KÜNYE
9. Hukuk Dairesi 2025/4145 E., 2025/6828 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Eylül 2025
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2025/21 E., 2025/114 K.
- Dava tarihi
- 01.03.2019
Karar Metni
788 kelime·4 dk okuma·9 bölüm
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalıya ait yurt dışı şantiyelerinde çalıştığını, sözleşmesinin haklı neden olmadan ve bildirimsiz feshedildiğini, alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, ücret, yıllık ücretli izin, fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının kesintili olarak ve dönemler hâlinde çalıştığını, ilk dönem çalışmasının belirli süreli olduğunu, davacının istifa ederek ayrıldığını, son dönem çalışmasının zorlayıcı nedenlerle sona erdiğini, taraflar arasında imzalanan belirli süreli iş sözleşmesinde fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil ile hafta tatili ücretlerinin davacının aylık ücretine dâhil olduğunun belirlendiğini, davacının ödenmeyen alacağının bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 04.04.2023 tarihli kararı ile; davacının kıdem tazminatına hak kazandığı, 23.12.2015 tarihinde sona eren çalışması nedeniyle ihbar tazminatına hak kazandığı, davalının yıllık ücretli izinleri kullandırdığını ispatlayamadığı, davacının ücretinin ve ödenmeyen ücretinin banka kayıtları ile tespit edildiği, davacının ayda iki hafta tatilinde çalıştığı, dinî bayramların birinci günü dışında, ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığını ispatladığı gerekçeleriyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin 04.04.2023 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, ... Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesinin 20.05.2024 tarihli kararı ile; davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
...
Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesinin 20.05.2024 tarihli kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece; davacının dava dilekçesiyle kıdem tazminatı bakımından tercih hakkını, alacağın Türk lirası olarak ödenmesi şeklinde kullanmasına rağmen Mahkemece talebi aşar şekilde USD cinsinden hüküm kurulmasının isabetsiz olduğu, bu durumda 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 99/3 hükmü uyarınca vade tarihindeki kur esas alınarak kıdem tazminatının hesaplanması gerektiği, kıdem tazminatı bakımından vade tarihinin ise fesih tarihi olduğu,
Mahkemece fesih tarihindeki kur dikkate alınmak suretiyle Türk lirası üzerinden hesaplanan kıdem tazminatının yine Türk lirası olarak hüküm altına alınması gerektiği gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozmaya uyulduktan sonra yapılan yargılamada kıdem tazminatı yönünden fesih tarihindeki gösterge niteliğindeki ... Bankası kuru esas alınarak Türk lirası üzerinden kıdem tazminatı hesaplanarak davanın kabulüne karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde;
1. Davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerekirken hatalı olarak kabulüne karar verildiğini, davalı lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinin hukuka aykırı olduğunu,
2. İndirim uygulanmadan hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, fazla çalışma ücretinin aylık ücrete dâhil olduğunu, fazla çalışma alacağının bulunmadığını,
3. İş sözleşmesinin belirli süreli olduğunu, davacının Irak şantiyesindeki çalışmasının güvenlik nedeniyle askıya alındığını, daha sonra 02.11.2014 tarihinde tekrar çalışmaya başladığını ve 02.03.2016 tarihinde tekrar askıya alındığını, ihbar tazminatına hak kazanmadığını, emsal Yargıtay kararlarının da bu yönde olduğunu, bilirkişi raporunda davacının ihbar tazminatının 2.445,87 USD olarak hesaplanmasına rağmen Mahkemece yüksek hüküm altına alındığını ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık; vekâlet ücretine ilişkindir.
1. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararında ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı ve bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla davalı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Bozma ilâmına uyularak verilen kararda, davacının kıdem tazminatı yeniden hesaplanarak Türk lirası üzerinden hüküm kurulmuştur. Davacı ıslah dilekçesinde, kıdem tazminatı alacağını (Amerikan doları) USD üzerinden artırmış, ıslah harcını da ıslah tarihindeki döviz kurunu dikkate alarak Türk lirası üzerinden yatırmıştır. Davacının kıdem tazminatı talebi, ıslah tarihindeki döviz kuru dikkate alındığında 46.202,05 TL'dir. İlk Derece Mahkemesince kabul edilen kıdem tazminatı ise 9.132,10 TL olup davacının talebi kısmen kabul edilmiştir. Bu durumda, reddine karar verilen miktar bakımından davalı lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken aksi yönde karar verilmesi hatalı olmuştur.
Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun’un 370/2 hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VII. KARAR
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2025/4145, K. 2025/6828, 24 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama