KÜNYE
9. Hukuk Dairesi 2025/6039 E., 2025/7042 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Eylül 2025
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/55 E., 2025/147 K.
- Dava tarihi
- 22.05.2015
Karar Metni
779 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
Mahkeme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili, davalı Bakanlıkça davacı Şirkette yapılan incelemede, ... adresinin ofis olarak kullanıldığı ve personel işleri, faturalandırma, gemiye ait evrak tanzimi ile yönetim gibi işlerin yapıldığı, ayrıca İzmir adresinde faaliyet gösteren ... Taşımacılık AŞ işyerinin olduğu ve bu işyerinde de yurt dışına çıkan tırlara gümrüksüz akaryakıt satışı yapıldığı, ayrıca "Alsancak/İzmir" adresinde ...
Taşımacılığı AŞ'nin irtibat bürosunun bulunduğu ve işyerlerinde yapılan işlerin İşkolları Tüzüğü’nün 20 sıra No.lu "Deniz Taşımacılığı" işkolunda yer aldığının tespit edilerek, işyerlerinde yürütülen işlerin niteliği itibarıyla İşkolları Tüzüğü’nün 20 sıra No.lu deniz taşımacılığı işkoluna girdiğine ve yapılan bu tespitin Resmî Gazete’de yayımlanmasına 2821 sayılı Sendikalar Kanunu'nun 4. maddesi gereğince karar verdiğini, davalı Bakanlığın bu kararının yerinde olmadığını, davalı Bakanlığın bir kısım tespitlerini yanlış yaptığını,
bir kısım tespitlerini ise doğru değerlendirmeyerek davacı Şirketin işyerinde yürütülen işlerin işkolu tespit ederken hataya düştüğünü, bu itibarla davalı İdarenin müvekkili Şirketin işyerinde yürütülen işlerin niteliği itibarıyla deniz taşımacılığı işkoluna girdiğine ilişkin kararının hatalı olduğunu, tespiti yapılan işyerinde işlerin yürütümü için ağırlıklı olarak büro personeli çalıştığını, ağırlıklı işin büro işi olduğunu, yürütülen işlerin niteliği itibarıyla, İşkolları Tüzüğü'nün 17 sıra No.lu ticaret, büro, eğitim ve güzel sanatlar işkolunda yer alması gerektiğini bildirerek,
davacı Şirket ve bağlı işyerlerinde yürütülen işlerin niteliği itibarıyla İşkolları Tüzüğü'nün 20 sıra numaralı işkoluna girdiğine ilişkin tespit kararının iptali ile anılan işyerindeki işlerin İşkolları Tüzüğü'nün 17 sıra numaralı işkoluna girdiğinin tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Bakanlık vekili; davanın süre yönünden resen incelenmesi gerektiğini, dava konusu işyerinde keşif yapılması hâlinde işkoluna ilişkin iddiların açıklık kazanacağını, irtibat bürosunun bulunduğu ve işyerlerinde yapılan işlerin İşkolları Tüzüğü'nün 20 sıra No.lu deniz taşımacılığı işkolunda yer aldığının tespit edildiğini, buna ilişkin 2012/29 sayılı işkolu tespit kararının 01.06.2012 tarihli ve 28310 sayılı Resmî Gazete'de yayımlandığını, Mahkemece ilgili İdarelerden celp edilecek belgelerde görüleceği üzere davanın yasal dayanaktan yoksun olduğunu savunarak davanın evleviyetle usulden, neticeten de esastan reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
İstanbul 2. İş Mahkemesinin 05.12.2014 tarihli kararı ile; toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, esas işin niteliğine göre yapılan değerlendirmede Bakanlıkça dava konusu işyerlerinin İşkolları Tüzüğü'nün 20 sıra No.lu deniz taşımacılığı işkoluna girdiğine dair tespitin isabetli olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
İstanbul 2. İş Mahkemesinin 05.12.2014 tarihli kararının süresi içinde davalı Bakanlık vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, dava dışı ... Taşımacılığı AŞ'nin davacı Şirket ile organik bağ içinde olup olmadığı bu Şirkete ait işyerinin davacı Şirkete ait bağlı işyerleri içinde yer alıp almadığı, ayrı bir işyeri oluşturup oluşturmadığı araştırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinden bahisle bozulmasına karar verilmiştir.
İstanbul 2. İş Mahkemesince bozmaya uyulmakla verilen 12.03.2019 tarihli kararının süresi içinde davalı Bakanlık vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, davacı Şirket ile dava dışı ... Taşımacılığı AŞ arasında organik bağ olup olmadığının tereddüde mahal verilmeksizin ortaya konulması, şayet organik bağ saptanırsa mahallinde keşif icra edilerek İzmir’deki işyerlerinde fiilen hangi işin yapıldığının öncelikle tespiti ile buna göre İstanbul’daki işyerine bağlı işyeri mi yoksa bağımsız işyeri mi olduğunun belirlenmesi gerektiğinden bahisle ikinci kez bozulmasına karar verilmiştir.
İstanbul 2. İş Mahkemesince ikinci bozmaya uyulmakla verilen 22.12.2020 tarihli İzmir İş Mahkemesinin yetkili olduğundan bahisle verilen yetkisizlik kararının kesinleşmesi ve yetkili mahkemeye gönderilmesinin talep edilmesi üzerine İzmir 17. İş Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davaya konu işkolu tespitinde mülga İşkolları Tüzüğü'nün 20 sıra No.lu deniz taşımacılığı işkolunda yer aldığı tespit edilen İstanbul ... işyerinin mülga İşkolları Tüzüğü'nün 17 sıra No.lu ticaret, büro, eğitim ve güzel sanatlar işkolunda yer aldığını, dava konusu tespitte değerlendirilen işyerinin ise farklı bir tüzel kişiliği bulunan Şirkete ait olduğunu ve müvekkili Şirketle ilişkisi bulunmadığını ve dilekçesinde yazılı diğer sebepleri ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık; davacıların dava konusu alacaklara hak kazanıp kazanmadığı ve bu alacaklardan davalı Kurumun sorumluluğuna ilişkindir. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3/2 hükmü atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428. maddesi ile 439/2 hükmünde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2025/6039, K. 2025/7042, 29 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama