KÜNYE
9. Hukuk Dairesi 2025/1392 E., 2025/4372 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Mayıs 2025
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/3612 E., 2024/3510 K.
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 65. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/684 E., 2023/86 K.
Karar Metni
575 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı Bakanlığa bağlı Hastanede çalıştığını, 02.04.2018 tarihinde 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (696 sayılı KHK) kapsamında sürekli işçi kadrosuna geçirildiğini, alt işveren bünyesinde çalışmakta iken ücretinin asgari ücretin belirli bir oran fazlası olarak belirlendiğini ve ödendiğini, kadroya geçerken bireysel iş sözleşmesi imzaladığını ve ücretinin yine asgari ücretin belirli bir oran fazlası olarak belirlendiğini ancak davalı tarafından eksik ödeme yapıldığını ileri sürerek ödenmeyen ücret farkı, ikramiye farkı ve ilave tediye farkı alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu alacakların zamanaşımına uğradığını, iş sözleşmesinde oran kısmının boş bırakıldığını, ücret düşümü söz konusu olmadığından davacının dava dilekçesinde talep ettiği alacaklara hak kazanamayacağını, davacının herhangi bir ücret alacağı bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı ile davalı İdare arasında imzalanan belirsiz süreli iş sözleşmesinde davacının ücretinin asgari ücretin belirli bir oran fazlası olacağına dair düzenleme olduğundan hareketle belirsiz süreli iş sözleşmesinin ve toplu iş sözleşmelerinin ilgili hükümleri uyarınca yapılan hesaplama doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının kadroya alınması ile birlikte işveren ile davacı arasında imzalanan iş sözleşmesinde açıkça her ay asgari ücretin belirli bir oranı seviyesinde ücret ödeneceğinin öngörüldüğü, bu kuralın her asgari ücret artış dönemi için işvereni bağladığı, bu hâli ile iş sözleşmesinin açık hükmü gereği davacının dava konusu alacaklara hak kazandığı, belirsiz süreli iş sözleşmesi ve uygulanan toplu iş sözleşmesinin ilgili hükümleri dikkate alındığında incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının yerinde olduğu gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; 1. Ücret düşümü söz konusu olmadığından dava dilekçesinde talep edilen alacaklara hak kazanılamadığını, 2. Ücret bordrolarından anlaşılacağı üzere davacının 31.12.2018 tarihli ücreti korunarak üzerine %4 oranında zam yapıldığını, herhangi bir ücret indirimine gidilmediğini ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; 696 sayılı KHK ile sürekli işçi kadrosuna geçen davacının ücretinin tespiti ile fark alacaklara hak kazanıp kazanmadığı ve varsa alacakların hesaplanmasına ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
696 sayılı KHK kapsamında kadroya geçen işçilerin geçiş aşamasındaki ücretlerinin tespiti ile bireysel iş sözleşmesinin ücrete ilişkin hükmünün ileriye etkisine ilişkin ilke ve esaslar, Dairemizin 03.05.2023 tarihli ve 2023/3001 Esas, 2023/6593 Karar sayılı kararında açıklanmıştır.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2025/1392, K. 2025/4372, 14 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama