KÜNYE
9. Hukuk Dairesi 2025/6369 E., 2025/7944 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Ekim 2025
- Mahkemesi
- İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/296 E., 2025/629 K.
- İlk derece mahkemesi
- Kiraz Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
- Sayısı
- 2019/253 E., 2021/243 K.
Karar Metni
636 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı ... Belediyesi Başkanlığının (Belediye) bir kuruluşu olan ... nde 16.08.2011 tarihinden bu yana işçi olarak çalıştığını, sendika üyesi olduğunu, davalı ... ile sendika arasında imzalanan toplu iş sözleşmesinden yararlandırılması gerektiğini, ödenmeyen alacaklarının bulunduğunu ileri sürerek ikramiye, fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil, hafta tatili, sosyal yardım, aile yardımı, yakacak yardımı, giyim ve koruyucu eşya yardımı, gıda yardımı, bayram harçlığı, ücret zammı, fark ücret ve bakiye maaş alacaklarının davalılardan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davalı Belediyeye husumet yöneltilemeyeceğini, davacının Belediye çalışanı olmadığını, davacının talep ettiği alacakların zamanaşımına uğradığını, davacının çalışma şekline ilişkin beyanlarının doğru olmadığını, alacağının bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalılar arasındaki ilişkinin asıl işveren alt işveren ilişkisi olduğu, hükmedilen alacaklardan müştereken ve müteselsilen sorumluklarının bulunduğu, davacı üyesi olduğu ...Sendikası ile davalı Şirket arasındaki toplu iş sözleşmesinden yararlanabileceğinden ilgili toplu iş sözleşmesindeki hükümlere göre hesaplama yapılması gerektiği ve davacının ödenmeyen alacaklarının bulunduğu gerekçeleriyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalılar arasında asıl işveren alt işveren ilişkisi bulunduğundan hükmedilen alacaklardan müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulmalarının yerinde olduğu, hükmedilen alacak kalemlerinde hata bulunmadığı, davacının faiz başlangıç tarihi ve faize ilişkin istinaf başvurusunun yerinde olduğu gerekçeleriyle davalıların istinaf başvurularının esastan reddine, davacının istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı ortadan kaldırılarak yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalılar vekili temyiz dilekçesinde; 1. Davalı ... bakımından davanın husumetten reddine karar verilmesi gerektiğini, 2. Davanın belirsiz alacak davası şeklinde açılamayacağını, ıslah zamanaşımı def'inin değerlendirilmediğini, 3. Faizin hatalı olduğunu, 4. Davacının kabul edilen çalışma gün ve saatleri ile buna göre yapılan hesaplamaların hatalı olduğunu ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davalı Belediyenin davacı işçinin alacaklarından sorumlu olup olmadığı, davacının talep ettiği alacaklara hak kazanıp kazanmadığı, hüküm altına alınan alacakların ispatı ve hesaplama yöntemi, zamanaşımı, faiz ve davaya konu alacakların belirsiz alacak davasına konu olup olamayacağı hususlarına ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Somut uyuşmazlıkta ikramiye, toplu iş sözleşmesinden kaynaklanan alacaklar ile fark ücret, bakiye ücret alacakları bakımından, koşulları bulunmadığı hâlde belirsiz alacak davası olarak açılan davanın esasına girilerek karar verilmesi hatalıdır (Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, 27.12.2022 tarihli ve 2022/6872 Esas, 2022/17896 Karar sayılı kararı). Diğer taraftan söz konusu alacaklar bakımından daha önce verilen kararlarda hukuki yarar yokluğu sebebiyle dava şartı yokluğuna bağlı davanın reddi kararları verilmediğinden, Dairenin önceki görüşüne güvenilerek belirsiz alacak davası şeklinde açılan bu davada belirtilen husus Dairemizin aynı doğrultudaki kararları (9. HD, 2016/26476 E., 2020/7547 K.; 2022/5909 E., 2022/6892 K.; 2022/829 E., 2022/1542 K.) da gözetilerek bozma nedeni yapılmamıştır.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2025/6369, K. 2025/7944, 15 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama