KÜNYE
9. Hukuk Dairesi 2025/5242 E., 2025/6687 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Eylül 2025
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2024/252 E., 2025/272 K.
- Dava tarihi
- 18.05.2021
Karar Metni
1.458 kelime·7 dk okuma·9 bölüm
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğünde 1990 yılında geçici işçi olarak işe başladığını, 1999 yılında aynı Müdürlükte kadrolu işçi statüsüne geçirildiğini, ancak kadrolu işçi statüsüne alındığında geçici mevsimlik işçilikte geçen çalışmalarının kıdeminde dikkate alınmadığını, yeni işe başlamış gibi değerlendirildiğini ve gerçek pozisyon ve derecesine göre haklardan yararlandırılmadığını veya eksik yararlandırıldığını;
ayrıca müvekkilinin aynı işyerinde aynı derece ve kademede bulunan aynı niteliğe sahip işçinin ücreti ile kendi ücreti arasında farklılık mevcut olduğunu ileri sürerek davacının geçici işçilikte geçen süresinin derece ve kademe ilerlemesinde hesaba katılarak intibakının yapılmasını ya da eşit davranma ilkesi gereğince aynı niteliğin doğurduğu ücretin hesaplanarak ücret intibakının yapılarak ücret farkı, yıllık ücretli izin farkı, ilave tediye farkı, akdi ikramiye farkı ile iş güçlüğü tazminatı farkı alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı def'inde bulundukları, davacının 1990-1998 yılları arasında geçici işçi olarak davalı Kurum nezdinde çalıştığını, sınavla daimi işçi kadrosuna atandığını, geçici işçi iken elektrik usta yardımcılığı pozisyonunda olan davacının daimi işçi kadrosuna atölye usta yardımcısı ünvanı ile atandığını, davacının her iki dönemde de aynı grup içerisinde yer aldığını, sadece pozisyonunun değiştiğini, davacıya gerek geçici/mevsimlik işçi olarak çalıştığı gerekse kadrolu işçi olarak çalıştığı dönemlere ait toplu iş sözleşmesinden doğan tüm özlük ve sosyal haklarının zamanında ödendiğini, davacının bu yöndeki her türlü talebinin hukuka aykırı olduğunu ve dava açılmasının iyiniyetli olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 21.06.2022 tarihli kararı ile; davacının daimi kadroya geçmeden önce davalı nezdinde mevsimlik işçi olarak çalışmaya başladığı ve daha sonrasında daimi kadroya geçirilerek hâlen çalışmaya devam ettiği; ancak davacının mevsimlik işçilikte geçen çalışma süreleri için işyerinde yürürlükte bulunan toplu iş sözleşmesinin kademe terfiinde dikkate alınmadığı gerekçesiyle davacının mevcut kıdemi çerçevesinde ödenen ücretler ile toplu iş sözleşmesine göre ödenmesi gereken ücretler hesaplanarak aradaki fark esas alınmak suretiyle bilirkişi raporundaki hesaplama doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin 21.06.2022 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, ... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesinin 28.11.2023 tarihli kararı ile; davacının kadroya alınırken geçici işçilikteki hizmetinin hesaba dâhil edilmediği, bilirkişi tarafından yapılan hesaplamaların dosya kapsamı ile uyumlu olduğu, faiz türü ve başlangıç tarihi konusunda hukuka aykırılık bulunmadığı, reddedilen alacağın tutarı ile davalı lehine hükmedilen vekâlet ücreti miktarında da isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
...
Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesinin 28.11.2023 tarihli kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, davacının 15.01.1999-14.02.1999 tarihleri arasındaki yevmiyesinin hatalı belirlendiği, 01.03.1999-28.02.2001 yürürlük süreli toplu iş sözleşmesinin bulunduğu dönem bakımından yapılan hesaplamalarda %30 oranında zam oranının dikkate alınması yerinde ise de davalı işveren tarafından uygulandığı ikrar edilen 500.000 (Beşyüzbin) TL ilave ödeme dikkate alınmaksızın değerlendirme yapılmasının yerinde olmadığı;
davacının 01.09.1999 tarihinde alması gereken ücretin de denetime elverişli şekilde yeniden belirlenmesi gerektiği, 01.03.2015-29.02.2016 dönemi için bir defaya mahsus ve 01.03.2015 tarihinden geçerli olmak üzere tüm işçiler için öngörülen kademe terfiinin dikkate alınmamasının hatalı olduğu,
bilirkişi raporunda hesaplamalara esas alınan ücret zam oranlarının, enflasyon değişim oranlarının, iyileştirme ve kıdem zammı miktarları ile seyyanen ödenmesi öngörülen miktarların ilgili toplu iş sözleşmesindeki dayanaklarına yer verilmek suretiyle denetime açık biçimde belirtilmesi ve yapılacak tüm hesaplamalarda toplu iş sözleşmelerinin ücret artışı vb. maddelerinde yer alan yarım kuruşu aşan kesirlerin tama iblağı ve yarımdan az olanların ise dikkate alınmayacağına yönelik düzenlemeler de göz önünde bulundurularak hüküm altına alınacak miktar bakımından davalı lehine usuli kazanılmış hak teşkil eden hususlara dikkat edilerek
değerlendirme yapılması gerektiği gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozma ilâmı uyarınca kapsama alınan 28.04.2025 havale tarihli bilirkişi raporu uyarınca davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde;
1. Davacının aynı grup içerisinde yalnızca pozisyonu değiştirilmek suretiyle atölye usta yardımcısı olarak daimi işçi kadrosuna atandığı 31.12.1998 tarihindeki ücreti 4.552.091 TL olup kıdem zammı miktarı eklenerek temel ücretin 4.590.771 TL olarak belirlenmesinde hata bulunmadığı bozma ilâmında da belirtilmiş olmasına rağmen hükme esas alınan bilirkişi raporunda 31.12.1998-14.01.1999 tarihleri arasındaki yevmiyenin hatalı belirlendiğini,
2. Ayrıca 15.01.1999-14.02.1999 tarihleri arasındaki zam oranı %3,3 iken %4,80 olarak esas alınmasının ve iki defa %4,80 + %4,80 oranında zam uygulanmasının da hatalı olduğu,
3. Bilirkişi raporunun hazırlamış olduğu tablodaki hesaplamalar ilk sıradan hatalı olduğundan devamındaki yevmiyelerin de hatalı olduğunu, hükme esas alınmaması gerektiğini,
4. 15.03.2017-14.04.2017 tarihlerinde davacının alması gereken yevmiyenin tespiti bakımından önceki tarihli raporlarla hükme esas alınan rapor arasındaki çelişkinin giderilmesi gerektiğini,
5. Vekâlet ücretinin hatalı belirlendiğini,
6. Faizlerin türüne ve başlangıç tarihlerine itiraz ettiklerini,
7. Cevap dilekçesi ile önceki tarihli temyiz dilekçesindeki esasa ilişkin itirazlarını ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık; fark alacakların hesaplanması ve vekâlet ücretine ilişkindir. 1. Temyizen incelenen kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı ve bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Dairece verilen 15.04.2024 tarihli bozma ilâmında, davacı işçinin 29.08.1990 tarihinde elektrik usta yardımcısı olarak geçici işçi pozisyonunda davalı Kurum nezdinde çalışmaya başlamış olup 31.12.1998 yürürlük tarihli Olur ile aynı grup içerisinde (IV.
Grup) olmak kaydıyla yalnızca pozisyonu değiştirilmek suretiyle atölye usta yardımcısı olarak daimi işçi kadrosuna atandığı, davacının bu tarih itibarıyla yevmiyesinin 4.552.091 TL olduğu, İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan raporda, bu dönem için kabul edilen yevmiye miktarının dosya kapsamına uygun olduğu, yine işyerinde bu tarihte yürürlükte bulunan 01.03.1997-28.02.1999 yürürlük süreli toplu iş sözleşmesinin Ek (I) No.lu cetveli uyarınca davacının geçici işçilikteki kıdemine karşılık gelen kıdem zammı miktarı eklenerek temel ücretin 4.590.771 TL olarak belirlenmesinde de herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı belirtilmiştir.
01.03.1997-28.02.1999 yürürlük süreli toplu iş sözleşmesinin "ÜCRET ZAMMI VE UYGULAMA" başlıklı 80. maddesinin "İLK ALTI AYDAN SONRAKİ ZAMLAR" başlıklı (II) numaralı bendindeki düzenleme şu şekildedir: "15.09.1997 tarihinde başlamak ve 15.02.1999 tarihinde sona ermek kaydıyla her takvim ayının ondördündeki günlük çıplak ücretlere on beşinden geçerli olacak şekilde T.C. Başbakanlık Devlet İstatistik Enstitüsünün 1994=100 Temel Yıllı Kentsel Yerler Tüketici Fiyatları Türkiye Genel İndeksinin bir önceki aya göre değişim oranı ücret zammı olarak uygulanır. (Örnek: 15.09.1997 tarihindeki ilk uygulama için 14.09.1997 tariihndeki günlük çıplak ücretlere 15.09.1997 tarihinden geçerli olmak üzere Ağustos 1997 ayı indeks değişim oranı ücret zammı olarak uygulanacaktır)".
Toplu iş sözleşmesindeki söz konusu düzenlemeye göre aylık ücretlere uygulanacak zam döneminin her ayın 15'i olarak belirlendiği görülmektedir. Ancak İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan 28.04.2025 havale tarihli bilirkişi raporunda, davacının 31.12.1998-14.01.1999 tarihleri arasındaki ücreti tespit edilirken 31.12.1998 tarihindeki ücreti olan 4.590.771 TL'ye 1998 yılı Aralık ayı indeks değişim oranı olan %3,3 oranında zam uygulanmış olup bu husus hatalı olmuştur.
Zira ilgili düzenlemeye göre 31.12.1998 tarihinde daimi işçi kadrosuna geçen davacı işçinin almakta olduğu ücrete uygulanacak en yakın zam tarihi 15.01.1999'dur. Bu durumda davacının 14.01.1999 tarihindeki ücreti olan 4.590.771 TL'ye 15.01.1999 tarihinden itibaren Aralık 1998 ayı indeks değişim oranı olan %3,3 zam uygulanması gerekmektedir. Bu şekilde bulunacak ücret davacının 15.01.1999-14.02.1999 tarihlerine ait ücreti kabul edilmelidir.
Diğer yandan yukarıda yer verilen toplu iş sözleşmesindeki düzenlemeye göre davacının 15.02.1999 tarihinden itibaren toplu iş sözleşmesinin yürürlük süresinin sonu olan 28.02.1999 tarihine kadar olan ücreti tespit edilirken de, davacının yukarıdaki şekilde belirlenen 14.02.1999 tarihindeki ücretine 15.01.1999 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere 1999 Ocak ayı değişim oranı olan %4,8 oranında zam uygulanması gerekmektedir.
İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davacının 31.12.1998-28.02.1999 tarihleri arasındaki ücretinin belirtilen hususlar dikkate alınmaksızın mükerrer zam uygulamasına sebebiyet verecek şekilde hatalı hesaplandığı anlaşılmakta olup bu husus bozmayı gerektirmiştir.
Yukarıda belirtilen dönem ücret hesabı hatalı olduğundan bu hata diğer dönemlerde zam oranlarına esas alınacak ücreti de etkileyecek olup tüm hesap döneminin yeniden belirlenecek ücrete göre değerlendirilmesi gerekmektedir.
Davalı tarafça 15.03.2017-14.04.2017 tarihlerinde davacının alması gereken ücretin tespiti bakımından dosya kapsamında yer alan bilirkişi raporlarında çelişki bulunduğu ifade edilmiş ise de söz konusu çelişkinin bilirkişi raporlarında esas alınan temel ücretin ve temel ücrete uygulanan zam oranlarının farklı olmasından kaynaklandığı anlaşılmaktadır. Yeniden yapılacak değerlendirmede, açık itiraz bulunulan 15.03.2017-14.04.2017 tarihleri arasındaki dönem için davacıya ödenmesi gereken günlük ücret miktarı bakımından raporlar arasındaki çelişkinin farklı bir sebebe dayanması hâlinde bu husus da ayrıca belirtilmelidir.
Yapılan açıklamalar doğrultusunda ve yalnızca davalının temyiz talebi bulunduğu dikkate alındığında, hüküm altına alınacak miktar bakımından davalı lehine usuli kazanılmış hak teşkil eden hususlar da dikkate alınarak sonucuna göre bir karar verilmelidir.
VII. KARAR
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2025/5242, K. 2025/6687, 22 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama