KÜNYE
9. Hukuk Dairesi 2025/110 E., 2025/6396 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Eylül 2025
- Mahkemesi
- ... Bölge Adliye Mahkemesi 29. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/1836 E., 2024/2663 K.
- Dava tarihi
- 04.11.2019
- İlk derece mahkemesi
- ... 12. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2023/944 E., 2024/178 K.
Karar Metni
1.159 kelime·6 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalıya ait yurt dışında bulunan şantiyelerde 12.08.2014-12.10.2015 tarihleri arasında davalı şirketler grubunun ihalesini aldığı .... adlı Şirket nezdinde ... ...
Bölgesinde Hidroelektrik Projesinde ateşçi olarak aylık 2.200,00 Amerikan doları (USD) ile çalıştığını, .... adlı Şirket ile davalı Şirket arasında organik bağ olduğunu, bu durumun dergilerde, internet sitelerinde aleni olarak görüldüğünü, çalıştığı süre boyunca davacının fazla çalışma yaptığını, ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığını, iş sözleşmesinin davalı tarafından haksız olarak feshedildiğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatı, fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ile yıllık izin ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; alacakların zamanaşımına uğradığını, .... adlı Şirket ile davalı Şirket arasında organik bağ bulunmadığını, davacının 11.07.2014-31.08.2015 tarihleri arasında çalıştığını, 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuku ve Usul Hukuku Hakkındaki Kanun'un 27/1 hükmü gereği somut uyuşmazlığa 4857 sayılı İş Kanunu'nun uygulanma olanağı bulunmadığını, Mahkemenin işbu uyuşmazlığı çözmekte yetkili olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla. Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı sonrasında; emsal mahkeme kararlarında dava dışı ....adlı Şirket ile davalı Şirketin aynı Şirketler grubuna bağlı şirketler olduğu, davacının Pol-Net kayıtlarına göre, aralarında organik bağ bulunan dava dışı ....
Şirketinde 12.08.2014-31.08.2015 tarihleri arasında çalıştığı, ücret bordrolarındaki tahakkuk 2.200,00 USD olup, davacı talebi ile bordroların uyumlu olduğu, iş sözleşmesinde çıplak ücretin 1.200,00 USD olduğu, geri kalan 1.000,00 USD ücretin fazla çalışma, hafta tatili ve bayram tatili ücreti olduğunun kararlaştırıldığı, davalının fesih tarihinde tüm işçilik haklarına karşı 2.200,00 USD ödeme yapıldığını savunduğu, davacının iş bitimi nedeniyle işten çıkarıldığı, iş sözleşmesinin feshinden önce 3 günlük süre verilerek 31.08.2015 tarihinde davacının iş sözleşmesinin feshedildiği ve 2.200,00 USD ihbar tazminatı ödendiği,
davalının ... iş hukukunun uygulanması gerektiğini ileri sürdüğü, taraflar arasında ... İş Kanunu'na uygun iş sözleşmesi hazırlandığı, ... İş Kanunu'nda kıdem tazminatı düzenlemesine yer verilmediği, iş sözleşmesinin feshinden önce davacıya 3 günlük süre verilerek ihbar tazminatının da ödendiği gerekçesiyle kıdem, ihbar tazminatı taleplerinin reddedildiği, ...
İş Kanunu'na göre davacının 24 günlük izne hak kazandığı, kayıtlara göre tüm yıllık izinlerini kullandığı, Kanun'da 20 saatlik fazla çalışma ücretinin çıplak ücrete dâhil olduğu, davacının çıplak ücretinin 1.200,00 USD olduğu ve 1.000,00 USD içinde 20 saatlik fazla çalışma ücreti bulunduğu, davacının haftalık 15-16 saat fazla çalışma yaptığı ve ... İş Kanunu'na göre haftalık normal mesainin 48 saat olması gözetildiğinde fazla çalışma ücretinin çıplak ücretle ödendiği, ...
İş Kanunu'nda 15 günde bir pazar günü hafta tatili ücretinin çıplak ücrete dâhil olduğu, davacının çıplak ücretinin 1.200,00 USD olduğu, 1.000,00 USD içinde 10 saatlik hafta tatili ücreti bulunduğu, çıplak ücretle birlikte hafta tatili ücretinin ödendiği, ...
İş Kanunu'nda bayram tatili ücretinin çıplak ücrete dâhil olduğu, davacının çıplak ücretinin 1.200,00 USD olduğu, 1.000,00 USD içinde bayram tatili ücretinin bulunduğu, çıplak ücretle ödendiği yine bakiye bayram tatili ücretinin bordroda bayram tatili adı altında 618,75 USD tahakkuk ettirilerek bankaya 28.09.2015 tarihinde ödendiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı tarafça süresinde sunulan cevap dilekçesi ile zamanaşımı def'inde bulunulduğu, gerek Mahkeme kararında fesih tarihi olarak belirtilen 31.08.2015 tarihi gerekse davacının iddia ettiği 12.10.2015 tarihi dikkate alındığında 27.05.2019-17.06.2019 arası arabuluculuk süresi de gözetilerek yapılan değerlendirmede dava tarihi olan 04.11.2019 itibarıyla ... hukukuna göre dava konusu taleplerin 3 yıllık zamanaşımına uğradığı ancak İlk Derece Mahkemesi kararının sonucu itibarıyla yerinde olduğu gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde:
1. Davalının cevap dilekçesinde veya ön inceleme duruşmasında hukuk seçimi itirazında bulunmadığını, bu nedenle Türk hukuku uygulanarak sonuca gidilmesi gerektiğini,
2. İçtihat değişikliğine bağlı olarak davanın reddi hâlinde davacı aleyhine vekâlet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmesinin hatalı olduğunu,
3. Davacıya imzalatılan iş sözleşmesinde ... hukukunun uygulanacağına dair davacının aydınlatılmadığını, sözleşmedeki çalışma şartlarının Türk kamu düzenine aykırı olduğunu, taraflar arasında hukuk seçiminden bahsedilsede davacıya imzalatılan iş sözleşmesi ve sair belgelerin yabancı dilde yazıldığını, davacının içeriğini bilmediği belgelerin hükme esas alınamayacağını,
4. ... Medeni Kanunu doğrultusunda 3 yıllık zamanaşımı dolduğu gerekçesiyle dava reddedilmiş ise de Medeni Kanun hükümlerinin işçilik alacaklarına uygulanmasının hukuka aykırı olduğunu,
5. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda ... hukuku’na göre yapılan değerlendirmelerin hatalı olduğunu, kapsamlı değerlendirme yapılmadığını,
6. Davacının ücretinin 2.200 USD olduğunu bu ücrete fazla çalışma, hafta tatili ve diğer tatil ücretlerinin dâhil olmadığını, raporda yapılan ücret alacakları hesabının hatalı olduğunu,
7. İçtihat değişikliğinin dava tarihinden sonra olması nedeniyle mevcut değişikliğin devam eden davalara uygulanmasının hukuki öngörülebilirlik, hukuki belirlilik ve sürpriz karar yasağına aykırı olduğunu,
8. Dava konusu işyerinde emsal dosyalardan bilindiği üzere işçilerin iki vardiya olarak haftanın 7 günü çalıştığını, bunun sabit bir olgu olduğunu, ayrıca ispata gerek kalmadan tanıkların husumetine bakılmadan bu doğrultuda hesap yapılması gerektiğini ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, iş sözleşmesine uygulanacak hukuk, zamanaşımı def'i, davanın süresinde açılıp açılmadığı, vekâlet ücreti ve yargılama giderlerine ilişkindir. 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Yabancılık unsuru taşıyan uyuşmazlıklarda, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukukun tespiti bakımından yeni esaslar belirlenerek yabancı hukukun uygulanması yönünde içtihat değişikliğine gidilmiştir.
Diğer taraftan gerek Yargıtay (Kapatılan) 22. Hukuk Dairesinin gerekse Dairemizin önceki uygulamasına güvenilerek açılan davaların bir kısmında, benimsenen yeni görüş doğrultusunda yabancı hukukun uygulanması, davacı taraf aleyhine bazı olumsuz sonuçların ortaya çıkmasına sebebiyet verebilmektedir.
Bu sebeple Dairenin önceki uygulamasına güvenilerek açılan davalarda, Mahkemece görüş değişikliğine bağlı olarak yabancı hukukun uygulanması sonucunda ret kararı verilmesi hâlinde, davacı aleyhine vekâlet ücreti ile yargılama giderine hükmedilmesinin hakkaniyetli olmayacağı ve adaletsizliğe yol açacağı sonucuna varılmıştır.
Somut uyuşmazlıkta, yabancı hukukun uygulanması sonucunda davanın reddine karar verilmiş olduğundan davacı aleyhine vekâlet ücretine hükmedilmesi hatalıdır. Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/2 hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılması ile İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davacı tarafın diğer temyiz itirazlarının reddine,
2. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
3. Davacı tarafın temyiz itirazının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının "Reddedilen miktar üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Asgari Avukatlık Ücret tarifesine uyarınca ölçümlenen 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalıya verilmesine," şeklindeki (2) numaralı bendinin hükümden çıkartılarak yerine "2-Davalı yararına vekâlet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına," ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2025/110, K. 2025/6396, 15 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama