KÜNYE
9. Hukuk Dairesi 2025/4797 E., 2025/8800 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Kasım 2025
- Mahkemesi
- ... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2025/484 E., 2025/748 K.
- İlk derece mahkemesi
- ... 39. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2024/91 E., 2024/604 K.
Karar Metni
963 kelime·5 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 21.05.2009-03.06.2017 tarihleri arasında davalı Şirketin ... ve Azerbeycan'da bulunan yurt dışındaki çeşitli şantiyelerinde soğuk demirci kalfası olarak aylık 3.000,00 USD ücret ile çalıştığını, iş sözleşmesinin davalı işveren tarafından feshedildiğini, işçilik alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının, müvekkili işveren nezdinde geçen bir çalışması bulunmadığını, zamanaşımı def'i ile yetki ve husumet itirazında bulunduklarını, davacının taleplerinin çalıştığı ülke mevzuatına göre değerlendirilmesi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı tanık beyanları ile yurda giriş çıkış kayıtların göre davacının 21.05.2009 - 04.01.2010, 06.10.2010 - 19.04.2011, 10.06.2011 - 24.12.2011, 17.04.2012 - 03.07.2012, 15.07.2012 - 27.12.2012, 10.01.2013 - 17.09.20 13... .09.2016 -03.06.2017 tarihleri arasında ... Federasyonunda, 31.03.2015-31.07.2015 tarihleri arasında Azerbaycan Cumhuriyeti'nde çalıştığı, uyuşmazlıkta ... Federasyonu İş Kanunu ve Azerbaycan Federasyonu İş Kanunu hükümlerinin uygulanması gerektiği, ilgili kanunlarda düzenlenen zamanaşımı sürelerinin dava tarihinin 20.03.2020 olduğu gözetildiğinde dolmuş olduğu gerekçesiyle davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesi kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde;
1. ... ve Azerbaycan hukukuna göre zamanaşımı sürelerinin hatalı tespit edildiğini,
2. ... İş Kanunu'nda zamanaşımı veya hak düşürücü süre kavramı olmadığını, davalının süresinde cevap dilekçesi sunmadığını, somut olaya yabancı hukukun uygulanmaması gerektiğini,
3. Tarafların arasındaki iş ilişkisinin sıkı bir şekilde ilgili olduğu ve uyuşmazlığa uygulanacak hukukun Türk hukuku olduğunu,
4.Yargıtay tarafından içtihat değişikliğine gidilmesi olağan bir durum olmakla birlikte bu değişikliğin uygulanabilmesi için Yargıtay dergisinde veya başka yolla yayınından sonra açılacak davalara uygulanması gerektiğini,
5. İŞKUR nezdinde imzalanmış matbu sözleşmeye dayanılarak taraflar arasında hukuk seçimi yapıldığından söz edilmeyeceğini ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; iş sözleşmesine uygulanacak hukuk, zamanaşımı, davanın süresinde açılıp açılmadığına ilişkindir.
İş sözleşmesinde yabancılık unsuru bulunması hâlinde, uygulanacak hukukun belirlenmesi açısından, uyuşmazlık döneminde yürürlükte bulunan 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun'un (5718 sayılı Kanun) 27/1 hükmünün uygulanmasına ilişkin ilke ve esaslar Dairemizin 24.05.2023 tarihli ve 2022/16187 Esas, 2023/7655 Karar sayılı kararında açıklanmıştır.
Somut uyuşmazlıkta davacı işçi, davalının yurt dışında bulunan şantiyelerinde çalıştığını ileri sürerek ödenmeyen işçilik alacaklarının hüküm altına alınmasını istemiş; davalı işveren ise yasal süresi içinde sunduğu cevap dilekçesinde davacının yurt dışı şantiyelerinde çalışması sebebiyle uyuşmazlığın yabancı hukuka göre çözümlenmesi gerektiğini savunmuştur. İlk Derece Mahkemesince 21.05.2009 - 04.01.2010, 06.10.2010 - 19.04.2011, 10.06.2011 - 24.12.2011, 17.04.2012 - 03.07.2012, 15.07.2012 - 27.12.2012, 10.01.2013 - 17.09.20 13... .09.2016 - 03.06.2017 döneminde ... hukuku, 31.03.2015 - 31.07.2015 döneminde ise Azerbaycan hukuku uygulanmak suretiyle yargılama sonuçlandırılmıştır.
Yurt dışı iş sözleşmelerinin açık, net ve anlaşılır bir dilde düzenlendiği, uyuşmazlık döneminde yürürlükte olan 5718 sayılı Kanun'un 27/1 hükmünün açıkça cevaz verdiği şekilde sözleşmelerde hukuk seçimi yapıldığı anlaşılmakta olup, taraflar arasında imzalanan yurt dışı iş sözleşmelerinin bağlayıcı ve geçerli olduğu sonucuna varılması gerekmektedir.
Hukuk seçimi anlaşması yapıldığı anlaşılan 04.09.2016-03.06.2017 tarihleri arasındaki çalışma dönemi bakımından ... hukukunun uygulanması yerindedir.
Ne var ki davacının 21.05.2009 - 04.01.2010, 06.10.2010 - 19.04.2011, 10.06.2011 - 24.12.2011, 17.04.2012 - 03.07.2012, 15.07.2012 - 27.12.20 12... .01.2013 - 17.09.2013 tarihleri arasındaki ...'da geçen ve 31.03.2015 - 31.07.2015 tarihleri arasında Azerbaycan'da geçen çalışma dönemleri bakımından taraflar arasında hukuk seçimi anlaşması bulunduğuna dair dosyada herhangi bir sözleşme veya başkaca delil bulunmamaktadır.
Tarafların hukuk seçimi anlaşması yapmadıkları veya yapılan hukuk seçimi anlaşmasının geçersiz olduğu dönemde iş sözleşmesine, kural olarak işçinin işini mutad olarak yaptığı işyeri hukukunun uygulanması gerektiği 5718 sayılı Kanun'un 27/2 hükmünde genel bir kural olarak düzenlenmiştir. Burada yetkili kılınan hukuk, işçinin işini fiilen yerine getirdiği yer ülke hukukudur.
Ancak 5718 sayılı Kanun’un 27/4 hükmünde düzenlenen daha sıkı ilişkili hukukun varlığı hâlinde bu hukuk uygulanabilir.
Bu bağlamda tarafların tâbiiyeti, sözleşmenin dili ve imzalandığı yer, işçinin tâbi olduğu sosyal güvenlik sistemi, tarafların yerleşim yerleri, sosyal ve hukuki ilişkilerin yoğunlaştığı yer, ücretin ödendiği yer, iş sözleşmesinin daha sıkı ilişkili hukuka özgü kurumlar (Örneğin Türk hukuku) gözetilerek yapılması, daha önceki (daha sıkı ilişkili hukukun uygulandığı) iş sözleşmesine gönderme yapılması gibi unsurların sözleşmenin hangi hukukla daha sıkı ilişkili olduğunun belirlenmesinde dikkate alınması mümkündür.
Somut uyuşmazlıkta dosyadaki bilgi ve belgelere göre yukarıda açıklanan hususlar dikkate alınmak suretiyle değerlendirme yapıldığında; 31.03.2015 - 31.07.2015 tarihleri arasında Azerbaycan'da çalışan davacı işçi ile işveren davalının tâbiiyeti, tarafların yerleşim yerleri, sosyal ve hukuki ilişkilerin yoğunlaştığı yer ile ücretin ödendiği yer dikkate alındığında hukuk seçimi anlaşması bulunmayan söz konusu çalışma dönemlerinde daha sıkı ilişkili hukukun Türk hukuku olduğu anlaşılmaktadır. Buna göre, davacının 31.03.2015 - 31.07.2015 tarihleri arasındaki çalışma dönemi bakımından uyuşmazlığa Türk hukuku uygulanarak dava konusu alacaklar hakkında bir karar verilmesi gerekmektedir.
Davacının 21.05.2009-04.01.2010, 06.10.2010-19.04.2011, 10.06.2011-24.12.2011, 17.04.2012- 03.07.2012, 15.07.2012-27.12.20 12... .01.2013-17.09.2013 tarihleri arasındaki çalışma dönemi yönünden ise davacıya yapılan ücret ödemelerine ilişkin banka kaydı olup olmadığı sorulmalı, ücret ödemelerinin Türkiye'deki banka hesabına davalı işverence yapıldığı anlaşılırsa yukarıda yer verilen ilkeler çerçevesinde bir değerlendirme yapıldıktan sonra bu dönem için de daha sıkı ilişkili hukukun Türk hukuku olup olmadığı belirlenerek sonuca gidilmelidir.
Eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde sonuca gidilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2025/4797, K. 2025/8800, 18 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama