İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /9. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 9. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2024/13293 K.2025/791

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan…

Esas2024/13293Karar2025/791Tarih22 Ocak 2025Okuma5 dk · 1.067 kelime

KÜNYE

9. Hukuk Dairesi 2024/13293 E., 2025/791 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
22 Ocak 2025
Mahkemesi
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
Sayısı
2024/1814 E., 2024/1880 K.
İlk derece mahkemesi
İzmir 17. İş Mahkemesi
Sayısı
2022/363 E., 2024/113 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.067 kelime·5 dk okuma·8 bölüm

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı Şirket bünyesinde 17.10.2019-07.09.2022 tarihleri arasında çalıştığını, davalının müvekkilinin iş sözleşmesini feshettikten bir gün sonra 08.09.2022 tarihinde ihtiyari arabuluculuk sürecine başvurduğunu, aynı gün tarafların katılımı ile arabuluculuk görüşmeleri gerçekleştirilerek davacıya 22.750,00 TL ödenmesi konusunda tarafların mutabık kaldığını, aynı görüşme içerisinde ve tutanakta anlaşma tutarının müvekkiline defaten nakit olarak ödendiğinin belirtildiğini,

davalı tarafın arabuluculuk görüşmelerinden önce müvekkilini kandırarak anlaşılacak tutarın ödemesinin işyerinde gerçekleşeceğini belirttiğini ve müvekkilinin, davalının bu söylemine kanarak ve durumu kabul ederek tutanağı imzaladığını, müvekkilinin 3 yıl boyunca emek verdiği işyerinde Şirket yetkilisinin kendisini kandıracağına/aldatacağına ihtimal vermediğini ve yine arabuluculuk görüşmesinin ciddi bir müessese olduğu bilinci ile davalı Şirket yetkilisinin kendisine karşı böyle bir hareket sergileyeceğini düşünmediğini, bu bağlamda anlaşma tutanağında geçen miktar ödenmediği hâlde davalı tarafın müvekkilinin iradesini fesada uğrattığını,

burada ispat yükünün davalı Şirkette olduğunu, davalının mutabık kalınan tutarı müvekkiline ödediğini yazılı delillerle ispatlaması gerektiğini; davalı Şirketin, davacının dava şartı arabuluculuk sürecine başvurusunu beklemeden, sırf ibra niteliği kazandırmak adına ve açılacak işe iade davası dâhil tazminat ve alacaklarla ilgili olarak lehine delil ve dava açma yasağı oluşturma gayesi ile sözleşmenin feshinden bir gün sonra ihtiyari arabulucuğa başvurduğunu, anlaşma belgesinin müvekkili yönünden geniş kapsamlı bir ibraname olarak değerlendirilebilmek istendiğini,

ibranamenin geçerli olabilmesi için 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 420. maddesinde yer alan şartların sağlanması gerektiğini, ibraname tarihinin iş sözleşmesinin sona ermesi tarihinden en az 1 ay sonraki bir tarih olmasının, ibra konusu alacağın türünün ve miktarının ibranamede açıkça ve detaylıca belirtilmesi ile ibranamede yer alan tutarın eksiksiz olarak bankaya yatırılmasının şart olduğunu, fakat mevcut durumda arabuluculuk anlaşma tutanağının, müvekkilinin iş sözleşmesi feshedildikten bir gün sonra düzenlendiğini ve gerek banka kanalıyla gerekse elden yapılan herhangi bir ödemenin de söz konusu olmadığını,

dolayısıyla anlaşma tutanağının bu hâliyle de geçersiz olup iptal edilmesi gerektiğini, davalı şayet ödeme yaptığını iddia etmekte ise bu ödemeyi banka yolu ile yapması gerektiğini, müvekkilinin anlaşma tutanağında yer alan 22.750,00 TL'lik ödemeyi hiçbir şekilde almadığını ileri sürerek ihtiyari arabuluculuk tutanaklarının ve anlaşma belgesinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde.

6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun (6325 sayılı Kanun) 18. maddesi gereği taraflar ve avukatları ile arabulucunun birlikte imzaladıkları anlaşma belgesinin icra edilebilirlik şerhi aranmaksızın ilâm niteliğinde belge sayıldığını, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılması hâlinde, üzerinde anlaşılan hususlar hakkında taraflarca dava açılamayacağını ve huzurdaki davanın arabuluculuk tutanağının ilâm hükmünde olması sebebi ile dava şartı yokluğundan reddi gerektiğini,

dava dilekçesi incelendiğinde davacının arabuluculuk sürecinde mutabık kalınan ve ödenerek tutanak altına alınan bedelin ödenmemiş olmasından hareketle davayı ikame ettiğinin anlaşıldığını; oysaki ekli ödeme belgesinden açıkça görüleceği üzere davacının, isteği üzerine nakit olarak 22.750,00 TL'yi aldığını ve bu sebeple de arabuluculuk son tutanağını imzaladığını, iş sözleşmesini istifa ile sonlandıran davacı tarafa hiçbir baskı uygulanmadığı gibi bu yönde herhangi bir iddia da yer almadığını,

davacı tarafın gerek istifa etmediği gerekse parayı almadan tutanağı imzaladığı ve hiçbir yazılı belge bulunmadığı şeklindeki beyanlarının ekli belgelerden de açıkça anlaşılacağı üzere gerçeğe aykırı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının davalı işyerinde 17.10.2019 tarihinden 07.09.2022 tarihine kadar kesintisiz şekilde depo sorumlusu olarak çalıştığı, 08.09.2022 tarihinde ihtiyari arabuluculuğa başvurduğu, ihtiyari arabuluculuğun 08.09.2022 tarihinde son bulduğu, ihtiyari arabuluculuk anlaşma belgesinde, davacının iş sözleşmesinin sona ermesine itirazının olmadığı, herhangi bir maddi-manevi hak talebinde bulunmayacağı, ihbar tazminatı, ücret zammı alacağı gibi işçilik alacaklarının olmadığı,

kıdem tazminatına karşılık olarak 22.750,00 TL net bedelin ödenmesi hususunda tarafların anlaştıkları ve bu miktarın nakit olarak defaten ödendiği belirtilmiş ise de ihtiyari arabuluculukta belirtilen 22.750,00 TL'nin banka kanalıyla ödenmediği, davacının dava dilekçesinde ve yargılama aşamasında nakit parayı almadığını beyan etmesi,

ihtiyari arabuluculuk anlaşmasının davacı aleyhine kararlaştırılmış olması hususları ile iş hukukunda işçi işveren ilişkilerinden kaynaklanan davalarda davanın işçi lehine yorumlanması ilkesi birlikte dikkate alındığında son tutanağın iptali gerektiği gerekçesiyle ihtiyari arabuluculuk son tutanağının iptaline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosyaya sunulan ve imzası davacı tarafça da kabul edilen makbuzda 22.750,00 TL'nin davacıya nakden ve elden teslim edildiğinin yazılı olduğu, her ne kadar Mahkeme ödemenin banka aracılığıyla yapılmadığını davanın kabulüne yönelik gerekçe yapmış ise de bu hususun arabuluculuk tutanaklarının iptali için yeterli bir neden olmadığı,

mevcut davada araştırılması gereken hususun arabuluculuk sürecinin usulüne uygun yürütülüp yürütülmediği olup davacı taraf ödeme konusunda iradesinin fesada uğratıldığını iddia etmiş ise de tüm dosya kapsamından arabuluculuk sürecinin sonuna kadar böyle bir irade fesadı iddiasının varlığının anlaşılamadığı; ayrıca 22.750,00 TL'nin ödenip ödenmediği konusunda da her iki tarafın birbirine aykırı beyanlarda bulunduğu,

davacının arabuluculuk anlaşma tutağını irade fesadı altında imzaladığına ilişkin iddiasını somut olarak ispatlayamadığı gerekçesiyle davalı tarafın bu yönü amaçlayan istinaf başvurusunun kabulü ile düzeltilerek esas hakkında yeniden karar verilmek üzere İlk Derece Mahkemesinin kararının ortadan kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde; 1. İhtiyari arabuluculuk son tutanağında her ne kadar anlaşılan 22.750,00 TL'nin defaten ödendiği yazılmış ise de arabuluculuk görüşmesi öncesi davacının davalı tarafça kandırıldığını ve anlaşılacak tutarın ödemesinin işyerinde yapılacağı belirtildiğinden, davalının bu söylemine kanan davacının durumu kabul ederek tutanağı imzaladığını; ancak belirtilen tutarın hiçbir şekilde kendisine ödenmediğini, 2. İşverenin ödemeyi banka kaydıyla ve Şirket kayıtlarıyla ispat etmesi gerektiğini ileri sürmüştür.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Uyuşmazlık, ihtiyari arabuluculuk anlaşma belgesinin 6325 sayılı Kanun'un 18/5 hükmü kapsamında geçerli bir anlaşma belgesi olup olmadığı hususundadır.

Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

SONUÇ / HÜKÜM

Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 22.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2024/13293, K. 2025/791, 22 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. V. Temyiz
  8. A. Temyiz Sebepleri
  9. B. Değerlendirme ve Gerekçe
  10. VI. Karar
  11. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
9. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/13293
Karar No
2025/791
Tarih
22 Ocak 2025

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2024/13294 K.2025/1104
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2024/13298 K.2025/417
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2024/13299 K.2025/418
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2024/13306 K.2025/407
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2024/13309 K.2025/433
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2024/13311 K.2025/1262

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.