KÜNYE
9. Hukuk Dairesi 2023/19251 E., 2023/19113 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Aralık 2023
- İncelenen kararın mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2023/634 E., 2023/945 K.
- Dava tarihi
- 22.09.2014
- Karar
- Davanın kısmen kabulü
Karar Metni
1.165 kelime·6 dk okuma·13 bölüm
Taraflar arasında görülen alacak davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 22. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, kararın davalı Bakanlık vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece Mahkeme kararının ikinci kez bozulmasına karar verilmiş ve Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı asıl işveren Bakanlığa ait Eskişehir Devlet Hastanesinin temizlik işlerini yapmayı üstlenen diğer davalı alt işverene ait işyerinde 08.06.2000-20.08.2014 tarihleri arasında çalıştığını, davalı işverenler tarafından haksız bir şekilde müvekkilinin işine son verildiğini ileri sürerek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti, yıllık izin ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti, asgari geçim indirimi alacaklarının tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı Bakanlık vekili cevap dilekçesinde; davalı Bakanlığın işveren olmayıp ihale makamı olduğunu, davacı ile İdare arasında iş sözleşmesi bulunmadığını, talep edilen alacakların zamanaşımına uğradığını, davacı ile davacıyı çalıştıran Şirketler arasındaki iş sözleşmesinin belirli süreli iş sözleşmesi olduğunu, bu itibarla kıdem tazminatına hak kazanmasının söz konusu olmadığını, davacının günde on bir buçuk saat çalıştığı ve çalışma hayatı boyunca hiç izin kullanmadığı iddiasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
2. Davalı ... Oto. İnş. Tem. Tur. Taah. San. ve Tic. Ltd. Şti. (... Ltd.Şti.) vekili, davacının davalı Şirket bünyesindeki çalışmasının kıdem tazminatına hak kazanmak için yeterli olmadığını, ayrıca emeklilik sebebiyle iş sözleşmesi sona eren davacının ihbar tazminatı talep etme hakkının bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 29.12.2015 tarihli ve 2014/687 Esas, 2015/717 Karar sayılı kararıyla; iş sözleşmesinin davacı tarafça emeklilik nedeni ile feshedildiği, davacının kıdem tazminatına hak kazandığı, ihbar tazminatının koşullarının oluşmadığı, davacının çalıştığı dönemde hak ettiği 183 günlük iznin kullandırıldığı ya da ücretinin ödendiğinin davalı işverence ispatlanamadığı, davacının çalıştığı dönemde fazla çalışma yaptığı, ulusal bayram ve genel tatillerde çalıştığı, ancak karşılığının ödendiğinin davalı işverence ispatlanamadığı, davacının asgari geçim indirimi alacağı bulunduğu, davacının hafta tatili ücreti alacağı bulunmadığı,
davalı Şirketin devralanın sorumluluğu hükümleri gereğince talep olunan alacakların tamamından diğer davalı ile birlikte sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Birinci Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuşlardır.
2. Yargıtay (Kapatılan) 22. Hukuk Dairesinin 12.02.2019 tarihli ve 2016/5225 Esas, 2019/2983 Karar sayılı ilâmı ile; davacının günlük ve haftalık çalışma süresinin yazılı kayıtlara göre belirlenebilmesi hâlinde, kayıt bulunan dönemler yönünden denetime elverişli şekilde haftalık çalışma süresi ve haftalık fazla çalışma süresinin belirlenmesi ve buna göre fazla çalışma alacağının hesaplanması gerektiği, çalışma süresinin yazılı kayıtlara göre belirlenmesinin mümkün olmaması hâlinde ise tanık anlatımlarına göre sonuca gidilebileceği,
ancak bu hâlde tanıkların davacının çalışma düzenini bilen kişiler olmasına özen gösterilmesi ve fazla çalışmanın ispatı yönünden salt husumetli tanık anlatımlarına göre sonuca gidilemeyeceği hususu dikkat edilmesi gerektiği, ayrıca davacı tanıklarının anlatımları arasında çelişki bulunduğu,
söz konusu çelişkinin giderilmesi gerektiği, belirtilen ilke ve esasların ulusal bayram ve genel tatil ücretinin belirlenmesi noktasında da gözetilmesi gerektiği, Mahkemece her ne kadar bilirkişi raporunda belirlenen fazla çalışma ile ulusal bayram ve genel tatil ücretinden %40 oranında bir indirim yapılmış ise de fazla çalışma ile ulusal bayram genel tatil ücretinin sadece yazılı kayıtlara göre belirlenmesi hâlinde belirlenen alacaktan herhangi bir indirim yapılmasına gerek olmadığı,
yazılı kayıtlara göre belirlenememesi hâlinde ise tüm dosya kapsamı yeniden bir arada değerlendirilerek işçinin çalışma şekline, işin düzenlenmesine ve hesaplanan fazla çalışma ücreti miktarına göre uygun bir indirim yapılması gerektiği gerekçesiyle karar bozulmuştur.
B. Mahkemece Birinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 22.02.2023 tarihli ve 2019/440 Esas,2023/248 Karar sayılı kararıyla; Yargıtay bozma ilâmı doğrultusunda tanık N.E. ve ...D.'nin yeniden beyanları alındıktan sonra bozma ilâmı, taraf vekillerinin itirazları, dinlenen tanık beyanları ve dosya kapsamına uygun bilirkişi raporunun alındığı, davacının alacaklarının rapor doğrultusunda hüküm altına alındığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
C. İkinci Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Bakanlık vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizin 07.06.2023 tarihli ve 2023/9613 Esas, 2023/8718 Karar sayılı ilâmıyla; davacı tanıklarının beyanları, çelişkiyi gidermede yeterli olmadığı gibi işyerindeki vardiyalı çalışmada, hükme esas alınan bilirkişi raporunda kabul edildiği gibi davacının gece çalışması yapması hâlinde günlük 16 saat çalışma yapmış olacağı ve bu nedenle davacı tanıklarının dava dilekçesinde iddia edilen günlük çalışma süresini de doğrulamadıklarının anlaşıldığı,
bu hususun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 25 inci maddesinin birinci fıkrasına göre maddi vakıa ile bağlılık kuralına da aykırılık teşkil ettiği, bu itibarla davacının puantaj kayıtları olmayan dönem yönünden fazla çalışmayı ispat edemediği kabul edilerek Mahkemece, davacının fazla çalışma ücreti alacağının puantaj kayıtlarının olduğu dönem yönünden kabulüne, puantaj kayıtlarının olmadığı dönem yönünden ise iddia ispatlanamadığından reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle bozma kararı verilmiştir.
D. Mahkemece İkinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozma ilâmı doğrultusunda davacının fazla çalışma ücreti alacağının puantaj kayıtlarının olduğu dönem yönünden kabulüne ve puantaj kayıtlarına göre ispatlanan talebin kısmen kabulüne ve puantaj kayıtlarının olmadığı dönem yönünden ise iddia ispatlanamadığından reddine karar verildiği, bozma konusu yapılmayan hususlar yönünden ise yeniden bir inceleme yapılmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Bakanlık vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Bakanlık vekili temyiz dilekçesinde; Bakanlığın davacının alacaklarından sorumlu olmadığını, davacının belirsiz alacak davası açamayacağını, davacının kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ve işçilik alacaklarından yüklenici firmaların sorumlu olduğunu, davacının fazla çalışma alacağı talebinin ispatlanamadığından reddi gerektiğini belirterek Mahkeme kararının bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının fazla çalışma alacağının bozma doğrultusunda hüküm altına alınıp alınmadığına ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası. 2. 4857 sayılı İş Kanunu'nun 41 inci maddesi.
3. Değerlendirme
1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler temyiz edenin sıfatına göre kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2023/19251, K. 2023/19113, 7 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama