KÜNYE
9. Hukuk Dairesi 2025/5561 E., 2025/6511 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Eylül 2025
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
- Sayısı
- 2024/123 E., 2024/722 K.
- Dava tarihi
- 09.07.2014
Karar Metni
1.020 kelime·5 dk okuma·8 bölüm
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar; davalı ... (...) vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının son alt işvereni olan davalı ...Enerji Elektrik Limited Şirketi (...Enerji Şirketi) tarafından 31.03.2014 tarihinde işine son verildiğini, son ücretinin 1.816,00 TL olduğunu, fazla çalışma yaptırılmasına, hafta tatillerinde, ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştırılmasına rağmen karşılığı olan ücretlerinin ödenmediğini, yıllık ücretli izinlerinin kullandırılmadığını ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatları ile fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil, yıllık ücretli izin, yemek yardımı ve asgari geçim indirimi alacaklarının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı ... vekili yasal süresinden sonra verilen 14.04.2015 havale tarihli cevap dilekçesinde; talep edilen alacakların zamanaşımına uğradığını, davacının diğer davalı ...Enerji Şirketinin işçisi olduğunu, müvekkili ile diğer davalı arasında asıl işveren alt işveren ilişkisi olmadığını ve bu nedenle davanın husumet yönünden reddi gerektiğini, davacının fazla çalışma yaptığı iddiasının gerçeği yansıtmadığını ve iş sözleşmesinin feshinde müvekkilinin müdahalesi olmadığını, davacıya fesihten sonra ihbar tazminatı ödendiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
2. Davalı ...Enerji Şirketi vekili davaya karşı yasal süresi içerisinde cevap vermemiş, istenen belgelerin ibrazı esnasında verdiği beyan dilekçesinde; ... ile 02.05.2013 tarihinde Osmaniye ili el bilgisayarı ile endeks okuma işi ihalesine ilişkin hizmet alım sözleşmesi imzalandığını, davacının 03.06.2013 tarihinde çalışmaya başladığını, ...’ın sözleşmeyi feshettiği 31.03.2014 tarihine kadar çalıştığını, ihbar tazminatının ödendiğini, davacının fazla çalışma yapmadığını, bayram tatili ile tatil günlerinde çalışmadığını, bu durumun giriş çıkışta bastığı diğer davalının sunacağı parmak izi belgelerinde görülebileceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 14.06.2016 tarihli kararı ile; davacı vekiline 24.03.2016 tarihli duruşmada bilirkişi ücretini yatırması için kesin süre verilmesine ve verilen kesin süre içerisinde bilirkişi ücretini yatırmadığı taktirde bilirkişi deliline dayanmaktan vazgeçmiş sayılacağının ihtar edilmesine rağmen davacı tarafça süresi içinde belirtilen bilirkişi ücretinin yatırılmaması sebebiyle bilirkişi deliline dayanmaktan vazgeçmiş sayıldığı, mevcut delil durumuna göre ise davanın kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Mahkemenin 14.06.2016 tarihli kararının süresi içinde davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 22. Hukuk Dairesinin 02.06.2020 tarihli kararı ile; bilirkişi incelemesi takdiri bir delil olmakla davacının verilen kesin süre içerisinde bilirkişi ücretini Mahkeme veznesine yatırmaması sebebiyle bu delile dayanmaktan vazgeçmiş sayıldığı kabul edildiğine göre Mahkeme tarafından esasa yönelik olmak üzere davacının dayandığı diğer deliller gözetilmek suretiyle mevcut delil durumuna göre (Sosyal Güvenlik Kurumu hizmet döküm cetveli, işyeri kayıtları, ücret bordroları, ödeme belgeleri,
tanık anlatımları vs.) bir değerlendirme yapılması gerekirken, kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın tümüyle reddine karar verilmesinin hatalı bulunduğu gerekçesiyle Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemenin 28.06.2022 kararı ile bozmaya uyulmak suretiyle yürütülen yargılama neticesinde davacının işyerinde fazla çalışma yaptığı, hafta tatilleri, ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığını tanık beyanları ile ispat etmiş olduğu, kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandığının değerlendirildiği gerekçesiyle ve davacı vekilinin bozma öncesi verilen kesin süreden sonra bilirkişi ücretinin yatırıldığını beyan ederek dosyanın bilirkişiye gönderilmesi talebine karşı davalı ... vekilinin itirazda bulunmayarak takdiri Mahkemeye bırakması üzerine alınan 16.04.2021 tarihli bilirkişi raporunda yapılan hesaplamalara dayanılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkemenin 28.06.2022 tarihli kararının süresi içinde davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairenin 30.11.2023 tarihli kararı ile; dosya ile ilgisiz olgulardan bahsedilmek ve davada dinlenmeyen bir şahsın beyanlarına dayanılmak suretiyle, kıdem ve ihbar tazminatı alacaklarına hangi sebeplerle hak kazanıldığına ilişkin dosya kapsamı ile uyumlu açıklama yapılmaksızın ve gerekçe oluşturmaksızın karar verildiği gerekçesiyle ikinci defa Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemenin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozmaya uyulmak suretiyle yürütülen yargılama neticesinde davacının iş sözleşmesinin sona ermesi üzerine Sosyal Güvenlik Kurumuna verilen bildirgede işten ayrılış nedeninin 05 kodu ile "belirli süreli iş sözleşmesinin sona ermesi" olarak gösterildiği, davacıya bir kısım ihbar tazminatının da ödenmiş olduğu, iş sözleşmesi haklı sebebe dayalı olmaksızın feshedilen davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandığı,
işyerinin devrine ilişkin düzenlemeler gereğince davalıların davacının tüm çalışma döneminden sorumlu bulundukları, davalılarca davacının yıllık ücretli izinlerini kullandığı ya da ücretini ödediği hususunda delil sunulmadığı, davacının fazla çalışma yaptığının, ulusal bayram ve genel tatil günleri ile hafta tatili günlerinde çalışmalarının bulunduğunun dinlenilen tanık beyanları ile ispat olunduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle subut bulmayan yemek yardımı ve asgari geçim indirimi alacakları reddedilmek suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde;
1. Davacının 04.04.2002-31.03.2014 tarihleri arasında ihale ile hizmet alınan Şirketler nezdinde çalıştığını, hiçbir dönemde davalı ... bünyesinde çalışmadığını, talep ettiği bütün alacaklarının sorumluluğunun davacının bünyesinde çalıştığı ... olduğunu, davalı ...’a hukuken yüklenebilecek herhangi bir sorumluluk bulunmadığını,
2. Dava konusu alacakların zamanaşımına uğradığını, buna karşın bilirkişi raporunda zamanaşımı def'i dikkate alınmadan hesaplanmış olduğunu,
3. Davacının fazla çalışma yapıldığının ispatlanması gerektiğini, bordrolara davacı tarafından konmuş ihtirazı kayıt düşülmediğini, işverene karşı davası olan tanık beyanına itibar edilmesinin hatalı olduğunu,
4. Davacının bünyesinde çalıştığı işverenlerine davanın ihbarının talep edilmesine karşın Mahkemece bu talebin reddedildiğini, ihbarın Mahkemenin davanın kabulü yönünde karar vermesi ihtimalinde ortaya çıkacak mali yükümlülüğü davacının bünyesinde çalıştığı işverenlerine mal edebilmek olduğunu,
5. Davacı davasını ıslah zamanaşımı süresinden sonra ıslah etmiş olduğunu, Mahkemenin bunu nazara almadan ıslah dilekçesindeki talep yönünde kısmen kabul kararı vermesinin hukuka aykırılık teşkil ettiğini ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının kıdem ve ihbar tazminatları ile fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti ve yıllık ücretli izin alacaklarının ispatı hususlarındadır. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3/2 hükmü atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428. maddesi ile 439/2 hükmünde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2025/5561, K. 2025/6511, 18 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama