KÜNYE
9. Hukuk Dairesi 2025/4968 E., 2025/6148 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Eylül 2025
- Mahkemesi
- Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/2468 E., 2025/868 K.
- Dava tarihi
- 25.12.2020
- İlk derece mahkemesi
- Kayseri 8. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/318 E., 2022/233 K.
Karar Metni
549 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı işyerinde çalışmaktayken 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (696 sayılı KHK) kapsamında kadroya geçirildiğini, alt işverenlerde davacının ücretinin asgari ücretin yüzdelik oransal fazlası olarak belirlendiğini ve davacının bu şekilde kadroya geçirildiğini, ücret artışının buna göre yapılması gerektiğini ileri sürerek fark ücret alacağı, fark ikramiye alacağı ve fark ilave tediye alacaklarının hüküm altına alınmasını talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın zamanaşımından reddinin gerektiğini, davacının 15.09.2015-01.04.2018 tarih aralığında hizmet alımı kapsamında çalışmakta iken sürekli işçi kadrosuna geçmek için İdarelerinin hiç bir baskısı ve zorlaması olmadan başvuruda bulunduğunu, davacının hak ettiği ödemelerin hukuka uygun şekilde yapıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; toplu iş sözleşmesi ile belirlenen oranın, bireysel iş sözleşmesinde belirlenen ücrete eklenmesinin objektif iyiniyet kuralına aykırı olduğu, bireysel sözleşme ile kararlaştırılan ücret ile davalı tarafça ödenen ücret arasındaki farkın belirlenmesi suretiyle bilirkişice yapılan hesaplamalar nispetinde davacının fark ücret, ilave tediye ve ikramiye alacağına hak kazanamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının iddiasının aksine ücretinin düşürülmediği, 31.12.2018 tarihinde aldığı ücreti korunarak bu ücret üzerine toplu iş sözleşmesi hükmü uygulanarak ücretinin belirlendiğinden İlk Derece Mahkemesinin kararının yerinde olduğu, davalı istinafı yönünden yapılan değerlendirmede ise davacının davalı işyerinde çalışmaya devam ediyor olması ve verilecek hükmün ilerideki ücretlerine de etki edecek nitelikte olması nedeniyle kararın kesin olmadığı,
öte yandan davacı tarafça herhangi bir şekilde ıslah dilekçesi sunulmamış olması nedeniyle dava dilekçesinde talep edilen miktar üzerinden vekâlet ücretine hükmedilmesinin yerinde olduğu gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Bölge Adliye Mahkemesinini yanlış yorumu ile hak kaybına neden olduğunu, 2. Davacının ücretinin davalı işveren tarafından tek taraflı olarak ve hiçbir dayanağı olmaksızın düşürüldüğünü, 3. Davacının ücretinin asgari ücretin belli bir yüzde fazlası rakam ile sözleşmede açıkça yazıldığını ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; 696 sayılı KHK kapsamında sürekli işçi kadrosuna geçirilen davacının, kadroya geçişte düzenlenen belirsiz süreli iş sözleşmesi hükümlerine göre ücretinin tespiti ile talep edilen fark alacaklarının bulunup bulunmadığı konularına ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2025/4968, K. 2025/6148, 10 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama