KÜNYE
9. Hukuk Dairesi 2025/4147 E., 2025/7220 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Ekim 2025
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2024/432 E., 2024/626 K.
Karar Metni
651 kelime·3 dk okuma·9 bölüm
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davacı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 1995-2016 yılları arasında davalı Şirketin yurt dışı şantiyelerinde ince işler kalfası olarak en son net 2.750,00 USD aylık ücretle çalıştığını ayrıca yol, üç öğün yemek, konut kirası, GSM ödeneği, ısınma gibi giderlerin de işverence karşılandığını ve iş sözleşmesinin davalı işverence sonlandırılıp müvekkilinin Türkiye’ye gönderildiğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatı alacaklarının davalıdan tahsilini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının yurt dışı çalışmalarından müvekkili Şirketin sorumlu olamayacağını, yurt dışı çalışmalarından dolayı Türk hukukunun uygulanamayacağını, davacının çalıştığı şirketler ile müvekkili Şirketin ayrı tüzel kişilikleri bulunduğunu, davacının müvekkili Şirket işçisi olmadığını, alacakların zamanaşımına uğradığını, davacının alacağı olmadığını, ... İstatistik Kurumu kazanç sorgulama raporuna göre davacının ücretinin brüt 3.012,00 TL olabileceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 11.10.2021 tarihli kararı ile; iş hukukundan kaynaklanan işçilik alacakları kamu düzenini ilgilendirdiğinden davaya konu uyuşmazlığa Türk hukukunun uygulanacağı, alacakların zamanaşımına uğramadığı, davacının kıdem ve ihbar tazminatlarına hak kazandığı gerekçeleriyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin 11.10.2021 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine ... Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesinin 14.10.2022 tarihli kararı ile; taraflar arasındaki iş sözleşmesinin belirsiz süreli olduğunun kabulü gerektiği, iş sözleşmesinin tazminat gerektirmeyecek şekilde sona erdiği hususunun işveren tarafından ispatlanamadığı gerekçeleriyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Bölge Adliye Mahkemesinin 14.10.2022 tarihli kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, ... hukukunun uyuşmazlıkta uygulanması gerektiğinden uzman bir bilirkişiden denetime elverişli rapor alınmak suretiyle dosya kapsamındaki delil durumu birlikte değerlendirilerek dava konusu alacaklar hakkında, usuli kazanılmış haklar da gözetilerek bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin 05.03.2024 tarihli kararı ile; bozma ilâmına uyularak ... Federasyonu İş Kanunu'nun 392. maddesi gereğince davanın süresinde açıldığı kanaatine varılarak bozma sonrası alınan rapor doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin 05.03.2024 tarihli kararının süresi içinde taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddi ile davalının cevap dilekçesinde usulüne uygun şekilde zamanaşımı def'inde bulunduğu dikkate alındığında, davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilâmına uyularak davacının talep ettiği alacakların zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde;
1. Anayasa Mahkemesi'nin ilgili kararı dikkate alındığında somut uyuşmazlığa Türk hukukunun uygulanması gerektiğini,
2. Kabul anlamına gelmemekle birlikte somut uyuşmazlığa yabancı hukuk uygulanacaksa bile Türk hukukunda uygulanan zamanaşımı sürelerinin dikkate alınması gerektiğini,
3. ... İş Kanunundaki sürelerin geçerli nedenlerden dolayı dolması nedeniyle sürenin mahkeme tarafından yenilenmesi gerektiğinin düzenlendiğini,
4. Burda da sürelerin yenilenmesi için geçerli şartların bulunduğunu, başvuru sürelerine ilişkin maddelerin hatalı değerlendirildiğini,
5. Hukuki güvenlik, belirlilik ve sürpriz karar verme yasağı ilkelerine aykırı davranıldığını,
6. Hak arama hürriyetinin de kısıtlandığını ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, iş sözleşmesine uygulanacak hukuk, zamanaşımı def'i ve davanın süresinde açılıp açılmadığı noktalarında toplanmaktadır.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2025/4147, K. 2025/7220, 1 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama