KÜNYE
9. Hukuk Dairesi 2025/5936 E., 2025/6873 K.·Birleşen Dava
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Eylül 2025
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/165 E., 2025/67 K.
- Dava tarihi
- 18.02.2013
- Mahkemesi
- Zonguldak 2. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2016/306 E., 2016/245 K.
Karar Metni
764 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Davacı vekili asıl dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı Türkiye Taşkömürü Kurumu (TTK) Genel Müdürlüğünün asıl işveren, diğer davalının ise alt işveren olarak faaliyet gösterdiği işyerinde çalışırken iş sözleşmesinin haklı nedene dayanılmaksızın feshedildiğini ancak işçilik alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek bir kısım işçilik alacaklarının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
2. Davacı vekili birleşen dava dilekçesinde; davalı ... Müdürlüğü ile ... İnşaat ve Ticaret AŞ (... İnş. AŞ) arasındaki hukuki ilişkinin muvazaalı olduğunu, müvekkilinin ücretinin davalı ... Müdürlüğünde aynı işi yapan işçilerden az olamayacağını ileri sürerek muvazaaya dayanan alacakları ile diğer bir kısım işçilik alacaklarının davalı ... Müdürlüğünden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı ... Müdürlüğü vekili asıl davada cevap dilekçesinde; davacının, müvekkilinin işçisi olmadığını, yapılan ihale ile sözleşme konusu işin anahtar teslimi davalı Şirkete verildiğini, müvekkilinin asıl işveren olmadığından sorumluluğunun bulunmadığını, davalı Şirket ile yapılan sözleşmeye göre de yüklenici işçiler ile ilgili mali ve hukuki sorumluluğun yükleniciye ait olduğunu belirterek davanın reddini istemiş; yargılama sırasında birleşen davaya ilişkin olarak birleşen davayı kabul etmediklerini, yargılama devam ederken ileri sürülen muvazaa iddiasının dikkate alınmasının hukuken mümkün olmadığını belirtmiştir. 2. Davalı ... İnş. AŞ, asıl davaya cevap vermemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 31.10.2014 tarihli kararı ile; davalılar arasında geçerli bir asıl işveren alt işveren ilişkisi bulunduğu gerekçesiyle bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Mahkemenin 31.10.2014 tarihli kararının süresi içinde davacı ve davalılardan TTK Genel Müdürlüğü vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 7. Hukuk Dairesinin 19.02.2015 tarihli kararı ile; ücret tespiti ve hizmet süresinin belirlenmesi yönlerinden kararın bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemenin 22.02.2018 tarihli kararı ile; bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucunda, muvazaaya dayalı alacak taleplerinin reddi gerektiği gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulüne ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemenin 22.02.2018 tarihli kararının süresi içinde davacı ve davalı ... Müdürlüğü vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 22. Hukuk Dairesinin 14.02.2019 tarihli kararı ile; davalı ... Müdürlüğünün tüm, davacının diğer temyiz itirazlarının reddi ile hizmet süresine ilişkin bozma gereğinin usulüne uygun yerine getirilmesi gerektiği belirtilmiş ve davalılar arasındaki ilişkinin muvazaalı olup olmadığı hususunda kararın araştırmaya yönelik olarak bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemenin 24.12.2020 tarihli kararı ile; bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucunda, davalılar arasındaki hukuki ilişki muvazaalı olduğundan davacının baştan itibaren davalı ... Müdürlüğünün işçisi sayılması gerektiği gerekçesiyle asıl ve birleşen davaların kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkemenin 24.12.2020 tarihli kararının süresi içinde davacı ve davalı ... Müdürlüğü vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 30.06.2021 tarihli kararı ile; davacının tüm, davalının diğer temyiz itirazlarının reddi ile davalılar arasındaki ilişkinin muvazaalı olup olmadığı hususunda kararın araştırmaya yönelik olarak bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemenin 06.10.2021 tarihli kararı ile; direnme kararı verilmiştir.
Mahkemenin 06.10.2021 tarihli direnme kararının süresi içinde davalı ... Müdürlüğü vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 31.05.2022 tarihli kararı ile; direnme kararının bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemenin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararı üzerine yapılan yargılama sonucunda asıl dava ve birleşen davaların kısmen kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Davalılar arasındaki ilişkinin muvazaalı kabul edilmemesinin hatalı olduğunu, 2. Yargıtay (Kapatılan) 7. Hukuk Dairesi ve (Kapatılan) 22. Hukuk Dairesinin bozma kararları ile lehlerine oluşan kazanılmış hakkın ihlal edildiğini, 3. Yargılama giderlerinin hatalı belirlendiğini ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, davalılar arasında geçerli bir asıl işveren alt işveren ilişkisinin kurulup kurulmadığına, Yargıtay (Kapatılan) 7. Hukuk Dairesi ve (Kapatılan) 22. Hukuk Dairesinin bozma kararları ile davacı lehine oluşan kazanılmış hakkın ihlal edilip edilmediğine ve yargılama giderine ilişkindir.
Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3/2 hükmü atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428. maddesi ile 439/2 hükmünde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2025/5936, K. 2025/6873, 24 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama