İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /9. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 9. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2025/1823 K.2025/4431

Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Esas2025/1823Karar2025/4431Tarih15 Mayıs 2025Okuma6 dk · 1.178 kelime

KÜNYE

9. Hukuk Dairesi 2025/1823 E., 2025/4431 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
15 Mayıs 2025
Mahkemesi
Konya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
Ek karar tarihi
06.01.2025
İlk derece mahkemesi
Karaman 1. İş Mahkemesi
Sayısı
2023/171 E., 2024/393 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.178 kelime·6 dk okuma·8 bölüm

Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince 06.01.2025 tarihli ek karar ile kararın mahiyeti itibarıyla kesin nitelikte olduğu gerekçesiyle temyiz dilekçesinin miktardan reddine karar verilmiştir.

Ek karar davacı tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi.

Dosya içeriğine göre Bölge Adliye Mahkemesince temyiz dilekçesinin reddine karar verilmiş ise de; dosya kapsamına göre somut davada, iddia edilen çalışma şekli ve talep edilen alacaklar dikkate alındığında davacının hesaplanmayan alacak kalemlerine ilişkin taleplerinin de bulunması karşısında verilen kararın kesinlik sınırının altında kaldığından söz edilemeyeceğinden, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 362/1-(a) hükmünde belirtilen miktar itibarıyla kesinlik sınırına bakılmaksızın temyizinin olanaklı bulunduğu kabul edilmelidir. Bu durumda temyiz dilekçesinin miktardan reddine ilişkin ek kararın hatalı olduğu anlaşılmakla; 06.01.2025 tarihli ek kararın bozularak ortadan kaldırılmasına karar verilmesi gerekir.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen asıl kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; ek kararın bozularak ortadan kaldırılmasına karar verildikten sonra, kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 17.05.2018 tarihinden itibaren davalı işyerinde kapıcı olarak çalıştığını, çalıştığı süre boyunca kendisine verilen görevleri eksiksiz yerine getirdiğini, ancak son zamanlarda işyeri yetkililerince psikolojik taciz (mobbing) uygulandığını, özellikle fazla çalışmalara ve hafta tatili çalışmalarına gelmediğinde baskı gördüğünü, işe girdiğinden itibaren rızası olmamasına rağmen sürekli olarak yıllık 270 saatin üzerinde fazla çalışma yaptırıldığını, ulusal bayram ve genel tatil günlerinde izin kullandırılmadığını, hafta tatili çalışmalarına gelmediğinde psikolojik taciz uygulandığını,

gerçek ücretinin Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) primlerine yansıtılmadığını, Covid-19 salgınına rağmen gerekli tedbirler alınmadan çalışmak zorunda bırakıldığını, yıllık izinlerinin kullandırılmadığını, ara dinlenmelerin de kanuna uygun kullandırılmadığını, fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil, hafta tatili ücretlerinin ödenmediğini, iş tanımında olmayan şalter atması gibi teknik arızaların giderilmesinin istendiğini, işyerindeki ağır çalışma koşulları sebebiyle bel fıtığı rahatsızlığının tekrarladığını, sağlık koşullarına uygun iş verilmediğini, 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu'nun açıkça ihlal edildiğini,

tüm bu hususların davacı işçi bakımından haklı nedenle fesih koşullarını oluştuğunu, davacının 03.01.2023 tarihli noter ihtarnamesiyle iş sözleşmesini haklı sebeplerle feshetmek suretiyle işçilik alacaklarını istemesine karşın ödeme yapılmadığını ileri sürerek kıdem tazminatı ile yıllık ücretli izin, fazla çalışma, hafta tatili ve ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu alacakların belirsiz ve kısmi davaya konu edilemeyeceğini, davacının davalı bünyesinde 17.05.2018-03.01.2023 tarihleri arasında kapıcı-kaloriferci olarak çalıştığını, davacının 03.01.2023-04.01.2023 tarihlerinde mazeretsiz olarak işe gelmemesi sebebiyle iş sözleşmesinin davalı Site Yönetimi tarafından devamsızlığına istinaden 4857 sayılı İş Kanunu’nun 25/II-(g) hükmüne istinaden haklı nedenle feshedildiğinden davacının kıdem tazminatı talebinin reddi gerektiğini,

davacının iş sözleşmesini kendisinin haklı nedenle feshettiği iddiasının ve dayanak olarak gösterdiği hususların gerçeğe aykırı olduğunu, zira haftalık çalışma süresi 45 saati aşmadığından fazla çalışma alacağı bulunmadığını, ulusal bayram ve genel tatil günlerinde ve hafta tatilinde çalışılması hâlinde ücretinin ödendiğini, yıllık izinlerinin kullandırıldığını, kullanmadığı günlere ilişkin ücret ödendiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacının 17.05.2018-04.01.2023 tarihleri arasında davalı Site Yönetimi bünyesinde işçi olarak istihdam edildiği, son brüt aylık ücretinin 10.008,00 TL olduğu, iş sözleşmesinin kıdem ve ihbar tazminatı ödenmesini gerektirmeyecek şekilde son bulduğunu ispat külfetinin davalı tarafta olmasına karşın, davacı işçi tarafından iş sözleşmesinin kendisi tarafından haklı nedenle feshedildiği iddia edildiğinden ispat yükümlülüğünün davacıda olduğu,

davacının gönderdiği fesih ihtarnamesinde ileri sürdüğü nedenleri ispat için tanık deliline dayandığı ancak davacı tanıklarının davalı Sitede ikamet eden kişiler oldukları ve çalışma koşullarını tam olarak bilemedikleri, yanı sıra bilirkişi raporuyla davacının ödenmeyen ücret alacaklarının bulunmadığının tespit edildiği, davacının diğer haklı fesih gerekçelerine ilişkin iddialarını da ispat edemediği, buna göre kıdem tazminatı talebinin reddi gerektiği, davalı tarafça davacının çalıştığı tüm döneme ait ihtirazı kayıtsız imzalı puantaj kayıtlarının sunulduğu, puantaj kayıtlarına göre pazar günleri hafta tatili kullanıldığı,

haftalık çalışma süresinin 45 saati geçmediği, bazı ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığı tespit edilmişse de ulusal bayram ve genel tatil ücretlerinin tam olarak ödendiğinin ve yine imzalı puantaj kayıtlarına göre davacının kullanmadığı 14 günlük yıllık izninin bulunduğunun anlaşıldığı gerekçeleriyle 31.03.2024 tarihli bilirkişi raporu doğrultusunda kıdem tazminatı, fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacakları reddedilerek yıllık ücretli izin alacağı bakımından davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; başvuruların esastan reddine karar verilmiştir. 2. Kararın davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 06.01.2025 tarihli ek kararıyla; verilen kararın kesin olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin temyiz dilekçesinin reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili asıl karara ve 06.01.2025 tarihli ek karara ilişkin temyiz dilekçelerinde;

1. Her ne kadar kararın kesin olduğu yönünde hüküm kurulmuş olsa da davanın kısmi dava olarak açıldığını, ayrıca belirsiz alacak davasına konu yapılan talepler yönünden bedel artırımı yapılmadığından bu hâli ile kesin nitelikte bir karardan bahsedilemeyeceğini,

2. Kararın usule uygun bir gerekçe içermediğini, davanın yeterince aydınlatılmadığını,

3. Site sakini olan tanıkların beyanlarına itibar edilmeyerek mevcut delillerin hatalı değerlendirilmiş olduğunu, sitedeki kapıcı sayısı, iş durumu, daire sayısı gibi hususlarda bilirkişi incelemesi yapılmaksızın eksik inceleme ile karar verildiğini,

4. Davalı tarafça sunulan giriş-çıkış çizelgelerindeki saatlerin hep aynı olmasının dahi belgelerin sembolik olarak düzenlendiğini gösterdiğini, tüm çalışma döneminde aynı saatlerde giriş çıkış yapılmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davacının tüm çalışma dönemi bakımından davacı tanıklarının beyanlarına göre hesap yapılması gerektiğini,

5. Davacıda çalışma koşullarına bağlı olarak daha önce olmayan bel fıtığı rahatsızlığının meydana gelmesine karşın sağlık koşullarına uygun iş verilmediğini, hiçbir iyileştirme yapılmadığını, yalnızca sağlık koşullarına uygun iş verilmemesinin bile davacının iş sözleşmesini haklı nedenle fesih sebebi olduğunu,

6. Arabuluculuk ücretinin tamamından davalının sorumlu tutulması gerektiğini,

7. Davalı lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini ileri sürmüştür.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Uyuşmazlık, iş sözleşmesinin feshi ile davacının kıdem tazminatına hak kazanıp kazanmadığına, dava konusu fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil, hafta tatili ücreti alacaklarının bulunup bulunmadığına ilişkindir.

Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; 1. Bölge Adliye Mahkemesince verilen 06.01.2025 tarihli ek kararın BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,

SONUÇ / HÜKÜM

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 15.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2025/1823, K. 2025/4431, 15 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. V. Temyiz
  8. A. Temyiz Sebepleri
  9. B. Değerlendirme ve Gerekçe
  10. VI. Karar
  11. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
9. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/1823
Karar No
2025/4431
Tarih
15 Mayıs 2025

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2025/1824 K.2025/4307
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2025/1824 K.2025/2885
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2025/1825 K.2025/4668
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2025/1825 K.2025/3628
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2025/1827 K.2025/2574
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2025/1827 K.2025/3629

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.