İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /9. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 9. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2023/19233 K.2024/2097

Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Esas2023/19233Karar2024/2097Tarih14 Şubat 2024Okuma10 dk · 1.927 kelime

KÜNYE

9. Hukuk Dairesi 2023/19233 E., 2024/2097 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
14 Şubat 2024
Mahkemesi
... Bölge Adliye Mahkemesi 51. Hukuk Dairesi
Sayısı
2021/1323 E., 2023/1205 K.
Karar
Davalı vekilinin istinaf başvurusunun reddi, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile davanın kısmen kabulü
İlk derece mahkemesi
... 30. ... Mahkemesi
Sayısı
2017/43 E., 2019/549 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.927 kelime·10 dk okuma·12 bölüm

Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddi, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı Şirketin Rusya’daki şantiyelerinde 05.03.2012-02.05.2014 ve 16.10.2014-22.12.2015 tarihleri arasında elektrik teknisyeni, ardından formen olarak çalıştığını, her iki ... sözleşmesinin de ... bitimi bahanesi ile sona erdirildiğini, davacının ücretinin en son net 2.250,00 USD olduğunu, barınacak yer, servis ve 3 öğün yemek ile vize bitimlerindeki ulaşım bedellerinin davalı tarafından karşılandığını, ücretin %15-20’si arasının Rusya’da avans olarak verildiğini, kalanının banka kanalı ile ödendiğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatları ile yıllık ücretli izin, fazla çalışma ücreti, ... ... ve genel tatil ücreti ve hafta tatili ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının davayı Rusya menşeli ... Constructıon adlı Şirkete karşı açmışken iken daha sonra taraf değişikliği talebinde bulunmak sureti ile davayı müvekkili Şirkete yönelttiğini, ... Constructıon ile müvekkili Şirket arasında yalnızca bir isim benzerliği söz konusu olup davanın müvekkili Şirkete yöneltilemeyeceğini, müvekkilinin adı geçen Şirket ile hiçbir bağının bulunmadığını, davacının müvekkili Şirkette çalışmadığını, bu nedenle davanın husumet yönünden ve esastan reddi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosya kapsamı ve davacı tanık beyanları dikkate alındığında davalının davacının işçilik alacaklarından sorumlu olduğu, bu nedenle davalının husumet itirazının yerinde olmadığı, ... sözleşmesinin işverence haklı nedenle feshedildiğinin ispat edilemediği, davacının kullanılmayan yıllık izin alacağı ve tanık beyanlarına göre karşılığı ödenmeyen fazla çalışma, hafta tatili ve ... ... ve genel tatil ücreti alacaklarının bulunduğu gerekçesiyle bilirkişi raporuna itibar edilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.

B. İstinaf Sebepleri

1. Davacı vekili; davanın fazla çalışma ücreti alacağı ile ... ... ve genel tatil ücreti alacağı yönünden belirsiz alacak davası olarak açıldığını, dava konusu alacaklara dava tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerektiğini, fazla çalışma ücreti, ... ... ve genel tatil günleri ücreti ve hafta tatili ücreti alacaklarından %30 oranında indirim yapılmasının hatalı olduğunu, ayrıca diğer işçilik alacaklarına da dava tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerektiğini belirterek istinaf yoluna başvurmuştur.

2. Davalı vekili; müvekkili Şirket ile ... ... arasında organik bağ bulunmadığını, davalının çalıştığını iddia ettiği Şirketin yetkilisi ile müvekkili Şirket yetkilisinin aynı kişi olmadığını, bir an için her iki Şirket yetkilisi aynı olsa dahi bu durumun iki Şirket arasında organik bağ bulunduğunu göstermediğini, davacının çalıştığını iddia ettiği inşaatların ... ... adlı Şirkete ait olduğunun öğrenildiğini, müvekkili Şirketin Rusya'da herhangi bir çalışması olmadığı gibi Krasnador ve Dimitrov'da şantiyelerinin de bulunmadığını, davanın pasif husumet nedeniyle reddi gerekirken aksi yönde hüküm verilmesinin hatalı olduğunu,

davacının davalı Şirkette çalışıp çalışmadığı dahi tespit edilmeyen tanıklarının beyanına göre hüküm tesis edilmesinin ... yargılanma hakkına açıkça aykırı olduğunu, davaya bakmaya yetkili ve görevli mahkemenin Rusya mahkemeleri, ihtilafa uygulanacak hukukun Rusya hukuku olduğunu, davacının taraf değişikliği yapmasının mümkün olmadığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla alacağın yabancı para cinsinden hüküm altına alınmasının 4857 ... ... Kanunu'na (4857 ...

Kanun) aykırı olduğunu, varsa işçilik alacaklarının ... lirası olarak hüküm altına alınması gerektiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunda yapılan hesaplama şeklinin de hatalı olduğunu, işçilik alacağı hesaplanırken USD cinsinden talep edilen ücretin önce ... lirasına çevrilip hesaplama yapıldıktan sonra çıkan sonucun tekrar USD'ye çevrilmesinin hatalı olduğunu, fazla çalışma hesaplamasında tahakkuk ettiği tarihteki kurun dikkate alınması gerekirken davacının ... sözleşmesinin son bulduğu tarihteki kurun esas alınmasının doğru olmadığını belirterek istinaf yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının fazla çalışma ücreti ve ... ... ve genel tatil ücreti alacakları yönünden davasını belirsiz alacak davası olarak açtığı dikkate alındığında faiz başlangıcına yönelik istinaf itirazının yerinde olduğu; ancak diğer istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı, dosyada mevcut ticaret sicil kayıtlarında davalı Şirket yetkilisi olan ...'nin, ... ...

Şirketinin de yetkilisi olduğunun dosyaya sunulan internet bilgilerinden anlaşıldığı, davacı tanıklarının davacının yurt dışında ... ... aslı Şirketin işyerinde çalıştığı, bu yerin ...'ye ait olduğu, Rusya'daki işyerinin isminin ... ... olduğu, ...'deki işyerinin ise ... İnşaat Sanayi Lojistik ve Dış Ticaret AŞ (... İnşaat AŞ) olduğu yönündeki beyanları karşısında davalı ile ... ... arasında organik bağ bulunduğu, emsal mahiyetteki ...

Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesinin 28.....2022 tarihli ve 2019/1625 Esas, 2022/985 Karar ... kararı ile söz konusu kararın onanmasına ilişkin Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin ....12.2022 tarihli ve 2022/14075 Esas, 2022/16043 Karar ... kararı uyarınca uyuşmazlığa ... hukukunun uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddi,

davacı vekilinin istinaf başvurusunun fazla çalışma ve ... ... ve genel tatil ücreti alacaklarına yürütülen faizin başlangıç tarihi yönünden kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili; istinaf yoluna başvuru sebeplerini tekrar ederek temyiz yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalı Şirket yönünden davanın husumet yönünden reddi gerekip gerekmediği, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk, hüküm altına alınan alacakların ispat ve hesaplanmasına ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 1. 6100 ... Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 ... Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 371 inci maddesi.

2. 5718 ... Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkındaki Kanun'un (5718 ... Kanun) 24 ve 27 nci maddeleri, 4857 ... ... Kanunu'nun 2, 17, 41, 44, 46, 53, 59 uncu maddeleri ile aynı Kanun'un 120 nci maddesinin atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1475 ... ... Kanunun 14 üncü maddesi.

3. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 22.09.2021 tarihli ve 2017/(22)9-3109 Esas, 2021/1075 Karar ... kararında organik bağ kavramı şu şekilde açıklanmıştır: "...

Tüzel kişilik perdesinin çapraz aralanmasına benzeyen bir başka kavram organik bağ kavramıdır. Tüzel kişilik perdesinin aralanmasında olduğu gibi organik bağ kavramında da bir tüzel kişinin borçlarından bir başka tüzel kişinin sorumluluğuna gidilmektedir. Bu hâliyle organik bağ kavramının da kaynağını TMK’nin 2. maddesinde yer alan dürüstlük kuralı ve hakkın kötüye kullanılması yasağı oluşturmaktadır (Öztek/Memiş, s. 210).

Ancak organik bağ kavramı, tüzel kişilik perdesinin aralanmasına göre daha geniş bir anlama sahip olsa da organik bağın varlığı, ... başına tüzel kişilik perdesinin aralanmasını gerektirmemektedir.

Başka bir deyişle şirketler arasında organik bağ tespit edilse dâhi tüzel kişilik perdesinin aralanması ve alacağın perdenin arkasındakinden de istenebilmesi için sırf alacaklıdan mal kaçırmak ve onu zarara uğratmak amacıyla kötü niyetli işlemler yapıldığının da somut verilerle ispatlanması gerekmektedir.

Şirketler arasında ortakların akraba olması ... başına organik bağ veya tüzel kişilik perdesinin kaldırılması için yeterli değildir veya şirketlerin aynı faaliyeti yürütüyor olması organik bağ için yeterli değildir (Baycık, G.: İşverenin Tespitinde Birlikte İstihdam ve Tüzel Kişilik Perdesinin Kaldırılması Kurumları, ... Uyuşmazlıklarında Yargıtay ve Bölge Adliye Mahkemeleri Kararları Değerlendirme Toplantısı (Seminer Bolu/Abant – ... Nisan 2019), ... İnşaat Sanayicileri İşveren Sendikası, ... 2019, s. 20).

Şirketler arasında organik bağ olup olmadığı; şirketlerin adreslerinin aynı olması, ortaklık yapılarının ve yönetim kurullarının benzer olması veya temsilcilerinin aynı olması, faaliyet alanları, hisse devirleri, muvazaalı işlemler gibi hususlar ve somut olayın özellikleri de gözetilerek tespit edilebilir.

Ancak tüzel kişilik perdesinin çapraz aralanmasında her iki şirketin faaliyet alanı, ortaklık yapısı, ortakları gibi konularda öyle büyük ve ... bir kesişme vardır ki; bu şirketlerle ... yapan kişiler nezdinde iktisadi bir bütünlük içerisinde ... bir şirketle ... yapılıyor algısı oluşmaktadır.

Ayrıca üçüncü kişiler nezdinde uyandırılan bu algı neticesinde, ticaret yaparken güçlü bir yapıya sahip görüntüsü oluşturularak, şirketlerden birinin borca batırılması ya da içinin boşaltılıp ... alanının diğerine kaydırılması işlemleri tipik bir hakkın kötüye kullanılması olarak değerlendirilmelidir.

..."

3. Değerlendirme 1. 5718 ... Kanun'un 24 üncü maddesinin birinci fıkrasına göre hukuk seçimi, taraflarca açıkça yapılabileceği gibi zımni olarak da yapılabilir. Yabancılık unsuru taşıyan bir ... sözleşmesinin varlığı karşısında, ... hukukuna göre açılmış bir davada davalı tarafça en geç cevap dilekçesi ile yabancı hukukun uygulanması gerektiği yönünde itirazda bulunulmaması yahut en geç ön inceleme duruşmasında tarafların hukuk seçimi konusunda anlaşmamış olmaları durumunda uyuşmazlığa uygulanacak olan hukukun ... hukuku olarak zımnen seçilmiş olduğunun kabulü gerekir. Buna göre somut uyuşmazlığa ... hukukunun uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır.

2. Taraflar arasında davalı ... İnşaat AŞ'ye husumet yöneltilip yöneltilemeyeceği noktasında uyuşmazlık bulunmaktadır.

3. Tüzel kişiler arasında sadece organik bağ bulunması, çalışma döneminin tamamına ilişkin alacaklardan işçinin çalışmış olduğu her bir tüzel kişinin müteselsilen sorumlu olması sonucunu doğurmaz. Zira sadece organik bağın varlığı tüzel kişilik perdesinin kaldırılması için yeterli değildir.

4. Grup şirketleri veya holdingler bünyesinde yer alan çalışmalar açısından; çalışma hayatında işçinin sigorta kayıtlarında yer alan işverenin dışında grubun başka şirketlerine hizmet verdiği, yine işçinin bilgisi dışında birbiri ile bağlantısı olan bu şirketler tarafından sürekli giriş çıkışlarının yapıldığı sıklıkla karşımıza çıkmaktadır.

Sadece şirketler arasında organik bağdan söz edilerek işçilik alacaklarından aralarında bağlantı bulunan işverenlerin birlikte sorumluluğuna gidilmesi veya birden fazla şirkette geçen çalışmalar için sadece bir şirketin sorumluluğunun yeterli görülmesi mümkün değildir. Belirtmek gerekir ki aynı gruba ait olan şirketlerin aralarında organik bağ bulunması olağandır.

İşçilik alacaklarının belirlenmesi noktasında, kural olarak aynı gruba ya da holdinge bağlı farklı tüzel kişiliği haiz şirketlerde geçen hizmetlerin birleştirilmesi mümkün olmaz.

Bu gibi durumlarda işçilik alacaklarının hesabında, hizmetlerin değerlendirilmesi ve işverenlerin sorumluluklarının belirlenmesi için şirketler/işverenler arasında işyeri devri, ... sözleşmesi devri, asıl işveren alt işveren ilişkisi veya birlikte istihdam olgularının bulunup bulunmadığının somut olarak belirlenmesi gerekir.

5. ... uyruklu kişilerin yabancı ülkelerde o ülke vatandaşları ya da şirketleriyle birlikte kurdukları şirketler aracılığıyla aldıkları işler kapsamında çalıştırdıkları ... işçilerinin alacaklarından yabancı kişinin şirketteki pay durumuna göre ... firmasının sorumluluğunun irdelenmesi gerekir. Yurt dışında kurulan firmanın hâkim ortağı ... firması ise yurt dışında bu işyerinde çalıştırılan işçiler yönünden hâkim ortağın sorumluluğuna gidilmesi mümkündür. Yabancı kişinin ortaklığı; gerçek bir ortaklık olmayıp o ülkede ... yapabilmek amacıyla salt bir formalitenin yerine getirilmesinden ibaret ise işçilik alacaklarına karşı tüzel kişilik perdesinin arkasına sığınmak hakkın kötüye kullanılması olarak değerlendirilebilir. Bu durumda ... firmasının sorumluluğu söz konusu olur.

6. Somut uyuşmazlıkta davacı vekili; davacının, davalı Şirketin yurt dışı şantiyelerinde aralarında fiilî ve organik bağ olan ... ... adlı Şirkete bağlı olarak çalıştığını, iki Şirketin yöneticisinin .... olduğunu ve aynı iştigal konusunda faaliyet gösterdiklerini ve davalı Şirket tarafından yurt dışına götürüldüğünü, bu nedenle davacının işçilik alacaklarından davalı ... İnşaat AŞ'nin sorumlu olduğunu ileri sürmüştür. Davalı ise davacının işvereninin dava dışı ... ... adlı Şirket olduğunu, davacı ile davalı Şirket arasında herhangi bir ... ilişkisi mevcut olmadığını, organik bağ bulunmadığını savunarak davanın husumet yönünden reddini istemiştir.

7. İlk Derece ve Bölge Adliye Mahkemelerince; davacının Rusya'da çalıştığı ... ... adlı Şirketin, davalı Şirket tarafından Rusya'da faaliyette bulunabilmek için kurulmuş bir Şirket olduğu, her iki Şirketin yöneticisinin aynı olduğu dikkate alındığında aralarında organik bağ bulunduğu gerekçesiyle davalı Şirket davacının alacaklarından sorumlu tutulmuştur. Ne var ki yapılan araştırma eksik olup hüküm kurmaya elverişli değildir.

8. Yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda; davalı Şirket ile ... ... adlı Şirketin kuruluşlarından bu yana kurucuları, ortakları, yöneticileri, faaliyet konuları, merkez ve şube adreslerini gösterir şekilde ticaret sicil kayıtları ilgili kurumlar aracılığıyla temin edilmeli, davalı Şirketin davacının yurt dışında çalıştığı ... ... adlı Şirketin hâkim ortağı olup olmadığı belirlenmeli, davalı Şirket ile ... ... adlı Şirket arasında işyeri devri, ... sözleşmesi devri,

asıl işveren alt işveren ilişkisi veya birlikte istihdam gibi davalı Şirketin işçilik alacaklarından hukuki sorumluluğunu gerektirir olguların bulunup bulunmadığı araştırılmalı, ... Bölge Adliye Mahkemesi 41. Hukuk Dairesinin 08.07.2021 tarihli ve 2019/1922 Esas, 2021/1367 Karar ... dosyasının onaylı örneği de dosya arasına alındıktan sonra sonucuna ve tüm dosya kapsamına göre bir karar verilmelidir.

Belirtilen hususlar üzerinde durulmadan eksik araştırma ile yazılı şekilde sonuca gidilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,

Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

14.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2023/19233, K. 2024/2097, 14 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
  8. B. İstinaf Sebepleri
  9. C. Gerekçe ve Sonuç
  10. V. Temyiz
  11. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  12. B. Temyiz Sebepleri
  13. C. Gerekçe
  14. VI. Karar
  15. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
9. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/19233
Karar No
2024/2097
Tarih
14 Şubat 2024

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2023/19235 K.2024/2100
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2023/19236 K.2024/1541
  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2023/19241 K.2024/2603
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2023/19242 K.2024/2099
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2023/19244 K.2024/3762
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2023/19248 K.2024/3231

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.