İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /9. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 9. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2025/2501 K.2025/3148

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik…

Esas2025/2501Karar2025/3148Tarih7 Nisan 2025Okuma7 dk · 1.343 kelime

KÜNYE

9. Hukuk Dairesi 2025/2501 E., 2025/3148 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
7 Nisan 2025
Mahkemesi
İş Mahkemesi
Sayısı
2024/584 E., 2025/72 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.343 kelime·7 dk okuma·9 bölüm

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin, davalı Şirketin yurt dışı inşaat projelerinde 17.06.1989-27.12.1990, 10.03.1991-15.03.1996, Temmuz 1996-Haziran 1997, 27.12.1997-05.05.2000, Ağustos 2002-Nisan 2003, Haziran 2003-Ağustos 2003, 14.12.2003-20.05.2009 ve 01.08.2012-30.06.2014 tarihleri arasında olmak üzere toplam sekiz dönem hâlinde kesintili şekilde çalıştığını, son ücretinin net 2.500,00 USD olduğunu, tüm dönem çalışmalarının işveren tarafından iş bitimi gerekçe gösterilerek ve tazminat ödenmeden sonlandırıldığını ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatlarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının, davalı Şirketin Rusya’da bulunan şantiyelerinde 12.12.2003-21.05.2009 ve 12.08.2012-18.06.2014 tarihleri arasında çalıştığını, uyuşmazlığın çözümünde yabancı hukukun uygulanması gerektiğini, dava konusu taleplerin zamanaşımına uğradığını, belirli süreli iş sözleşmesine dayalı çalışması sebebiyle kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanamayacağını, brüt ücret hesaplamasında davacının yurt dışında çalışmış bir işçi olduğunun dikkate alınması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İstanbul 8. İş Mahkemesinin 25.12.2018 tarihli kararıyla; davacının davalı Şirketin çeşitli projelerinde aralıklı olarak 17.06.1989-18.06.2014 tarihleri arasında toplam 17 yıl, 2 ay, 17 gün süre ile çalıştığı, son ücretinin aylık net 2.500,00 USD olduğu, davacının Türk vatandaşı olduğu, davalı Şirket merkezinin Türkiye’de olduğu, davalı işyerinden davacı adına sigorta primlerinin ödendiği, iş sözleşmesiyle daha sıkı ilişkili hukukun Türk hukuku olduğu, davacının belirsiz süreli iş sözleşmesiyle çalıştığı, davacıya yapılan yemek ve barınma yardımı eklenmek suretiyle giydirilmiş ücretin tespit edildiği,

iş sözleşmesi haksız olarak feshedildiğinden davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandığı ve bu alacakların zamanaşımına uğramadığı, dosyada bulunan ibraname gerekli koşulları taşımadığından itibar edilmediği, hesaplamaların brüt ücret üzerinden yapılması gerektiği gerekçeleriyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 28. Hukuk Dairesinin 03.02.2022 tarihli kararıyla; davalı vekili tarafından hizmet süresine ve davalıya karşı davaları olan tanık beyanına ilişkin itirazda bulunulmuş ise de tanıkların aynı işverene karşı davalarının olmasının başlı başına tanıklığı geçersiz kılmayacağı, tanıkların gerçeğe aykırı beyanda bulunduğuna dair dosyada bir delil bulunmadığı ve yalnızca tanık anlatımlarına göre değil dosya kapsamındaki bütün deliller bir arada değerlendirilmek suretiyle kanaate varıldığı,

dosyaya ibraz edilen bordrolar imzasız oldukları gibi bordrolardaki fazla çalışma tahakkuklarının gerçeği yansıtmadığı, davalının sabit 2.500,00 USD ücretle çalıştığı, 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkındaki Kanun'un (5718 sayılı Kanun) 27. maddesine göre iş sözleşmesi konusunda hukuk seçimi imkânının iş sözleşmelerinin niteliği gereği ancak işçi lehine ve sınırlı olarak tanındığı, somut uyuşmazlıkta taraflarca yabancı ülke hukukunun uygulanacağı konusunda bir sözleşme bulunmadığı, Yargıtayın emsal kararları doğrultusunda mevcut davada Türk hukuku hükümlerinin uygulanmasında bir isabetsizlik olmadığı,

iş bitiminin davalıya haklı fesih imkânı vermediği gerekçeleriyle davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

Bölge Adliye Mahkemesinin 03.02.2022 tarihli kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, davacının 14.12.2003-20.05.2009 ve 12.08.2012-18.06.2014 tarihleri arasındaki çalışma dönemleri yönünden bir hukuk seçimi anlaşması bulunduğundan bu çalışma dönemleri hakkında Rusya hukukunun uygulanması gerektiği, gerekirse Rusya hukukunda uzman bir bilirkişiden de rapor alınmak suretiyle, dava konusu uyuşmazlık bakımından değerlendirme yapılması ve dosya kapsamındaki delil durumu birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekçesi ile İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur.

İlk Derece Mahkemesinin 13.02.2023 tarihli kararıyla; davacının iş sözleşmesinin 18.06.2014 tarihinde feshedildiği, Rusya Federasyonu İş Kanunu ile tanınan 3 aylık başvuru süresinin 18.09.2014 tarihine denk geldiği, dava tarihinin 04.04.2017 tarihi olduğu,

davacının 14.12.2003-20.05.2009 ve 12.08.2012-18.06.2014 tarihleri arasındaki çalışma dönemlerine ilişkin kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinin zamanaşımı nedeniyle reddinin gerektiği, davacının 17.06.1989-27.08.1990, 10.03.1991-15.03.1996, 11.08.1996-02.06.1997, 29.12.1997-18.04.2000, 23.08.2002-10.02.2003, 26.06.2003-19.08.2003 tarihlerini kapsayan çalışma döneminde ise Türk hukukunun uygulanması gerektiği, davacının iş sözleşmesinin feshedildiği 19.08.2003 tarihinde yürürlükte bulunan mevzuat gereğince davacının kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinin 10 yıllık zamanaşımına tâbi olduğu,

10 yıllık zamanaşımı süresinin 19.08.2013 tarihinde dolduğu, davanın ise zamanaşımı süresi dolduktan sonra 04.04.2017 tarihinde açıldığı, davacının Türk hukukunun uygulandığı 19.08.2003 ve öncesi döneme ilişkin çalışmaları karşılığında talep ettiği kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinin zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin 13.02.2023 tarihli kararının süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, davalıya ait yurt dışı işyerlerinde aralıklı olarak çalışan davacının iş sözleşmesinin 19.08.2003 tarihinde değil, 18.06.2014 tarihinde sona erdiği, davanın iş sözleşmesinin feshedildiği tarihten itibaren yasal süresi içinde açıldığı, 19.08.2003 tarihinden sonraki ilk çalışma 14.12.2003 tarihinde başlamış olmakla aralıklı çalışmalar arasındaki boşluğun da 10 yıldan az olduğu,

davacının 17.06.1989-27.08.1990, 10.03.1991-15.03.1996, 11.08.1996-02.06.1997, 29.12.1997-18.04.2000, 23.08.2002-10.02.2013, 26.06.2003-19.08.2003 tarihleri arasındaki çalışma dönemi için kıdem ve ihbar tazminatı talepleri yönünden işin esasına girilmesi gerektiği, 19.08.2003 tarihinde sona eren çalışma dönemi yönünden davalı işverence iş ilişkisinin tazminat gerektirmeyecek şekilde sona erdiğinin iddia edilmediği,

bu nedenle 17.06.1989-27.08.1990, 10.03.1991-15.03.1996, 11.08.1996-02.06.1997, 29.12.1997-18.04.2000, 23.08.2002-10.02.2013, 26.06.2003-19.08.2003 tarihleri arasındaki hizmet süresi ve 19.08.2003 tarihindeki ücreti üzerinden davacının kıdem ve ihbar tazminatlarının hesaplanıp hüküm altına alınması gerektiği gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Dairemiz bozma ilâmına uyularak, davacının davalı Şirketin çeşitli projelerinde aralıklı olarak çalıştığı, son ücretinin aylık net 2.500,00 USD olduğu, davalının feshin haklı nedenle yapıldığına ilişkin herhangi bir delil sunmadığı, davacının kıdem ve ihbar tazminatlarına hak kazandığı, bu nedenle alınan bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili temyiz dilekçesinde: 1. Mahkemece açıkça bozma ilâmına uyulmuş olmasına rağmen bozma ilâmı doğrultusunda karar verilmediğini, 2. Mahkemece tek başına yurda giriş çıkış kayıtları ve tanık beyanları ile tespit edilen 10.03.1991-15.03.1996, 11.08.1996-02.06.1997 tarih aralığındaki hizmet sürelerinin esas alınmaması gerektiğini, 3. Davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanmadığını ileri sürmüştür.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanılıp kazanılmadığına, ücret ve ücretin belirlenmesi yöntemine ilişkindir.

1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2. Dairemizin 14.12.2022 tarihli ve 2022/16498 Esas, 2022/16753 Karar sayılı ilâmında usuli kazanılmış hak ilkesi şu şekilde açıklanmıştır:

"...

3. Bilindiği üzere 6100 sayılı Kanun'da usuli kazanılmış hak kavramına ilişkin açık bir hüküm bulunmamaktadır. Bu kurum, davaların uzamasını önlemek, hukuki alanda istikrar sağlamak ve kararlara karşı genel güvenin sarsılmasını önlemek amacıyla Yargıtay uygulamaları ile geliştirilmiş, öğretide kabul görmüş ve usul hukukunun vazgeçilmez, ana ilkelerinden biri hâline gelmiştir. Anlam itibarıyla bir davada, mahkemenin ya da tarafların yapmış olduğu bir usul işlemi ile taraflardan biri lehine doğmuş ve kendisine uyulması zorunlu olan hakkı ifade etmektedir.

4. Mahkemenin, Yargıtayın bozma kararına uyması ile bozma kararı lehine olan taraf yararına bir usuli kazanılmış hak doğabileceği gibi, bazı konuların bozma kararı kapsamı dışında kalması yolu ile de usuli kazanılmış hak gerçekleşebilir (Yargıtay İçtihatları Birleştirme Büyük Genel Kurulu, 09.05.1960 tarihli ve 1960/21 Esas, 1960/9 Karar sayılı karar).

Hükmün bir kısmının bozma kapsamı dışında bırakılmasının amacı bu kısımların doğru olduğunu belirlemek, bozmanın sınırlarını çizmek ve bu şekilde usuli kazanılmış hakları oluşturup, korumaktır. Yargıtay tarafından bozulan bir hükmün bozma kararının kapsamı dışında kalmış olan kısımlar, lehine olan taraf yararına usuli kazanılmış hak oluşturur (Yargıtay İçtihatları Birleştirme Büyük Genel Kurulu, 04.02.1959 tarihli ve 1959/13 Esas, 1959/5 Karar sayılı karar).

..."

Somut uyuşmazlıkta İlk Derece Mahkemesince bozma ilâmına uyulmuş olmasına rağmen bozma gereği yerine getirilmemiştir. Dairemizin 22.05.2023 tarihli bozma ilâmında davacının 12.08.2012-18.06.2014 tarihleri arasındaki çalışma dönemine ilişkin taleplerin Rusya hukukuna göre zamanaşımı nedeniyle reddinde isabetsizlik bulunmadığı ifade edildikten sonra Türk hukukuna tâbi kıdem ve ihbar tazminatlarının ise davacının 19.08.2003 tarihindeki ücreti üzerinden hesaplanması gerektiği belirtilmiştir. Mahkemece davacının 12.08.2012-18.06.2014 tarihleri arasındaki çalışmasına Türk hukuku uygulanmak ve 18.06.2014 tarihindeki ücret esas alınarak hesaplanan alacakların hüküm altına alınması bozma ile oluşan usuli kazanılmış hakka aykırıdır.

Yargılama sırasında alınan 11.03.2024 tarihli rapor bozma ilâmına uygun olup, bu rapordaki hesaplamalar dikkate alınarak hüküm kurulması gerekirken, bozma ilâmına aykırı hesaplama içeren 17.07.2024 tarihli rapora göre karar verilmiş olması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.

VII. KARAR

SONUÇ / HÜKÜM

Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 07.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2025/2501, K. 2025/3148, 7 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. V. Bozma Ve Bozmadan Sonraki Yargılama Süreci
  8. VI. Temyiz
  9. A. Temyiz Sebepleri
  10. B. Değerlendirme ve Gerekçe
  11. VII. Karar
  12. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
9. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/2501
Karar No
2025/3148
Tarih
7 Nisan 2025

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2025/2502 K.2025/5818
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2025/2503 K.2025/5882
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2025/2504 K.2025/3990
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2025/2504 K.2025/5322
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2025/2504 K.2025/5851
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2025/2505 K.2025/3202

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.