde çalıştığı bölgede uzun süre seyahat etmek zorunda kaldığını, haftada 15 saatten fazla çalışma yaptığını beyan etmiştir.

Davalı ise davacının bölgelere yapacağı ziyaretlerin gün ve saatlerini kendisinin belirlediğini, ziyaret saatleri dışında mesai saatleri içeresinde de davacının nerede olduğunun, ne yaptığının Şirketçe denetlenemediğini savunmuştur.

Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda husumetli tanık O.G'nin beyanı esas alınmak suretiyle, davacının haftanın üç günü 08.00-19.00 saatleri arasında çalıştığı, 1 saat ara dinlenme kullandığı; haftanın iki günü 08.00-22.00 saatleri arasında çalıştığı, 1 saat ara dinlenme kullandığı, ayda iki cumartesi de 08.00-19.00 saatleri arasında çalıştığı, 1 saat ara dinlenme kullandığı, böylece haftalık toplam 16 saat fazla çalışma yaptığı kabul edilerek davacının hak kazandığı fazla çalışma ücreti alacağı hesaplanmıştır.

Ancak davacının saha operasyon bölge müdürü olduğu dava dilekçesinde de ifade edilmiş olup bu hususta herhangi bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Davacının çalışma süresinin büyük kısmını kendisine tahsis edilen araç ile mobil olarak geçirdiği, görevinin gereği gibi yerine getirilmesi noktasında kendisinin belirlediği çalışma saatlerine tâbi olduğu olduğu dosya kapsamı ile sabittir.

Bu hâlde bulunduğu bölgede üst düzey yönetici olan davacının fazla çalışma ücreti talebinin kabulü hatalı olmuştur.

Kaldı ki Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda yalnızca husumetli davacı tanığının beyanı dikkate alınmış olup; diğer davacı tanığı N. H. davacının haftanın 5 günü 08.00-17.00 saatleri arasında çalıştığını beyan etmiştir. Husumetli tanığın anlatımı ile tanık N.H.'nin anlatımının birbiri ile örtüşmediği açıktır. Bu hâlde salt husumetli tanık anlatımına itibar edilerek sonuca gidilmesi de yerinde değildir.

3. Öte yandan; her ne kadar Mahkemece, “… davalı işveren tarafından yapılan görev değişikliğinin davacı işçi tarafından yazılı olarak onaylandığı, işçi tarafından bunun kabul edilerek yeni görevinde 3 ay kadar çalıştıktan sonra, esaslı değişiklik gerekçesiyle yaptığı feshin, istifasına haklı fesih kılıfı uydurma çabası olduğu kabul edildiğinden davacının kıdem tazminatına hak kazanamadığı…” gerekçesiyle kıdem tazminatı talebinin reddine karar verilmiş ise de; davacının ... ilinde 3 ay çalışmadığı hususu davalı tarafından davacıya keşide edilmiş 19.08.2013 tarihli ihtarname içeriği ile sabittir.

Ancak dosyada yer alan 27.10.2012 tarihli belgede, davacının 01.11.2012 tarihi itibarıyla satış şefi pozisyonunda ... iline yapılan görevlendirmeyi kabul ettiğine ilişkin imzalı onayı bulunmaktadır. Davacı tarafça şifahi olarak yetkililerle konuşularak tayin işleminin askıya alındığı iddia edilmiş olup; dosya kapsamında yer alan mail içeriğinden 1 Kasım itibari ile yapılacak olan görev ve bölge değişiminin 1 Ocak tarihine ertelendiği de anlaşılmaktadır.

Ancak mailin devamında işveren yetkilisi tarafından çalışanlara yeni görev yerlerindeki çalışmalarında başarı dilekleri iletilmiştir. Dolayısıyla söz konusu mail içeriğine göre işverenin tayin işlemini tamamen askıya aldığından ya da iptal ettiğinden söz etmek mümkün olmadığı gibi; bu husus başkaca bir delille de ispatlanmış değildir.

Davacının 27.10.2012 tarihli görevlendirmeye ilişkin belge altındaki imzalı kabul beyanı karşısında, artık çalışma koşullarında esaslı değişiklik sebebiyle ... sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğinden de söz etmek mümkün olmadığından Mahkemece kıdem tazminatı talebinin reddine karar verilmesinin bu değişik gerekçe ile yerinde olduğu sonucuna varılmıştır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde ilgililere iadesine, 19.09.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2022/8380, K. 2022/9722, 19 Eylül 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
9. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/8380
Karar No
2022/9722
Tarih
19 Eylül 2022

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2022/8381 K.2022/12600
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2022/8381 K.2022/8905
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2022/8382 K.2022/11541
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2022/8382 K.2022/10260
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2022/8382 K.2022/12601
  • Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2022/8382 K.2022/6982

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.