KÜNYE
9. Hukuk Dairesi 2025/5777 E., 2025/6478 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Eylül 2025
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2024/318 E., 2025/61 K.
- Dava tarihi
- 24.01.2020
Karar Metni
891 kelime·4 dk okuma·9 bölüm
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı Şirketin ...'da bulunan şantiyelerinde 25.02.2015-02.12.20 15... .07.2017-03.03.2018 tarihleri arasında elektrik formeni olarak çalıştığını, iş sözleşmesinin işverence sonlandırılıp Türkiye’ye gönderildiğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatı, yıllık ücretli izin, hafta tatili ücreti ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; alacak taleplerinin zamanaşımına uğradığını, davacının davalı Şirket çalışanı olmadığını, yurt dışı çalışmalarından davalı Şirketin sorumlu olamayacağını, yurt dışı çalışmalarından dolayı Türk mevzuatının uygulanamayacağını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
... 11. İş Mahkemesinin 26.05.2021 tarihli kararı ile; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
... 11. İş Mahkemesinin 26.05.2021 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, ... Bölge Adliye Mahkemesi 30. Hukuk Dairesinin 27.10.2021 tarihli kararı ile, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Bölge Adliye Mahkemesinin 27.10.2021 tarihli kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece; davacının ...’da yaptığı çalışma yönünden taraflar arasında bir hukuk seçimi anlaşması bulunduğundan dava konusu alacakların ait olduğu ikinci ve üçüncü çalışma dönemi hakkında ... hukukunun uygulanması gerektiği gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına ve ... 11. İş Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
... 11. İş Mahkemesinin 02.05.2023 tarihli kararı ile; davacının 25.07.2017-18.09.20 17... .10.2017-03.03.2018 tarihleri arasındaki çalışma dönemlerinde ... hukukunun uygulanması gerektiği ve bu hizmet süresinin 6 ay 26 gün olduğu, 25.02.2015-02.12.2015 tarihleri arasındaki 9 ay 7 günlük çalışma süresine ise Türk hukukunun uygulanması gerektiği gerekçesiyle alınan bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin 02.05.2023 tarihli kararının süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine Dairece; davalıya ait yurt dışı işyerlerinde aralıklı olarak çalışan davacının iş sözleşmesinin 03.03.2018 tarihinde sona erdiği, davanın ise 24.01.2020 tarihinde açıldığı, dolayısıyla ... hukukuna tâbi çalışma dönemine ilişkin alacak taleplerinin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde bu dönemdeki taleplerin de kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğu gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda Türk hukukuna tâbi döneme ilişkin alacak taleplerinin kısmen kabulüne, ... hukukuna tâbi dönem yönünden ise taleplerin zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde;
a. Vekâlet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu,
b. Yargılama giderine hükmedilmemesi gerektiğini,
c. Anayasa Mahkemesinin 05.11.2024 tarihli kararının gözetilmesi ve uyuşmazlıkta Türk hukukunun uygulanması gerektiğini,
d. Yabancı hukuktaki zamanaşımı sürelerinin Türk kamu düzenine aykırı olacak şekilde kısa olması hâlinde Türk hukukunda uygulanan zamanaşımı sürelerinin dikkate alınması gerektiğini,
e. Kamu düzeni ve emredici kurallar açısından uyuşmazlıkta Türk hukukunun uygulanması gerektiğini,
f. ... Federasyonu İş Kanunu'nun 392. maddesi gereğince geçerli sebeplerden dolayı sürelerin dolması nedeniyle sürenin mahkeme tarafından yenilenmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde;
a. Davanın tamamen zamanaşımına uğradığını,
b. Yargıtay kararıyla da sabit olduğu üzere sözleşme olmayan döneme mutad işyeri hukukunun uygulanması gerektiğini,
c. Yargılama konusu davada müvekkili Şirkete husumet yöneltilemeyeceğini,
d. Hizmet süresinin hatalı belirlendiğini,
e. Net ücretin brüt ücrete çevrilmesinin hukuka aykırı olduğunu,
f. Hesaplamaların hatalı yapıldığını, alacaklardan yapılan indirimin düşük olduğunu,
g. Davacı lehine ihbar tazminatına hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık; iş sözleşmesine uygulanacak hukuk, zamanaşımı, hüküm altına alınan alacakların hesaplanması, vekâlet ücreti ve yargılama giderine ilişkindir. 1. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararında ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı ve bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Yabancılık unsuru taşıyan uyuşmazlıklarda, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukukun tespiti bakımından yeni esaslar belirlenerek yabancı hukukun uygulanması yönünde içtihat değişikliğine gidilmiştir.
Diğer taraftan gerek Yargıtay (Kapatılan) 22. Hukuk Dairesinin gerekse Dairemizin önceki uygulamasına güvenilerek açılan davaların bir kısmında, benimsenen yeni görüş doğrultusunda yabancı hukukun uygulanması, davacı taraf aleyhine bazı olumsuz sonuçların ortaya çıkmasına sebebiyet verebilmektedir.
Bu sebeple Dairenin önceki uygulamasına güvenilerek açılan davalarda, Mahkemece görüş değişikliğine bağlı olarak yabancı hukukun uygulanması nedeniyle ret kararı verilmesi hâlinde, davacı aleyhine vekâlet ücreti ile yargılama giderine hükmedilmesinin hakkaniyetli olmayacağı ve adaletsizliğe yol açacağı sonucuna varılmıştır.
Somut uyuşmazlıkta dava tarihinin 24.01.2020 olması ve kısmen redde ilişkin kararın yabancı hukukun uygulanması nedeniyle verilmiş olması karşısında, Dairenin önceki uygulamasına güvenerek dava açan davacı aleyhine vekâlet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmesi hakkaniyete aykırı olup bozmayı gerektirir. Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/2 hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle; 1. Davalı tarafın tüm, davacı tarafın diğer temyiz itirazlarının reddine,
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2025/5777, K. 2025/6478, 17 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama