KÜNYE
9. Hukuk Dairesi 2025/5969 E., 2025/6354 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Eylül 2025
- Mahkemesi
- Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2025/1092 E., 2025/1175 K.
- Dava tarihi
- 22.10.2024
- İlk derece mahkemesi
- Kocaeli 4. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2024/318 E., 2025/50 K.
Karar Metni
575 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 5 işyerinin bulunduğunu, bu işyerlerinin işletme niteliği taşıdığını, müvekkili Şirketin sermayesinin tamamının dava dışı Derince Belediyesine ait olduğundan söz konusu işyerlerinin İşkolları Yönetmeliği'nin 20 sıra No.lu genel işler işkolunda yer aldığını, yapmış oldukları işkolu tespiti başvurusunun bekletici mesele yapılması gerektiğini, yapılan işin niteliğinden kaynaklı olarak işyerinde çalışan işçi sayısının aylara göre değişiklikler gösterdiğini ve davalı Sendikanın sayısal çoğunluğu sağlamadığını ileri sürerek ve dilekçesinde yazılı diğer sebeplerle 11.10.2024 tarihli ve 416519 sayılı yetki tespit yazısının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı Sendika vekili cevap dilekçesinde; davacının müvekkili Sendikanın kurulu bulunduğu işkolunda sadece 3 işyerinin bulunduğunu, diğer işyerlerinin farklı işkolunda yer aldığını, işkolu itirazının yetki tespitinin iptali davasında bekletici mesele yapılamayacağını, müvekkilinin olumlu yetki tespiti için aranan çoğunluğu sağladığını belirterek ve dilekçesinde yazılı diğer sebeplerle davanın reddini istemiştir.
2. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; Bakanlık kayıtlarında yapılan incelemede davacıya ait ve davalı Sendikanın işkolunda faaliyette bulunan 3 işyerinde yetki başvuru tarihi itibarıyla toplam 124 işçinin çalıştığı ve 52 işçinin sendika üyesi olduğu, davalı Sendikanın sayısal çoğunluğu sağladığı, yetki tespit kararının usul ve kanuna uygun olarak tesis edildiğini, işlemin iptalini gerektirecek bir husus bulunmadığını belirterek ve dilekçesinde yazılı diğer sebeplerle davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın süresinde açıldığı, davacı tarafça yetki tespitinde dikkate alınmadığı ileri sürülen iki işyerinin taşımacılık işkolunda kurulu olduğu, farklı işkolunda olan işyerlerinin yetki tespitinde dikkate alınmasının mümkün olmadığı, davacı tarafından yapılan işkolu tespit başvurusunun devam eden yetki tespit sürecine etkisi olmayacağı, Sendikanın işletme düzeyinde toplu iş sözleşmesi yapabilmek için yasa da öngörülen üye çoğunluğuna sayısal olarak sahip olduğu gerekçe gösterilerek davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davalı Bakanlıkça değerlendirilmeyen 3 işyeri daha bulunduğunu, tüm işyerlerinin genel işler işkolunda yer aldığına ilişkin işkolu tespit başvurularının işbu dava yönünden bekletici mesele yapılması gerektiğini, işyerinde çalışan işçi sayısının hatalı olduğunu bir kısım sendika üyesi işçilerin başvurudan önce işten ayrıldıklarını belirterek ve dilekçesinde yazılı diğer sebeplerle kararın bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu'nun 41. ve devamı maddeleri kapsamında yetki tespitine itiraz istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2025/5969, K. 2025/6354, 15 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama