KÜNYE
9. Hukuk Dairesi 2025/5751 E., 2025/7006 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Eylül 2025
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesi
- Ek karar tarihi
- 14.04.2025
- Sayısı
- 2024/1607 E., 2024/1943 K.
- İlk derece mahkemesi
- İstanbul 27. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2023/162 E., 2024/256 K.
Karar Metni
413 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince 14.04.2025 tarihli ek karar ile davalı vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan reddine karar verilmiştir.
Ek karar davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; süre ve diğer temyiz şartları yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Temyiz istemi, temyiz konusu miktar veya değerin kesinlik sınırının altında olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin temyiz dilekçesinin reddine yönelik Bölge Adliye Mahkemesinin 14.04.2025 tarihli ek kararına ilişkindir.
Hükmün mevcut sayılması için bir hukuki ihtilaf hakkında hukuka ve kanuna uygun bir şekilde kurulmuş bir mahkeme tarafından, belirli şekilde verilen ve alenileşen kararın bulunması gerekir. Bu temel unsurları ve nitelikleri taşımayan bir karar, usul hukuku anlamında bir karar olarak kabul edilemez. Mahkemenin, kanunun öngördüğü şekilde oluşmadan karar vermesi de kararın yok sayılmasını gerektirir. (Muhammet Özekes, "Medeni Usul Hukukunda Yok Hüküm ve Etkisiz Hüküm", Yargıtay Dergisi, C. 26, Ekim 2000, 661-699, s. 670 ve 673.)
Somut olayda; temyize konu ek karar Bölge Adliye Mahkemesi heyeti usulüne uygun şekilde teşekkül etmeden sadece ilgili Daire Başkanı tarafından verilmiş olduğundan usul hükümlerine uygun bir karar niteliğini haiz değildir. Bu itibarla, Bölge Adliye Mahkemesinin 14.04.2025 tarihli ek kararı yok hükmünde olduğundan bozularak ortadan kaldırılması gerekir.
Diğer taraftan miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352/1-(b) hükmü uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
Dosya içeriğine göre; davacının iş sözleşmesinin sona erdiği, davalı aleyhine hükmedilen ve temyize konu edilen toplam miktarın Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibarıyla kesinlik sınırı olan 378.000,00 TL’nin altında kaldığı anlaşılmaktadır.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2025/5751, K. 2025/7006, 25 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama