KÜNYE
9. Hukuk Dairesi 2025/5320 E., 2025/6039 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Eylül 2025
- Mahkemesi
- İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/2172 E., 2025/1129 K.
- Dava tarihi
- 11.03.2020
- İlk derece mahkemesi
- Soma 1. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/215 E., 2023/94 K.
Karar Metni
811 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin ... Termik Santralinde inşaat bakım servisinde bakımcı ve elektrik üretimi için gerekli tüm birimlerde çalıştığını, değirmen bakımındaki işçilerin asgari ücretin %50, %60, %75 ya da %100 fazlası ücretle, park sahasında çalışanların asgari ücretin %50-%60 fazlası ücretle, kül, cüruf bakımı, inşaat bakımı sahalarında çalışanların ise asgari ücretin %50 fazlası ücretle çalıştığını, çalışma dönemi içinde hizmet alım sözleşmesi ile yüklenici işverenler üzerinden yaptırılan çalışmaların muvazaalı olduğunu, bu konuda emsal kararlar olduğunu ileri sürerek müvekkilinin başlangıçtan itibaren davalı Kurumun işçisi olduğunun tespiti ile ilave tediye alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; husumet itirazında bulunduklarını, kendilerinin ihale makamı olduğunu, muvazaa iddialarının yerinde olmadığını, alacakların zamanaşımına uğradığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı ... (EÜAŞ) Genel Müdürlüğü ile dava dışı hizmet alım sözleşmesi imzalanan yüklenici firmalar arasındaki ilişkinin muvazaalı olduğu, davacının Kurum işçisi sayılarak ilave tediyeden faydalanması gerektiği, dava tarihi itibarıyla bir kısım alacağın zamanaşımına uğradığı belirtilerek bilirkişi raporu doğrultusunda, taleple bağlı olarak davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosyadaki yazı, bilgi ve belgeler, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2015/1895 Esas, 2015/1779 Karar sayılı kararı ve aynı yöndeki emsal mahiyetteki kararlar gereğince İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinin yerinde olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Muvazaa kabulüne ilişkin değerlendirmenin yapılan işin niteliği, mevzuat hükümleri ve emsal Yargıtay içtihatları dikkate alındığında hatalı olduğunu, davacının Kurumun işçisi olmadığını, bu sebeple ilave tediye alacağına ilişkin davanın reddi gerektiğini, 2. Bilirkişi raporundaki tespit ve hesaplamaların hatalı olduğunu, bilirkişi raporuna itirazların dikkate alınmadığını, 3. Zamanaşımı def'i dikkate alınmadan karar verilmesinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, asıl işveren alt işverenlik ilişkisinin kanuna uygun kurulup kurulmadığı, muvazaalı olup olmadığı, buna bağlı olarak davacının ilave tediye alacağı talep hakkı olup olmadığı ve ilave tediye alacağına esas ücretin tespitine ilişkindir.
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davalı ... Genel Müdürlüğü tarafından sunulan ücret bordrolarına göre davacıya emsal işçinin günlük çıplak ücreti dikkate alınarak dava konusu alacağın hesaplandığı anlaşılmıştır.
Dosya kapsamından davacıya emsal olarak bildirilen işçinin sendika üyesi olduğu ve davacı için emsal olamayacağı açıktır. Mahkemece hatalı hukuki değerlendirme yapılarak emsal teşkil etmeyen işçinin ücretine göre ilave tediye ücreti hesaplanması isabetli olmamıştır.
Davacının sendika üyesi olmadığı ve dayanışma aidatı da ödemediği gözetildiğinde; davalı işveren işyerinde davacı ile aynı işi yapan ve sendika üyesi olmayan emsal işçi olup olmadığı belirlenerek emsal işçi olması hâlinde ilave tediye alacağı emsal işçi ücretine göre hesaplanıp hüküm altına alınmalı; sendikalı olmayan emsal işçi bulunmadığının anlaşılması hâlinde ise davacının almakta olduğu ücret üzerinden hesaplanmalıdır. Bu yön gözetilmeden yazılı şekilde sonuca gidilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
3. İlave tediye alacağı 6772 sayılı Devlet ve Ona Bağlı Müesseselerde Çalışan İşçilere İlave Tediye Yapılması ve 6452 Sayılı Kanunla 6212 Sayılı Kanunun 2 nci Maddesinin Kaldırılması Hakkında Kanun'un 1 vd. maddelerinde düzenlenmiştir. Kanunun 4. maddesine göre ilave tediye alacağının ödeme zamanını, Cumhurbaşkanı belirler. Aynı maddede ilave tediye alacağının nasıl hesaplanacağı ve kesinti yapılıp yapılmayacağı belirtilmiştir. Buna göre aylık olarak bu alacağın hesaplanmasında, fazla çalışma, evlilik, çocuk zamları veya primleri, ayni yardımlar, hafta ve genel tatil ücretleri gibi esas ücrete dâhil olan ödemeler dikkate alınmaz. Bu düzenleme nedeni ile ilave tediye alacağının yıllık 52 günlük ücret üzerinden hesaplanması gerekir.
Ne var ki hükme esas alınan bilirkişi raporunda, ilave tediye alacağının 2015 yılı Mart ayı için 19 gün, Nisan ve Mayıs aylarında 30’ar gün ve işyerinin 22.06.2015 tarihinde özelleştirilerek devredilmesi nedeniyle Haziran ayı için 22 gün üzerinden hesaplandığı görülmektedir. İlave tediye ödeme zamanlarına ve kaç günlük ücret üzerinden ödeneceğine dair kanun hükmüne aykırı şekilde hesaplama yapılması da hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2025/5320, K. 2025/6039, 8 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama