İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /9. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 9. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2025/108 K.2025/3201

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan…

Esas2025/108Karar2025/3201Tarih8 Nisan 2025Okuma7 dk · 1.315 kelime

KÜNYE

9. Hukuk Dairesi 2025/108 E., 2025/3201 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
8 Nisan 2025
Mahkemesi
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi
Sayısı
2023/568 E., 2024/2427 K.
İlk derece mahkemesi
Ankara 59. İş Mahkemesi
Sayısı
2022/24 E., 2022/694 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.315 kelime·7 dk okuma·8 bölüm

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı Kurum nezdinde kadrolu işçi olarak çalıştığını, davalının tarafı olduğu 11.08.2021 tarihinde imzalanan Kamu Toplu İş Sözleşmeleri Çerçeve Anlaşma Protokolü ile 19.10.2021 tarihinde davalı adına Türk Ağır Sanayii ve Hizmet Sektörü Kamu İşverenleri Sendikası (TÜHİS) ve Öz Ormancılık ve Tarım, Avcılık ve Balıkçılık İşçileri Sendikası (Sendika) arasında imzalanan toplu iş sözleşmesinde işçilerin almakta olduğu aylık çıplak brüt ücretlerine 01.03.2021 tarihinden itibaren birinci yıl birinci altı ay için %12 oranında, birinci yıl ikinci altı ay için ise %5 oranında zam yapılmasının öngörüldüğünü,

müvekkili davacının yetkili sendika üyeliğinden istifa ettiğini ve dayanışma aidatı ödemek suretiyle toplu iş sözleşmesi hükümlerinin tüm mali ve özlük haklarından faydalanmak için talepte bulunduğunu, yine 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu’nun (6356 sayılı Kanun) 39/4 hükmünde yer alan "İmza tarihinden önceki talepler imza tarihi itibarıyla hüküm doğurur." ibaresinin Anayasa Mahkemesince iptal edilmesi üzerine,

taraf işçi sendikasına üye olmayanların talep tarihi itibarıyla toplu iş sözleşmesi hükümlerinden faydalanabilir duruma geldiğini, ayrıca sendika kurucu üyesi olması nedeniyle tarafına yapılan haksız ve ayrımcılık içeren uygulamadan dolayı 6356 sayılı Kanun'un 25/4 hükmü gereğince sendikal tazminata hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek eksik ödenen ücret alacağı, ilave tediye fark alacağı, ikramiye fark alacağı, fazla çalışma fark alacağı, ulusal bayram ve genel tatil ücret alacağı ile sendikal tazminat alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının, müvekkili nezdinde çalışmaya devam ettiğini, davanın haksız ve hukuka aykırı olduğunu, sendika üyeliğinden ayrılan davacının bilahare toplu iş sözleşmesinden yararlanmak için talep dilekçesi verdiğini, ancak mevzuat gereği ücret zammından yararlandırılamayacağı hususunun kendisine bildirildiğini, Anayasa Mahkemesi kararlarının geriye yürümediğini, söz konusu iptal kararının da 03.03.2021 tarihinden itibaren hüküm doğuracağını, taban ücret uygulamasından sadece 6356 sayılı Kanun’un 39. maddesi çerçevesinde yürürlük süresinin başlangıcından itibaren yararlananların faydalanacağını,

sonuç olarak toplu sözleşmenin imza tarihinde işçi sendikasına üye olmayanların yürürlük tarihinden itibaren oluşan ücret farklarından yararlanamayacağını, Anayasa Mahkemesi kararının davacı açısından anlamının toplu iş sözleşmesi hükümleri gereği ücret zamlarından yararlanamayacağı yönünde olduğunu, davacının taleplerinin kabulünün mümkün olmadığını, ayrıca davacıya tüm ödemelerinin eksiksiz olarak yapıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının, sendika üyeliğinden 21.08.2020 tarihinde istifa ettiği, 24.08.2020 tarihli dilekçesi ile dayanışma aidatı ödeyerek toplu iş sözleşmesinden yararlanmayı talep ettiği ve 01.03.2019-28.02.2021 yürürlük tarihli toplu iş sözleşmesinden yararlandırıldığı, 03.11.2021 tarihli dilekçesi ile de 19.10.2021 tarihinde imzalanan ve dava konusu olan 01.03.2021-28.02.2023 yürürlük tarihli toplu iş sözleşmesinden dayanışma aidatı ödeyerek yararlanmak istediğine dair dilekçeyi verdiği,

6356 sayılı Kanun'un 39/4 hükmünde yer alan dayanışma aidatı ödeyerek yararlanma hususunda talepte bulunulması hâlinde imza tarihinden önceki taleplerin imza tarihi itibarıyla hüküm doğuracağı yönündeki düzenlemenin Anayasa Mahkemesince iptal edildiği ancak dayanışma aidatı ödemek suretiyle toplu iş sözleşmesinden yararlanmanın talep tarihinden geçerli olacağına dair düzenlemenin yürürlükte olduğu ve davacının dava konusu toplu iş sözleşmesi hükümlerinden ancak 03.11.2021 tarihi itibarıyla yararlanabileceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının toplu iş sözleşmesinden dayanışma aidatı ödeyerek yararlanmak istediğini belirttiği tarih olan 03.11.2021 tarihi itibarıyla toplu iş sözleşmesinden yararlanabileceği ancak 03.11.2021 tarihinden sonra toplu iş sözleşmesinde ücret zammı öngörülmediği, davacıya ilk toplu iş sözleşmesinden kaynaklanan ücret zammının 01.03.2022 tarihinde yapılacağı, arabuluculuk son tutanak tarihinin ise 05.01.2022 olması karşısında İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmesinde hata bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Müvekkilinin eski toplu iş sözleşmesi döneminde dayanışma aidatı ödeyerek toplu iş sözleşmesi hükümlerinden yararlandığını, eski toplu iş sözleşmesi dönemi sonunda davalı İdareye yaptığı sözlü başvuruda dava konusu toplu iş sözleşmesi hükümlerinden yararlanmak istediğini bildirdiğini, müvekkilinin sözlü başvurusu üzerine de kendisinden dayanışma aidatı kesildiğini,

2. Müvekkiline yapılan sendikal baskı nedeniyle 03.11.2021 tarihli dilekçeyi vermek zorunda kaldığını, 3. Dayanışma aidatı ödeyerek toplu iş sözleşmesinden yararlanma talebinin yazılı olmasına gerek olmadığını ileri sürmüştür.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Uyuşmazlık, davacının toplu iş sözleşmesinden yararlanmaya başlayacağı tarihin belirlenmesi ile buna göre fark alacağı bulunup bulunmadığı ve sendikal tazminata hak kazanıp kazanmadığı hususlarındadır.

1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2. Somut uyuşmazlıkta davacı, işvereni davalı Kurum ile daha önce üyesi olduğu sendika arasında bağıtlanan toplu iş sözleşmesi hükümlerinden yararlandırılmadığını, toplu iş sözleşmesinin tarafı sendika üyeliğinden ayrıldıktan sonra dayanışma aidatı ödeyerek yararlanma hususunda talepte bulunduğunu, buna göre toplu iş sözleşmesinin yürürlük başlangıç tarihinden itibaren toplu iş sözleşmesinden yaralandırılması gerektiğini ileri sürmüştür.

6356 sayılı Kanun'un 39/1 hükmünde taraf işçi sendikasına üye olmak toplu iş sözleşmesinden yararlanmanın şartı olarak öngörülmüştür. Madde metnine göre toplu iş sözleşmesinden yararlanmak için aslolan sendika üyeliği olup istisnai hâller dışında (dayanışma aidatı, sendikanın yazılı onayı gibi) sendika üyesi olmayanlar toplu iş sözleşmesinden yararlanamaz.

Aynı Kanun'un 39/4 hükmüne göre toplu iş sözleşmesinin imzası sırasında taraf işçi sendikasına üye olmayanlar, sonradan işyerine girip de üye olmayanlar veya imza tarihinde taraf işçi sendikasına üye olup da ayrılanlar veya çıkarılanların dayanışma aidatı ödemek suretiyle toplu iş sözleşmesinden yararlanabilmeleri, toplu iş sözleşmesinin tarafı olan işçi sendikasına dayanışma aidatı ödemelerine bağlıdır. Bunun için işçi sendikasının onayı aranmaz.

Bununla birlikte 6356 sayılı Kanun'un 39. maddesinde açıkça, dayanışma aidatı ödemek suretiyle toplu iş sözleşmesinden yararlanmanın, talep tarihinden geçerli olacağı düzenlenmiştir. Şu hâlde toplu iş sözleşmesinden dayanışma aidatı ödenerek yararlanılabilmesi için her toplu iş sözleşmesi bakımından ayrıca talepte bulunulması gerekmektedir.

İmza tarihinden önceki dayanışma aidatı ödeyerek yararlanma taleplerinin imza tarihi itibarıyla hüküm doğuracağına ilişkin 39. maddedeki düzenleme ise Anayasa Mahkemesinin 30.12.2020 tarihli ve 2020/57 Esas, 2020/83 Karar sayılı kararı ile iptal edilmiştir.

Anayasa Mahkemesinin iptal kararının eldeki gibi kesin hüküm hâlini almamış derdest dosyalar yönünden uygulanması zorunludur (Anayasa Mahkemesi, 12.12.1989 tarihli ve 1989/11 Esas, 1989/48 Karar sayılı kararı; Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu, 09.05.1960 tarihli ve 1960/21 Esas, 1960/9 Karar sayılı içtihadı birleştirme kararı; Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, 04.02.2021 tarihli ve 2020/5169 Esas, 2021/3479 Karar; 06.07.2023 tarihli ve 2023/9636 Esas, 2023/11055 Karar ve 6.11.2024 tarihli ve 2024/9537 Esas, 2024/14568 Karar sayılı kararları).

Yukarıda yapılan açıklamalara göre; Bölge Adliye Mahkemesince, davacının dayanışma aidatı ödeyerek talepte bulunduğu tarih olan 03.11.2021 tarihinden itibaren 01.03.2021-28.02.2023 tarihli toplu iş sözleşmesi hükümlerinden yararlanabileceğinin tespit edilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak 03.11.2021 tarihinden sonra toplu iş sözleşmesinde ücret zammı öngörülmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi hatalı olmuştur. Davacının dayanışma aidatı ödeyerek yararlanmak için talepte bulunma tarihi olan 03.11.2021 tarihi itibarıyla toplu iş sözleşmesinin birinci yıl ikinci altı ay ücret zammı dâhil tüm hükümlerinden yararlanabileceği gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm tesis edilerek davanın reddi bozmayı gerektirmiştir.

3. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 297/2 hükmü şöyledir:

"(2) Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir."

Dava dilekçesinde, davacı sendikal tazminat talebinde bulunmuştur. 6100 sayılı Kanun’un 297/2 hükmüne göre, davacının tüm talepleri hakkında açık ve şüpheden uzak bir şekilde olumlu ya da olumsuz bir karar verilmesi zorunludur. Şu hâlde davacı vekilinin sendikal tazminat talebi hakkında olumlu ya da olumsuz bir hüküm kurulmaması da hatalıdır.

VI. KARAR

SONUÇ / HÜKÜM

Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 08.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2025/108, K. 2025/3201, 8 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. V. Temyiz
  8. A. Temyiz Sebepleri
  9. B. Değerlendirme ve Gerekçe
  10. VI. Karar
  11. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
9. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/108
Karar No
2025/3201
Tarih
8 Nisan 2025

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2025/108 K.2025/6902
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2025/111 K.2025/6582
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2025/112 K.2025/3179
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2025/113 K.2025/3465
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2025/114 K.2025/2690
  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2025/115 K.2025/1403

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.