İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /9. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 9. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2025/6037 K.2025/9636

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor…

Esas2025/6037Karar2025/9636Tarih8 Aralık 2025Okuma9 dk · 1.813 kelime

KÜNYE

9. Hukuk Dairesi 2025/6037 E., 2025/9636 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
8 Aralık 2025
Mahkemesi
... Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
Sayısı
2025/1140 E., 2025/1625 K.
İlk derece mahkemesi
... 36. İş Mahkemesi
Sayısı
2024/154 E., 2025/67 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.813 kelime·9 dk okuma·8 bölüm

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

1.Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin ... İnşaat Grup Şirketlerinden olan dava dışı ... İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi (...

Şirketi) nezdinde çalışırken Umman'a götürüldüğünü, orada çalışmaya devam ettiğini, davalının Türkiye'de bulunan işyerinde 01.04.1994-11.01.2012 tarihleri arasında çalıştığını, Umman'daki işyerinde ise 11.01.2012-20.12.2016 tarihleri arasında makine bakımcısı olarak 1.800,00 USD net aylık ücretle çalıştığını, üç öğün yemek ve konaklama giderlerinin işverene ait olduğunu, davacının çalıştığı sürede fazla çalışma yaptığını, hafta tatilleri ile dinî bayramların ilk günleri hariç ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığını, iş sözleşmesinin davalı tarafından feshedildiğini, kısmen tazminatının ödendiğini,

pasaportun verilmesi karşılığında ibraname ve birçok belgenin imzalatıldığını ileri sürerek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; alacakların zamanaşımına uğradığını, davacının 12.01.2012 tarihinde ... - ... ortağı olarak faaliyet gösteren Umman Sultanlığı'ndaki işyerinde çalışmaya başladığını, davanın Umman mahkemelerinde görülmesi gerektiğini, uyuşmazlığın çözümünde Umman hukukunun uygulanması gerektiğini, davacının iddialarının gerçeği yansıtmadığını, davacıya tüm tazminat ve alacaklarının ödendiğini, davacının tüm izinlerini, bayram tatillerini ve hafta tatillerini kullandığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Bölge Adliye Mahkemesinin 24.04.2024 tarihli kaldırma kararı üzerine İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının Türkiye'deki iş yerinde 01.04.1994-20.01.2012 tarihleri arasında, Umman' daki işyerinde ise 13.01.2012-20.12.2016 tarihleri arasında çalıştığı, iş sözleşmesinin 20.12.2016 tarihinde davalı tarafından feshedildiği, son ücretinin net 1.894,74 USD olduğu, ayrıca yemek ve barınma yardımının sağlandığı, uyuşmazlığın çözümünde Umman hukukunun uygulanması gerektiği, bu doğrultuda yapılan değerlendirmede davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandığı, fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücretleri zamanaşımına uğradığından bu kalemlerin reddi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının 01.04.1994-12.01.2012 tarihleri arasında Türkiye'de çalıştığı, Türkiye'deki çalışmaların dava dışı ...

Şirketi tarafından SGK'ya bildirildiği, 13.01.2012-20.12.2016 tarihleri arasında Umman'da çalıştığı, davacının kesinti olmadan Umman'da çalışmaya başladığı, davalı Şirketle dava dışı ... Şirketinin ...

Grup Şirketlerine dâhil olduğu, ayrıca davalı Şirketin devralan konumunda bulunduğu, taleplerden sorumlu olduğu, davacının Türkiye'deki çalışmasına dair fesih hususunun dosyaya yansımadığı, yurt dışı sözleşmesi yapılmasının işçinin yurt dışında çalışması için uygulanması gereken bir prosedür olduğu, davacının Umman'daki çalışmasından kaynaklanan alacakların zamanaşımına uğradığı, Türkiye'deki çalışmasından kaynaklanan bir kısım alacağının da zamanaşımına uğradığı, ancak Türkiye'deki çalışmasına ilişkin kıdem ve ihbar tazminatlarının zamanaşımına uğramadığı, hesaplamalarda son ücretinin esas alınmasında hata bulunmadığı,

İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle tarafların istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

1. Davalı vekili temyiz dilekçesinde;

a. Davacının Türkiye'de gerçekleştirdiği 01.04.1994-12.01.2012 tarihleri arasındaki çalışmasının dava dışı ... Şirketinde geçtiğini, bu Şirketin davada taraf gösterilmediğini, ... Şirketi ile müvekkili Şirketin farklı tüzel kişilikler olduğunu, ... Şirketinden alınan bilgilere göre, davacının bu Şirkette geçen kesintili çalışmalarının tazminatları ödenerek tasfiye edildiğini, buna rağmen dava dışı ... Şirketinde Türkiye'de geçen ve tasfiye edilerek sona eren çalışmalar esas alınarak karar verildiğini, davacının Türkiye'de geçen 01.04.1994-12.01.2012 tarihleri arasındaki çalışmasına dair talepler için müvekkili Şirket yönünden husumet yokluğundan davanın reddi gerektiğini,

b. Davacının Türkiye’deki çalışma dönemlerinin karşılığı tasfiye edilerek sona erdirildiğini, çalışmaların sonlanma tarihi itibariyle alacakların zamanaşımına uğradığını,

c. Hesaplama yapılacaksa davacının Türkiyede aldığı ücret TL üzerinden olduğundan hesaplamanın TL cinsinden yapılması ve Türkiyede çalışırken aldığı son ücret üzerinden hesap yapılması gerektiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunda esas alınan ücretlerin nasıl belirlendiğinin denetime elverişli olmadığını,

ç. Davacının Türkiye’deki çalışması için Türk hukukuna göre zamanaşımının 2012’den itibaren değerlendirilmesi, 2016 yılında sona eren Umman çalışması için Umman hukuku zamanaşımının 2016’dan itibaren değerlendirilmesi ve buna göre Türkiyedeki çalışma dönemi alacaklarınında zamanaşımından reddi gerektiğini,

d. Fasılalı çalışmaların tek bir çalışma dönemi kabul edilerek kıdem ve ihbar tazminatı hesaplanmasının ve dolayısıyla hizmet süresinin hatalı olduğunu, davacıya yapılan tazminat ödemelerinin eksik ve hatalı mahsup edildiğini, kıdem tazminatı ödenerek ihbar öneli kullandırılarak çalışma dönemleri tasfiye edildiğinden, bu dönemlerin artık hesaba katılamayacağını, davanın husumetten ve esastan reddi gerektiğini ileri sürmüştür.

2. Davacı vekili temyiz dilekçesinde;

a. Umman’da geçen çalışma dönemine Umman hukuku uygulanmasının hatalı olduğunu, tüm dönem için Anayasa Mahkemesinin iptal kararı doğrultusunda, sıkı ilişkili hukuk olan Türk hukukunun uygulanması gerektiğini,

b. İmzalanan matbu sözleşmelerle hukuk seçimi yapıldığının kabul edilemeyeceğini,

c. Umman’da geçen çalışma dönemi yönünden Umman hukukuna göre zamanaşımı değerlendirmesinin hatalı olduğunu, çalışılan ülke mevzuatının uygulanacağı belirtilen hususlarda zamanaşımı olgusu bulunmadığını,

ç. Umman’daki çalışmaya Umman hukuku uygulanarak verilen ret kararına göre davalı lehine yargılama gideri ve vekâlet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Uyuşmazlık; iş sözleşmesine uygulanacak hukuk, husumet, zamanaşımı, dava konusu alacaklara hak kazanılıp kazanılmadığı, çalışma dönemlerinde tasfiye bulunup bulunmadığı, mahsup, ücret miktarı, hizmet süresi, yargılama giderleri ile vekâlet ücreti hususlarına ilişkindir.

1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre taraf vekillerinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 22.09.2021 tarihli ve 2017/(22)9-3109 Esas, 2021/1075 Karar sayılı kararında organik bağ kavramı şu şekilde açıklanmıştır:

"...

Tüzel kişilik perdesinin çapraz aralanmasına benzeyen bir başka kavram organik bağ kavramıdır. Tüzel kişilik perdesinin aralanmasında olduğu gibi organik bağ kavramında da bir tüzel kişinin borçlarından bir başka tüzel kişinin sorumluluğuna gidilmektedir. Bu hâliyle organik bağ kavramının da kaynağını TMK’nin 2. maddesinde yer alan dürüstlük kuralı ve hakkın kötüye kullanılması yasağı oluşturmaktadır (.../..., s. 210).

Ancak organik bağ kavramı, tüzel kişilik perdesinin aralanmasına göre daha geniş bir anlama sahip olsa da organik bağın varlığı, tek başına tüzel kişilik perdesinin aralanmasını gerektirmemektedir.

Başka bir deyişle şirketler arasında organik bağ tespit edilse dâhi tüzel kişilik perdesinin aralanması ve alacağın perdenin arkasındakinden de istenebilmesi için sırf alacaklıdan mal kaçırmak ve onu zarara uğratmak amacıyla kötü niyetli işlemler yapıldığının da somut verilerle ispatlanması gerekmektedir.

Şirketler arasında ortakların akraba olması tek başına organik bağ veya tüzel kişilik perdesinin kaldırılması için yeterli değildir veya şirketlerin aynı faaliyeti yürütüyor olması organik bağ için yeterli değildir (..., G.: İşverenin Tespitinde Birlikte İstihdam ve Tüzel Kişilik Perdesinin Kaldırılması Kurumları, İş Uyuşmazlıklarında Yargıtay ve Bölge Adliye Mahkemeleri Kararları Değerlendirme Toplantısı (... /Abant – 06... ), ... Sanayicileri İşveren Sendikası, ... 2019, s. 20).

Şirketler arasında organik bağ olup olmadığı; şirketlerin adreslerinin aynı olması, ortaklık yapılarının ve yönetim kurullarının benzer olması veya temsilcilerinin aynı olması, faaliyet alanları, hisse devirleri, muvazaalı işlemler gibi hususlar ve somut olayın özellikleri de gözetilerek tespit edilebilir.

Ancak tüzel kişilik perdesinin çapraz aralanmasında her iki şirketin faaliyet alanı, ortaklık yapısı, ortakları gibi konularda öyle büyük ve derin bir kesişme vardır ki; bu şirketlerle iş yapan kişiler nezdinde iktisadi bir bütünlük içerisinde tek bir şirketle iş yapılıyor algısı oluşmaktadır.

Ayrıca üçüncü kişiler nezdinde uyandırılan bu algı neticesinde, ticaret yaparken güçlü bir yapıya sahip görüntüsü oluşturularak, şirketlerden birinin borca batırılması ya da içinin boşaltılıp iş alanının diğerine kaydırılması işlemleri tipik bir hakkın kötüye kullanılması olarak değerlendirilmelidir.

..."

Grup şirketleri veya holdingler bünyesinde yer alan çalışmalar açısından; çalışma hayatında işçinin sigorta kayıtlarında yer alan işverenin dışında grubun başka şirketlerine hizmet verdiği, yine işçinin bilgisi dışında birbiri ile bağlantısı olan bu şirketler tarafından sürekli giriş çıkışlarının yapıldığı sıklıkla karşımıza çıkmaktadır.

Sadece şirketler arasında organik bağdan söz edilerek işçilik alacaklarından aralarında bağlantı bulunan işverenlerin birlikte sorumluluğuna gidilmesi veya birden fazla şirkette geçen çalışmalar için sadece bir şirketin sorumluluğunun yeterli görülmesi mümkün değildir. Belirtmek gerekir ki aynı gruba ait olan şirketlerin aralarında organik bağ bulunması olağandır.

İşçilik alacaklarının belirlenmesi noktasında, kural olarak aynı gruba ya da holdinge bağlı farklı tüzel kişiliği haiz şirketlerde geçen hizmetlerin birleştirilmesi mümkün olmaz.

Bu gibi durumlarda işçilik alacaklarının hesabında, hizmetlerin değerlendirilmesi ve işverenlerin sorumluluklarının belirlenmesi için şirketler/işverenler arasında işyeri devri, iş sözleşmesi devri, asıl işveren alt işveren ilişkisi veya birlikte istihdam olgularının bulunup bulunmadığının somut olarak belirlenmesi gerekir.

Tüzel kişiler arasında sadece organik bağ bulunması, çalışma döneminin tamamına ilişkin alacaklardan işçinin çalışmış olduğu her bir tüzel kişinin müteselsilen sorumlu olması sonucunu doğurmaz. Zira sadece organik bağın varlığı tüzel kişilik perdesinin kaldırılması için yeterli değildir.

Somut uyuşmazlıkta davacı işçi, ... İnşaat Grup Şirketlerinden olan dava dışı ... Şirketi nezdinde çalışırken Umman'da gönderilerek bu Ülkede çalışmaya devam ettiğini ileri sürerek işçilik alacaklarının davalı Şirketten tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Dosya kapsamından davacının Türkiye'de 01.04.1994-11.01.2012 tarihleri arasında dava dışı ... Şirketi nezdinde çalıştığı, Umman'da ise 11.01.2012-20.12.2016 arasında davalı Şirket nezdinde çalıştığı, tüm çalışma dönemine yönelik dava konusu alacakları için sadece davalı Şirkete davasını yönelttiği anlaşılmaktadır.

İlk Derece Mahkemesince, davacının Türkiye'de dava dışı ... Şirketi nezdinde geçen çalışması nedeniyle hüküm altına alınan kıdem ve ihbar tazminatından, Umman'da nezdinde çalıştığı davalı Şirket sorumlu tutulmuş ve Bölge Adliye Mahkemesince de davalı Şirketle dava dışı Özdoğan Şirketinin ... Grup Şirketlerine dâhil olduğu, ayrıca davalı Şirketin devralan konumunda bulunduğu, taleplerden sorumlu olduğu gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kabulü yerinde bulunmuştur. Ne var ki bu kabul dosya kapsamı ile örtüşmemektedir.

Dosyada yer alan tazminat ödeme belgelerine göre, davacıya 2012 yılına kadar tüm fasılalı çalışmaları ardından ve en son 12.01.2012 tarihinde sona eren çalışması için iş sözleşmesinin sona ermesine bağlı tazminat ödemeleri yapılması karşısında somut uyuşmazlığın iş sözleşmesinin devri hükümlerine göre çözülmesi mümkün değildir. Davacının ikinci dönem yani Umman'da gerçekleşen çalışma dönemi artık yeni bir sözleşme dönemidir.

Zira davacı ile bu süreçte yeni bir iş sözleşmesi yapılarak davacının yurt dışında çalışmaya başladığı dosyadaki bilgi ve belgelerle sabittir. Davalı Şirketin ve dava dışı ... Şirketinin aynı Gruba ait Şirketler olması davalı Şirketin, dava dışı ... Şirketi nezdinde geçen çalışma dönemi alacaklarından sorumluluğu bakımından yeterli değildir.

Birlikte işverenlik, işyeri devri, asıl işveren alt işveren ilişkisi gibi bir hukuki ilişkinin ispatlanmadığı somut davada, davalı Şirketin davacının Türkiye'de dava dışı ... Şirketi nezdinde geçen çalışmalarından doğan işçilik alacaklarından sorumluluğu bulunmamaktadır. Açıklanan nedenle davalı Şirketin yazılı şekilde sorumluluğuna hükmedilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.

3. Yabancılık unsuru taşıyan uyuşmazlıklarda, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukukun tespiti bakımından yeni esaslar belirlenerek yabancı hukukun uygulanması yönünde içtihat değişikliğine gidilmiştir.

Diğer taraftan gerek Yargıtay (Kapatılan) 22. Hukuk Dairesinin gerekse Dairemizin önceki uygulamasına güvenilerek açılan davaların bir kısmında, benimsenen yeni görüş doğrultusunda yabancı hukukun uygulanması, davacı taraf aleyhine bazı olumsuz sonuçların ortaya çıkmasına sebebiyet verebilmektedir.

Bu sebeple Dairenin önceki uygulamasına güvenilerek açılan davalarda, Mahkemece görüş değişikliğine bağlı olarak yabancı hukukun uygulanması sonucunda ret kararı verilmesi hâlinde, davacı aleyhine vekâlet ücreti ile yargılama giderine hükmedilmesinin hakkaniyetli olmayacağı ve adaletsizliğe yol açacağı sonucuna varılmıştır.

Somut uyuşmazlıkta; davacının Umman'da geçen çalışma dönemine Umman hukukunun uygulanması sonucunda alacakların zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiş olduğundan, bu dönem bakımından davacı aleyhine vekâlet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmesi de isabetsizdir.

VI. KARAR

SONUÇ / HÜKÜM

Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harçlarının istek hâlinde ilgililere iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 08.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2025/6037, K. 2025/9636, 8 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. V. Temyiz
  8. A. Temyiz Sebepleri
  9. B. Değerlendirme ve Gerekçe
  10. VI. Karar
  11. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
9. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/6037
Karar No
2025/9636
Tarih
8 Aralık 2025

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2025/6038 K.2025/5680
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2025/6039 K.2025/6460
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2025/6039 K.2025/5674
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2025/6040 K.2025/5679
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2025/6041 K.2025/16319
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2025/6042 K.2025/7707

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.