KÜNYE
9. Hukuk Dairesi 2025/3550 E., 2025/10229 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Aralık 2025
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/218 E., 2025/135 K.
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 4. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2017/566 E., 2023/866 K.
Karar Metni
1.035 kelime·5 dk okuma·10 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda;
Miktar veya değeri temyiz kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihaî kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352/1-(b) hükmü uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
Dosya içeriğine göre reddedilen ve davacı-karşı davalı tarafça temyize konu edilen toplam miktarın karar tarihi itibarıyla bölge adliye mahkemeleri tarafından verilen kararların kesinlik sınırı olan 544.000,00 TL'nin altında kaldığı anlaşılmakla; davacı-karşı davalı vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan reddine karar vermek gerekmiştir.
Davalı-karşı davacı vekilinin gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verilmiştir.
Davalı-karşı davacı vekili tarafından temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasının istenilmesi üzerine, işin duruşmaya tâbi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 30.09.2025 Salı günü tayin edilerek taraflara tebligat gönderilmiştir.
Duruşma günü davalı-karşı davacı vekili Avukat ... ile davacı-karşı davalı vekili Avukat ... geldiler.
Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verildi.
Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Davacı-karşı davalı vekili dava dilekçesinde; davacının 01.10.1993-14.01.2015 tarihleri arasında aylık net 10.000,00 TL ücret karşılığında teknik müdür/makine mühendisi olarak çalıştığını, davacının konumu gereği fazla çalışma yaptığını, dinî bayramlar hariç olmak üzere ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalışmanın devam ettiğini, iş sözleşmesinin haksız ve bildirimsiz olarak feshedildiğini belirterek kıdem ve ihbar tazminatlarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı karşı davacı vekili cevap ve karşı dava dilekçesinde; zamanaşımı def'inde ve ücret itirazında bulunduklarını, iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğini, davacının haksız kazanç elde etmek maksadıyla yapmış olduğu eylemler sebebiyle suç duyurusunda bulunduklarını, kıdem ve ihbar tazminatı talebinin haksız olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini, karşı dava olarak davacının haksız ve menfaat sağlamaya yönelik eylemleri dolayısıyla Şirkete vermiş olduğu maddi tazminatın davalıdan tahsilini talep etmiştir.
2. Davacı-karşı davalı vekili karşı davaya cevap dilekçesinde; müvekkilinin Şirket adına tasarrufta bulunma yetkilerini haiz olmadığını, işveren vekili durumunda olmadığını, davalı-karşı davacının iddialarının haksız ve yersiz olduğunu, bu iddialarına yönelik delillerin hukuka aykırı elde edildiğini, Şirket kayıtlarının ve ticari ilişki içerisinde bulunulan diğer şirketlerle ilgili banka hesap hareketlerinin incelenmesi sonucunda davacının Şirket lehine eylem ve işlemler yapmış olduğunun anlaşılacağını, davalı karşı davacı tarafça tanzim ettirilen denetmen raporu yönünden itirazlarının bulunduğunu belirterek karşı davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı-karşı davalının üst düzey yönetici olduğu, davalı işyerinde kendi ifadesi ile işyerinin mutfak, yemek vs. ihtiyaçlarının karşılanması için müşterinin 150,00-200,00 TL miktarını aşmayan ikramını kabul ederek müşterilerden para aldığı, bu hususun ticari hayatın gereklerine ve hayatın olağan akışına uygun kabul edilemeyeceği, doğruluk ve bağlılığa uygun nitelikte bulunmadığı, davalı işverenin iş sözleşmesini feshinin haklı nedene dayandığı,
dolayısıyla kıdem ve ihbar tazminatı şartları oluşmadığı anlaşıldığından asıl davanın reddine, karşı davada talep edilen geçmiş dönem zararının tespitine yönelik sahte/gerçeğe aykırı fatura bulunmadığı davalı ticari kayıtlarında stok girdi çıktısı yer almadığından ve teklifler alınmadığından zarar miktarının tespit edilemeyeceğinin bilirkişi tarafından karşı davacı defter ve kayıtları üzerinde yerinde yapılan inceleme neticesinde düzenlenen raporda belirtildiği, zararın varlığı ile miktarının tam ve kesin olarak ispat edilmediği gerekçesiyle karşı davanın da reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı-karşı davalının söz konusu eylemlerinin doğruluk ve bağlılık ilkesi ile bağdaşmadığı, işverence gerçekleştirilen feshin haklı nedene dayandığı, gerek feshe gerekçe yapılan gerekse karşı davaya konu olan işçinin eylemleri sebebiyle, işveren tarafından işçi hakkında savcılığa suç duyurusunda bulunulduğu, savcılık tarafından işçi hakkında ceza davası açıldığı,
Mahkemece davacı işçi hakkında yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması nedeni ile beraat kararı verildiği, kararın istinaf incelemesinden geçerek kesinleştiği, bilirkişi heyetince gerek yerinde yapılan kayıt incelemesi ve gerekse işveren tarafından dosyaya sunulan belgelerin incelenmesi neticesinde, işverenin zarara uğrayıp uğramadığı, zarara uğramış ise ne miktarda zarara uğradığının tespit ve hesaplanması kapsamında, işverence dosyaya yeterli belge sunulmadığının belirtildiği,
gerek işveren tarafından dosyaya sunulan bilgi ve belgelerin gerekse yerinde yapılan incelemede işverence bilirkişi heyetine incelemeleri için ibraz olunan defter ve kayıtların, bir zararın varlığının tespiti noktasında yeterli olmadığının belirtildiği, söz konusu heyet raporu, ceza dosyası içeriği ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, karşı davada davacı işçinin, kusurlu davranışları ile hukuka aykırı bir şekilde davalı işvereni zarara uğrattığı hususunun, davacı işveren tarafından usulünce ispat edilemediği gerekçesiyle tarafların istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Davalı-karşı davacı vekili temyiz dilekçesinde;
a. Davacının ihtiyaç olmayan malları almış gibi göstererek Şirketi zarara soktuğunu, genel müdür olarak görev yapan davacının yalnızca ihtiyaçtan fazla mal satın alınmış gibi göstermediğini, aynı zamanda satın alınmış gibi gösterilen malların birim fiyatlarını da yüksek göstererek Şirketi zarara uğrattığını,
b. Bilirkişilerin dosya belgelerini birbirleri ile karşılaştırarak (sözleşme, proje ve fatura) kolaylıkla tespit edebilecekleri zarar miktarını belirlemek için hiçbir muhakeme yapmadıklarını, bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde verdikleri birkaç örneğin dahi genel müdürün kendisine duyulan güveni ve yetkisini kötüye kullanarak Şirkete verdiği zarar miktarının hesaplanabileceğini gösterdiğini ileri sürmüştür.
2. Davacı-karşı davalı vekilinin temyiz dilekçesi miktardan reddedildiğinden, temyiz sebeplerine yer verilmemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; davalı-karşı davacı Şirketin, davacı-karşı davalı işçi tarafından zarara uğratıp uğratılmadığı ile zararın ispatı noktasındadır.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı-karşı davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
A. Davacı-Karşı Davalı Temyizi Yönünden
Davacı-karşı davalı vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
B. Davalı Karşı Davacı Temyizi Yönünden
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2025/3550, K. 2025/10229, 23 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama