İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /9. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 9. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2025/2002 K.2025/5140

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildi.

Esas2025/2002Karar2025/5140Tarih17 Haziran 2025Okuma8 dk · 1.506 kelime

KÜNYE

9. Hukuk Dairesi 2025/2002 E., 2025/5140 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
17 Haziran 2025
Mahkemesi
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi
Sayısı
2023/263 E., 2024/1840 K.
İlk derece mahkemesi
İzmir 11. İş Mahkemesi
Sayısı
2018/564 E., 2022/485 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.506 kelime·8 dk okuma·8 bölüm

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildi.

Davalı vekilince temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasının istenilmesi üzerine, işin duruşmaya tâbi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 17.06.2025 Salı günü tayin edilerek taraflara tebligat gönderilmiştir.

Duruşma günü davalı vekili Avukat ... ile davacı vekili Avukat ...... geldiler.

Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verildi.

Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 15.11.2006-31.10.2016 tarihleri arasında davalı işyerinde çalıştığını, İzmir 8. İş Mahkemesinin 2016/722 Esas, 2017/452 Karar sayılı dosyası ile işe iadesine karar verildiğini, kararın kesinleşmesi üzerine ihtarname ile işe iade başvurusunda bulunduğunu, işe başlatılmadığını, 28.08.2018 tarihinde boşta geçen süre ücreti ve işe başlatmama tazminatı olarak 208.571,24 TL ödendiğini, ücretinin Euro hesabına Euro olarak yatırılmasına rağmen TL ödeme yapıldığını, Euro olarak yapılması gereken tutardan eksik ödeme nedeniyle davalının borçlu olduğunu,

ödemenin hangi alacak kalemi için olduğunun açıklanmadığını, tüm alacaklara orantısal mahsup yapılması gerektiğini, kıdem ve ihbar tazminatının işe başlatılmadığı tarihteki giydirilmiş brüt ücrete göre, işe başlatmama tazminatının aynı tarihteki çıplak brüt ücrete göre hesaplanması ve boşta geçen sürenin kıdeme eklenmesi gerektiğini, iş sözleşmesi ile ücretin net Euro olarak belirlendiğini, Euro karşılığının TL olarak ödendiğini, çalışanların talebi üzerine Kasım 2015 itibarıyla Euro olarak döviz hesabına ödeme yapıldığını, Haziran 2012 tarihi itibarıyla net 4.500,00 Euro olarak yatırıldığını,

davacının 31.07.2000 tarihinde dava dışı Türk Hava Yolları AŞ'de (...) işe başladığını, ...'de çalışırken davalı Şirkete hakları ile transfer edildiğini, transfer ile ilgili kıdem tazminatı başlangıcının 31.07.2000 olarak hesaplamada esas alınması gerektiğini belirterek kıdem tazminatı, boşta geçen süre ücreti alacağı, işe başlatmama tazminatı ve yıllık ücretli izin alacaklarının farkının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı vekili tarafından bildirilen banka hesabına 208.571,24 TL ödeme yapıldığını, yapılan ödemenin davalı Şirkete iade edildiğini ve asılın aylık ücret hesabına ödeme yapılmasının istenildiğini, bunun üzerine 28.08.2018 tarihinde davacının TL hesap numarasının bildirilmesi nedeniyle TL ödeme yapıldığını, taleplerin zamanaşımına uğradığını, belirsiz alacak davası açılamayacağını, 15.11.2006 tarihli iş sözleşmesinin 2. maddesinde ücretin TL olarak ödeneceğinin düzenlendiğini, hükmün 14.05.2007 tarihli sözleşmede korunduğunu,

Kasım 2015 tarihinden itibaren Euro cinsinden ödeme yapılmasının iş sözleşmesinde bu yönde hüküm bulunduğu anlamına gelmeyeceğini, bordrolarda nihai olarak hesaplanan tutarın TL olduğunu ve o aydaki kur üzerinden Euro'ya çevrilerek ödendiğini, Ekim 2016 ayı bordrosunda tüm hak edişlerinin TL cinsinden ödendiğini, boşta geçen süre ücretinin Euro cinsinden aynen ödenmesi talebinin hukuken mümkün olmadığını, yıllık ücretli izin için de aynı hususların geçerli olduğunu, işe başlatmama tazminatının ödendiğini, özel sağlık sigortası prim ödemesinin boşta geçen süre hesabında dikkate alındığını,

ilk fesih tarihi olan 31.10.2016 tarihinde tüm hak edişlerin Euro cinsinden ödendiğini, davacının müvekkili Şirkette 15.11.2006 tarihinde işe başladığını, ... ile arasında herhangi bir alacağının bulunması durumunda davalı Şirketin sorumluluğunun olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının davalı işyerinde 15.11.2006-31.10.2016 tarihleri arasında çalıştığı, taraflar arasında imzalanan iş sözleşmesine göre aylık net 4.500,00 Euro ücret aldığı,

işe iade kararının kesinleşmesi ve yasal süre içinde işe iade talebine rağmen işveren tarafından işe başlatılmaması nedeniyle 4 aylık boşta geçen sürenin eklenmesi ve işe başlatılmadığı 17.08.2018 tarihi itibarıyla belirlenecek ücretine göre fark alacaklarını talep edebileceği, 29.09.2022 tarihli bilirkişi raporunda denetime elverişli şekilde Yargıtay içtihatlarına göre efektif satış kuru esas alınarak yapılan hesaplamaya göre 17.08.2018 tarihi itibarıyla aylık ücretinin brüt 5.935,44 Euro olduğu,

kıdem tazminatı tavanı esas alınarak belirlenen tutardan işveren tarafından yapılan ödemenin mahsubu sonrasında fark kıdem tazminatı alacağı olmadığı, işveren tarafından ödenen işe başlatmama tazminatının mahsubu sonrasında bakiye 11.587,52 Euro işe başlatmama tazminatı alacağı olduğu, işveren tarafından yapılan ödemenin mahsubu sonrasında bakiye 13.194,61 Euro brüt boşta geçen süre ücret alacağı olduğu,

davacının bilgisayar kayıtlarındaki verilere müdahale edildiği yönünde iddiasının bulunmaması ve davacı asılın 21.12.2022 günlü oturumdaki beyanından bilgisayar kayıtlarında olan yıllık izinlerini de kullandığı kabul edilerek işveren tarafından yapılan ödemenin mahsubu sonrasında 8 gün karşılığı 679,78 Euro yıllık ücretli izin alacağı olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı Şirketin ... ve ... arasında %50 paya dayalı kurulduğu, bu duruma göre davalı Şirketin ...'nin ortağı olduğu ayrı bir tüzel kişiliğe sahip olduğunu gösterdiği,

...'nin davalı Şirketin ortağı olmasının başlı başına tüm kıdem süresini dikkate almak için yeterli olmayacağı, davacının beyanından anlaşıldığı üzere sistem oluşturulduktan sonra yıllık izin taleplerinin sistemden istendiği ve kural olarak söz konusu yıllık izinlerin kullanıldığı, arızi durumlarda kullanılmamasının olabildiği ortaya çıkmış olduğundan ve davacının arızi duruma dair somut bir vakıa ortaya koyamadığı görüldüğünden, dış müdahaleye açık olduğu iddia edilmeyen sistem kayıtlarının esas alındığı yıllık izin hesabında bir isabetsizlik görülmediği,

cevap dilekçesi ve eklerinden anlaşıldığı üzere davacı vekilinin ödemenin davacı asıla yapılmasını ödeme tarihinden önce davalıdan istemesine rağmen asıl alacaklı yerine vekile yapılan ödemenin iade edilmesinde herhangi bir hukuka aykırılık söz konusu olmadığı, davacı vekilinin iade ettiği paranın ertesi günü davacı asıla gönderilmesi yerine yaklaşık 10 gün bekleyip davacı asılın hesabına gönderen davalının kur farkından doğan zarara neden olduğu, davacının ücretinin yabancı para cinsinden belirlendiği gibi 2015 yılından itibaren davacının talebi ve işverenin kabulü üzerine yabancı para olarak ödenmeye başlandığı,

fesih tarihi itibariyle yabancı para üzerinden ödendiği açık olmakla iş sözleşmesinin bu yöndeki şartının yabancı para olarak ödeme şeklinde değiştirildiği, şu hâlde davacının alacağını yabancı para olarak istemesinde ve alacağın yabancı para olarak hüküm altına alınmasında bir isabetsizlik görülmediği, davacının brüt miktar üzerinden alacağının tahsilini talep etmesi üzerine hesaplamada yapılan ödemelerin mahsubunda brüt miktarların dikkate alınmasında bir isabetsizlik olmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde;

a. Davacının çalıştığı dava dışı ... AŞ'nin davalı Şirketin %50 hissesine sahip olduğunu, davacı gibi kilit personelin tüm haklarını koruyacak şekilde transfer edildiğini, Şirketler arasında organik bağ bulunduğunu,

b. Yıllık izin kullandığının ispatının davalı işverende olduğunu, bunu yazılı belge ile yapması gerektiğini, bilgisayar çıktılarında yer alan yıllık izin kayıtlarına göre hesaplama yapılmasının hatalı olduğunu ileri sürmüştür.

2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde;

a. Davacı tarafın ödeme için TL hesap bilgisi ilettiğini, davacı vekilinin kendisine yapılan ödemeyi haksız olarak ortada bir azil olmamasına rağmen iade ettiğini, kendisine yapılan ödemeyi haksız olarak iade eden davacı tarafın bu eyleminden menfaat temin etmemesi gerektiğini,

b. Davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını,

c. Davacı vekilinin ödeme yapılması için TL hesap bilgisini davalı Şirkete ilettiğini, buna göre davacının seçimlik hakkının TL olarak kullandığını,

d. Yabancı para hesabında alış kurunun dikkate alınması gerektiğini ileri sürmüştür.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Uyuşmazlık, davacının dava dışı Şirketteki çalışmalarının dava konusu alacaklar bakımından dikkate alınıp alınmayacağı, dava konusu alacakların hangi para birimine göre hüküm altına alınacağı ve alacakların ödenip ödenmediği ile yıllık ücretli izin alacağının ispatı ve hesaplanmasına ilişkindir.

1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 99. maddesi uyarınca; borç ülke parası dışında başka bir para birimiyle belirlenmiş ise borcun ödeme gününde ödenmemesi üzerine alacaklı, bu alacağının aynen veya vade ya da fiilî ödeme günündeki rayiç üzerinden ülke parası ile ödenmesini isteyebilir. Dolayısıyla, borcun ödeme gününde ödenmemesi üzerine alacaklıya tanınan seçimlik bir hak söz konusu olup hakkın kullanılması bozucu yenilik doğurucu nitelikte olduğundan talep hakkını kullanan alacaklının artık bu tercihinden dönmesi mümkün değildir.

Somut uyuşmazlıkta; davacı vekili 09.08.2018 tarihli e-posta ile kendisine ait TL mevduatlı banka hesabını davalı Şirkete bildirmiş ve dava konusu alacaklarının ödenmesini istemiş, bunun üzerine davalı tarafça alacaklar TL olarak davacı vekili hesabına ödenmiştir. Davacı vekili söz konusu e-posta ile tercih hakkını kullanmış ve dava konusu alacakların TL olarak ödenmesini istemiştir. Bozucu yenilik doğuran hakların bir defa kullanılmakla tükendiği dikkate alındığında somut olayda ihtarnamedeki tercihten dönülmesi mümkün değildir. Hâl böyle olunca dava konusu alacakların Türk lirası üzerinden hüküm altına alınması gerekirken Euro olarak hüküm altına alınması hatalıdır.

3. Davalı tarafça davacı vekiline TL üzerinden ödemede bulunduğu anlaşılmaktadır. Bu ödemenin dava konusu alacakların tamamını içerip içermediğinin tespiti bakımından ödemenin yapıldığı tarihteki Euro'nun Merkez Bankasının efektif satış kuru üzerinden hesaplanarak belirlenmesi gereklidir. Yapılan ödemenin tam olmadığının anlaşılması durumunda o zaman davalı tarafın davacı asıla ödeme yaptığı tarihteki Euro'nun Merkez Bankasının efektif satış kuru üzerinden alacakların hesaplanması yapılarak yapılan ödemenin mahsubu ile dava konusu alacakların fark tutarının TL olarak hüküm altına alınması gerekli iken yazılı gerekçeli ile hüküm kurulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.

VI. KARAR

SONUÇ / HÜKÜM

Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Davalı yararına takdir edilen 28.000,00 TL duruşma vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgililere iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 17.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2025/2002, K. 2025/5140, 17 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. V. Temyiz
  8. A. Temyiz Sebepleri
  9. B. Değerlendirme ve Gerekçe
  10. VI. Karar
  11. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
9. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/2002
Karar No
2025/5140
Tarih
17 Haziran 2025

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2025/2004 K.2025/3199
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2025/2005 K.2025/4558
  • Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2025/2010 K.2025/6988
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2025/2010 K.2025/6621
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2025/2011 K.2025/8697
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2025/2012 K.2025/4451

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.