KÜNYE
9. Hukuk Dairesi 2025/2427 E., 2025/6843 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Eylül 2025
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 48. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2020/4554 E., 2024/2136 K.
- Dava tarihi
- 21.02.2019
- İlk derece mahkemesi
- İstanbul Anadolu 16. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2019/116 E., 2020/316 K.
Karar Metni
699 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı Şirkette 15.04.2015-12.05.2018 tarihleri arasında çalıştığını, çalıştığı süre boyunca haftanın 7 günü 06.00-00.00 saatleri arasında, iki haftada bir gün hafta tatili yaparak çalıştığını, yine tüm ulusal bayram ve genel tatillerde çalışmasına devam ettiğini, bu çalışmalarının karşılığının ödenmediğini ileri sürerek fazla çalışma ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ile hafta tatili ücreti alacaklarının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın belirsiz alacak davası şeklinde açılmayacağını, davacının çalışmalarının karşılığının ödendiğini, bu hususta işvereni ibra ettiğini, ayrıca bordroların davacı tarafından ihtirazı kayıt konulmadan imzalandığını, davacının ödenmeyen alacağının bulunmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacıyla birlikte çalışan tanıkların beyanlarına göre davacının 2017 yılı Nisan ayına kadar haftalık 39 saat, 2017 yılı Nisan ayından itibaren ise haftalık 52 saat fazla çalışma yaptığı, iki haftada bir hafta tatillerinde çalıştığı, dinî bayramların arefe ve ilk iki günleri haricindeki ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığı, davacının Türkiye'de olduğu dönemlerin yapılan hesaplamadan dışlandığı, davacının ödenmeyen alacaklarının bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın belirsiz alacak davası şeklinde açıldığından hükmedilen alacaklara dava tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerektiği, davacının bu yöndeki istinaf başvurusunun yerinde olduğu, Mahkemece hükme esas alınan hesaplamaların dosya kapsamına, usul ve kanuna uygun olduğu gerekçeleriyle davalının istinaf başvurusunun esastan reddine, davacının istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Davacının çalışma süresinin hatalı tespit edildiğini, 2. Davacı tanıklarının hayatın olağan akışına aykırı ve taraflı beyanlarıyla karar verilmesinin hatalı olduğunu, davalı tanıklarının beyanlarının değerlendirilmediğini, 3. Davacının ücretinin ülkemizdeki asgari ücret miktarının çok üzerinde ve her türlü çalışmasını karşılar nitelikte olduğunu, 4. İndirimin en üst sınırdan yapılması gerektiğini, 5. İlk Derece Mahkemesinin faiz başlangıç tarihlerine ilişkin hükmünün Bölge Adliye Mahkemesi tarafından kaldırılmasının hatalı olduğunu ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davacının fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil ile hafta tatili ücreti alacaklarının ispatlanması ve hesaplanmasına, faize ilişkindir.
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. İlk Derece Mahkemesince davacının 2017 yılı Nisan ayına kadar haftalık 39 saat, 2017 yılı Nisan ayından itibaren ise haftalık 52 saat fazla çalışma yaptığı kabul edilerek yapılan hesaplama doğrultusunda fazla çalışma alacağına hükmedilmiştir. Mahkemece davacının çalışma gün ve saatlerine ilişkin yeterli araştırma yapılmadan karar verilmesi hatalı olmuştur.
Davalı tanıklarından E.D, hem davacının yaptığı puantörlük işini birden fazla kişinin yaptığını ve vardiyalı şekilde çalıştıklarını beyan etmiş hem de davacının baş puantör olarak çalıştığını, başka baş puantör olarak çalışan kimse olmadığını beyan etmiştir. Yine davalı tanıklarından N.Z.E davacıdan başka puantörler olduğunu, kendi aralarında çalışma düzenini belirlediklerini beyan etmiştir. Davacı tanıkları ise davacıdan başka puantör olup olmadığı ve vardiyalı çalışma husunda beyanda bulunmamışlardır.
Somut uyuşmazlıkta, davacının çalışma şekline ve saatlerine ilişkin hususların tereddüte yer vermeyecek şekilde netleştirilmesi gerekmektedir. Buna göre tanıkların yeniden dinlenerek davacının yaptığı işi tek başına yapıp yapmadığı, davacıyla aynı anda, aynı işi yapan başka puantörlerin olup olmadığı, davacının yaptığı işin vardiyalı yapılıp yapılmadığı, sahada çalışıp çalışmadığı, sahada çalıştığı zamanlarda birebir görgüye dayalı beyanlarının olup olmadığı hususlarının netleştirilerek yeniden yapılacak değerlendirme sonucunda karar verilmesi gerekmektedir. Kararın bu sebeplerden bozulmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2025/2427, K. 2025/6843, 24 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama