KÜNYE
9. Hukuk Dairesi 2025/5467 E., 2025/6165 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Eylül 2025
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
- Sayısı
- 2024/75 E., 2025/31 K.
- Dava tarihi
- 11.03.2020
Karar Metni
917 kelime·5 dk okuma·9 bölüm
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı ... bünyesinde işçi olarak çalışırken 2019 yılında emekli olduğunu, davalı ile davacının da üyesi olduğu sendika arasında her yıl toplu iş sözleşmesi imzalandığını, imzalanan toplu iş sözleşmesinde ücret zamlarının, taban ücretin ve günlük yevmiyelerin belirlendiğini ancak davacının ücretinin eksik ödendiğini, davacının su ve kanalizasyon işlerini yaptığını, fazla çalışmalarının olduğunu, bu çalışmalarının kendisine ödenmediğini, ulusal bayram ve genel tatil ile hafta tatili ücreti alacaklarının da ödenmediğini, köylere,
Elazığ ve Tunceli iline yapılan görevlendirilmelerinde kanun gereğince davacıya yolluk ödenmesi zorunlu olmasına rağmen yolluklarının da ödenmediğini ileri sürerek fark ücret, fark ikramiye, aile-çocuk öğrenim yardımı, yemek, yakacak, giyim ve koruyucu eşya ücreti ile bayram ve izin yardımı ücreti, fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücreti, yıllık ücretli izin ve yolluk alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı def'inde bulunarak davacının talebinin hangi dönemlere ilişkin olduğunu somutlaştırmadığını, davacıya ücret ve diğer alacaklarının ödendiğini, davacının iddia etmiş olduğu saatlerde çalışmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davacının diğer bir işinin vidanjör ile çalışma olduğunu beyan etmiş ise de Belediye uhdesine vidanjörün satın alınma tarihinin 19.09.2017 olduğunu, puantaj kayıtlarının sunulduğunu, ücretlerinin bankadan ödendiğini, davacının yıllık ücretli izinlerini kullanmak istediğine dair hiçbir yazılı beyanının olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 30.11.2021 tarihli ve 2020/12 Esas, 2021/96 Karar sayılı kararıyla; davacının önceki dönemlere ait toplu iş sözleşmeleri hükümleri dikkate alınarak sendika üyeliğinden itibaren kıdem zamları da dikkate alınarak günlük ücretinin yeniden tespit edildiği, ücret bordrolarındaki kıdem zammı tahakkuklarının mahsubu ve zamanaşımı def'i dikkate alınarak yapılan hesaplamanın dosyaya uygun olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin 30.11.2021 tarihli kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesinin 09.11.2023 tarihli ve 2022/1359 Esas, 2023/1905 Karar sayılı kararıyla; davacının üyesi bulunduğu sendika ile davalı işveren arasında imzalanan toplu iş sözleşmesi hükümlerine göre işverence işçinin ikramiye ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının eksik ödendiği, ispat yükü kendinde olan işverenin bu alacakları ödediğini ispatlayamadığı, hükme esas alınan bilirkişi raporunun hesaplama usul ve yöntemi açısından yerinde olduğu, Mahkemenin kararında usul ve kanuna aykırlık bulunmadığı gerekçesiyle tarafların istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesinin 09.11.2023 tarihli kararının süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine Dairece, davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, somut uyuşmazlıkta en başından beri kıdem zammının ücretten ayrı olarak tahakkuk ettirilmesi,
işçi ve işveren taraflarının karşılıklı anlaşarak düzenlediği toplu iş sözleşmelerinde 01.03.2016 tarihinden sonra günlük ücret miktarının belirlenmesi ve yine kıdem zammının günlük ücrete ek olarak ayrıca ödenmesi hususları dikkate alındığında davacının ücretlerinin eksik ödenmediği ve buna göre ücret tespitinden kaynaklı fark alacağının bulunmadığı gerekçeleriyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının yeniden tespit edilen ücreti bulunmadığından fark ücret alacağı doğmadığı gibi fark ikramiye alacağının da bulunmadığı, davacının çalışma dönemine isabet eden, hafta tatiline denk gelmeyen ve dinî bayramların bir günü haricinde diğer ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığı ve kullanılmayan yıllık ücretli izinlerin olduğu, bozma ilâmına uyulması sonucunda, ilâma uygun olarak ve ilk kararda esas alınan bilirkişi raporu ve davacı tarafın talebiyle bağlı kalınarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde;
a. Mahkeme kararının dikkate aldığı Yargıtay kararındaki değerlendirmenin hatalı olduğunu, kıdem zammının ücrete eklenmesinin mükerrer hesaplamaya yol açmadığını,
b. Bozmadan sonra alınan raporda toplu iş sözleşmesindeki zamların dikkate alınmadan hesaplama yapıldığını,
c. Verilen kararla adil yargılanma ilkesine aykırı davranıldığını,
d. Fark ikramiye alacağının bozma sebebi yapılmamasına rağmen bu alacak kaleminin reddedilmesinin usulü kazanılmış hak ilkesine aykırı olduğunu ileri sürmüştür.
2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; İlk Derece Mahkemesince hüküm altına alınan alacakların reddi gerekirken kabulüne karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık; hüküm altına alacakların hesaplanmasına ilişkindir.
1. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararında ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı ve bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. İlk Derece Mahkemesince gerekçeli kararda, dava konusu yıllık ücretli izin ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının bozma ilâmından sonra alınan ek rapor doğrultusunda belirlendiğinin belirtilmesi yerine ilk kararda esas alınan bilirkişi raporuna göre alacakların tespit edildiğinin belirtilmiş olması hatalı olup bu hata maddi hataya dayalıdır.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, sonucu itibarıyla doğru bulunan İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinin yukarıda açıklanan hususta değiştirilerek ve düzeltilerek onanması, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/4 hükmü gereğidir.
VII. KARAR
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2025/5467, K. 2025/6165, 10 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama