KÜNYE
9. Hukuk Dairesi 2025/5022 E., 2025/6139 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Eylül 2025
- Mahkemesi
- Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2025/185 E., 2025/393 K.
- Dava tarihi
- 22.03.2024
- İlk derece mahkemesi
- ... 2. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2024/204 E., 2024/268 K.
Karar Metni
812 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; ...
İdare Mahkemesinin 2019/340 Esas, 2020/180 Karar sayılı kararında ... bünyesinde sürekli işçi olarak çalışmakta iken Belediye Başkanlığının 17.07.2019 tarihli ve 3407 sayılı kararıyla geçici işçi pozisyonunda çalıştırılmasına karar verilen davacıya ilişkin tesis edilen dava konusu işlemin iptaline, hukuka aykırılığı ortaya konulan dava konusu işlem nedeniyle davalının yoksun kaldığı ücretlerinin dava tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte İdare tarafından davalıya ödenmesine dair hükmüne istinaden davalının 30.12.2019 tarihinde Kahta Belediye Başkanlığında sürekli işçi statüsünde tekrar işe başlatıldığını,
davalının bu karara dayanarak davaya konu aynı alacak kalemi ile ayrıca ilâm vekâlet ücreti ve yargılama giderini konu alan ... İcra Dairesinin 2022/5443 Esas sayılı dosyasıyla ilâmlı icra takibi başlattığını, bu takibe karşı ... İcra Hukuk Mahkemesinde açmış oldukları icra emrinin iptali davasında ...
İcra Hukuk Mahkemesinin 2022/101 Esas, 2022/184 Karar sayılı kararında ilâmla likit bir miktarın ödenmesi yönünde eda hükmü oluşturulmamış olup ilâmın kesinleşmesi hâlinde yargılama giderleri ve vekâlet ücreti kalemlerinin istenebilmesi dışında icra yoluyla ilâmın infazının mümkün olmadığı gerekçesiyle ilâmlı icra takibine konu edilen asıl alacak ve bu alacağa ilişkin işlemiş faiz alacağı yönünden icra emrinin iptaline, diğer alacaklar yönünden takibin devamına karar verildiğini, davalının iptal edilen alacak kalemlerini daha sonra ...
İcra Dairesinin 2022/5443 Esas sayılı dosyası üzerinden taleple ilâmsız icra takibi başlattığını, icra takibine dayanak yapılan davacının yoksun kaldığı ücretlerinin davacı Kurumdaki belge ve bilgilerin temin edilip dava dosyasına kazandırıldıktan sonra davalının sürekli işci statüsünden çıkarıldığı tarih olan 17.07.2019 tarihi ile davalının tekrar sürekli işçi statüsüne geçirildiği 30.12.2019 tarih aralığı da dikkate alınarak,
dava dosyasının uzman bilirkişiye tevdi edilip davalı tarafın alacak miktarının hesaplanması durumunda ödeme emrindeki borç miktarının haksız ve fazladan hesaplandığının ortaya çıkacağını ileri sürerek borçlu olmadığının tespiti ile davalının %20 oranında kötüniyet tazminatına mahkum edilmesini ve icra takibinin durdurulmasına karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; ... İdare Mahkemesince verilen ve kesinleşmiş olan karar neticesinde davalının alacaklarını tahsil etmek amacıyla taraflarınca ... İcra Dairesinin 2022/5443 Esas sayılı icra dosyasıyla icra takibi başlatıldığını, söz konusu icra takibinin kesinleştiğini ancak davacı borçlu tarafından kamu kurumu olmanın verdiği rahatlık ve güveni kötüye kullanmak suretiyle davalıya ödeme yapılmadığını, davanın arabulucuya başvurulmadan açıldığını, bu sebeple dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmesini, esasa yönelik olarak menfi tespit davasının kısmi dava olarak açılamayacağını belirterek kötüniyetli açılan bu davanın reddi ile davacı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; 28.03.2023 tarihinde kanun metnine menfi tespit davaları hakkında da arabuluculuğa başvurunun dava şartı olduğunun eklendiği ve arabulucuya başvurulmadan dava açıldığı anlaşılmakla, herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile.
01.09.2023 tarihinde yürürlüğe giren 28.03.2023 tarihinde 7445 sayılı İcra ve İflas Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasını Dair Kanun'un 41. maddesiyle 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 3. maddesine eklenen ek cümle gereğince işçi ve işveren arasındaki alacakla ilgili itirazın iptali, istirdat ve menfi tespit davasının da arabuluculuk dava şartına tâbi olduğu düzenlenmiş olup dava tarihi itibarı ile yürürlükte bulunan kanun hükmü gereğince davacının dava açmadan önce arabuluculuk başvurusunda bulunması gerektiği,
davacı işbu menfi tespit davasına ilişkin dava açmadan önce arabuluculuk başvurusunda bulunmadığından Mahkemece davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesinde usul ve kanuna aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; 1. ... İdare Mahkemesince parasal hakların iadesi yönünde hüküm kurulup herhangi bir tutar belirtilmediğini, 2. İdare Mahkemesi tarafından hükmedilen parasal hakların iadesi yönündeki kararın işçilik alacağı olarak değerlendirilemeyeceğini, 3. İşçilik alacağına tâbi olmadığı için arabulucuğa başvurunun dava şartı olmadığını ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, somut davanın arabuluculuk dava şartına tâbi olup olmadığına ve dava şartının yerine getirilip getirilmediğine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2025/5022, K. 2025/6139, 10 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama