İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /9. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 9. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2025/4123 K.2025/7841

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davacı vekili ve davalılardan ... ile ... vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne…

Esas2025/4123Karar2025/7841Tarih14 Ekim 2025Okuma9 dk · 1.887 kelime

KÜNYE

9. Hukuk Dairesi 2025/4123 E., 2025/7841 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
14 Ekim 2025
Mahkemesi
İş Mahkemesi
Sayısı
2024/291 E., 2025/77 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.887 kelime·9 dk okuma·9 bölüm

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davacı vekili ve davalılardan ... ile ... vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildi. Davalılardan ... vekilince temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmiş ise de 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/2 hükmü gereğince duruşma isteğinin miktardan reddine ve incelemenin dosya üzerinden yapılmasına karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalıların ...’daki işyerlerinde 25.10.2013-09.02.2018 tarihleri arasında aşçı olarak net 2.500,00 Amerikan Doları (USD) ücretle çalıştığını, davalılardan ...'nın ve ...’nin asıl işveren olduğunu, diğer davalılar ... (...

İnşaatları AŞ) ve ...’nin (Yeni ünvan: ...) asıl işverenler tarafından müştereken kurulduğunu, tüm davalılar arasında organik bağ olup Yargıtayın yerleşik içtihatları doğrultusunda tüm davalıların müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu, iş sözleşmesinin işveren tarafından haksız olarak feshedildiğini, davacının son bir yıl hariç iki haftada bir vardiya değişimi yaparak,

çift vardiya şeklinde çalıştığını, birinci vardiyanın 08.00-20.00, ikinci vardiyanın ise 20.00-08.00 saatleri arasında olduğunu, ancak davacının gündüz vardiyasında iken 21.00-22.00’ye kadar, gece vardiyasında iken 08.00-09.00’a kadar çalıştığını, son bir yıl ise tek vardiya şeklinde 23.00-14.00 saatleri arasında çalıştığını, davacının tüm hafta tatilleri ile ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığını belirterek fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil alacaklarının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

1. Davalı ... ile ... İnşaatları AŞ (...) vekili cevap dilekçesinde; davacının davalı Şirketin işçisi olmadığını, bu nedenle davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddi gerektiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

2. Davalı...

(Yeni ünvan: ...) vekili cevap dilekçesinde; davanın belirsiz alacak davası olarak ikame edilmesinin mümkün olmadığını, uyuşmazlığa ... hukukunun uygulanması gerektiğini, alacakların zamanaşımına uğradığını, davacının davalı Şirket nezdinde 24.01.2014 tarihinde çalışmaya başladığını, iş sözleşmesinin davacı tarafından sonlandırıldığını, davacının ikaleyi, ibranameyi ve diğer tüm belgeleri kendi iradesi ile imzaladığını, davalı Şirket tarafından kendisine çalıştığı yer olan ...’da her türlü alacak kalemleri eksiksiz olarak ödenmesine rağmen Türkiye’de de dava açarak mükerrer ödeme talebinde bulunduğunu,

imzalı olan ve ihtirazı kayıt içermeyen ücret bordrolarından anlaşıldığı üzere davalı Şirket tarafından davacının fazla çalışmalarının, ulusal bayram ve genel tatil günleri ile hafta tatillerinde yaptığı çalışmaların karşılığının ödendiğini, davacı ile menfaat birliği olan ve davalı Şirket aleyhine dava ikame eden tanıkların dinlenmesine muvafakat etmediklerini, davalı Şirket ile diğer davalı Şirketler arasında organik bir bağ bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

3. Davalı ... (Merkezi ..) ...vekili cevap dilekçesinde; davacının çalıştığını iddia ettiği projenin yüklenicisinin davalı Şirket veya ortağı bulunduğu herhangi bir adi ortaklık olmayıp farklı bir tüzel kişiliği haiz olan diğer davalılar olduğunu, davalı Şirketin ...’nin (Yeni ünvan: ...) sadece ortağı, ... İnşaatları AŞ’nin ise sadece eski ortağı olduğunu, 23.12.2016 tarihli hisse devri ile beraber davalı Şirketin işbu Şirket ile herhangi bir bağı kalmadığını, davanın davalı Şirket yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle reddi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin 14.07.2020 tarihli kararı ile; dosyadaki bilgi, belgeler, taraflar arasındaki ilişki, davacının çalıştırılma şekli göz önüne alındığında davalılar arasında organik bağ olduğunu, banka kayıtları, tanık beyanları, davacının yaptığı iş dikkate alındığında davacının net 2.500,00 USD ücret aldığı, ispat yükü üzerinde olan davalı tarafın davacının iş sözleşmesinin haklı nedenlerle feshedildiğini ispat edemediği,

tanık beyanlarına göre davacının haftada 6 gün çalıştığında haftalık 18 saat, 7 gün çalışılan haftalarda ise 21 saat fazla çalışma yaptığı, tanık beyanlarına göre davacının resmî ve dinî bayramlarda ve hafta tatillerinde çalıştığının ispat edildiği, davacının ...ile ...

Türkiye Ankara Şubesinde çalıştığına dair dosyada herhangi bir bilgi belge bulunmadığı, söz konusu Şirketlerin ayrı tüzel kişilikleri bulunduğu, bu Şirketlerin diğer Şirketlerin ortağı olmasının, aynı grup Şirket içerisinde bulunmalarının bu Şirketler yönünden sorumluluk doğurmayacağı gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin 14.07.2020 tarihli kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine ...

Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesinin 02.11.2022 tarihli kararı ile; davacının ikale imzaladığına dair dosyada bir delil bulunmadığı, davalı tarafça davacının iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğinin ispatlanamadığı, davacının fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil ile hafta tatili çalışması yaptığının davacının yaptığı iş ve işin niteliği gereği ve davalıya karşı davaları bulunmayan tanık beyanlarına göre sabit olduğu, davalı ... ile davalı ...

İnşaatları AŞ'nin yetkilileri ve ortaklarının aynı kişiler olduğu, aynı adreste faaliyette bulundukları ve davacının her iki firmada da değişik zamanlarda çalıştığının dosyadaki bilgi, belge ve tanık beyanları ile anlaşıldığı, buna göre davacının her iki Şirkette de birlikte istihdam edildiğinin anlaşıldığı, hüküm altına alınan alacaklardan müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulmalarının isabetli olduğu, davacının... ile ...

Türkiye Ankara Şubesinde çalıştığına dair dosyada herhangi bir bilgi ya da belge bulunmadığı, davacı bu Şirkette çalıştığını ispat edemediğinden bu Şirketler yönünden davanın husumetten reddine karar verilmesinin yerinde olduğu, davalı tarafça her ne kadar Rus hukukunun uygulanması gerektiği beyan edilmiş ise de dosyada davacının Türkçe dilinde hazırlanmış ve imzalanmış iş sözleşmesi bulunmadığı, buna göre taraflar arasında ... hukukunun uygulanması yönünden bir hukuk seçimi yapılmadığı gerekçesiyle tarafların istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesinin 02.11.2022 tarihli kararının süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine Dairenin 23.05.2023 tarihli ilâmı ile; davacının tüm çalışma dönemi bakımından hukuk seçimi anlaşması bulunmadığı anlaşıldığından uyuşmazlığa mutad işyeri hukuku olan ... hukukunun uygulanması gerektiği, uzman bir bilirkişiden de denetime elverişli rapor alınmak suretiyle dosya kapsamındaki delil durumu birlikte değerlendirilerek dava konusu alacaklar hakkında, usuli kazanılmış haklar da gözetilerek bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin 26.03.2024 tarihli kararı ile; davacının 09.02.2018 tarihine kadar çalıştığı, davayı 18.12.2018 tarihinde açtığı, davanın açıldığı tarih itibarıyla ...

Federasyonu İş Kanunu'nun 392. maddesine göre mahkemeye başvurma süresi olan 3 aylık sürenin dolduğu, ayrıca davacının söz konuyu süreyi elinde olmayan nedenlerden dolayı kaçırdığına dair dosyaya herhangi bir delil de sunulmadığı, dolayısıyla davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar vermek gerektiği, Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin önceki uygulamasına güvenilerek açılan davalarda görüş değişikliğine uygun olarak yabancı hukukun uygulanması sonucunda davanın reddine karar verildiğinden davacı aleyhine yargılama giderine ve vekâlet ücretine hükmedilmediğini, davacının ... ile ...

Şirketinde çalıştığına dair dosyada herhangi bir bilgi belge bulunmadığı, söz konusu Şirketlerin ayrı tüzel kişilikleri bulundukları gibi diğer Şirketlerin ortakları olmasının bu gerçeği ortadan kaldırmayacağı, davacı bu Şirketlerde çalıştığını ispat edemediğinden bu Şirketler yönünden davanın husumetten reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davalılar ... ile ... yönünden davanın husumetten reddine, diğer davalılar yönünden davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmiş ve ...'nin yeni ünvanının ise ... olduğu belirtilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin 26.03.2024 tarihli kararının süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine Dairece, taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının reddi ile ...

Federasyonu İş Kanunu'nun mahkemeye başvurma sürelerinin düzenlendiği 392. maddesinde belirtilen sürelerin, hak düşürücü süre olduğu belirtilmişse de yeniden yapılan değerlendirmede bu sürelerin zamanaşımı süresi niteliğinde olduğu, Mahkemece davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmesinin hatalı olduğu, kabul şekline göre hüküm yerinde; davanın reddine karar verilirken "hak düşürücü süre nedeniyle" ifadesinin yazılmasının da hatalı olduğu, ...

Federasyonu İş Kanunu'nun 392. maddesine göre bireysel iş uyuşmazlığının çözümü için mahkemeye başvurma hakkına ilişkin olarak öngörülen 3 aylık zamanaşımı süresi 03.07.2016 tarihli kanun değişikliği ile 1 yıla çıkarıldığı, somut olayda iş sözleşmesinin kanun değişikliğinin yürürlüğe girdiği tarihten sonra 09.02.2018 tarihi itibarıyla sona erdiği dikkate alındığında, bu iş sözleşmesinden kaynaklanan alacak ve tazminat talepleri hakkında 1 yıllık zamanaşımı süresinin uygulanması gerektiği, dava tarihi itibarıyla da 1 yıllık zamanaşımı süresinin dolmadığı,

Mahkemece davalı tarafın yasal süresi içinde ileri sürdüğü zamanaşımı def'i gözetilerek dava konusu alacaklar hesaplatılıp sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği, davacı işçinin davalı ...'de (Yeni ünvan: ...) geçen çalışmalarından kaynaklanan dava konusu alacaklardan davalı...'nin de sorumlu olacağı gözetilmeden bu davalı yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğu, ... ve ...'nin davalılardan ...'nin yeni ünvanı olduğu, bu husus gözetilmeden Şirketlerin ünvanlarının karışıklığa neden olacak şekilde belirtilmesinin doğru olmadığı,

kabule göre İlk Derece Mahkemesince yabancı hukukun uygulanması sonucunda davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilen davalılar yönünden davacı aleyhine vekâlet ücreti ile yargılama giderine hükmedilmemesinin yerinde olduğu, ancak aleyhindeki dava husumet nedeniyle reddedilen davalı bakımından vekâlet ücretine hükmedilmemesi ve yargılama gideri bakımından değerlendirme yapılmamasının hatalı olduğu gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava ve ıslah tarihi ile ayrıca arabuluculukta geçen süre de göz önüne alındığında 1 yıllık zamanaşımı süresinin dolmadığı, davacının talep etmiş olduğu alacakların ... hukukuna göre yeniden hesaplandığı, davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandığı, yıllık ücretli izin alacağının bulunduğu, ayrıca fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil ile hafta tatili ücret alacağının bulunduğunun tespit edildiğini, tüm bu nedenlerle davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde;

a. ... İş Kanunu'nun 392. maddesinde dava açmaya ilişkin zamanaşımı süresinin düzenlendiğini, fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil alacaklarının belirsiz alacak davası ile istendiğini, dava ile zamanaşımının durduğunu, buna göre bu alacakların tüm çalışma dönemi bakımından hesaplanması gerektiğini,

b. Davaya Türk hukukunun uygulanması gerektiğini ileri sürmüştür.

2. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde;

a. Davacının davalı Şirkette çalıştığı dönem bakımından tüm alacaklarının ödendiğini, davacının Şirketteki çalışmasının sona erdiği tarih ve dava tarihi dikkate alındığında 1 yıllık sürenin dolduğunu,

b. Rus hukukunda ihbar tazminatı düzenlemesinin bulunmadığını, buna göre ihbar tazminatı talebinin reddi gerektiğini,

c. Davacının çalıştığı süre ve aldığı ücretin hatalı olarak belirlendiğini,

d. Tanıkların davacı ile araların menfaat birliği bulunduğunu,

e. Faiz başlangıç tarihinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.

3. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; davalı Şirket yönünden davanın husumet yokluğundan reddedildiğini, bozma ilâmında bu yönde bozma sebebi bulunmadığını, bu nedenle husumetten ret kararının kesinleştiğini ileri sürmüştür.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık; iş sözleşmesine uygulanacak hukuk, zamanaşımı def'i, davanın süresinde açılıp açılmadığı, vekâlet ücreti ve yargılama gideri noktalarında toplanmaktadır. Mahkeme kararında yazılacak hususlar, 6100 sayılı Kanun'un 297. maddesinde belirtilmiştir. Maddeye göre, hüküm sonucu kısmında gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, isteklerin her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların sıra numarası altında açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekir.

Kanunun aradığı anlamda oluşturulacak kısa ve gerekçeli kararın hüküm fıkralarının, açık, anlaşılır, çelişkisiz ve uygulanabilir olması gerekmekle birlikte, kararın gerekçesinin de sonucu ile tam bir uyum içinde, o davaya konu maddi olguların Mahkemece nasıl nitelendirildiğini, kurulan hükmün hangi sebeplere ve hukuksal düzenlemelere dayandırıldığını ortaya koyacak, kısaca maddi olgular ile hüküm arasındaki mantıksal bağlantıyı gösterecek nitelikte olması gerekir.

Zira tarafların o dava yönünden, hukuk düzenince hangi sebeple haklı veya haksız görüldüklerini anlayıp değerlendirebilmeleri ve Yargıtayın hukuka uygunluk denetimini yapabilmesi için ortada usulüne uygun şekilde oluşturulmuş, hükmün hangi sebeple o içerik ve kapsamda verildiğini ayrıntılarıyla gösteren, ifadeleri özenle seçilmiş ve kuşkuya yer vermeyecek açıklıktaki bir gerekçe bölümünün ve buna uyumlu hüküm fıkralarının bulunması zorunludur.

Gerekçe hüküm çelişkisi, Yargıtay İçtihatları Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 10.04.1992 tarihli ve 1991/7 Esas, 1992/4 Karar sayılı kararı gereğince bozma sebebidir.

Somut olayda İlk Derece Mahkemesi gerekçesinde; dava ve ıslah tarihi ile arabuluculukta geçen süre dikkate alındığında 1 yıllık zamanaşımı süresinin dolmadığı belirtilirken, gerekçenin son kısmında "Tüm bu nedenlerle davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." şeklinde belirtilmiş ve davanın kısmen kabulüne karar verildiği dikkate alındığında gerekçe hüküm çelişkisi oluşmuştur. 6100 sayılı Kanun'un 297, 2 98... . maddelerine aykırı davranılması nedeniyle hükmün bozulması gerekmiştir.

VII. KARAR

SONUÇ / HÜKÜM

Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Bozma sebebine göre taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgililere iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 14.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2025/4123, K. 2025/7841, 14 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. V. Bozma Ve Bozmadan Sonraki Yargılama Süreci
  8. VI. Temyiz
  9. A. Temyiz Sebepleri
  10. B. Değerlendirme ve Gerekçe
  11. VII. Karar
  12. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
9. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/4123
Karar No
2025/7841
Tarih
14 Ekim 2025

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2025/4123 K.2025/4495
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2025/4124 K.2025/4923
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2025/4124 K.2025/7840
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2025/4125 K.2025/4353
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2025/4126 K.2025/13317
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2025/4126 K.2025/4490

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.