KÜNYE
9. Hukuk Dairesi 2025/4312 E., 2025/4913 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Mayıs 2025
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
- Sayısı
- 2023/50 E., 2024/6 K.
- Mahkemesi
- Uzunköprü 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
- Sayısı
- 2011/205 E., 2012/60 K.
Karar Metni
1.097 kelime·5 dk okuma·8 bölüm
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Davacı vekili asıl dava dilekçesinde; davalı Şirkette ustabaşı olarak çalıştığını, davalı Şirketin ücretleri, fazla çalışma alacaklarını ve harcırahları ödemediğini, yıllık izin kullandırmadığını ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatları ile fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil ile harcırah alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
2. Davacı vekili birleşen dava dilekçesinde; davacının davalı ve davalının Şirketi olan ... Makine Kazan Çelik Konst. İnş. ...ve Tic. Ltd. Şti.nde olmak üzere ustabaşı olarak çalıştığını, işyerinin önceleri şahıs olarak faaliyet gösterdiğini daha sonra ise Şirket olarak devam ettiğini, davalı tarafın aylık ücretleri düzenli olarak ödemediğini ve harcırahları da ödemediğini, davalı tarafın davacıyı Uzunköprü dışında bir başka yerde çalıştırmak üzere göndermek istediklerini, davacının ücretinin ve fazla çalışma ücretinin ödenmesini istemesi üzerine davalı tarafından işyerinden kovulduğunu ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatları ile fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil ile harcırah alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Asıl ve birleşen dava davalıları; cevap dilekçesi sunmamışlardır.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 02.03.2016 tarihli ve 2011/104 Esas, 2016/73 Karar sayılı kararı ile; kıdem ve ihbar tazminatları yönünden hükme esas alınan 06.10.2015 havale tarihli bilirkişi ek raporunda davacının hak etmiş olduğu kıdem ve ihbar tazminatı alacaklarının belirtildiği,
harcırah alacağı talep edilmiş ise de tüm dosya içeriğinde davalı işverenin harcırah taahhüdünde bulunduğuna dair objektif bir bilgi ya da belgeye rastlanılmadığından davacı tarafın bu talebinin reddi gerektiği, davalı tarafça dosyaya ibraz edilen ibranamelerde davacının davalı işyerinden ulusal bayram ve genel tatil çalışması alacağı ile fazla çalışma alacağının bulunmadığını imzalı beyanıyla tasdik ettiği, davalı tarafça dosyaya ibraz edilen ibranamelere davacı tarafça imza itirazında bulunulmuş ise de Adli Tıp Kurumunun 11.06.2014 havale tarihli raporunda imzaların davacının eli ürünü olduğunun açıklandığı,
buna göre davacının ulusal bayram ve genel tatil ücreti ile fazla çalışma ücreti taleplerinin yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Mahkemenin 02.03.2016 tarihli kararının süresi içinde taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 19.02.2020 tarihli ilâmı ile; Mahkemece fesih yönünden gerekçe oluşturulmadan karar verilmesinin hatalı olduğu, ibraya değer verilemeyeceği, ibraya dayalı olarak reddedilen alacaklar açısından yeniden değerlendirme yapılması gerektiği, davada birden fazla davalı olduğu gözetilmeyerek ve alacakların net mi brüt mü olduğu belirtilmeden infazda tereddüt yaratacak şekilde hüküm kurulmasının hatalı olduğu gerekçeleri ile bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemenin 30.11.2021 tarihli kararı ile; bozma ilâmına uyularak bilirkişi raporları doğrultusunda asıl ve birleşen davaların kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkemenin 30.11.2021 tarihli kararının süresi içinde taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 16.02.2022 tarihli ilâmı ile davalının/davalıların kim olduğunun açıkça ortaya koyulması ve bu şekilde davalının/davalıların tespit edilip karar başlığında doğru şekilde gösterilmesi, bundan sonra davalılar arasındaki hukuki ilişki belirlenerek hüküm altına alınan her bir alacak kaleminden hangi davalının hangi gerekçeyle ve ne miktarda sorumlu tutulduğu belirtilmek suretiyle karar oluşturulması gerektiği gerekçesiyle Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemenin 18.05.2022 tarihli kararı ile; bozma ilâmı doğrultusunda yapılan araştırma ile birleşen dava davalısı ...'ın, asıl dava davalısı Şirketin sahibi ve yetkilisi olduğu, dava konusu taleplerden her iki davalının müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkemenin 18.05.2022 tarihli kararının süresi içinde taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 18.01.2023 tarihli ilâmı ile bozma kapsamı dışında bırakılan harcırah alacağının kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğu,
Mahkemece tüm dönem üzerinden hesaplanan alacakların tamamından asıl ve birleşen dava davalıları müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulmuş ise de davacının yıllık izin, ihbar tazminatı ve devir üzerinden iki yıllık süre geçtiğinden fazla çalışma ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarından asıl dava davalısı devralan Şirketin sorumlu olduğunun kabul edilmesi gerektiği, birleşen dava davalısı devreden işverenin ise sadece kıdem tazminatı bakımından kendi dönemindeki ücret ve süre üzerinden sorumlu tutulması gerektiği gerekçesiyle Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozma ilâmı doğrultusunda alınan bilirkişi raporunun hükme esas alındığı gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde;
a. Kıdem tazminatına hükmedilen faiz türü ve başlangıç tarihinin hatalı olduğunu,
b. Fazla çalışma ile ulusal bayram ve genel tatil alacaklarının hatalı hesaplandığını ileri sürmüştür.
2. Davalılar vekili temyiz dilekçesinde;
a. Mahkemece davacının eli ürünü olduğu tespit edilmiş ibranamedeki ödeme beyanın dikkate alınmadığını,
b. Davacının aylık aldığı ücretin tespitine yönelik hatalı değerlendirme yapıldığını,
c. İş sözleşmesinin nasıl feshedildiği yönündeki itiraz ve beyanlarının, savunmalarının değerlendirilmediğini,
d. Cevap dilekçesi ve beyan dilekçeleri ibraz edilmesine rağmen dosyaya sunulan hiçbir beyan ve cevap dilekçelerimizden gerekçeli kararda bahsedilmediğini, savunmalarının ve beyanlarının dikkate alınmadığını ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, davalıların sorumluluklarının belirlenmesi ile alacakların hesaplanması ve faize ilişkindir.
1. Temyizen incelenen Mahkeme kararında ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı ve bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacının tüm davalılar vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir
2. Dairemizin 18.01.2023 tarihli bozma ilâmında, somut uyuşmazlıkta işyeri devri kurallarına göre sonuca gidilmesi gerektiği belirtilmiş olup Mahkemece bozma ilâmı doğrultusunda devir kurallarına göre asıl dava davalısı ile birleşen dava davalısının sorumlulukları belirlenmek suretiyle alacaklar hüküm altına alınmıştır. Ancak bozma ilâmında, kıdem tazminatına uygulanan faizin başlangıç tarihi konusunda herhangi bir bozma sebebine yer verilmemesine rağmen alacağın bir kısmına devir tarihinden, bir kısmına ise fesih tarihinden itibaren faiz işletilmesi bozma ile oluşan usuli kazanılmış hakka aykırıdır. Kaldı ki somut olayda işyeri devri söz konusu olup henüz fesih gerçekleşmediğinden kıdem tazminatı alacağına devir tarihinden itibaren faize hükmedilmesi mümkün değildir.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muahkemeleri Kanunu'nun geçici 3/2 hükmü atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 438/7 hükmü uyarınca Mahkeme kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
1. Davacının tüm, davalıların diğer temyiz itirazlarının reddine,
2. Davalıların Mahkeme kararına yönelik temyiz itirazının kabulü ile Mahkeme kararının, hüküm fıkrasının (1) numaralı bendinin tamamen çıkartılarak yerine “1-Kıdem tazminatı talebinin KABULÜ ile; net 28.324,23- TL kıdem tazminatının (13.199,63 -TL' sinden birleşen dosya davalısı ... sınırlı sorumlu olmak üzere) iş akdinin fesih tarihi olan 13.09.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte asıl ve birleşen dava davalılarından müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine...” ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harçlarının istek hâlinde davalılara iadesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2025/4312, K. 2025/4913, 28 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama