KÜNYE
9. Hukuk Dairesi 2025/4794 E., 2025/5677 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Temmuz 2025
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2025/219 E., 2025/568 K.
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 53. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2024/315 E., 2024/590 K.
Karar Metni
1.057 kelime·5 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı Kurum bünyesinde 14.12.1997 tarihinde çalışmaya başladığını, hâlen davalı Kurum nezdinde işçi olarak çalışmaya devam ettiğini, üyesi bulunduğu ... Sendikası ile davalı Kurum arasında bağıtlanan toplu iş sözleşmeleri ile kararlaştırılan ücret artış oranının davacı ücretine tam olarak yansıtılmaması üzerine fark alacağının tahsili için daha önce ikame ettiği davada verilen kabul kararının Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleştiğini, davacının ücretinin güncellenmesi nedeniyle yeniden ücret farkı alacağının doğduğunu, işyerinde yürürlükte bulunan toplu iş sözleşmesindeki ücret artışları dikkate alınarak hesaplanacak ücret farkı, ikramiye farkı ve ilave tediye farkı alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; alacakların belirlenebilir olduğunu ve kısmi dava olarak talep edilemeyeceğini, dava tarihinden itibaren 5 yıldan önceki kalem ve alacaklar için zamanaşımı süresinin geçtiğini, davacıya ödenmeyen bir alacak bulunmadığını, işverenin işyerinde yürürlükte bulunan 5. Dönem Toplu İş Sözleşmesi'nin geçici 2. maddesi uyarınca yevmiye tespiti yaptığını ve davacının yevmiyesinin eksik değil fazla çıktığını, işçi ücretleri için belirleyici olan toplu iş sözleşme hükümlerinin uygulandığını, bunun dışında hatalı ya da eksik bir işlem yapılmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; somut uyuşmazlıkta davacı tarafından aynı taleplere ilişkin olarak açılan fark ücret, ikramiye ve ilave tediye alacaklarının kabulüne karar verildiği ve kararın onanarak kesinleştiği, kesinleşen ilâmdaki tespitlerin, mevcut davanın taraflarını bağlayıcı niteliği gözetilerek kesinleşen yevmiyesi dikkate alınarak toplu iş sözleşmesine göre fark alacak hesabı yapıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı tarafından aynı taleplerle Ankara 38. İş Mahkemesinin 2016/1081 Esas sayılı dosyası ile açılan davada 23.12.2015 tarihine kadar yapılan hesaplamada davacının fark ücret, ikramiye ve ilave tediye alacaklarının kabulüne karar verildiği, bu karara karşı davalının istinaf başvurusunun Dairelerinin 2019/892 Esas, 2019/1177 Karar sayılı kararı ile esastan reddine karar verildiği,
verilen kararın davalı tarafça temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 22. Hukuk Dairesinin 26.09.2019 tarihli ve 2019/6259 Esas,2019/17429 karar sayılı ilâmı ile onanarak kesinleştiği, davacının kesinleşen ücretinin 15.12.2015-23.12.2015 tarihleri arasındaki dönem için 104,92 TL olduğu, bu ücrete göre belirlenen fark alacakların hüküm altına alınmasının isabetli olduğu, ıslah zamanaşımının da gözetildiği, davalının istinaf nedenlerinin yerinde görülmediği gerekçesi ile davalı tarafın istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde;
1. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda yapılan hesaplamanın hatalı olup somut olaya uygun olmadığını,
2. Zamanaşımı süresinin dolduğunu,
3. Maliye Bakanlığı Bütçe ve Mali Kontrol Genel Müdürlüğünün 03.05.2005 tarihli ve 15606 sayılı yazısı ile davalı İdareye yapılan bildirimde, toplu iş sözleşmesi hükümlerinin geriye dönük uygulanmayacağının belirtildiğini, işçinin ücret zammının uygulanmasının gecikmesi değil, haksız bir ödeme olmaması yönünde düzenlemelerin uygulandığını, bunun aksine olan bilirkişi raporuna göre karar verilmesinin hatalı ve hukuka aykırı olduğunu,
4. 01.01.2013–31.12.2014 yürürlük süreli 5. Dönem Toplu İş Sözleşmesi'nin geçici 2. maddesinde, "geçmiş yıllarda ödenen ücretin fazla olduğunun tespiti hâlinde TİS ile yapılacak zamlarla olması gereken ücreti ile eşitleninceye kadar bu ücretler dondurulmuştur " düzenlemesinin yer aldığını, bu çerçevede müvekkili Bakanlıkça yevmiye tespit çizelgesi hazırlandığını, taraf Sendikanın bu konuda bir itiraz yahut farklı bir iddia ortaya koymadığını, dolayısıyla toplu iş sözleşmesine konulan hükmün doğru uygulandığını ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davacının ücreti belirlenirken toplu iş sözleşmesi hükümlerinin doğru uygulanıp uygulanmadığı ve buna göre ödenmeyen ücret, ikramiye ve ilave tediye ücreti farkı alacaklarının bulunup bulunmadığı hususlarına ilişkindir.
Gerek İlk Derece gerekse Bölge Adliye Mahkemelerinin karar başlığında Tarım ve Orman Bakanlığı yerine tüzel kişiliği bulunmayan ... yazılması mahallinde düzeltilebilir maddi bir hata olarak kabul edilmiştir.
Somut uyuşmazlıkta davacı vekili, müvekkilinin Mahkeme kararıyla güncellenmesinin akabinde yeniden fark alacaklarının doğduğunu ileri sürerek fark alacaklarının tahsilini talep etmiş; davalı taraf ise toplu iş sözleşmesinin geçici 2. maddesi uyarınca davacının ücretine zam yapılmasının mümkün olmadığını savunmuştur.
Davalıya ait işyerinde, 01.01.2015-31.12.2016 tarihleri arası yürürlükte olan 5. Dönem Toplu İş Sözleşmesi'nin geçici 2. maddesi şöyledir:
"T.C. Orman ve Su İşleri Bakanlığı ile Orman Genel Müdürlüğü ve bağlı işyerlerine ilişkin olarak 25.07.2013 tarihinde ... ile yapılan Kamu Çerçeve Anlaşma protokolünün 5. maddesine konulan hüküm gereğince yapılan çalışmalar sonucunda, bu işyerlerinde geçmiş yıllarda ödenen ücretin fazla olduğunun tespiti hâlinde toplu iş sözleşmesi ile yapılacak zamlarla olması gereken ücreti ile eşitleninceye kadar geriye doğru farklar kesilmemek kaydıyla 31.12.2014 tarihi itibarıyla bu ücretler dondurulmuştur. Bu maddeye göre oluşacak farklar üç ay içinde ödenecektir."
İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan raporda; kesinleşen davada davacının 23.12.2015 tarihindeki ücretinin belirlendiği gerekçesiyle bu ücrete işyerinde yürürlükte olan toplu iş sözleşmelerinin ücret ve ücret zammına ilişkin hükümleri uygulanarak dava konusu alacaklar hesaplanmıştır. İlk Derece Mahkemesince, zamanaşımına uğramayan 01.07.2017 tarihinden sonraki dönem için hesaplanan alacaklar yönünden belirtilen rapor doğrultusunda hüküm kurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince; davacının, Ankara 38. İş Mahkemesinin 2016/1081 Esas sayılı dosyasında tespit edilen en son ücreti üzerine sonraki tarihli toplu iş sözleşmelerinin ücret zammına ilişkin maddeleri uygulanmak suretiyle ücretinin belirlenmesinin ve buna bağlı fark alacakların hesaplanmasının yerinde olduğu sonucuna ulaşılmış ise de eksik inceleme ile karar verildiği anlaşılmaktadır.
Davalı işveren ücret zamlarının uygulanmamasına gerekçe olarak, 01.01.2015-31.12.2016 tarihleri arasında yürürlükte bulunan 5. Dönem Toplu İş Sözleşmesinin geçici 2. maddesini göstermiştir. İlgili hükümde, yapılan çalışmalar sonucunda kapsamdaki işyerlerinde geçmiş yıllarda ödenen ücretin fazla olduğunun tespitinden söz edilmektedir.
Fazlalılığın tespiti durumunda, toplu iş sözleşmesiyle yapılacak zamlarla olması gereken ücret ile eşitleninceye kadar, geriye doğru farklar kesilmemek kaydıyla, 31.12.2014 tarihi itibarıyla ücretin dondurulduğu ifade edilmektedir. Davalının bu savunması üzerinde durulmaması ve anılan hüküm hakkında herhangi bir değerlendirme yapılmadan karar verilmesi hatalıdır.
Şu hâlde 5. Dönem Toplu İş Sözleşmesinin geçici 2. maddesi de değerlendirmeye tâbi tutularak denetime elverişli hesap raporu alınmak suretiyle oluşacak sonuca göre dava konusu alacaklar hakkında bir karar verilmelidir. Eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2025/4794, K. 2025/5677, 2 Temmuz 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama