İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /9. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 9. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2024/4739 K.2024/8204

Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Esas2024/4739Karar2024/8204Tarih13 Mayıs 2024Okuma7 dk · 1.460 kelime

KÜNYE

9. Hukuk Dairesi 2024/4739 E., 2024/8204 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
13 Mayıs 2024
Mahkemesi
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi
Sayısı
2023/2729 E., 2023/3044 K.
Karar
İstinaf başvurularının kabulü ile davanın kısmen kabulü
İlk derece mahkemesi
Ankara 39. İş Mahkemesi
Sayısı
2023/2 E., 2023/479 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.460 kelime·7 dk okuma·12 bölüm

Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin 07.12.2022 tarihli ve 2022/740 Esas, 2022/796 Karar sayılı kararıyla İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin (6) ncı alt bendi uyarınca kaldırılmasına ve dosyanın Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine İlk Derece Mahkemesince yeniden yapılan yargılama sonunda, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı Şirketin yurt dışında kurulu işyerlerinde mali işler müdürü olarak çalıştığını, en son davalı Şirketin Erbil/Irak'ta bulunan işyerinde 05.03.2016-24.08.2017 tarihleri arasında çalıştığını, iş sözleşmesinin davalı tarafından haksız olarak feshedildiğini ileri sürerek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin, fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücretleri ile sadakat primi alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının iddialarının gerçeği yansıtmadığını, alacakların zamanaşımına uğradığını, davacının işten ayrıldıktan sonra ibraname imzalayarak davalıyı ibra ettiğini, davacının davalı işverenden herhangi bir alacağının bulunmadığını, tüm ücret alacaklarının bordrolarda tahakkuk ettirilerek ödendiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; yurt dışı iş sözleşmesine göre davacı davalı Şirketin Irak'taki şantiyesinde çalıştığından taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözümünde Irak iş mevzuatının uygulanması gerektiği, davacının hizmet süresinin 05.03.2016-24.08.2017 tarihleri arasında 1 yıl 5 ay 19 gün olduğu, taleple bağlılık ilkesi gereğince davacının son net ücretinin 6.500,00 USD olduğu, Irak İş Kanunu'na göre giydirilmiş brüt ücret tanımı olmadığından, hesaplamaların tespit edilen net ücret üzerinden yapıldığı,

davacının karşılığı ödenmeyen fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücretlerine hak kazandığı, ikramiyelerinin ödendiğini ispat yükünün davalıya ait olduğu, davalının bunu ispatlayamadığı, davacının ikramiye (sadakat primi) alacağına hak kazandığı, yine ihbar tazminatının bulunduğu, davacının kıdem tazminatı ve yıllık izin ücreti taleplerinin ise reddi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.

B. İstinaf Sebepleri

1. Davacı vekili; davalı yanca uyuşmazlığa Irak mevzuatının uygulanması itirazının ilk kez istinaf dilekçesi ile yapıldığını, Yargıtayın son içtihatları doğrultusunda somut olayda Türk hukukunun uygulanması gerektiğini, kaldı ki dosyadaki bordrolar, çalışma belgeleri, çıkış belgeleri incelendiğinde tamamının 4857 sayılı İş Kanunu (4857 sayılı Kanun) hükümlerine göre düzenlendiğini, ihbar tazminatı hesabının giydirilmiş ücret üzerinden ve 56 gün üzerinden yapılması gerektiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunda fazla çalışma ücreti hesabında 13 saatlik çalışma karşılığında 2 saat ara dinlenme süresi düşülmesinin hatalı olduğunu,

Irak hukukunda hakkaniyet indirimi yapılacağına dair bir hüküm bulunmadığını, bu nedenle hakkaniyet indirimi yapılarak sonuca gidilmesinin de yerinde olmadığını, hakkaniyet indirimi sebebiyle reddedilen kısım yönünden vekâlet ücretine hükmedilmesinin isabetsiz olduğunu ileri sürerek istinaf yoluna başvurmuştur.

2. Davalı vekili; alacakların Irak İş Kanunu uyarınca zamanaşımına uğradığını, Bölge Adliye Mahkemesi kararı ile kaldırılan karar ve dayanak bilirkişi raporlarının üzerinde alacak miktarları hesaplanarak usuli kazanılmış hakların dikkate alınmadığını, dosyada mevcut ibranamelere itibar edilmemesinin hatalı olduğunu, ücret miktarının isabetsiz olduğunu, davacının son ücretinin 4.300,00 USD olduğunu, giydirilmiş ücretin de hatalı belirlendiğini, davacının sadakat pirimi almadığını, iş sözleşmesinde de böyle bir hüküm bulunmadığını, davacının fazla çalışma alacağının bulunmadığını,

hafta tatili çalışmalarının 7,5 saati aşan kısmının değil tamamının fazla çalışmaya dâhil edildiğini, davacının yurtta bulunduğu sürelerin hesaplamadan dışlanmadığını, hakkaniyet indiriminin %50 oranında yapılması gerektiğini, ibraname ile yapılan ödemelerin hesaplamada dışlanmadığını, ihbar tazminatına yasal faiz işletilmesinin isabetsiz olduğunu ileri sürerek istinaf yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile. 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanunu'nun (5718 sayılı Kanun) 24 üncü maddesinin birinci fıkrasına göre hukuk seçiminin taraflarca açıkça yapılabileceği gibi zımni olarak da yapılabileceği, somut olayda, davalı tarafça cevap dilekçesinde yabancı hukukun uygulanması gerektiği yönünde bir itiraz bulunmadığı,

her ne kadar Dairece mutad işyeri hukuku ve yurt dışı iş sözleşmesi dikkate alınarak yabancı hukukun değerlendirilmesi gerektiği yönünden gönderme kararı verilmişse de Yargıtayın son içtihatları doğrultusunda, cevap dilekçesinde davalının yabancı hukukun uygulanmasına yönelik bir talebi bulunmadığı dikkate alındığında, somut uyuşmazlıkta Türk hukukunun uygulanması gerektiği, bu yöne ilişkin davacı istinaf başvurusunun kabulü gerektiği, buna göre davacının ücret iddiasını kanıtladığı ve ücretinin net 6.500,00 USD olduğu, tüm dosya kapsamı ve davacıya yapılan ödemeler birlikte değerlendirildiğinde, davacının sadakat primine hak kazandığı,

davacıya ödenen ihbar tazminatı mahsup edildiğinde davacının bakiye ihbar tazminatı alacağı bulunduğu, karşılığı ödenmeyen fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücretlerinin mevcut olduğu, 11.02.2021 tarihli ek rapordaki hesaplamaların dosya kapsamına uygun olduğu,

her ne kadar davacı kıdem tazminatı ile yıllık izin ücreti talep etmişse de davacının hak kazandığı kıdem tazminatı ve yıllık izin ücreti alacakları davacıya ödendiğinden bu alacakların reddi gerektiği, dava konusu alacakların yabancı parayla tahsili talep edildiğinden söz konusu alacaklara "Devlet bankalarınca USD üzerinden açılmış bir yıllık vadeli mevduata uygulanan en yüksek faize" hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurusunun ayrı ayrı kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili; yabancı hukuk itirazlarının bulunduğunu, Türk hukukuna göre uyuşmazlık çözümünün hatalı olduğunu, Irak hukukuna göre tüm alacakların zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiğini, ibranamenin değerlendirilmemesinin hatalı olduğunu, davacının tüm alacaklarının zamanında ödendiğini, ücret tespitinin hatalı olduğunu, bilirkişi raporunun hükme esas alınamayacağını, tanıkların menfaat birliği içinde olup beyanlarının esas alınamayacağını, giydirilmiş ücret hesaplanırken sadakat priminin ilave edilmesinin hatalı olduğunu, işyerinde sadakat primi diye bir uygulama olmadığını,

fazla çalışma ücreti hesabında saat ücretinin hatalı hesaplandığını, davacının yurt içinde bulunduğu sürelerin hesaplamadan dışlanmadığını, ara dinlenme süresinin hatalı belirlendiğini, takdiri indirim oranının en az %50 olması gerektiğini ileri sürerek temyiz yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk, ücretin tespiti, davacının talep konusu alacaklara hak kazanıp kazanmadığı, hak kazanmışsa alacakların hesaplanması ile hesap dönemi ve takriri indirim oranı hususlarına ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 371 inci maddesi.

2. 5718 sayılı Kanun'un 24 ve 27 nci maddeleri.

3. 4857 sayılı Kanun'un 17, 32, 41, 44, 46, 47 ve 63 üncü maddeleri.

3. Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2. 5718 sayılı Kanun'un 24 üncü maddesinin birinci fıkrasına göre hukuk seçimi, taraflarca açıkça yapılabileceği gibi zımni olarak da yapılabilir. Yabancılık unsuru taşıyan bir iş sözleşmesinin varlığı karşısında, Türk hukukuna göre açılmış bir davada davalı tarafça en geç cevap dilekçesi ile yabancı hukukun uygulanması gerektiği yönünde itirazda bulunulmaması yahut en geç ön inceleme duruşmasında tarafların hukuk seçimi konusunda anlaşmamış olmaları durumunda uyuşmazlığa uygulanacak olan hukukun Türk hukuku olarak zımnen seçilmiş olduğunun kabulü gerekir. Buna göre somut uyuşmazlığa Türk hukukunun uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır.

3. Hükme esas alınan 11.02.2021 tarihli bilirkişi ek raporunda 05.03.2016-24.08.2017 tarihleri arasındaki döneme ilişkin fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacakları hesaplanırken davacının yurt içinde bulunduğu sürelerin dikkate alınmadığı görülmektedir. Mahkemece davacının davalı nezdinde geçen çalışma döneminin tamamında, fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil çalışması yaptığının kabulü yerinde değildir. Yurt dışı giriş çıkış kayıtları dosyaya getirtilmeli ve bu kayıtlara göre yurt içinde geçirilen süreler dışlanarak hesaplanacak alacaklar hüküm altına alınmalıdır. Eksik inceleme ile sonuca gidilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.

4. Somut uyuşmazlıkta; hafta tatili çalışmasının ispatı konusunda dosya içerisinde, işyerindeki çalışma düzenini gösterir işyeri kayıtları bulunmadığından davacının hafta tatili çalışmasının tanık beyanlarına göre kabulünde isabetsizlik yok ise de davacı tanığı İ.T'nin "... Davacı 15 günde bir hafta tatili izni kullanıyordu. ..." ve davalı tanığı S.K'nın "... Davacı haftada 13 gün çalışıp bir gün hafta tatili idi. İş yerinde çalışma şekli bu şekilde idi. ..." şeklindeki beyanlarından davacının ayda 4 hafta tatili gününde çalıştığını tam olarak ispatlayamadığı anlaşılmaktadır. Bu hâlde hafta tatili ücreti alacağının, davacının ayda 2 hafta tatili gününde çalıştığı kabul edilerek hesaplanması gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması da bozmayı gerektirmiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,

Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

13.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2024/4739, K. 2024/8204, 13 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
  8. B. İstinaf Sebepleri
  9. C. Gerekçe ve Sonuç
  10. V. Temyiz
  11. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  12. B. Temyiz Sebepleri
  13. C. Gerekçe
  14. VI. Karar
  15. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
9. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/4739
Karar No
2024/8204
Tarih
13 Mayıs 2024

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2024/4740 K.2024/8203
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2024/4740 K.2024/5380
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2024/4741 K.2024/9408
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2024/4742 K.2024/6011
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2024/4742 K.2024/9409
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2024/4743 K.2024/5070

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.