İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /9. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 9. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2025/5471 K.2025/7103

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Davalı vekilince temyiz incelemesinin…

Esas2025/5471Karar2025/7103Tarih29 Eylül 2025Okuma6 dk · 1.137 kelime

KÜNYE

9. Hukuk Dairesi 2025/5471 E., 2025/7103 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
29 Eylül 2025
Mahkemesi
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
Sayısı
2025/270 E., 2025/604 K.
Dava tarihi
05.02.2024
İlk derece mahkemesi
Kozan 3. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
Sayısı
2024/167 E., 2024/40 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.137 kelime·6 dk okuma·8 bölüm

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Davalı vekilince temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmiş ise de 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/2 hükmü gereğince duruşma isteğinin mahiyetten reddi ile incelemenin dosya üzerinden yapılmasına karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı işyerine ait maden ocağında tahkimatçı olarak çalışmakta iken pnomokonyoz meslek hastalığına yakalanarak 01.09.2022 tarihinde malulen emekli olduğunu, ancak davalı Şirkette 05.09.2023 tarihine kadar çalışmaya devam ettiğini, 05.09.2023 tarihinde davalının iş sözleşmesini feshettiğini, fesihten 2 gün sonra 07.09.2023 tarihinde davacıya ihbar ve kıdem tazminatının arabulucu huzurunda anlaşma yaparak ödeneceğinin söylendiğini, davacı ile birlikte arabulucu belirleme tutanağı düzenlendiğini ve aynı gün ihtiyari arabuluculuk toplantısı yapıldığını,

toplantı sonucunda düzenlenen 07.09.2023 tarihli anlaşma belgesinde davacının hak ettiği kıdem ve ihbar tazminat tutarı belirlenerek ödeme günü kararlaştırıldığını, devamında davacının davalı işyerinde çalışması sonucu ortaya çıkmış olabilecek meslek hastalığı yönünden maddi tazminat, manevi tazminat, sair tazminat ve diğer tüm işçilik alacakları yönünden hak ve alacağı bulunmadığını varsa fazlaya ilişkin tüm talep ve haklarından vazgeçtiğini beyan, kabul ve taahhüt ettiğinin yazıldığını, tutanağın davacıya bu hâli ile imzalatıldığını, arabulucunun tutanakta yazan adresi ile davalı Şirket vekilinin baroya bildirdiği adresin aynı olduğunu,

anlaşma belgesi incelendiğinde aşırı yararlanma hâlinin söz konusu olduğunu, usulüne uygun şekilde arabuluculuk anlaşması yapılmadığını, davacının iradesini yansıtmayan ve esasen uyuşmazlık konusu olmayan hususları anlaşma belgesine vazgeçme şeklinde yazarak davacıdan ibraname alınmaya çalışıldığını, uyuşmazlık olmadan ibra niteliğinde arabuluculuk tutanağı düzenlendiğini, anlaşma belgesinde arabulucu tarafların müzakere sonucunda anlaşmaya vardığını yazmış ise de bu anlaşmanın sadece kıdem ve ihbar tazminatı yönünden gerçekleştiğini,

müvekkilinin vazgeçtiği iddia edilen diğer tüm talep ve haklarının anlaşma olarak kabul edilemeyeceğini ileri sürerek 07.09.2023 tarihli ve 2023/470847 sayılı arabuluculuk anlaşma belgesinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; taraflar arasındaki iş sözleşmesinin sona ermesi üzerine dava konusu arabuluculuk görüşmeleri yapılarak arabuluculuk faaaliyeti sonucunda davacının tüm özlük hakları ve hak edişlerinin hesaplanarak kendisine ödendiğini, davacının arabuluculuk faaliyeti sırasında bilgilendirildiğini, tüm haklarının kendisine anlatıldığını, davacının bilgilendirme yapılmadığı iddialarının aksinin ispat yükü kendisinde olduğunu, arabuluculuk faaliyetinin fesihten iki gün sonra gerçekleştirildiğini, davacının hür iradesi ile hareket ettiğini, davalı vekilinin 25.01.2021 tarihinden bu yana davalı Şirketin "...

Mahallesi, .... Bulvarı, Numara:...., Seyhan-Adana" adresinde davalı Şirketin sigortalı işçisi olarak çalıştığını, baro levha adresini serbest meslek faaliyeti yürütmediğinden değiştirme lüzumu görülmediğini, baro levhasında adresi ".... Bulvarı,.... İş Merkezi, Kat:..., .../Adana" şeklinde görüldüğünü, ancak 25.01.2021 tarihinden bu yana ilgili adreste faaliyet göstermediğini, arabulucunun ".... Bulvarı, ....

İş Merkezi, Kat:...., .../Adana" adresinde faaliyet gösterdiği süre boyunca aynı adreste faaliyet göstermediklerini, arabuluculuk faaliyetinin gerçekleştiği tarihte de davalı vekili ile arabulucunun aynı büroda çalışmadıklarını, arabulucu ile kendisinin herhangi bir vekâletnamede birlikte adının geçmediğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile. 07.09.2023 tarihli ihtiyari arabuluculuk son tutanağı ve anlaşma belgesinde uyuşmazlık konusunun “işçi işveren ilişkisinden kaynaklanan alacakların ödenmesi” şeklinde gösterildiği, davacının kıdem ve ihbar tazminatı alacağı olarak toplam 78.527,40 TL ödeneceği hususunda anlaşıldığı, tutanaklarda arabulucunun adresinin "T. ..... Bulvarı, .... İş Merkezi Kat:....

S.../Adana" olarak belirtildiği, dosyaya davacının arabulucuya başvurusuna dair bir belge sunulmadığı, ... Barosunun 04.10.2024 tarihli yazı cevabında davalı Şirket vekilinin 07.09.2023 tarihinde işyeri adresinin "T. ....

Bulvarı, No:..., ...İş Merkezi Kat:...Seyhan/Adana" olduğunun bildirildiği, arabulucu ile taraflar arasında herhangi bir menfaat ilişkisi veya çatışmasının bulunmaması gerektiği, somut uyuşmazlıkta arabulucunun davalı Şirketin avukatı ile aynı adreste faaliyette bulunduğu hâlde arabuluculuk görüşmeleri öncesinde davacıyı bu yönde bilgilendirdiğine dair yazılı bir bilgilendirme tutanağının ortaya konulamadığı, anlaşma belgesi ve son tutanakta da bu yönde bir açıklamaya yer verilmediği,

arabulucunun diğer tarafın avukatı ile aynı adreste çalıştığı hususunda özellikle davacının açıkça bilgilendirildiğinin ve buna rağmen arabuluculuk görüşmelerine devam etmek istediğinin ispatı gerektiği, bu yönüyle arabulucunun tarafsızlığından şüphe duyulmasını gerektiren önemli hâl ve şartların varlığının kabul edildiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; arabuluculuğun tarafsız icra edildiğine yönelik tereddütler bulunması sebebiyle anlaşma belgesinin iptaline karar verildiği, İlk Derece Mahkemesince yapılan tahkikat sonucu arabuluculuk anlaşma belgesinin iptaline ilişkin karar gerekçesinde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili temyiz dilekçesinde;

1. Davanın kabulü kararının hukuka aykırı olduğunu,

2. İhtiyari arabuluculukta arabuluculuk bürosuna başvuru yapılmadığını ve başvuru belgesi de düzenlenmediğini, arabuluculuk sürecinde arabulucu belirleme tutanağı düzenlenip dosyada mübrez arabulucu belirleme tutanağının imzalandığını, arabuluculuk sürecinin usulüne uygun yürütülmediğinden söz edilemeyeceğini, arabuculuk tutanağının iptaline dair verilen kararın yerinde olmadığını,

3. İş ilişkisinin sona ermesi üzerine arabuluculuk faaliyeti sonunda davacının tüm haklarının ödendiğini, davacının yaşı, tecrübesi ve eğitim durumu itibarıyla imzaladığı sözleşmenin sonuçlarını bilebileceğini, arabuluculuk son tutanağının sahteliği ispatlanıncaya kadar geçerli ilâm niteliğindeki belgelerden olduğunu, sahteliği konusunda bir iddia olmadığını, ayrıca fiil ehliyetsizliği, kısıtlılık hâlleri dışında irade fesadına dayalı iddiaların somut delillerle ortaya konulması gerektiğini, arabuluculuk sonunda anlaşılan konularda dava açılamayacağı değerlendirilmeden tutanağın iptaline dair kararın hatalı olduğunu,

4. Davacının arabuluculuk faaliyeti sırasında bilgilendirildiğini, bu hususa dair arabuluculuk bilgilendirme tutanağı imzaladığını, davacının bilgilendirme yapılmadığı iddialarının aksinin ispat yükünün kendisinde olduğunu, davacının yaptığı tüm işlemleri hür iradesi ile yaptığını,

5. Davalı taraf vekili olarak şahsı ile arabulucunun hiçbir zaman aynı büroda faaliyet göstermediğini ve arabuluculuk faaliyetinin gerçekleştiği tarihte aynı büroda çalışmadıklarını, arabulucu ile işveren vekili olarak kendisinin herhangi bir vekâletnamede birlikte adının dahi geçmediğini, eksik inceleme ile verilen usul ve kanuna aykırı kararın bozulması gerektiğini,

6. Davacı tarafından aşırı yararlanma iddiasında bulunulsa da davalı Şirket tarafından davacının hak ettiği alacakların arabuluculuk sürecinde anlaşma sağlanarak davacının banka hesabına ödendiğini, somut olayda arabulucunun arabuluculuk faaliyetini davacıya anlatması, buna dair davacıya bilgilendirme tutanağı imzalatılması, işçinin kendi hür iradesi ile arabuluculuk sürecini başlatması ve işten çıkmasının üzerinden 2 gün geçmesi, davacının tüm hak edişlerini alması sebebiyle aşırı yararlanmadan söz edilemeyeceğini,

7. Taleplerin de zamanaşımına uğradığını ileri sürmüştür.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Uyuşmazlık, ihtiyari arabuluculuk anlaşma belgesinin 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/5 hükmü uyarınca geçerli bir anlaşma belgesi olup olmadığına ve iptalinin gerekip gerekmediğine ilişkindir.

Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

SONUÇ / HÜKÜM

Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 29.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2025/5471, K. 2025/7103, 29 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. V. Temyiz
  8. A. Temyiz Sebepleri
  9. B. Değerlendirme ve Gerekçe
  10. VI. Karar
  11. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
9. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/5471
Karar No
2025/7103
Tarih
29 Eylül 2025

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2025/5472 K.2025/6250
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2025/5474 K.2025/6266
  • Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2025/5476 K.2025/9836
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2025/5477 K.2025/6109
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2025/5477 K.2025/11729
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2025/5477 K.2025/8169

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.