KÜNYE
9. Hukuk Dairesi 2025/5670 E., 2025/8806 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Kasım 2025
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/912 E., 2025/578 K.
- İlk derece mahkemesi
- İstanbul Anadolu 30. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/228 E., 2024/118 K.
Karar Metni
1.521 kelime·8 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Davalı vekilince temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmiş ise de 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/2 hükmü gereğince duruşma isteğinin miktardan reddi ile incelemenin dosya üzerinden yapılmasına karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin, davalı Şirketin yurt dışındaki ...
Konut Projesinde kalıpçı ustası olarak 15.07.2020-12.01.2021 arasında kesintisiz olarak çalıştığını, aylık net ücretinin 2.000,00 Euro olacağı şekilde ücret anlaşması yaptığını ancak çalıştığı süre boyunca kendisine sadece 1.100,00 Euro ödeme yapıldığını, bakiye ücret alacağının ödenmediğini, şantiyede yatılı olarak kaldığını, yemek ve barınma giderinin işverence karşılandığını, müvekkilinin iş sözleşmesinin hiçbir gerekçe gösterilmeden haksız ve bildirimsiz olarak feshedildiğini, müvekkilinin haftanın 7 günü 07.00-18.00 saatleri arasında çalıştığını,
iş yoğunluğu nedeniyle 18.00’den aşağı olmamak üzere gece saat 22.00’ye kadar da çalışmaya devam ettiğini, ulusal bayram ev genel tatillerde de çalıştırıldığını, hafta tatili izinlerinin kullandırılmadığı ve karşılığı ücretinin de ödenmediğini ileri sürerek ihbar tazminatı, ücret, fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil ile hafta tatili alacağı taleplerinde bulunmuştur.
II. CEVAP
1.Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava dilekçesi eklerinin taraflarına tebliğ edilmemesinin usule aykırı olduğunu, davanın ... (... Şirketi) ve ...'a ayrı ayrı ihbarını talep ettiklerini, zira davacının müvekkili Şirketin çalışanı olmayıp, Sırbistan'da yapımının üstlenildiği ... Konut projesinin konsorsiyum ortağı ... Şirketinin, müvekkilinin dâhil olmadığı projelerinde çalıştırılmakta olduğunu, ...-...
İnşaat isimli işverenlerin çalışanı olduğunu, Sırbistan 'da kurulu olan ... Şirketi ile müvekkili Şirketin Sırbistan'da yapılacak ... Konut Projesi için ortaklık kurduklarını, ... Şirketinin müvekkili Şirket ile ortak olduğu bu proje dışında tamamı ile kendi başına yürüttüğü başka projelerinin de mevcut olduğunu, işbu projelerinde çalıştırılmak üzere Türkiye'den işçi temini için anlaşılan organizasyon Şirketi aracılığı ile davacının ...
Şirketi ile anlaşma sağladığını, işlerin yoğun olduğu dönemlerde ... Şirketi tarafından geçici görevlendirme ile müvekkili Şirket ile ... Şirketinin ortak olduğu ...
Konut projesinde kısa bir çalışması olduğunu, davacı ile müvekkili Şirket arasında hiçbir dönem hizmet ilişkisi kurulmadığını, bunun Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) kayıtlarıyla da sabit olduğunu, davacının işe giriş ve çıkış tarihlerine, ücretine ve çalışma gün ve saatlerine ilişkin iddialarının gerçek dışı ve hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, müvekkili işyerinde tüm çalışanlara 1,5 saat ara dinlenme hakkı tanındığını savunarak davanın reddini istemiştir.
2.İhbar Olunan ... vekili cevap dilekçesinde özetle davacının ücretinin ekte yer alan puantajlarda gösterildiğini, davacının çalışma gün ve saatlerine ilişkin iddialarının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davacının çalıştığı şantiyedeki çalışma saatlerinin kanuna uygun düzenlendiğini, nadiren çalışma yapılması hâlinde bu çalışmaların puantajlara tahakkuk ettirilerek ödendiğini, puantajların davacı tarafından imzalı olduğunu, zamanaşımı def'inde bulunduklarını, davacının hizmet süresinin SGK kayıtlarıyla sınırlı olduğunu, iş sözleşmesini istifa yoluyla sonlandırdığını, yüklenici firmalar ...
İnşaat Taah.
San. ve Ticaret AŞ ... adi ortaklığı tarafından hak edişlerin ödenmemesi sebebiyle işçilere ödeme yapılamadığını veya eksik ödeme yapıldığını, yüklenici firmalar tarafından işçilere arabuluculuk tutanağı imzalatılarak ödeme yapılacağı belirtilmiş ve bir kısım işçiler ile arabuluculuk tutanağı imzalanmışsa da buna rağmen herhangi bir ödeme yapılmadığını, keza tutanak imzalayan işçilere bile toplam ücret alacağının yarısının dahi ödenmediğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davaya konu fazla çalışma alacağı, hafta tatili alacağı ile ulusal bayram ve genel tatil alacağı taleplerinin belirsiz alacak davası olarak açılmasında 6100 sayılı Kanun'a aykırılık bulunmadığı, davacının, davalı Şirketin ... projesinde çalıştığı, davacı tanığı A.D.'nin beyanına göre kalıpçı ustası olduğu,
tanık beyanları, yurda giriş çıkış kayıtları ve taleple bağlılık ilkesine göre davacının 15.07.2020-05.01.2021 tarihleri arasında davalı nezdinde çalıştığı ve ihbar olunan tarafından seri dosyalara gönderilen kayıtlar, tanık beyanları ve emsal ücret araştırmaları gereğince ücretinin net 2.000,00 Euro olup konaklama ve yemek bedeli de eklendiğinde giydirilmiş brüt ücretinin 2.937,44 Euro olduğu, davacının SGK kayıtları bulunmadığından işten çıkış nedeninin tespit edilemediği,
davalı tanıkları fesih konusunda bir beyanda bulunmazken davacı tanığının ise işin durması nedeniyle Türkiye'ye döndüklerini ifade ettiği, iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğinin ve davacıya ihbar öneli kullandırıldığının davalı tarafından ispatlanamaması sebebiyle ihbar tazminatı talebinin kabulüne karar verildiği, ihbar olunan ... tarafından gönderilen puantaj kayıtlarında davacının isminin bulunmaması nedeniyle tanık beyanları ile sonuca gidilerek davacının çalıştığı dönemde; bilirkişi raporunda belirtilen fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil çalışması yaptığının anlaşıldığı,
hesaplamalar tanık beyanlarına dayalı olduğundan indirim uygulanarak hüküm altına alındığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararının taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine ile Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının hizmet süresinin tespitinde yurda giriş çıkış kayıtlarının dikkate alınmış olduğu, bu kayıtlar ve tanık beyanları değerlendirildiğinde hizmet süresinin dosya kapsamı ve somut gerçeğe uygun olduğu, emsal ücret cevabı yazıları, dosyaya ihbar olunan tarafından sunulan emsal işçilere ait bilgiler, tanık beyanları, davacının yaptığı işin niteliği, işin yurtdışında olması, davacının kıdemi birlikte değerlendirildiğinde, kabul edilen ücretin yerinde olduğu,
taraf tanık beyanlarından anlaşıldığı üzere, davacının davalı Şirkete ait inşaat projesinde çalışmış olduğu, bu nedenle davalının işçilik alacaklarından sorumlu olduğu, hükme esas alınan bilirkişi ek raporunda dosyadaki emsal nitelikli puantaj kayıtları dikkate alınarak davacının haftanın 7 günü, 07.00-17.00 saatleri arasında çalıştığı kabulüyle hesaplama yapıldığı, bu yöndeki tespit ve hesaplamaların yerinde olduğu, ihbar olunan hakkında kovuşturmaya yer olmadığına yönelik karar verilmiş olduğu,
ihbar olunan tarafından sunulan belgelerin sahte olduğuna yönelik davalı tarafından, dosyada kanaat edinmeye yarar nitelikte başkaca somut delil sunulmadığı, dolayısı ile bu belgelerin delil olarak değerlendirilmesinde hata olmadığı anlaşılmakla davalı vekilinin istinaf isteminin yerinde olmadığı, davacı vekilinin istinaf başvurusu hakkında yapılan değerlendirmede;
yabancı para cinsinden olan alacaklarda karar tarihindeki kur üzerinden vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğinden davacı tarafın istinaf isteminin kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde;
1. Kararın gerekçesiz olduğunu,
2. Hükme esas alınan bilirkişi raporunun denetime elverişli olmayıp hatalı tespit ve değerlendirmeler içerdiğini, taraflarınca süresi içinde yapılan itirazların görmezden gelindiğini,
3. Davacının kabul edilen hizmet süresinin doğru olmayıp, müvekkili nezdinde sadece sekiz gün çalıştığını, müvekkili Şirket çalışanı olmayan davacının yapımını üstlenilen projede sadece işlerin yoğun olduğu dönemde sınırlı bir süre çalışmasına rağmen hizmet süresinin kesintisiz kabul edilerek müvekkili Şirketin sorumlu tutulmasının açıkça hukuka aykırı olduğunu, hizmet süresinin tanık beyanına dayalı olarak kabul edildiğini, ancak tanık A.D.'nin müvekkili Şirkete dava açmayı düşündüğünü ve müvekkili aleyhine açılan seri davaların hepsinde tanıklık yaparak, öğretilmiş, gerçek dışı ve taraflı anlatımlarda bulunduğunu,
4. Davacının ücretinin de hatalı tespit edildiğini, bizatihi davacı tanığının düzenlediği belgelerde müvekkili işyerinde saatlik ücret üzerinden çalışıldığının anlaşılacağını, müvekkili Şirketle husumetli bulunan tanığın beyanına, üstelik bu tanığın imzaladığı belge içeriğine aykırı mahiyetteki anlatımlarına itibar edilerek sonuca gidilmemesi gerektiğini,
5. Davacının ihtirazı kayıtsız şekilde imzaladığı işe giriş çıkış kayıtları yerine tanık beyanına dayalı olarak fazla çalışma, hafta tatili ve ulusal bayram genel tatil alacağı hesaplanmasının hatalı olduğunu,
6. Davacının aylık ücretinin ve giydirilmiş ücretinin hatalı belirlendiğini,
7. İhbar olunan ... tarafından sunulan kayıtların gerçek dışı tanzim edildiğini, bu nedenle hakkında suç duyurusunda bulunulduğunu, puantaj kayıtlarının fiili gerçek durumu yansıtmadığını, ihbar olunan ... ile aralarında davacının da olduğu,
müvekkili Şirkete husumet yönelterek dava açan bir kısım çalışanları arasında adeta danışıklı dövüş bulunduğunu, ...'ın ihbar talebi olmamasına rağmen davaya dâhil olup belge ibraz etmesinin anlaşılamaz bir durum olduğunu, müvekkili hakkında açılan seri dava dosyaların tüm davacıları ile ihbar olunanın, müvekkili Şirketi zarara uğratmak ve haksız menfaat gayesi ile sonradan düzenlenip dosyaya sunulan belgelerin muvazaalı olarak tanzim edildiğini, zira aynı projede çalışma saatlerinin bölünenek aynı tarihlere ait iki farklı iki puantaj cetveli düzenlenmesi olağan hayat akışına aykırı olduğunu,
8. Her ne kadar davacının usta sıfatıyla çalıştığı kabul edilmiş ise de davacı tanığı A.D'nin tanıklık yaptığı tüm dosyalarda davacıların usta olduğu yönünde beyanda bulunduğu, inşaatta görev yapan tüm çalışanların usta vasfında olmasının mümkün olmayıp, davacının usta olduğunu başka türlü de ispat edemediğini, 9. Husumet itirazının görmezden gelindiğini, müvekkili Şirket çalışanı olmadığı gibi işvereni ile de bir asıl işveren alt işverenlik ilişkisinin de bulunmadığını beyan etmiş ve inceleme sırasında resen gözetilmesi gereken diğer nedenlerle kararın bozulması gerektiğini ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; hizmet süresi ile ücretin tespiti, talep edilen alacakların ispatı ve hesaplanması ile davalının iddia olunan tüm çalışma döneminden sorumlu tutulup tutulamayacağı noktasında toplanmaktadır.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
İlk Derece Mahkemesince davacının, haftada 22,5 saat fazla çalışma yaptığı kabulüyle hesaplanan fazla çalışma alacağı hüküm altına alınmış olmasına rağmen Bölge Adliye Mahkemesinin "Davacının haftanın 7 günü, 07.00-17.00 saatleri arasında çalıştığı gözetilerek hesaplama yapıldığı, bu yöndeki tespit ve hesapların yerinde olduğu" yönündeki gerekçesi dosya kapsamına uygun olmayıp hatalı ise de karar sonucu itibarıyla yerinde olduğundan bu husus bozma sebebi yapılmamıştır.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2025/5670, K. 2025/8806, 18 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama