KÜNYE
9. Hukuk Dairesi 2025/5033 E., 2025/6120 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Eylül 2025
- Mahkemesi
- Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2025/99 E., 2025/833 K.
- Dava tarihi
- 30.03.2021
- İlk derece mahkemesi
- Kocaeli 6. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/191 E., 2022/16 K.
Karar Metni
1.190 kelime·6 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Davalı vekilince temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmiş ise de 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/2 hükmü gereğince duruşma isteğinin miktardan reddi ile incelemenin dosya üzerinden yapılmasına karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı Kurum bünyesinde çalıştığını, 01.04.2018 tarihinde 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (696 sayılı KHK) kapsamında sürekli işçi kadrosuna geçirildiğini, alt işveren bünyesinde çalışmakta iken ücretinin asgari ücretin belirli bir oran fazlası olarak belirlendiğini ve ödendiğini, kadroya geçerken bireysel iş sözleşmesi imzaladığını ve ücretinin yine asgari ücretin belirli bir oran fazlası olarak belirlendiğini ancak davalı tarafından eksik ödeme yapıldığını ileri sürerek ödenmeyen ücret farkı, ikramiye farkı ve ilave tediye farkı alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu alacakların zamanaşımına uğradığını, 696 sayılı KHK kapsamında 02.04.2018 tarihinden itibaren sürekli işçi kadrosunda çalışmaya başlayan davacının 31.12.2018 tarihli ücreti korunarak üzerine %4 oranında zam yapıldığını, davacının iddialarının doğru olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı ile davalı İdare arasında imzalanan belirsiz süreli iş sözleşmesinde davacının ücretinin asgari ücretin belirli bir oran fazlası olacağına dair düzenleme olduğundan hareketle belirsiz süreli iş sözleşmesinin ve toplu iş sözleşmelerinin ilgili hükümleri uyarınca yapılan hesaplama doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının kadroya alınması ile birlikte imzalanan iş sözleşmesinde açıkça her ay asgari ücretin belirli bir oranı seviyesinde ücret ödeneceğinin öngörüldüğü, bu kuralın her asgari ücret artış dönemi için işvereni bağladığı, bu hâli ile iş sözleşmesinin açık hükmü gereği davacının dava konusu alacaklara hak kazandığı,
belirsiz süreli iş sözleşmesinin ve uygulanan toplu iş sözleşmesinin ilgili hükümleri dikkate alındığında incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının yerinde olduğu, ancak arabuluculuk son tutanak tarihi olan 23.03.2021 tarihinden sonra muaccel olan fark ücret alacağına yönelik arabuluculuk dava şartının yerine getirilmediği dikkate alındığında bu dönem yönünden fark ücret alacağının dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulmasının hatalı olduğu,
davalı tarafın harçtan muaf olduğu gerekçesiyle yargılama harçlarından sorumlu tutulmamasının isabetsiz olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Davanın kısmen kabulüne karar verilmesinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, 2. Hükme esas alınan bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, 3. Hukukun ve taraflar arasındaki sözleşmelerin yanlış uygulanması neticesinde delillerin hatalı değerlendirildiğini, 4. Hükmedilen faiz türü ve miktarlarının hatalı ve hukuka aykırı olduğunu, 5. Hükmedilen vekâlet ücretinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; 696 sayılı KHK ile sürekli işçi kadrosuna geçen davacının ücretinin tespiti ile fark alacaklara hak kazanıp kazanmadığı, varsa alacakların hesaplanması ile alacaklara uygulanması gereken faizin türü, başlangıç tarihi ve vekâlet ücretine ilişkindir. 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin (375 sayılı KHK) geçici 23. maddesinin ve bu KHK gereğince 31.10.2020 tarihine kadar uygulanması öngörülen toplu iş sözleşmesinin amacı; gerek alt işverenin taraf olduğu ve 31.10.2020 tarihinden önce sona erecek olan toplu iş sözleşmesinden yararlanmakta olan, gerekse alt işverenin taraf olduğu herhangi bir toplu iş sözleşmesinden yararlanmayan işçileri belli bir süre için toplu iş sözleşmesi etkisinden mahrum bırakmamaktır.
Bu nedenle 02.04.2018 tarihinde 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Geçici 23. Maddesi Uyarınca İdarelerce Sürekli İşçi Kadrolarına Geçirilen İşçilerin Ücret ile Diğer Mali ve Sosyal Haklarının Belirlenmesinde Esas Alınacak Toplu İş Sözleşmesi hükümlerinden yararlanmaya başlayan yahut alt işveren nezdindeki toplu iş sözleşmesinin bitimini müteakip kanun gereği kendiliğinden yararlanmaya başlayan işçilerin, aynı dönem içinde bir başka toplu iş sözleşmesinden yararlanmayı talep etmeleri, 375 sayılı KHK gereği mümkün değildir.
Bir toplu iş sözleşmesinin geriye etkili olarak yürürlüğe konulabilmesi kural olarak mümkün olsa da sonraki toplu iş sözleşmesi hükümlerinin geriye etkili olabileceği en erken süre önceki toplu iş sözleşmesinin bitim tarihidir. Sürekli işçi kadrosuna geçirilen işçiler yönünden yapılacak değerlendirmede de bu ilkeden ayrılmayı gerektiren bir durum bulunmamaktadır.
Buna göre sürekli işçi kadrosuna geçirilen işçilerin kadroya geçirildikleri işyerinde yürürlükte bulunan bir toplu iş sözleşmesinden yararlanabilmeleri için en erken tarih her hâlükârda 01.11.2020 tarihi olmalıdır.
Ancak sürekli işçi kadrolarına geçirilen işçilerin 375 sayılı KHK gereğince üyelik şartı aranmaksızın yararlandıkları toplu iş sözleşmesinin süresi 31.10.2020 tarihinde sona erdiğinden, bu tarihten sonra 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu kapsamında işveren ile yetkili sendika arasındaki toplu iş sözleşmesinden yararlanmak için bu Kanun'un 39. maddesinde öngörülen şartların da gerçekleşmesi gerekmektedir. Sürekli işçi kadrosuna geçirilen işçilerin işyerinde uygulanmaya başlanan toplu iş sözleşmesinden yararlanıp yararlanamayacakları belirlenirken 31.10.2020 tarihinden önceki ve sonraki dönem bakımından yukarıda açıklanan ilke ve esaslara göre ayrı ayrı değerlendirme yapılması gerektiği göz önünde bulundurulmalıdır.
Somut uyuşmazlıkta, hükme esas alınan bilirkişi raporunda taraflar arasında imzalanan iş sözleşmesi hükümlerine göre asgari ücretin %22 fazlası bulunarak 31.12.2020 tarihine kadar 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Geçici 23. Maddesi Uyarınca İdarelerce Sürekli İşçi Kadrolarına Geçirilen İşçilerin Ücret ile Diğer Mali ve Sosyal Haklarının Belirlenmesinde Esas Alınacak Toplu İş Sözleşmesi hükümlerine göre belirlenen zamlar yapılmak suretiyle davacının ücretinin belirlenmesi yerinde ise de 01.01.2021 tarihinden sonraki dönem yönünden de söz konusu toplu iş sözleşmesi uyarınca davacının ücretine %4 oranında zam uygulanması hatalı olmuştur.
İçişleri Bakanlığına Bağlı Yatırım izleme ve Koordinasyon Dairesi Başkanlıkları ve Bağlı İşyerleri için ... ve ... ... Sendikası ile Türkiye Kooperatif, Ticaret, Eğitim ve Büro İşçileri Sendikası arasında 22.10.2019 tarihinde imzalanan ve 15.07.2019- 14.07.2021 yürürlük süreli 2. Dönem İşletme Toplu İş Sözleşmesi'nin ücret artışlarını düzenleyen 38. maddesinin ilgili bölümü şöyledir:
"...
d) İkinci yıl ikinci altı ay zammı: İşçilerin 14.01.2021 tarihindeki günlük brüt çıplak ücretlerine 15.01.2021 tarihinden geçerli olmak üzere %3 oranında zam yapılacaktır. Ancak, Türkiye İstatistik Kurumunun 2003=100 Temel Yıllı Tüketici Fiyatları Türkiye Geneli Haziran 2021 indeks sayısının, Aralık 2020 indeks sayısına göre değişim oranının %3’ü aşması hâlinde aşan kısmın tamamı, ikinci yıl ikinci altı ayının son günündeki ücrete takip eden ayın birinci gününden geçerli olmak üzere ilave edilecektir."
Yukarıdaki paragraflarda yapılan açıklamalar dikkate alınarak davacının 15.01.2021 tarihi ve sonraki dönem ücreti belirlenirken 22.10.2019 imza tarihli ve 15.07.2019-14.07.2021 yürürlük süreli 2. Dönem İşletme Toplu İş Sözleşmesi hükümlerine göre 14.01.2021 tarihindeki ücretine %3 oranında zam uygulanması gerekirken, 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Geçici 23. Maddesi Uyarınca İdarelerce Sürekli İşçi Kadrolarına Geçirilen İşçilerin Ücret ile Diğer Mali ve Sosyal Haklarının Belirlenmesinde Esas Alınacak Toplu İş Sözleşmesi'nde öngörülen %4 zam oranı uygulanarak hesaplamaların yapılması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2025/5033, K. 2025/6120, 10 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama