KÜNYE
9. Hukuk Dairesi 2025/4149 E., 2025/4860 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Mayıs 2025
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 38. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2025/161 E., 2025/201 K.
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 4. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2024/103 E., 2024/542 K.
Karar Metni
557 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı Sendikanın ... Şube Başkan Yardımcısı olarak görev aldığını, davalı Sendika Genel Merkez Yönetim Kurulunun demokratik olmayan eylemlerle şubeler üzerinde baskı kurmaya çalıştığını, hukuksuz işlemlerine muhalefet edilmesini engellediğini,
... şubesinde geçici olarak başkanlık görevini yürüten dava dışı ... usulsüz işlem ve eylemlerinin tespit edilmesi üzerine durumun müvekkilinin de aralarında bulunduğu bir kısım şube yöneticileri tarafından davalı Sendika Genel Merkez Yönetim Kuruluna ihbar edildiğini ancak davalı Sendika Genel Merkez Yönetim Kurulunca dava dışı .... hakkında bir tedbir uygulanmazken müvekkilinin 3 ay süre ile yöneticilik görevinden uzaklaştırılmasına karar verildiğini, Sendika Genel Merkez Yönetim Kurulunca 2023 yılında yapılması planlanan Genel Kurul seçimleri öncesi yönetime muhalif grupların tasfiyesinin amaçlandığını,
müvekkilinin de bu kapsamda yöneticilik görevinden uzaklaştırıldığını, Sendika Genel Merkez Yönetim Kurulunun devam eden hukuksuz kararları ile Ankara 69. Asliye Ceza Mahkemesinin 2021/484 Esas sayılı dosyasında verilen karar da dikkate alınarak davalı Sendika için kayyım atanmasına, davalı Sendika Genel Merkez Yönetim Kurulunun 16.08.2022 tarihli ve 814 sayılı kararının iptali ile müvekkilinin göreve iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının taleplerinin gerçek dışı olduğunu, kayyım talebinin hukuka aykırı olduğunu, Sendika organlarının görevinin başında olduğunu, davacı hakkında disiplin soruşturması başlatıldığını, disiplin soruşturmasının etkili ve sağlıklı olarak yürütülmesi, karar defterleri üzerinde ekleme-çıkarma yapılmaması, hesaplara müdahalenin engellenmesi amacıyla Tüzük'ün 31. maddesi gereğince Genel Merkez Disiplin Kurulu talebi ile Genel Merkez Yönetim Kurulunun 16.08.2022 tarihli ve 814 sayılı kararıyla davacı hakkında 3 ay süreli tedbir kararı alındığını, yapılan işlemin Tüzük hükümlerine uygun olduğunu beyanla davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın kısmen kabulü ile 16.08.2022 tarihli ve 814 sayılı kararın iptaline, dava konusu kayyım atanması ve eski işe iade taleplerinin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; kararda adı geçen Şube Yöneticisi .... hakkında işlem yapılmama sebebinin soruşturma konusu usulsüzlükleri ... ortaya çıkarması olduğunu, davacı hakkında soruşturmanın etkili ve sağlıklı yürütümü için sınırlı süreyle geçici bir tedbir uygulandığını belirterek ve dilekçesinde yazılı diğer sebeplerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozularak ortadan kaldırılması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, Sendika Yönetim Kurulu Kararının iptaline ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2025/4149, K. 2025/4860, 26 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama