KÜNYE
9. Hukuk Dairesi 2023/20133 E., 2024/243 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Ocak 2024
- Mahkemesi
- ... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/740 E., 2023/1545 K.
- Karar
- Davanın usulden reddi
Karar Metni
1.213 kelime·6 dk okuma·14 bölüm
Taraflar arasında Erzincan 1. Asliye Hukuk (...) Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen tespit davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 03.11.1997 tarihinde Millî Savunma Bakanlığına bağlı işyerinde ikmalci kadrosunda işe başladığını, üç aylık deneme süresi sonunda işyerinde uygulanan 25. Dönem Toplu ...
Sözleşmesi uyarınca ücret derecesinin 10. derece olarak belirlendiğini, toplu ... sözleşmesinin 21 inci maddesine göre lise muadili teknik öğrenim veren okul mezunlarına bir ücret derecesi daha eklenmesi gerekirken ticaret meslek lisesi mezunu olan müvekkili için bu eklemenin yapılmadığını, müvekkilinin 07.....2004 tarihinde A.Ü. ... Fakültesi ...
Bölümünü bitirdiğini, toplu ... sözleşmesinin aynı maddesine göre 2005 yılının sonlarına doğru davalı işverene başvurduğunu, bu başvurunun da 1 yıllık sürenin aşıldığı gerekçesiyle reddedildiğini, 1 yıllık sürenin kanuna aykırı olduğunu beyan ederek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10. dereceden işe başlatılan müvekkiline 1 ücret derecesi daha verilmesi gerektiğinin tespitine, çalıştığı sırada lisans ve yüksek lisans eğitimini tamamlayan ve 03.03.2016 tarihinde çalıştığı işyerine terfi başvurusunda bulunan müvekkilinin ücret derecesinin;
toplu ... sözleşmesinin 48 inci maddesi gereğince talep dilekçesini takip eden ilk normal terfi döneminden itibaren 4 derece daha artırılarak şu an 23. ücret derecesinde olan müvekkilinin ücret derecesinin ilk taleplerine ilave 1 derece arttırılarak 28. ücret derecesi olduğunun tespitine, ücret derecesi toplu ... sözleşmesine göre olması gereken seviyeye çıkarılmayan müvekkilinin ücret derecesinin, üst okul bitirme sebebi ile terfi talep tarihi olan 03.03.2016 tarihinden sonra olması gereken seviyeye yükseltilerek,
bu tarihten başlamak üzere dava tarihine kadar eksik tahakkuk ettirilmiş olan fark ücret alacağının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı def'inde bulunarak davacının ikmalci olarak değil malzeme sevk ve tesellüm işçisi olarak işe alındığını, davacının mezun olduğu bölümün teknik bir bölüm olmaması nedeniyle davacı ile aynı tarihte işe kabul edilen endüstri teknik lisesi mezunlarına yönelik uygulamanın yerinde olduğunu, davacının 2004 yılında bir üst okuldan mezun olduktan sonra toplu ... sözleşmesi 48 inci maddesi uyarınca 1 yıl içerisinde başvurması gerekirken başvuru yapmadığını, toplu ... sözleşmesi hükümlerinin bağlayıcı olduğunu, hükümsüz sayılmasının olanaklı olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının tespit hükmü ile birlikte fark ücret alacağını talep ettiği, alacak davası yönünden arabuluculuk dava şartı gerçekleşmediğinden davanın tefrikine karar verilerek tespit davasına devam edildiği,
davacının işe kabul derecesinin tespitine yönelik talebinin reddi gerektiği, yüksek öğrenim nedeniyle derece ilerlemesi yapılması yönündeki talebi davalı işveren tarafından hak düşürücü süre geçirildiğinden bahisle kabul edilmemişse de davacının hak düşürücü süre nedeniyle değil, süresi içinde başvuru yapmadığı için ancak başvuru tarihinden ileriye doğru ücret derecesi artırımını talep edebileceği, başvuru tarihi olan 03.03.2016 tarihini takip eden ilk terfi derecesi alma tarihinin 29.03.2016 olacağı,
davacının lisans ve yüksek lisans diploması değerlendirilerek işyerinde uygulanan toplu ... sözleşmesi hükümlerine göre intibak işlemlerinin yapılması gerektiğinin tespitine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 01.....2022 tarihli ve 2019/4644 Esas, 2022/1070 Karar ... kararıyla.
Mahkeme kararının gerekçesinin yerinde olduğu gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun esastan reddine ancak davacının başvuru tarihini takip eden ilk terfi derecesi alma tarihinde lisans ve yüksek lisans diploması değerlendirilerek işyerinde uygulanan toplu ... sözleşmelerine göre intibak işlemlerinin yapılması şeklinde ücret derecesi belirtilmeden infazda tereddüt yaşanmasına neden olacak şekilde hüküm kurulmasının isabetli olmadığı gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davacının başvuru tarihi olan 03.03.2016 tarihini takip eden ilk
terfi dönemi olan 19.03.2016 tarihinden itibaren toplu ... sözleşmesinin 21 inci maddesi gereğince 4 derece alarak 26. ücret derecesine yükseltilmesinin ve bu durumda 19.03.2018 tarihi itibarıyla 27. ücret derecesinde olacağının tespitine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizin 21.12.2022 tarihli ve 2022/14650 Esas, 2022/17372 Karar ... ilâmıyla; davacının işe girerken ücretine esas derecesinin hatalı belirlenmesi nedeniyle, derecesinin tespitiyle bundan ... fark ücret alacağının hüküm altına alınmasını talep ettiği bir ... dava (alacak davası) söz konusu olduğu hâlde Mahkemece alacak davası ile birlikte tespit davasının da açıldığı kabul edilerek tefrik kararı verildiği, ancak alacak davası olarak açılan davada davacının ücretine esas derecesinin tespit edilecek olmasının iki ayrı dava açıldığı anlamına gelmeyeceği, resen tefrik kararı verilmesinin hatalı olduğu,
esasen eda davası açıldıktan sonra bu dava içinde yapılacak olan tespitin ayrı bir davaya konu edilmesi derdestlik dava şartı nedeniyle mümkün olmadığı gibi alacak davasına konu tespitin ayrı bir dava şeklinde açılmasında hukuki yararın varlığından da söz edilemeyeceği, zira söz konusu alacak davası içinde yapılacak olan tespitin, davanın sonuçlanması açısından çözümlenmesi gereken bir hukuki sorun olduğu, davacının usulüne uygun şekilde açtığı bir tespit davasının söz konusu olmadığı, kaldıki 6100 ...
Kanun’un 106 ncı maddesi uyarınca tespit davası açılabilmesi için güncel hukuki yararın varlığının şart olduğu, eda davası açılabilecek hâllerde güncel hukuki yararın varlığından söz edilemeyeceği, davacının bu tespite bağlı olarak alacak davası açtığına göre ayrı bir tespit davası açılmasında hukuki yarar olamayacağı, bu nedenle davanın 6100 ... Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 ...
Kanun) 106 ve 115 inci maddeleri uyarınca usulden reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilâmına uyularak davanın hukuki yarar dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz başvuru dilekçesinde; davanın önce alacak ve tespit davası olarak açıldığını, 26.10.2018 tarihli dilekçe ile fark ücret alacağına ilişkin talebi geri aldıklarını ve elde ... dava olarak tespit davasının kaldığını, hukuki yararının bulunduğunu, Bölge Adliye Mahkemesinin önceki kararına istinaden davalı yararına hükmedilen 5.100,00 TL vekâlet ücretinin davalıya ödendiğini, vekâlet ücreti yönünden ödeme nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği hâlde yeniden vekâlet ücreti takdirinin hatalı olduğunu ileri sürerek temyiz yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, tespit davası açılmasında hukuki yarar bulunup bulunmadığı ve vekâlet ücreti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 ... Kanun'un 106 ve 115 inci maddeleri, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin ilgili hükümleri.
3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 ... Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeple; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine ,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2023/20133, K. 2024/243, 10 Ocak 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama