KÜNYE
9. Hukuk Dairesi 2025/5472 E., 2025/6250 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Eylül 2025
- Mahkemesi
- Adana Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/2115 E., 2025/467 K.
- İlk derece mahkemesi
- Tarsus 2. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2024/338 E., 2024/9 K.
Karar Metni
270 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; yapılan ön inceleme sonucunda gereği düşünüldü:
Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352/1-(b) hükmü uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
Dosya içeriğine göre; davacının hizmet süresi, bilirkişi raporu ve ıslah dilekçesi dikkate alındığında reddedilen miktarın Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibarıyla kesinlik sınırı olan 544.000,00 TL’nin altında kaldığı anlaşılmaktadır.
KARŞIOY
Somut uyuşmazlıkta açılan dava İlk Derece Mahkemesince dava şartı yokluğu (yargı yolunun caiz olmaması) gerekçe gösterilerek esası incelenmeden usulden reddedilmiş, davacının istinaf talebi sonrasında da Bölge Adliye Mahkemesi tarafından başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin ret kararı usule ilişkin olduğu için bu aşamada reddedilen bir miktardan söz etmek mümkün değildir.
Hâl böyle olunca kararın miktar bakımından kesinliğinden söz etmek de mümkün değildir. Açıklanan nedenle yargı yolunun caiz olmadığı yönündeki saptamanın doğruluğunun irdelenmesi, bir başka ifadeyle bu aşamada uyuşmazlığa bakma görevinin adli yargıya mı yoksa idari yargıya mı ait olduğuyla sınırlı inceleme yapılması gerektiği şeklindeki kanaatim nedeniyle, sayın çoğunluğun kararın miktar bakımından temyiz edilemez kararlardan olduğu şeklindeki görüşüne katılamıyorum.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2025/5472, K. 2025/6250, 11 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama