KÜNYE
9. Hukuk Dairesi 2025/5905 E., 2025/7180 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Ekim 2025
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/1654 E., 2025/719 K.
Karar Metni
979 kelime·5 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildi. Davacı vekilince temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmiş ise de 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/2 hükmü gereğince duruşma isteğinin miktardan reddine ve incelemenin dosya üzerinden yapılmasına karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı Üniversitede çalışırken 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (696 sayılı KHK) ile 02.04.2018 tarihinde sürekli işçi kadrosuna geçirildiğini, davacının alt işveren bünyesinde çalıştığı dönemde almış olduğu ücretin, asgari ücretin yüzde olarak belli bir oranda fazlasının belirlendiğini, davacının mevcut hakları korunarak kadroya geçtiğini, kadroya geçirilirken davacıya iş sözleşmesi imzalatılmadığını, bu konuda farklı uygulamalar yapıldığını ileri sürerek fark ücret, fark ikramiye, fark ilave tediye ve toplu iş sözleşmesinden kaynaklanan sosyal yardım alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının zamanaşımı def'inde bulunarak, davacının alt işveren işçisi olarak çalıştığı iş sözleşmesinden herhangi bir hak ve alacak talebinde bulunmayacağına ilişkin sulh sözleşmesi yapmayı kabul ve beyan ederek sürekli işçi kadrosuna geçirildiğini, davacının kadroya geçişten önce tâbi olduğu haklar ile sürekli işçi kadrosundaki hakların aynı anda uygulanmasını talep edemeyeceğini, davacının ücretinde herhangi bir düşme olmadığını, toplu iş sözleşmesinde geçen zam oranının işverenin yönetim hakkı kapsamında olduğunu, davacının statüsündeki değişiklikle birlikte daha nitelikli ve korunabilir haklar elde ettiğini, fazla çalışma ve gece çalışması yapılması hâlinde ücretinin ödendiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının 28.03.2018 öncesinde davalıdan ihale alınan iş kapsamında alt işveren şirketlerde çalışmakta iken 28.03.2018 tarihi itibarıyla davalı kadrosuna geçtiği, kadroya geçerken belirsiz süreli iş sözleşmesi imzalanmadığı, davacıya asgari ücretin belirli bir oranda fazlasının ödeneceğine dair bir düzenleme bulunmadığı, belirtilen hususa dayalı fark alacak talebinin reddi gerektiği, davacı vekilince yapılan ve 21.12.2021 tarihli dilekçe ile sunulan hesaplamanın 2. seçeneği esas alınarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri ile kamu düzeni dikkate alındığında İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden kanuna aykırılık bulunmadığı, ancak davanın kısmen reddine karar verildiği hâlde ret vekâlet ücretine hükmedilmemesinin hatalı olduğu;
davacının davalı Üniversiteyi arabuluculuk son tutanağı ile temerrüde düşürdüğü ve dava dilekçesinde de dava tarihinden itibaren faiz talep ettiği, faizin dava tarihinden itibaren hüküm altına alınması gerektiği gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde;
a. Temel ücretinin yıllara göre değişen asgari ücretin %35 fazlası + %4 ücret zammı üzerinden hesaplanıp buna göre fark ücretlerin tespiti gerektiğini,
b. Yol yardımının hatalı hüküm altına alındığını,
c. Çocuk yardımı alacağından sadece damga vergisi kesintisi, yol ve yakacak yardımı alacağından damga vergisi ve Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) primi kesintisi yapılması gerektiğini ileri sürmüştür.
2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde;
a. Bazı alacaklar yönünden arabuluculuk başvuru şartının gerçekleşmediğini, ayrıştırma adı altında 6100 sayılı Kanun'da düzenlenmeyen ve hukuken korunması mümkün olmayan bir usulle davanın genişletilmesine muvafakatlerinin bulunmadığı,
b. Bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, davacının ücretlerinin ödendiğini, hükme davacı vekilince yapılan hesaplamanın esas alınmasının hatalı olduğunu, alacağının bulunmadığını,
c. Davacının yol ücretinin fiilen çalıştığı güne göre hesaplanması gerektiğini,
d. Davacının ikramiye alacağının çalıştığı süreye göre orantılı olarak ödendiğini ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, 696 sayılı KHK kapsamında sürekli işçi kadrosuna geçirilen davacı işçiye ödenmesi gereken ücretin tespiti ile talep edilen fark alacakların ispatı ve hesaplanmasına ilişkindir.
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre taraf vekillerinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Geçici 23. Maddesi Uyarınca İdarelerce Sürekli İşçi Kadrolarına Geçirilen İşçilerin Ücret ile Diğer Mali ve Sosyal Haklarının Belirlenmesinde Esas Alınacak Toplu İş Sözleşmesi Hükümleri'nden önce davalı ... ile davacının bünyesinde istihdam edildiği dava dışı alt işveren şirket arasındaki 01.01.2017-31.03.2018 süreli son ihale şartnamesinin (25.3.2) maddesinde;
"1-Yüklenici tarafından çalışan tüm personele yol gideri nakdi olarak ödenecek ve maaş bordrosunda gösterilecektir.
a)Günlük brüt yol bedeli:6,43 TL
b) Yol giderinin aylık gün sayısı: 22
3-Ay içinde fiilen çalışılmayan iş günlerinde (yıllık izin, rapor, resmi tatil, idari izin vb) personele yol ve yemek ücreti ödenmeyecek hakedişten kesilecektir." düzenlemesi yer almaktadır.
375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Geçici 23. Maddesi Uyarınca İdarelerce Sürekli İşçi Kadrolarına Geçirilen İşçilerin Ücret ile Diğer Mali ve Sosyal Haklarının Belirlenmesinde Esas Alınacak Toplu İş Sözleşmesi Hükümleri'nin "TAŞIT YARDIMI" başlıklı maddesinde ise "Mevcut uygulamaya aynen devam edilir." denilmek suretiyle kadroya geçiş öncesindeki uygulamalara atıf yapıldığı anlaşılmaktadır.
Davacının kadroya geçişi öncesi davalı Üniversite ile davacının bünyesinde istihdam edildiği dava dışı alt işveren şirket arasındaki ihale sözleşmesinin yukarıda yer verilen (25.3.2) maddesinde yol parasının günlük brüt 6,43 TL olmak üzere 22 günden ödeneceği kararlaştırılmış olup (25.3.2.3) maddesinde ise fiilen çalışılmayan (yıllık izin, resmî tatil, rapor vs.) günlerde yol ücretinin ödenmeyeceği ve hak edişten kesileceği belirtilmiştir.
Hükme esas alınan bilirkişi raporunda, resmî tatil ve izinli/raporlu günlerin dikkate alınmadığı, bordrodaki gün sayısına göre hesaplama yapıldığı anlaşılmaktadır.
Bu nedenle Mahkemece yapılacak iş, davacının izinli/raporlu günleri ile resmî tatil günleri tespit edilerek fiilen çalıştığı günlere göre yol yardımı alacağının yeniden hesaplanıp hüküm altına alınmasıdır. 3. Bayram yardımı alacağı yönünden ise 2019-2020 yıllarına ait bayram yardımı alacaklarının işverence sunulan bordrolara göre tahakkuk ettirilerek ödendiği alacağın bulunmadığı anlaşıldığından talebin reddi gerekirken kabulü hatalı olmuştur.
VI. KARAR
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2025/5905, K. 2025/7180, 1 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama