KÜNYE
9. Hukuk Dairesi 2025/6088 E., 2025/6707 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Eylül 2025
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2025/32 E., 2025/100 K.
- Dava tarihi
- 12.03.2014
Karar Metni
677 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; işyerinin tuğla imalatı yaptığını ve işin bahar ve yaz aylarında yapılabildiğini, bu nedenle çalıştırılan işçilerin bir çoğunun mevsimlik işçi olduklarını ve kanunen yıllık izin haklarının bulunmadığını, 12.02.2014 tarihli noksanlık ve aykırılıkların giderilmesi başlıklı teftiş raporunda subjektif değerlendirmelerle işin mevsimlik iş olduğu kabul edilmeyerek bir kısım işçinin yıllık izin hakkının var olduğunun tespit edildiğini, yıllık izinlerle ilgili aykırılığın giderilmesi için süre verilmiş ise de bu tespitin kanuna uygun yapılmadığını belirterek 12.02.2014 tarihli tutanağın iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; görevli mahkemenin idare mahkemesi olduğunu, işçilerin kıdem süreleri dikkate alınmak suretiyle yıllık izinlerinin kullandırılmadığını, İş Teftiş Kurulunca düzenlenen 12.02.2014 tarihli tutanağın yerinde olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 19.02.2016 tarihli ve 2014/131 Esas, 2016/259 Karar sayılı kararıyla; İş Teftiş Kurulu Başkanlığı raporu ile davacıya bahsi geçen işçilere yıllık izin kullandırılması için 45 gün süre verildiği, yapılan keşif ve alınan bilirkişi raporu ile bahsi geçen işçilerin mevsimlik işçi olarak çalıştıklarının anlaşıldığı ve yıllık ücretli izne hak kazanmadıkları gerekçeleriyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Mahkemenin 19.02.2016 tarihli kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 22. Hukuk Dairesinin 19.02.2020 tarihli ve 2016/29821 Esas, 2020/2919 Karar sayılı kararıyla; dava tarihi itibarıyla işyerinde çalışan tüm işçilere ait hizmet döküm cetvellerinin dosya arasına alınması, davacı işyerine ait elektrik ve su kayıtları ile faturalarının istenmesi, kolluk marifetiyle işin mevsimlik olup olmadığı hususunda araştırma yapılması gerektiği, belirtilen belgeler toplanıp araştırmalar yapıldıktan sonra,
tuğla imalatı hususunda bilgi sahibi olabilecek uzman bir bilirkişi de heyete dâhil edilmek suretiyle davacı işyerinde yapılan imalatın mevsim koşullarına bağlı olarak ara vermeyi gerektirir objektif koşulları taşıyıp taşımadığı hususunda yeniden keşif yapılarak duraksamaya yer vermeyecek şekilde ayrıntılı bilirkişi raporu aldırılması gerektiği gerekçesiyle Mahkeme hükmünün bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemenin 05.10.2021 tarihli kararı ile; yapılan işin mevsimlik iş olmadığı, işçilerin yılın birkaç ayında ücretsiz izne çıkarılmak suretiyle iş sözleşmelerinin askıya alındığı, Sosyal Sigorta Kurumu kayıtlarında çalışan işçi sayısının farklılık gösterdiği, bu nedenle çalışmanın aralıklı çalışma sayıldığı, bu durumda işçilerin yıllık ücretli izin haklarının bulunduğu, ancak işverene noksanlıkların ikmali için verilecek süre, yıllık ücretli izne hak kazandığı hâlde kullanmayan aralıklı çalışan işçiler ile bu işçilere ait yıllık ücretli izin sürelerinin uzunluğu göz önüne alınarak bu izinlerin tümünün kullandırılmasının mümkün olmadığı belirtilerek davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkemenin 05.10.2021 tarihli kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, işyerinde aralıklı çalışma yapıldığının kabulüne ilişkin kararına karşı davacı tarafça temyiz talebinde bulunulmadığına göre, işyerinde aralıklı çalışma yapıldığı hususunun kesinleştiği, bu durumda işyerinde çalışan işçilerin yıllık izin hakları bulunduğunu tespit eden müfettiş tutanağının iptali istemli somut davanın reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemenin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, Daire bozma kararına uyularak davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; Mahkemece alınan bilirkişi raporları ile iş yerinin mevsimlik olarak çalıştığının sabit olduğunu, bu nedenle davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, 12.02.2014 tarihli teftiş raporunun iptali istemine ilişkindir.
Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3/2 hükmü atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428. maddesi ile 439/2 hükmünde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2025/6088, K. 2025/6707, 22 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama