KÜNYE
9. Hukuk Dairesi 2025/1831 E., 2025/4306 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Mayıs 2025
- Mahkemesi
- Konya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/1932 E., 2024/4248 K.
- İlk derece mahkemesi
- Konya 5. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/249 E., 2023/459 K.
Karar Metni
674 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı Banka bünyesinde Orta Anadolu Bölge Müdürlüğü Tarım Bankacılığı bölge sorumlusu olarak 17.02.2010-01.03.2016 tarihleri arasında çalıştığını, müvekkilinin haftalık 45 saati aşan çalışması olmasına rağmen fazla çalışma ücretlerinin ödenmediğini, işveren tarafından belirlenen hedefe ulaşmak için sürekli psikolojik taciz (mobbing) altında yoğun şekilde çalıştırıldığını, ilçelerde görevlendirildiğini, ayrıca iş sözleşmesinin sona erdirilmesi tehdidi ile gerçeği yansıtmayan birtakım belgelerin zorla imzalattırıldığını, iş sözleşmesinin müvekkili tarafından haklı nedenle feshedildiğini ileri sürerek kıdem tazminatı ve fazla çalışma ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava dilekçesi eklerinin taraflarına usulünce tebliğ edilmediğini, davacının soyut iddialarla fazla çalışma ücreti alacağı talebinde bulunduğunu, iddialarının somutlaştırmadığını, zamanaşımı def'inde bulunduklarını, davacının ödenmeyen işçilik alacağının bulunmadığını, iş sözleşmesi devam ederken yapmış olduğu görüşmeler neticesinde daha yüksek ücretle başka bir bankada işe başlamasının kesinleşmesi üzerine istifa etmek suretiyle işten ayrıldığını, 6 yıl gibi uzun bir süre sonra dava açılmasının yerinde ve samimi olmadığını, zira irade sakatlığını ileri sürmek için kanunen aranan bir yıllık hak düşürücü sürenin de geçtiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının 17.02.2010-01.03.2016 tarihleri arasında davalı Banka nezdinde çalıştığı, davanın 10.08.2022 tarihinde açıldığı dikkate alındığında fazla çalışma ücreti alacağının zamanaşımına uğradığından reddi gerektiği; davacının iş sözleşmesi devam ederken 18.02.2016 tarihinde başka bir Banka nezdinde iş görüşmesi yaptığı ve 16.03.2016 tarihinde diğer Banka nezdinde işe başladığı, davacının iş sözleşmesini haklı bir neden olmaksızın sona erdirdiği, fesihten 6 yıl kadar uzun bir süre sonra açılan işbu davada, davacı tarafça dava dilekçesinde belirtilen sebeplerin istifayı haklı çıkarmaya yönelik olduğu anlaşıldığından davacının kıdem tazminatına da hak kazanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosya kapsamında davacının 26.02.2016 tarihli sebep içermeyen istifa dilekçesinin bulunduğu, terk ya da istifa tarihinden yaklaşık 6 yıl sonra açılan davadaki açıklamaların haklı nedene dayanmayan terk/istifaya sonradan haklı neden kazandırma çabası mahiyetinde olduğu, davacının kıdem tazminatı talebinin reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde;
1. Müvekkilinin haftalık 45 saati aşan çalışması bulunmasına rağmen fazla çalışma ücreti alacağının ödenmediğini, ödenmeyen fazla çalışma ücretlerine ilişkin talepte bulunulduğunda ise davalı işveren yetkilisi tarafından baskı ve iş sözleşmenin sonlanması tehdidi ile zorla bir takım belgeler ve istifa dilekçesi imzalatıldığını, bu belgelerin müvekkilinin gerçek iradesini yansıtmadığını,
2. İşveren tarafından sürekli psikolojik tacize maruz kalan, fazla çalışma ücretleri ödenmeyen müvekkilinin iş sözleşmesini feshetmek için birçok haklı nedeni bulunmakta olup dosya kapsamındaki istifa dilekçesinin işçinin haklı nedenle feshi olarak nitelendirilmesi gerektiğini,
3. Müvekkilinin işten ayrıldıktan kısa bir süre sonra yeni bir işe başlaması hatta kabul etmemekle birlikte eski işyerinde çalışmaya devam ederken başka bir işyeri ile görüşmesinin iş sözleşmesinin feshindeki haklılığa etkisi bulunmadığını,
4. Adîl yargılanma ve adalete erişim hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davacının kıdem tazminatına hak kazanıp kazanmadığına ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2025/1831, K. 2025/4306, 12 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama