İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /9. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 9. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2024/14607 K.2025/2004

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan…

Esas2024/14607Karar2025/2004Tarih25 Şubat 2025Okuma5 dk · 969 kelime

KÜNYE

9. Hukuk Dairesi 2024/14607 E., 2025/2004 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
25 Şubat 2025
Mahkemesi
Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

969 kelime·5 dk okuma·8 bölüm

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının davalı Şirkette on yıllık çalışmasının bulunduğunu, son olarak kantar personeli olarak görev yaptığını, davalı Şirket tarafından gerçeğe aykırı şekilde ithamlarda bulunularak işten çıkarıldığını, kafasına kaşe fırlatıldığını, dağa çıkarılacağı yolunda tehditlerde bulunulduğunu, ihtiyari arabuluculuk görüşmesine çağrıldığını, yapılan yükleme işlemine ilişkin olarak davacıya asılsız suçlamalarda bulunulduğunu, polis çağırıp bilahare şikayetçi olunmayacağı söylenerek baskıyla hiçbir talepte bulunmasına imkân tanınmadan tutanak düzenlendiğini, ayrıca baskı ve tehditle senet imzalatıldığını,

davacının senedi imzalamak istemediğini ancak zorla imzalatıldığını, iptali talep edilen arabuluculuk tutanağında başvurucu olarak davacının gösterildiğini, ancak davacının herhangi bir başvurusunun söz konusu olmadığını, davacının ilgisi ve alakasının olmadığı bir suçlama ile işten çıkarıldığını ileri sürerek kanuna ve usule uygun olmayan ihtiyari arabuluculuk tutanağının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava dilekçesindeki iddiaların gerçek dışı olduğunu, davacının istifa ederek işten ayrıldığını ve daha sonra davacının arabuluculuğa başvurduğunu, arabuluculuk sürecinin kanuna uygun biçimde gerçekleştiğini, davacının istifa dilekçesini kendi el yazısıyla yazıp müvekkili Şirketin ilgili bölümüne teslim ettiğini, arabuluculuk işlemlerinin kanuna uygun olarak yapıldığını, davacıya senet imzalatılmadığını, davacının iddialarının gerçek dışı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; delillerin toplandığı, tanık beyanlarının alındığı, davacı asıl, davalı Şirket temsilcisi ile arabulucu O.D. arasında 02.03.2021 tarihinde ihtiyari arabuluculuk tutanağı düzenlendiği ve anlaşma sağlandığının görüldüğü, ihtiyari arabuluculuğun alternatif çözüm yollarından biri olduğu, taraflar arasında daha sonra zorunlu arabuluculuğa başvurulduğu ve sürecin anlaşamama ile sonuçlandığı,

6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun (6325 sayılı Kanun) 18/5 hükmünde "Arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılması halinde, üzerinde anlaşılan hususlar hakkında taraflarca dava açılamaz.” düzenlemesine yer verildiği, davacının irade fesadına yönelik “baskı, yıldırma ve zorlama” iddialarıyla ilgili ise ispata yönelik somut ve davacı ile menfaat birliği içinde bulunmayan tanıkların anlatımları olmadığı gibi başkaca da delil sunulmadığı, daha önce taraflar arasında anlaşılan hususlarda dava açılamayacağından geçerli olan ihtiyari arabuluculuk tutanağı göz önünde bulundurularak davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile.

6325 sayılı Kanun ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin ilgili hükümleri çerçevesinde yapılan değerlendirmede, arabuluculuk faaliyeti sonunda düzenlenen anlaşma belgesinin borçlar hukuku sözleşmesi niteliği de dikkate alındığında, aynı uyuşmazlık hakkında, özellikle bu belgenin sahteliği, anlaşmanın irade fesadı hâlleriyle sakatlandığı,

anlaşmanın geçersizliği gibi durumlarda dava açılabileceğinin kabul edilmesi gerektiği, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun "aşırı yararlanma" başlıklı 28. maddesine göre, bir sözleşmede karşılıklı edimler arasında açık bir oransızlık varsa, bu oransızlık, zarar görenin zor durumda kalmasından veya düşüncesizliğinden ya da deneyimsizliğinden yararlanılmak suretiyle gerçekleştirildiği takdirde, zarar görenin, durumun özelliğine göre ya sözleşme ile bağlı olmadığını diğer tarafa bildirerek ediminin geri verilmesini ya da sözleşmeye bağlı kalarak edimler arasındaki oransızlığın giderilmesini isteyebileceği, somut olayda;

davacının 21.06.2016-01.03.2021 tarihleri arasında davalı işyerinde çalıştığı, 01.03.2021 tarihli el yazısı ile yazılmış istifa dilekçesi ile "çalışmakta olduğum şirketinizdeki işimden, başka bir iş bulmam nedeniyle kendi isteğimle istifa ediyorum, gereğinin yapılmasını arz ederim." şeklinde yazılı dilekçe verdiği.

02.03.2021 tarihli arabuluculuk son tutanak içeriğine göre başvurucu davacının ücret alacağı, yıllık izin ücreti alacağı, kıdem ve ihbar tazminatı, fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti, prim ve ikramiye alacağı, asgari geçim indirimi, haksız fesih tazminatı, cezai şart alacağı, dinî bayram çalışma alacağı, bakiye süre ücret alacakları yönünden görüşme sonucunda anlaştıkları,

ayrıca başvurucu tarafın işe iade talebi olmadığı konusunda anlaştıkları anlaşılmış ise de istifa eden ve istifa ettiği işverenden herhangi bir ücret alacağı ya da işe iade talebi olmayan işçinin istifa ettiği gün arabulucuya başvurarak hiçbir alacağı ve talebinin olmadığını anlaşma tutanağına bağlattığı dosya kapsamında dinlenen tanık beyanları da dikkate alındığında arabuluculuk sürecinde davacının iradesinin sakatlandığı kanaatine varılarak Mahkemece davanın kabulü yerine reddine karar verilmesinin hatalı olduğu gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak esas hakkında yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne ve

ihtiyari arabuluculuk son tutanağının ve anlaşma belgesinin iptaline dair karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili temyiz dilekçesinde;

1. Arabuluculuk sürecinin davacının iş sözleşmesi sonlandıktan ve taraflar arasında işçi-işveren

ilişkisi ortadan kalktıktan sonra sonuçlandığını, davacının istifa etmeye zorlandığı iddiasının doğru olmadığını, el yazılı istifa beyanında da belirtildiği üzere davacının başka bir iş bulduğu gerekçesiyle işten ayrıldığını,

2.Tanık anlatımlarının görgüye dayalı olmadığını, dosya kapsamında davacının iddialarını destekleyen başkaca herhangi bir delil olmadığını, müvekkil şirket ile aralarında husumet bulunan tanıkların beyanlarına itibar edilmesinin doğru olmadığını,

3. 01.03.2021 tarihinde arabuluculuk belirleme ve arabuluculuk bilgilendirme tutanakları düzenlendikten sonra 02.03.2021 tarihinde tekrar bir araya gelinerek son tutanak ve anlaşma belgesinin imzalandığını, arabuluculuk tutanaklarının sahteliği ispatlanıncaya kadar geçerli ilâm niteliğinde belgelerden olduğunu,

4. Davacının çalıştığı dönem boyunca ücret, fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil alacaklarının bordrolara yansıtılarak ödendiğini arabuluculuk görüşmesi sonucu imzalanan tutanağın kanuna ve usule uygun biçimde düzenlendiğini ileri sürmüş ve inceleme sırasında resen gözetilmesi gereken diğer nedenlerle kararın bozulmasını ileri sürmüştür.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Uyuşmazlık, 02.03.2021 tarihli ihtiyari arabuluculuk anlaşma belgesinin geçersizliğinin tespiti istemine ilişkindir.

Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

SONUÇ / HÜKÜM

Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 25.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2024/14607, K. 2025/2004, 25 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. V. Temyiz
  8. A. Temyiz Sebepleri
  9. B. Değerlendirme ve Gerekçe
  10. VI. Karar
  11. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
9. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/14607
Karar No
2025/2004
Tarih
25 Şubat 2025

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2024/14609 K.2025/2084
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2024/14610 K.2025/2085
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2024/14611 K.2025/1787
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2024/14611 K.2025/2086
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2024/14612 K.2025/2087
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2024/14613 K.2025/1774

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.